<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 09:56:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Çocuğun okul korkusu küçümsenmemeli!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okulların açılmasıyla bazı çocuklarda heyecan yerine yoğun kaygıyla karşılaşılabildiğini belirten uzmanlar, okula gitmek istememe, okul kapısında ağlama, ebeveyne sıkıca tutunma ve karın ağrısı gibi bedensel şikayetlerin okul korkusunun işaretleri arasında yer alabildiğini söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğun kaygısının altında ayrılık korkusunun yanı sıra akran zorbalığı, sosyal kaygı, öğrenme güçlüğü veya aile içindeki değişimlerin de bulunabildiğine dikkat çeken Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Okul kapısında yapılan uzun vedalar ve tekrar tekrar geri dönmek ayrılık anını daha da zorlaştırabilir. Ebeveynin sakin, kararlı ve öngörülebilir olması çocuğa güven verir.” dedi. Aile ve okulun sakin, tutarlı ve ortak bir yaklaşım benimsemesinin önemli olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, kaygının devam etmesi veya çocuğun günlük yaşamını ve okula devamını belirgin şekilde etkilemesi durumunda ise profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, çocuklarda okul korkusu ve okula gitmeyi reddetmenin nedenleri, özellikle ayrılık kaygısıyla ilişkisi, belirtileri ve sorunun nasıl ele alınması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Okul korkusu ile anne</p>

<p>babadan ayrılma kaygısı</p>

<p>birbirini besleyebiliyor!</p>

<p></p>

<p>Okulların açılmasının, birçok çocuk için heyecan verici bir başlangıç olsa da bazı çocuklarda yoğun kaygıya dönüşebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Özellikle okula yeni başlayan, uzun bir tatilin ardından sınıfa dönen veya okul değişikliği yaşayan çocuklar; evden çıkmak istememe, ebeveyne sıkıca tutunma, okul kapısında ağlama ya da çeşitli bedensel yakınmalarla okula gitmeyi reddetme davranışı gösterebiliyor.” dedi.</p>

<p>Okul korkusu ile anne babadan ayrılma kaygısının birbirini besleyebildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Çocukların verdiği sinyallerin doğru okunması gerekir. Okul korkusu, çocuğun okula gitme düşüncesi karşısında yoğun kaygı yaşaması ve bu nedenle okula gitmekten kaçınması ya da okulda kalmakta zorlanması şeklinde görülebilir. Bazı çocuklar kaygısını doğrudan ‘korkuyorum’ diyerek anlatabilir. Bazıları ise sabahları karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma hissi, iştahsızlık veya sık tuvalete gitme isteği yaşayabilir. Bu belirtiler çoğu zaman okul saatleri yaklaştıkça artar, çocuk evde kaldığında hafifleyebilir. Uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma, kabus görme, okul eşyalarını hazırlamak istememe, pazar akşamı başlayan huzursuzluk ve pazartesi sabahı yoğunlaşan bedensel şikayetler de dikkate alınmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘Okulu sevmiyor’ demeden</p>

<p>önce kaygının kaynağı</p>

<p>anlaşılmalı!</p>

<p></p>

<p>Okula gitmek istemeyen her çocuğun aynı nedenle zorlanmadığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Çocuk anne babasından ayrılmaktan, okulda tek başına kalmaktan, öğretmeniyle iletişim kuramamaktan, arkadaşları tarafından dışlanmaktan veya akademik olarak başarısız olmaktan korkabilir.” dedi.</p>

<p>“Akran zorbalığı, öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları, öğretmen değişikliği, sınıf değişikliği, taşınma, aile içindeki çatışmalar, hastalık, kayıp ya da travmatik bir olay da okul reddinin arkasında bulunabilir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, sorunun yalnızca okul kapısındaki davranışa bakılarak açıklanamayacağını,  çocuğun ev, okul ve sosyal yaşamının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Okul, ayrılığı görünür</p>

<p>hale getiriyor!</p>

<p></p>

<p>Çocuğun gelişiminin belirli dönemlerinde bakım veren kişiden ayrılırken huzursuzluk yaşamasının doğal olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Yaşına ve gelişim düzeyine göre beklenenden daha yoğun, uzun süreli ve günlük yaşamı bozan kaygının ayrıca ele alınması gerekir.</p>

<p>Çocuk anne veya babasının başına kötü bir şey geleceğini düşünebilir, onlardan ayrı kalmayı reddedebilir, yalnız uyumak istemeyebilir ya da sürekli güvence talep edebilir. Okul, ayrılığı görünür hale getirdiği için bu kaygının en belirgin yaşandığı yerlerden biri olabilir. Burada temel mesele çoğu zaman okulun kendisinden çok, güven duyulan kişiden uzak kalma düşüncesidir.”</p>

<p></p>

<p>Kaygının bedendeki</p>

<p>karşılığı göz ardı</p>

<p>edilmemeli!</p>

<p></p>

<p>Okul sabahlarında ortaya çıkan bedensel şikayetlerin ‘bahane’ olarak görülmemesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Kaygı çocuklarda fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir.” dedi.</p>

<p>Çocuğun gerçekten karın ağrısı, bulantı, çarpıntı veya baş dönmesi hissedebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Öncelikle tıbbi bir neden bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli. Fiziksel bir hastalık saptanmadığında ise şikayetleri küçümsemek yerine duygusal etkenler araştırılmalı. ‘Hiçbir şeyin yok’ demek çocuğu rahatlatmayabilir; tam tersine anlaşılmadığı hissini güçlendirebilir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Uzayan vedalar çocuğa</p>

<p>‘burada tehlike var’</p>

<p>mesajı verebilir!</p>

<p></p>

<p>Okul kapısında yapılan uzun vedaların ve tekrar tekrar geri dönmenin ayrılık anını daha da zorlaştırabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, ebeveynin sakin, kararlı ve öngörülebilir olmasının çocuğa güven verdiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Vedalaşma kısa, sıcak ve net olmalı. Ebeveyn ne zaman geri geleceğini çocuğun anlayabileceği biçimde söylemeli ve verdiği sözü tutmalı. Gizlice uzaklaşmak güveni zedeleyebilir; dakikalarca süren vedalar ise ayrılığın tehlikeli olduğu mesajını verebilir. Ebeveynin kaygısı çocuğa kolaylıkla yansıyabildiği için yetişkinin kendi duygusunu düzenlemesi de çok önemli.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>‘Ağlarsan seni burada</p>

<p>bırakırım’ gibi sözler</p>

<p>kaygıyı büyütebilir!</p>

<p></p>

<p>Çocuğu tehdit etmek, utandırmak, başka çocuklarla kıyaslamak veya korkusunu küçümsemek gibi yaklaşımların sorunu derinleştirebileceği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “‘Bebek gibi davranma’, ‘herkes gidiyor, bir tek sen ağlıyorsun’ ya da ‘ağlarsan seni burada bırakırım’ gibi sözler çocuğun kaygısına utanç ve suçluluk da ekler.” dedi.</p>

<p>Bunun yerine çocuğun duygusunun kabul edilmesini, ancak okula devam etme konusunda sakin ve tutarlı duruşun korunması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, çocuğun her kaygılandığında evde kalmasına izin verilmesinin kısa süreli rahatlama sağlasa da kaçınma davranışını pekiştirebileceğinin altını çizdi.</p>

<p></p>

<p>Aile ve okul aynı</p>

<p>dili konuşmalı!</p>

<p></p>

<p>Okul korkusunun çözümünde öğretmen, rehberlik servisi, aile ve gerektiğinde çocuk ruh sağlığı uzmanının ortak yaklaşım geliştirmesinin önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Çocuğun okula geldiği ilk dakikaların önceden planlanması kaygıyı azaltabilir.” dedi.</p>

<p>Çocuğu kimin karşılayacağının, sınıfa nasıl geçeceğinin, zorlandığında kimden destek isteyeceğinin ve günün sonunda kimin alacağının net olması gerektiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Evde başka, okulda başka mesaj verilmesi çocuğun belirsizlik hissini artırabilir. Yetişkinlerin ortak, sakin ve tutarlı bir plan izlemesi güven duygusunu destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Çocuğun davranışı</p>

<p>yalnızca inatlaşma</p>

<p>olarak görülmemeli!</p>

<p></p>

<p>Okul reddinin farklı ruhsal, gelişimsel veya çevresel nedenlerle ilişkili olabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Değerlendirmede akran zorbalığı, sosyal kaygı, depresif belirtiler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlükleri, otizm spektrum özellikleri ve aile içindeki değişimlerin göz önünde bulundurulması gerekir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuğun davranışını yalnızca inatlaşma olarak görmenin altta yatan nedeni kaçırmaya neden olabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Etkili destek, önce çocuğun neden zorlandığını doğru anlamakla başlar. Kaygının günler içinde azalmaması, giderek şiddetlenmesi, çocuğun düzenli biçimde okula gidememesi, sınıfta kalamaması veya bedensel şikayetlerin sıklaşması durumunda profesyonel değerlendirme alınması gerekir. Yoğun uyku ve iştah sorunları, belirgin içe kapanma, öfke patlamaları, panik belirtileri, akran zorbalığı şüphesi ya da çocuğun kendisine zarar verme düşüncelerinden söz etmesi durumlarında ise gecikmeden destek alınmalı.</p>

<p>Tedavi ve destek planı her çocuk için bireysel olarak oluşturulur. Çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, kaygının nedeni, süresi ve aile dinamikleri değerlendirilir. Gerektiğinde çocukla psikoterapi çalışmaları, ebeveyn danışmanlığı, okul düzenlemeleri ve eşlik eden başka bir ruhsal sorun varsa buna yönelik tedavi birlikte planlanabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Albayram</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/5-eylul/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="40985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Büyümenin zaman içerisindeki seyri başarıyı etkileyebilir’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cocugun-genel-sagligi-degerlendirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cocugun-genel-sagligi-degerlendirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okula başlamadan önce yapılacak kapsamlı bir çocuk muayenesi, fark edilmeyen sağlık sorunlarının erken dönemde ortaya çıkarılmasına ve çocuğun eğitim hayatına daha sağlıklı başlamasına yardımcı oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar “Çocukluk döneminin en hızlı büyüme ve gelişme dönemlerinden biri olan okul öncesi yıllar, fiziksel olduğu kadar zihinsel, sosyal ve akademik gelişim açısından da büyük önem taşıyor. Çocuğun okula başlamadan önce genel sağlık değerlendirmesinden geçirilmesi, yalnızca mevcut bir hastalığın saptanması açısından değil, ileride öğrenme ve okul başarısını etkileyebilecek sorunların önceden fark edilmesi açısından da kritik rol oynuyor” diyor.</p>

<p>Görme ve işitme problemlerinden büyüme-gelişme geriliklerine, demir eksikliğinden beslenme sorunlarına kadar birçok durumun aileler tarafından günlük yaşam içerisinde fark edilmeyebildiğini belirten Dr. Gökyar, ‘çocuğum kendini iyi hissediyor ve herhangi bir şikayeti yok’ şeklindeki düşüncenin de yanıltıcı olabileceğini vurgulayarak “Çünkü bazı görme ve işitme problemleri, demir eksikliği, büyüme-gelişme sorunları, ağız ve diş sağlığı problemleri veya bazı beslenme yetersizlikleri uzun süre belirgin bir yakınmaya yol açmayabiliyor” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, özellikle okul öncesi dönemde 10 kritik sağlık kontrolünü anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Büyüme ve gelişmenin</p>

<p>değerlendirilmesi</p>

<p></p>

<p>Okul öncesi sağlık kontrolünde çocuğun boyu, kilosu, vücut kitle indeksi ve büyüme eğrileri değerlendirilmelidir. Yalnızca yaşıtlarına göre kilosunun veya boyunun normal olup olmadığına bakmak yeterli değildir; büyümenin zaman içerisindeki seyri de önemlidir. Boy veya kilo artışının beklenenden yavaş olması beslenme sorunlarından kronik hastalıklara kadar çeşitli durumların ilk işareti olabilir. Benzer şekilde aşırı kilo ve obezite de ilerleyen yaşlarda diyabet, hipertansiyon ve diğer metabolik sorunlar açısından risk oluşturabilir.</p>

<p></p>

<p>Görme muayenesi</p>

<p></p>

<p>Çocuklar görmelerindeki problemi her zaman ifade edemeyebilir. Özellikle küçük çocuklar bulanık veya tek gözle daha az görmeyi normal kabul edebilir. Görme kusurları ve göz tembelliği erken dönemde fark edilmediğinde okulda tahtayı takip etme, kitap okuma, yazı yazma ve dikkatini derse verme gibi konularda çocuğu zorlayabilir. Bu nedenle okul öncesi dönemde görmenin değerlendirilmesi büyük önem taşır.</p>

<p></p>

<p>İşitme değerlendirmesi</p>

<p></p>

<p>İşitme kayıpları da ailelerin gözünden kaçabilen sorunlar arasında yer alır. Çocuk sese tepki veriyor olsa bile özellikle hafif veya tek taraflı işitme kayıpları fark edilmeyebilir. İşitme problemi olan bir çocuk, öğretmenin söylediklerini tam olarak anlayamayabilir, yönergeleri takip etmekte zorlanabilir veya arkadaşlarıyla iletişiminde güçlük yaşayabilir. Bu durum zaman içerisinde dil gelişimini, öğrenmeyi ve okul performansını etkileyebilir.</p>

<p></p>

<p>Demir eksikliği ve kansızlık</p>

<p>açısından değerlendirme</p>

<p></p>

<p>Okul öncesi dönemde demir ihtiyacı, devam eden büyüme nedeniyle önemlidir. Özellikle seçici beslenen, yeterince demir içeren gıda tüketmeyen veya risk faktörleri bulunan çocuklarda demir eksikliği açısından değerlendirme yapılmalıdır. Demir eksikliği yalnızca kansızlığa yol açmaz; çocuğun dikkat, öğrenme, enerji düzeyi ve bilişsel performansını da olumsuz etkileyebilir. Ancak her sağlıklı çocuğa otomatik olarak bütün kan tetkiklerinin yapılması yerine, çocuk doktorunun beslenme öyküsü, büyüme durumu ve muayene bulgularına göre gerekli testleri belirlemesi daha doğrudur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Vitamin ve mineral</p>

<p>durumunun</p>

<p>değerlendirilmesi</p>

<p></p>

<p>Dr. İmre Gökyar “Özellikle D vitamini, demir ve gerektiğinde B12, folat gibi vitamin ve mineraller, çocuğun büyümesi ve genel sağlığı açısından önem taşır. Burada önemli olan, bütün çocuklara gelişigüzel vitamin-mineral tahlili yapmak veya doktor önerisi olmadan takviye başlamak değildir. Çocuğun beslenme şekli, büyüme-gelişme özellikleri, güneşlenme durumu ve varsa klinik bulguları değerlendirilerek hangi tetkiklerin gerekli olduğuna karar verilmelidir. Eksikliklerin bulunduğu çocuklarda halsizlik, iştahsızlık, büyüme sorunları, dikkat ve öğrenme güçlükleri gibi çeşitli problemler ortaya çıkabilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Ağız ve diş sağlığı kontrolü</p>

<p></p>

<p>Süt dişleri geçici olsa da sağlıklı olmaları son derece önemlidir. Tedavi edilmeyen diş çürükleri ağrıya, beslenme sorunlarına, uyku bozukluklarına ve çocuğun günlük yaşamının olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Bu nedenle okul öncesi dönemde çocukların diş hekimi kontrolü de sağlık değerlendirmesinin önemli bir parçasıdır.</p>

<p></p>

<p>Beslenme alışkanlıklarının</p>

<p>değerlendirilmesi</p>

<p></p>

<p>Çocuğun yalnızca kilosuna değil, ne yediğine de bakılmalıdır. Aşırı süt tüketimi, sürekli paketli gıda tüketimi, sebze-meyve tüketiminin yetersizliği, tek tip beslenme veya aşırı şeker tüketimi zaman içerisinde çeşitli beslenme sorunlarına neden olabilir. Ailelerin “Çocuğum yemek yiyor” demesi her zaman dengeli beslendiği anlamına gelmez. Okul öncesi dönemde kazanılan beslenme alışkanlıkları ilerleyen yaşlardaki sağlık açısından da önemlidir.</p>

<p></p>

<p>Uyku, ekran kullanımı ve</p>

<p>davranışların değerlendirilmesi</p>

<p></p>

<p>Çocuğun uyku süresi ve kalitesi, ekran karşısında geçirdiği zaman, fiziksel aktivitesi ve günlük davranışları da değerlendirilmelidir. Yetersiz uyku ve aşırı ekran kullanımı dikkat, öğrenme, davranış ve sosyal iletişim üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Ailelerin “çok hareketli”, “dikkati dağınık” veya “söz dinlemiyor” şeklinde tanımladığı bazı çocuklarda öncelikle uyku, ekran kullanımı, işitme-görme ve diğer temel sağlık sorunlarının değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<p></p>

<p>Aşılarının ve sağlık</p>

<p>kayıtlarının gözden</p>

<p>geçirilmesi</p>

<p></p>

<p>Okul öncesi kontrolde çocuğun aşılarının yaşına uygun olup olmadığı ve sağlık kayıtları da gözden geçirilmelidir. Eksik veya gecikmiş aşılar varsa uygun şekilde tamamlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Çocuğun genel fizik muayenesi</p>

<p></p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, “Son olarak çocuğun baştan ayağa genel fizik muayenesi yapılmalıdır. Kalp ve akciğer muayenesi, karın muayenesi, omurga ve kas-iskelet sistemi, cilt, lenf bezleri ve nörolojik gelişim gibi birçok alan değerlendirilmelidir. Ailelerin gözünden kaçabilecek küçük bir değişiklik, çocuk hekimi tarafından muayene sırasında önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle okul öncesi sağlık kontrolü, yalnızca “çocuğun hasta olup olmadığını” anlamaya yönelik bir muayene değil, çocuğun okula fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan mümkün olan en sağlıklı şekilde başlamasını sağlayan kapsamlı bir değerlendirmedir. Unutulmamalıdır ki; erken fark edilen birçok sağlık sorunu, çocuğun eğitim hayatını ve yaşam kalitesini etkilemeden önce kolaylıkla değerlendirilebilir ve gerekli önlemler alınabilir” diye konuşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cocugun-genel-sagligi-degerlendirilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/5-eylul/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="31317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Bilimsel üretimi artırmayı hedefliyoruz’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/bilimsel-uretimi-artirmayi-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/bilimsel-uretimi-artirmayi-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi arasında ortak bilimsel çalışmaları geliştirmek ve akademik birikimi ortak projelerde buluşturmak amacıyla “Bilimsel Araştırma Projeleri İş Birliği Protokolü” imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Protokolle iki üniversitenin akademisyenlerinin ortak Ar-Ge projelerinde bir araya gelmesi ve nitelikli akademik çıktılar elde edilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>İki üniversitenin</p>

<p>akademik gücü ortak</p>

<p>projelerde buluşacak</p>

<p></p>

<p>GAÜN ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi, bilimsel araştırma ve proje geliştirme alanında iş birliğini güçlendirecek önemli bir protokole imza attı.</p>

<p>“Bilimsel Araştırma Projeleri İş Birliği Protokolü” ile iki üniversitenin akademik birikiminin ortak çalışmalarla daha etkin şekilde değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Protokol, GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zekeriya Akman tarafından imzalandı.</p>

<p></p>

<p>Ortak Ar-Ge projeleri yürütülecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İmzalanan protokol kapsamında iki üniversitenin akademisyenlerinin ortak araştırma-geliştirme (Ar-Ge) projeleri yürütmesinin önü açılacak.</p>

<p>Projelerde farklı akademik alanlardan araştırmacıların bir araya getirilmesi ve üniversitelerin sahip olduğu bilgi, birikim ve araştırma imkanlarının ortak çalışmalarla değerlendirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yürütülecek çalışmalar sonucunda akademik yayın, araştırma sonuçları ve farklı bilimsel çıktılar elde edilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Üniversite-sanayi iş birliği</p>

<p>de protokol kapsamında</p>

<p></p>

<p>Protokol yalnızca iki üniversite arasındaki akademik çalışmaları değil, aynı zamanda üniversite-sanayi iş birliğini de kapsıyor.</p>

<p>Bu doğrultuda geliştirilecek projelerde her iki üniversiteden akademik personelin görev alması öngörülüyor. Böylece bilimsel araştırmaların uygulamaya ve üretime yönelik çalışmalarla desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Projeler ortak</p>

<p>değerlendirmeyle</p>

<p>belirlenecek</p>

<p></p>

<p>Protokol kapsamında desteklenecek projelerin belirlenmesinde iki üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlükleri görev alacak.</p>

<p>Projeler, ilgili koordinatörlükler tarafından ortak değerlendirmeye tabi tutulacak. Bu süreç sonunda uygun görülen bilimsel araştırma projelerine destek sağlanacak.</p>

<p>GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, imzalanan protokolün iki üniversite arasındaki bilimsel iş birliğini daha ileri bir noktaya taşıyacağını belirtti.</p>

<p>Akademisyenlerin ortak Ar-Ge projelerinde buluşturulmasının bilimsel üretimin artırılması açısından önemli olduğunu ifade eden Doğan, iş birliğinin yeni projelerin geliştirilmesine katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>Doğan, “Akademisyenlerimizi ortak Ar-Ge projelerinde buluşturarak bilimsel üretimi artırmayı hedefliyoruz. İş birliğimizin yeni projelere ve nitelikli akademik çıktılara katkı sağlamasını diliyorum” dedi.</p>

<p></p>

<p>Bilimsel iş birlikleri güçlenecek</p>

<p></p>

<p>İmzalanan protokolle GAÜN ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi arasında bilimsel araştırma alanındaki mevcut ilişkilerin daha sistemli bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.</p>

<p>Ortak projeler aracılığıyla akademisyenlerin bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, farklı disiplinlerin bir araya getirilmesi ve üniversitelerin bilimsel kapasitesinin ortak çalışmalarla güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İki üniversite arasındaki bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde yeni Ar-Ge projelerinin geliştirilmesine ve daha fazla akademik çıktının ortaya çıkmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/bilimsel-uretimi-artirmayi-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/5-eylul/bilimsel-uretimi-artirmayi-hedefliyoruz2.jpeg" type="image/jpeg" length="12722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Bilimsel dayanışmayı güçlendireceğiz’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/bilimsel-dayanismayi-guclendirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/bilimsel-dayanismayi-guclendirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), “Gazze İçin Bilim Kafe” etkinliği kapsamında “Gaziantep’ten Gazze’ye: Bilim, Dayanışma ve Ortak Gelecek” programına ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programda Gazze ve Filistin’de yükseköğretimin geleceği, üniversiteler arası iş birlikleri ve ortak akademik çalışmalar ele alınırken, bilim ve eğitimin uluslararası dayanışmadaki rolüne dikkat çekildi.</p>

<p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen “Gaziantep’ten Gazze’ye: Bilim, Dayanışma ve Ortak Gelecek” programı, kentteki akademik çevreleri ve davetlileri bir araya getirdi.</p>

<p>“Gazze İçin Bilim Kafe” etkinliği kapsamında gerçekleştirilen programda, bilim ve eğitimin birleştirici gücü üzerinden Gazze ve Filistin’de yükseköğretimin mevcut durumu ve geleceği değerlendirildi. Programda ayrıca üniversiteler arasında kurulabilecek akademik iş birlikleri, ortak çalışmalar ve Gazze’de yükseköğretimin sürdürülebilirliğine yönelik imkanlar masaya yatırıldı.</p>

<p></p>

<p>Akademik dayanışma vurgusu</p>

<p></p>

<p>Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı.</p>

<p>Programa Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar çevrim içi olarak katılırken, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir de programda yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin Yükseköğretim Bakanı Prof. Dr. Amjad Barham ile Gazze ve Filistin’deki üniversitelerin rektörleri de programa çevrim içi bağlantıyla katılarak değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Programın moderatörlüğünü ise GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir üstlendi.</p>

<p></p>

<p>“Filistin konusunda</p>

<p>son derece hassasız”</p>

<p></p>

<p>Programda konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Türkiye’nin Filistin ve Gazze konusunda hassasiyet taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumuna dikkat çeken Çeber, “Biz ülke olarak, millet olarak, devlet olarak Filistin konusunda son derece hassasız. Uluslararası camiada tüm Müslüman aleminin sesi olan Cumhurbaşkanımızın her uluslararası toplantıda konu ve gündem ne olursa olsun Filistin ve Gazze dediğine şahidiz” dedi.</p>

<p>Çeber, Türkiye’nin Filistin konusundaki hassasiyetinin uluslararası alanda da görüldüğünü belirterek, Gazze meselesinin Türkiye açısından önemini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Fatma Şahin: “Bu,</p>

<p>insanlığın savaşıdır”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise konuşmasında Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek, Filistin halkının yanında olunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gazze meselesinin yalnızca belirli bir kesimin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şahin, “Gazze’nin hakkını savunmak demek insani değerleri savunmak demektir. İnsan olma hakkını savunmak demektir. Bu Müslümanların savaşı değil, insanlığın savaşıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şahin, çocukların yaşamını yitirdiği bir dünyada insanlığın önemli bir sınavdan geçtiğini belirterek, “Eğer insanlık sınavından geçeceksek, merhamet rahmet sınavından geçeceksek sorun yok ama çocukların öldüğü ve öldürüldüğü dünyada hiçbirimiz masum değiliz” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Gazze ve Filistin ile birlikte</p>

<p>yol almak istiyoruz”</p>

<p></p>

<p>GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir de programın yalnızca Gazze ve Filistin’de yaşananları konuşmak amacıyla düzenlenmediğini belirtti.</p>

<p>Bilim ve akademi üzerinden somut çalışmalar ortaya koymayı hedeflediklerini ifade eden Demir, “GİBTÜ bünyesinde önemli bir etkinlik düzenliyoruz. Burada amaç Gazze’yi ve Filistin’i konuşmak kesinlikle değil. Gazze ve Filistin ile birlikte konuşmak, beraber yol almak ve beraber ilerlemek ve onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak istiyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Programın somut adımların başlangıcı olduğunu vurgulayan Demir, “Somut adımlar atmak ve söylemde kalmamak için bir başlangıç bu. Bugün konuşmanın ötesine geçerek fiili adımlar atacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>YÖK Başkanı Özvar çevrim içi katıldı</p>

<p></p>

<p>Programa çevrim içi olarak katılan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da etkinliğin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Özvar, Gazze ve Filistin’de yükseköğretimin geleceğine ilişkin atılması gereken adımlara değinerek, akademik dayanışmanın güçlendirilmesi ve üniversiteler arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Gazze’de yükseköğretimin</p>

<p>geleceği ele alındı</p>

<p></p>

<p>Program boyunca Gazze ve Filistin’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarının karşı karşıya bulunduğu zorluklar, akademik hayatın sürdürülebilirliği ve geleceğe yönelik ortak çalışma imkanları değerlendirildi.</p>

<p>Üniversiteler arasında kurulabilecek iş birliklerinin yanı sıra akademik çalışmaların sürdürülmesi, bilimsel dayanışmanın güçlendirilmesi ve Gazze’de yükseköğretimin geleceğine yönelik atılabilecek adımlar da programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p></p>

<p>Bilim ve dayanışma</p>

<p>ortak zeminde buluştu</p>

<p></p>

<p>GİBTÜ tarafından gerçekleştirilen program, bilimsel çalışmaların ve akademik dayanışmanın sınırları aşan yönüne dikkat çekmesi açısından önem taşıdı.</p>

<p>Gaziantep’ten Gazze’ye uzanan akademik dayanışma mesajının verildiği programda, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleri yürüten kurumlar olmadığı, aynı zamanda kriz dönemlerinde dayanışma ve ortak çözüm üretme süreçlerinde de önemli bir rol üstlenebileceği vurgulandı.</p>

<p>Programda yapılan değerlendirmelerle birlikte, Gazze ve Filistin’de yükseköğretimin yeniden güçlendirilmesine yönelik akademik iş birliklerinin geliştirilmesi ve somut çalışmaların hayata geçirilmesi hedefi ortaya konuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/bilimsel-dayanismayi-guclendirecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/4-eylul/bilimsel-dayanismayi-guclendirecegiz4.jpg" type="image/jpeg" length="64540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullar yeni eğitim yılına hazır]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/okullar-yeni-egitim-yilina-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/okullar-yeni-egitim-yilina-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Araban ilçesinde 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda yürütülen hazırlık çalışmalarında sona gelindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araban İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Alçık, ilçe genelindeki 58 okulda bakım ve onarım çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını belirterek, okulların yeni eğitim yılına hazır hale getirildiğini söyledi.</p>

<p>Araban İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Alçık, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde ilçe merkezi ile kırsal mahallelerde bulunan okullarda gerçekleştirilen hazırlık çalışmalarını yerinde inceledi.</p>

<p>İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Alçık, Şube Müdürü Osman Taner ile birlikte okulları ziyaret ederek bakım, onarım ve eğitim öğretime hazırlık kapsamında yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Okulların fiziki şartlarının yeni eğitim dönemine uygun hale getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışmaların son durumunu inceleyen Alçık, yetkililerden de bilgi aldı.</p>

<p></p>

<p>58 okulda hazırlıklar tamamlanıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Araban ilçesinde yeni eğitim öğretim yılı öncesinde kapsamlı bir hazırlık çalışması yürütüldü. İlçe genelinde bulunan 58 okulun bakım ve onarım ihtiyaçları gözden geçirilirken, eğitim ortamlarının öğrenciler için daha güvenli ve elverişli hale getirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Yapılan çalışmalar kapsamında okulların yeni eğitim dönemine hazırlanması için gerekli bakım ve onarım işlemlerinin büyük bölümünün tamamlandığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>8 bin öğrenci eğitim görecek</p>

<p></p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında Araban ilçesinde yaklaşık 8 bin öğrencinin eğitim alması bekleniyor. İlçe genelindeki okullarda görev yapan yaklaşık 500 öğretmen ve idareci de yeni eğitim döneminde öğrencilerle buluşacak.</p>

<p>Araban İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim alabilmesi amacıyla okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların titizlikle yürütüldüğü ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>“Tüm okullarımız hazır”</p>

<p></p>

<p>Okullarda yürütülen hazırlık çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Araban İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Alçık, eğitim öğretim yılının sorunsuz şekilde başlaması için çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirtti.</p>

<p>Alçık, “Araban İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilçe genelinde bulunan 58 okulumuzda 500 öğretmen ve idareci ile yaklaşık 8 bin öğrencinin eğitim alacağı okulları en iyi şekilde hazırlamaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Titizlikle yürüttüğümüz bakım ve onarım çalışmalarını büyük ölçüde tamamladık. Tüm okullarımız 2026-2027 eğitim öğretim yılı için hazır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Eğitim yılı öncesi son</p>

<p>kontroller yapılıyor</p>

<p></p>

<p>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ekiplerinin okul ziyaretlerinin, eğitim öğretim yılı başlamadan önce okullardaki hazırlıkların son durumunu değerlendirmek açısından önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>İlçe merkezi ve kırsal mahallelerde bulunan okullarda yapılan incelemelerde, eğitim ortamlarının yeni döneme hazır olup olmadığı kontrol edilirken, tespit edilen eksikliklerin de giderilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Araban’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının öğrenciler, öğretmenler ve eğitim yöneticileri açısından sorunsuz başlaması için hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte okullar yeni dönemde kapılarını öğrencilerine açmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/okullar-yeni-egitim-yilina-hazir</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/4-eylul/ekran-resmi-2026-09-03-141455.png" type="image/jpeg" length="26026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Okulu sevdirmek anne-babanın elinde!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/okulu-sevdirmek-anne-babanin-elinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/okulu-sevdirmek-anne-babanin-elinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin okula alışabilmesi için uyum haftası 7 Eylül Pazartesi günü başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yaz tatilinin ardından çocukların okul düzenine uyum sağlamasının zaman alabileceğini belirten Rektör Danışmanı Prof. Dr. Sırrı Akbaba, ailelerin bu süreci büyütmeden ve kaygıya dönüştürmeden yönetmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Okula yeni başlayan çocuklarda baş ağrısı, karın ağrısı, ishal, alt ıslatma ve ciltte döküntü gibi psikosomatik belirtilerin görülebileceğine dikkat çeken Akbaba, tüm bu belirtilerin çocuğun yeni bir ortam olan okulu tanımamasından kaynaklı olduğunu kaydetti.</p>

<p>Çocuğun okul hakkındaki ilk düşüncelerinin büyük ölçüde ailede şekillendiğini vurgulayan Prof. Dr. Akbaba, “Okulu sevme ailedeki ilk bilgiler sayesinde atılınca çocuk sadece okulu değil aynı şekilde kitabı, defteri, okumayı, yazmayı ve özellikle de öğretmeni sevmeye meyleder. Bununla okul başarısının temeli de atılmış olur.” diye konuştu.</p>

<p>Rektör Danışmanı Prof. Dr. Sırrı Akbaba, yeni eğitim öğretim dönemiyle birlikte çocukların okul düzenine uyum sürecinde ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Uzun tatilden sonra</p>

<p>okul düzenine uyumun</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>zaman alması doğal</p>

<p></p>

<p>Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de uzun süre alıştıkları bir yaşam düzenini değiştirmekte zorlanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Sırrı Akbaba, “Sadece çocukların değil yetişkinlerin de uzun süre oluşturdukları statükoyu terk etmeleri zor olmaktadır. Bu nedenle uzun yaz tatilinin ardından çocukların okul düzenine yeniden uyum sağlamalarının zor olması doğaldır. Yetişkinlerin bunu abartmamaları gerekiyor. Çocuklar okula başladıktan kısa bir süre sonra okul kurallarına uyum sağlayarak yeni bir düzen oluşturacaklardır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Ebeveyn çocuğun eğitiminden</p>

<p>birinci derecede sorumlu</p>

<p></p>

<p>Anne ve babaların yalnızca çocuğun bakımını ve korunmasını sağlayan kişiler olmadığını, aynı zamanda eğitim sürecinin en önemli paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akbaba, “Ebeveynler çocukların hem bakıcısı ve koruyucusu hem de eğitimlerinden birinci derecede sorumludurlar. Bu nedenle ebeveyn, okula başlayan çocuğuna, okul rehber öğretmenlerinin (psikolojik danışmanların) organizasyonuyla tüm sınıf rehber öğretmenleri aracılığıyla sunulacak oryantasyon hizmetini okul müdürüne başvurarak talep etmelidir. Anne-babanın kendi günlük davranışlarını çocuğun kaliteli eğitim alması için değiştirmesinde yarar vardır. Oryantasyon hizmeti, çocukların yararlanmaları için okul, okul çevresi ve okuldaki tüm birimlerin ayrıntılı ve gerekirse uygulamalı olarak tanıtılmasıdır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Okul açılmadan önce</p>

<p>uyku ve kahvaltı düzeni</p>

<p>değiştirilmeli</p>

<p></p>

<p>Okula uyum sürecinde evdeki günlük yaşam düzeninin de okul saatlerine uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Akbaba, “Çocuğu okul kurallarına alıştırmak için uyuma, uyanma, kahvaltı gibi rutinlerini okul saatine uygun hale getirmeli bunun için okullar açılmadan gerekirse iki gün önce erken yatıp, erken kalkma ve kahvaltı ailede erken yapılmaya başlanmalıdır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Baş ve karın ağrısı</p>

<p>bazen okul kaygısının</p>

<p>belirtisi olabilir</p>

<p></p>

<p>Okula ilk kez başlayan çocuklarda veya uzun tatilin ardından yeniden okula dönen bazı öğrencilerde fiziksel yakınmaların görülebileceğini anlatan Prof. Dr. Akbaba, “Her yenilik gibi okula ilk giden çocuklarda da baş ve karın ağrıması, ishal gibi bir takım psikosomatik belirtiler görülebilir. Tüm bu belirtiler çocuğun yeni bir ortam olan okulu tanımamasından kaynaklıdır. Bu nedenle okulun ilk açıldığı hafta ‘oryantasyon haftası’ olarak isimlendirilmiştir. Bu hizmet başarılı bir şekilde çocuğa sunulduğunda bedensel zannettiğimiz bu belirtilerde kendiliğinden ortadan kalkacaktır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Acaba okulda neler</p>

<p>olacak?” sorusuna aile</p>

<p>nasıl cevap veriyor?</p>

<p></p>

<p>Çocuğun zihnindeki en önemli sorulardan birinin “Okulda beni neler bekliyor?” olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akbaba, “Çocuğun ‘Acaba okulda neler olacak?’ sorusunun cevabı; okulda güzelliklerin olacağı şeklinde ana-babalar tarafından süslenerek gerçekçi bir şekilde anlatılırsa çocuk kafasındaki soruya olumlu cevaplar bulacak ve okula sempatiyle bakacaktır. Okulu sevme ailedeki ilk bilgiler sayesinde atılınca çocuk sadece okulu değil aynı şekilde kitabı, defteri, okumayı, yazmayı ve özellikle de öğretmeni sevmeye meyleder. Bununla okul başarısının temeli de atılmış olur. Tersine ebeveyn korkutucu ifadeler kullandığında ya da aceleciliği gibi ürkütücü tavırlar takındığında ise çocuk kaygılanır ve dolayısıyla çocuğun iletişim kuramaması, altını ıslatması, baş ve karın ağrıması, ciltte döküntüler gibi bedensel belirtiler göstermesine ve sonuç olarak başarısız olmasına yol açmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Çocuğa sadece yüksek not</p>

<p>hedefi vermek doğru değil”</p>

<p></p>

<p>Günümüzde eğitim sürecinde en fazla akademik başarının öne çıkarılmasını eleştiren Prof. Dr. Sırrı Akbaba, “Günümüzde hem öğretmenlerin hem de ebeveynin en büyük hatası çocuğuna sen ‘iyi bir insan olacaksın’ cümlesi yerine ‘okul notların yüksek olmalıdır’ mesajını vermeleridir. Bu nedenle okullarımız akademik başarısı yüksek ancak ahlaki açıdan zayıf insanlar yetiştirmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Kurallar çocuğun dürtülerini</p>

<p>kontrol etmeyi öğrenmesini</p>

<p>sağlıyor</p>

<p></p>

<p>Çocuklara sınır ve kural koymanın olumsuz bir davranış olarak algılanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akbaba, “‘Yasak’ kelimesi, istekleri engellediği için insanlara kötü bir şeymiş gibi gösterilmiştir. Halbuki isteklerin yasaklarla engellenmesi kişinin dürtüsel olmasını engellemekte ve onun ‘iyi insan’ olmasının temelini atmaktadır. Bunun tersine kendisine hiç yasak konulmamış kişiler ise engel tanımaz oldukları için öfkesini denetleyememekte ve birçok suçun faili olmaktadırlar. Özellikle çocukluk yıllarından başlayarak kurallar vasıtasıyla yapılacaklar ve yapılmayacaklar çocuklara kazandırılmalıdır. Tabii ki bunu yumuşak ama kararlı ve tutarlı bir tarzda çocuğa kazandırmak esastır: ‘Yasak’ kelimesini yumuşak bir ifadeyle dile getirir ve kuralları kararlılıkla uygularsanız yaptırımı ‘iyi’ olur, ‘yasak’ kelimesini sert ifade ederseniz tabii ki sonucu da kötü olmaktadır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Ekran süresi tatil ve okul</p>

<p>dönemine göre rastgele</p>

<p>değiştirilmemeli</p>

<p></p>

<p>Çocukların ekran kullanımına da değinen Prof. Dr. Sırrı Akbaba, “Ekran kullanımının tatil de farklı, okul zamanında farklı sürelerde kullanılması, zaten işin baştan yanlış yapıldığını göstermektedir. Ekran süresi çocuğun yaşına göre ve gireceği sitenin yararlı ve zararlı olmasına başlı olarak belirlenmelidir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Davranış değişikliklerinde</p>

<p>önce öğretmen ve rehberlik</p>

<p>servisiyle görüşülmeli</p>

<p></p>

<p>Okula başlayan çocuklarda dönem dönem normal davranış örüntülerinin dışında davranışlar görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Akbaba, “Her insan gibi çocukta zaman zaman ‘normal’ olanın dışına çıkabilmektedir. Ancak normal dışı davranışlarının sıklığı arttığında tedbir alınmalıdır. En doğru tedbir de anormal davranışlarının sıklığı fazlalaşmadan uzman görüşlerini uygulamadır. Öncelikle sınıf rehber öğretmeniyle görüşerek çözmeye çalışılmalı, baş edilemediği durumlarda ise okul rehber öğretmenlerinden (psikolojik danışman) destek alınmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dede ve ninelerle</p>

<p>geçirilen zaman çocuk</p>

<p>için sosyal bir fırsat</p>

<p></p>

<p>Geniş aile ilişkilerinin çocukların sosyal gelişimine katkı sağlayabileceğini de dile getiren Prof. Dr. Akbaba, “Geniş ailelerde çocukların sosyal gelişimleri daha iyi oluyor. Bu nedenle dede ve ninelerle vakit geçirmeleri çocukların avantajınadır. Ancak gümünüz de çekirdek aile hâkim hale geldiği için dede ve ninelerle olan ilişkilerinin “çocuğun davranışlarını bozacağı” şeklinde yanlış inançlar geliştirilmiştir. Dede ve nineler çok sayıda çocuk yetiştirdikleri için deneme yanılmayla da olsa doğruları, yeni anne-baba olmuşlara göre çok daha iyi bilmektedirler. Bu nedenle ebeveynler çocuklarını en emin yer olan dede ve ninelerle zaman geçirmelerini onların sağlıklı gelişimleri için bir fırsat bilmelidirler.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/okulu-sevdirmek-anne-babanin-elinde</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/4-eylul/okulu-sevdirmek-anne-babanin-elinde.jpg" type="image/jpeg" length="71772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Yapay zekâ mühendisliği dönüştürüyor!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS ek yerleştirme dönemi, adaylara üniversite yolculuğunda ikinci bir fırsat sunarken, teknoloji alanındaki bölümler gençlere yalnızca bugünün değil, önümüzdeki yılların iş dünyasına açılan geniş bir kariyer kapısı aralıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar mühendisliğinin yapay zekâ çağında da stratejik mesleklerden biri olmaya devam edeceğini belirten Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Yapay zekâ bilgisayar mühendisliğinin geleceğini tehdit etmekten çok, mesleğin sınırlarını yeniden çiziyor.” dedi.</p>

<p>Üniversite yerleştirmelerinin ardından boş kalan kontenjanlar için başlayacak ek yerleştirme süreci, ilk tercihlerinde istediği sonucu alamayan adaylara yeni bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, yapay zekâ çağında bilgisayar mühendisliğinin geleceğini ve mezunları bekleyen yeni kariyer alanlarını değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ çağında iyi</p>

<p>yetişmiş mühendis</p>

<p>daha da değerli olacak</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın sağlık, finans, savunma sanayisi, eğitim ve üretim başta olmak üzere hemen her sektörü dönüştürdüğü bir dönemde bilgisayar mühendisliğinin, geleceğin en güçlü ve stratejik meslekleri arasındaki yerini koruduğunu kaydeden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Uzmanlara göre yapay zekânın kod yazma yeteneğinin gelişmesi, bilgisayar mühendislerine olan ihtiyacı azaltmak yerine iyi yetişmiş, yapay zekâyı doğru kullanabilen ve problem çözme becerisi güçlü mühendislerin değerini daha da artıracak.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Yapay zekâ mühendisin</p>

<p>yerini değil, çalışma</p>

<p>biçimini değiştirecek”</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ sistemlerinin giderek daha fazla kod yazabilmesinin, bilgisayar mühendislerine olan ihtiyacın azalacağı yönündeki tartışmaları beraberinde getirdiğine işaret eden Prof. Dr. Pektaş, “Ancak bilgisayar mühendisliğinin yalnızca kod yazmaktan ibaret olmadığına dikkat çekmek gerekiyor. Bir problemi doğru tanımlamak, uygun algoritmayı ve mimariyi tasarlamak, güvenli ve ölçeklenebilir sistemler geliştirmek, yapay zekâ tarafından üretilen kodun doğruluğunu ve güvenliğini değerlendirmek hâlâ güçlü bir mühendislik bilgisi gerektiriyor. Bu nedenle gelecekte öne çıkacak mühendis profili, yapay zekâ ile rekabet eden değil, yapay zekâyı bir mühendislik aracına dönüştürebilen mühendis olacak. Kodlama bilen ancak bunun yanında matematiksel düşünme, algoritma geliştirme, sistem tasarımı ve problem çözme becerilerine sahip mezunların iş dünyasında önemli bir avantaj elde etmesi bekleniyor.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kariyer seçenekleri</p>

<p>yazılımla sınırlı değil</p>

<p></p>

<p>Bilgisayar mühendisliği mezunlarının bugün yalnızca yazılım geliştirme alanında değil, çok geniş bir sektörel yelpazede kariyer fırsatlarına sahip olduğunu anlatan Prof. Dr. Pektaş, “Siber güvenlik, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, veri bilimi, bulut bilişim, büyük veri, robotik, nesnelerin interneti ve oyun teknolojileri bu alanların başında geliyor. Bunun yanında savunma sanayisi, finans ve fintek, sağlık teknolojileri, otomotiv, telekomünikasyon ve e-ticaret gibi sektörlerde de bilgisayar mühendislerine yönelik ihtiyaç giderek artıyor. Özellikle yapay zekânın farklı sektörlerde kullanılmasıyla birlikte yapay zekâ mühendisliği, veri mühendisliği, siber güvenlik ve otonom sistemler gibi uzmanlık alanlarının önümüzdeki yıllarda daha fazla önem kazanması bekleniyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dört yıl sonra nasıl bir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>iş piyasası olacak?</p>

<p></p>

<p>Bugün bilgisayar mühendisliğine başlayan bir öğrencinin mezuniyetine kadar yapay zekâ ve otomasyonun iş yapış biçimlerini önemli ölçüde değiştirmesi beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Pektaş, “Ancak bu değişimin yeni iş alanlarını da beraberinde getireceği öngörülüyor. Özellikle yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve yönetilmesi, veri analitiği, siber güvenlik, bulut ve uç bilişim, robotik ve otonom sistemler, yapay zekâ destekli yazılım geliştirme ve yapay zekâ güvenliği gibi alanların öne çıkması bekleniyor. Dolayısıyla geleceğin bilgisayar mühendisi yalnızca ‘kod yazan kişi’ olmayacak; problemi tanımlayan, teknolojiyi seçen, yapay zekâ sistemlerini yöneten, sonuçları değerlendiren ve teknolojinin güvenli, etik ve verimli biçimde kullanılmasını sağlayan bir uzman olacak. Yapay zekâ bilgisayar mühendisliğinin geleceğini tehdit etmekten çok, mesleğin sınırlarını yeniden çiziyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="49182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MERGENİYE Takımı Türkiye üçüncüsü!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/mergeniye-takimi-turkiye-ucuncusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/mergeniye-takimi-turkiye-ucuncusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) MERGENİYE Takımı, TEKNOFEST 2026 Mavi Vatan kapsamında Gölcük’te düzenlenen İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması Üniversite Kategorisi’nde üçüncülük elde ederek önemli bir başarıya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Farklı mühendislik disiplinlerinden öğrencilerin bir araya gelmesiyle oluşturulan MERGENİYE Takımı, geliştirdiği insansız su altı aracıyla yarışmada HKÜ’yü başarıyla temsil etti. Takımın çalışması, öğrencilerin teorik bilgilerini yerli ve özgün bir teknolojiye dönüştürme becerisini ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Farklı mühendislik</p>

<p>disiplinleri bir araya geldi</p>

<p></p>

<p>HKÜ MERGENİYE Takımı; yazılım, bilgisayar, makine, elektrik-elektronik ile havacılık ve uzay mühendisliği alanlarında eğitim gören öğrencilerden oluşuyor.</p>

<p>HKÜ ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle çalışmalarını sürdüren ekip, insansız su altı sistemleri alanında geliştirdiği araçla TEKNOFEST 2026 Mavi Vatan’daki yarışmaya katıldı.</p>

<p>Gölcük’te gerçekleştirilen yarışmada üniversite kategorisinde üçüncülük elde eden MERGENİYE Takımı, böylece geliştirdiği teknolojiyle dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Otonom hareket edebilen</p>

<p>su altı aracı geliştirdiler</p>

<p></p>

<p>Takım tarafından geliştirilen insansız su altı aracı, sahip olduğu teknolojik özelliklerle su altında otonom görev yapabilecek şekilde tasarlandı.</p>

<p>Sensörleri, kamera sistemleri ve kontrol algoritmaları sayesinde çevresini algılayabilen araç, insan müdahalesine ihtiyaç duymadan hareket edebiliyor. Sistem, su altında farklı yönlerde hareket edebilmesine imkan sağlayan mekanik ve elektronik altyapıya sahip.</p>

<p>Yaklaşık 50 metre derinlikte oluşabilecek su basıncına dayanıklı olarak tasarlanan araç; ileri-geri, sağ-sol ve yukarı-aşağı yönlerde hareket edebiliyor.</p>

<p></p>

<p>Alüminyum gövde ve</p>

<p>modüler elektronik mimari</p>

<p></p>

<p>MERGENİYE Takımı tarafından geliştirilen aracın tasarımında dayanıklılık ve işlevselliğin yanı sıra geliştirilebilirlik de ön planda tutuldu.</p>

<p>Alüminyum gövdeye sahip olan araç, hafif yapısıyla su altında daha etkin hareket edebilmesi amacıyla tasarlandı. Modüler elektronik mimarisi ise sistemin ihtiyaçlara göre geliştirilmesine ve farklı teknolojilerin araca entegre edilebilmesine olanak sağlıyor.</p>

<p>Sensör ve kamera sistemleriyle çevresinden veri toplayan araç, bu verileri kontrol algoritmaları aracılığıyla değerlendirerek otonom hareket gerçekleştirebiliyor.</p>

<p></p>

<p>Rektör Küçükerdoğan’dan</p>

<p>öğrencilere tebrik</p>

<p></p>

<p>HKÜ Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, MERGENİYE Takımı’nın elde ettiği başarıya ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Farklı mühendislik disiplinlerinden öğrencilerin ortak bir hedef doğrultusunda bir araya gelmesinin önemine dikkat çeken Küçükerdoğan, öğrencilerin bilgi ve yetkinliklerini yerli ve özgün teknolojilere dönüştürmelerinin üniversite açısından son derece değerli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Küçükerdoğan, “Farklı mühendislik disiplinlerinden öğrencilerimizin ortak bir hedef doğrultusunda bir araya gelerek bilgi ve yetkinliklerini yerli ve özgün teknolojilere dönüştürmeleri bizler için son derece kıymetli. TEKNOFEST gibi önemli bir organizasyonda elde edilen bu derece, öğrencilerimizin üretme, geliştirme ve birlikte çalışma kültürünün güçlü bir göstergesidir. HKÜ MERGENİYE Takımımızı ve emeği geçen tüm akademisyenlerimizi kutluyorum.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Takımın kaptanlığını İnal üstlendi</p>

<p></p>

<p>MERGENİYE Takımı’nın akademik danışmanlığını HKÜ Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümü’nden Arş. Gör. Yeşim Görür üstlenirken, takım kaptanlığını Yazılım Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Mehmet Fatih İnal yürüttü.</p>

<p>Farklı bölümlerden öğrencilerin ortak çalışmasıyla geliştirilen insansız su altı aracı, genç mühendis adaylarının yazılım, elektronik, mekanik ve kontrol sistemleri alanındaki bilgi ve becerilerini aynı proje üzerinde bir araya getirmesi açısından da dikkat çekti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HKÜ’nün TEKNOFEST başarısına</p>

<p>bir yenisi eklendi</p>

<p></p>

<p>MERGENİYE Takımı’nın TEKNOFEST 2026 Mavi Vatan’da elde ettiği üçüncülük, HKÜ’nün teknoloji ve mühendislik alanındaki öğrenci projelerine verdiği desteğin de bir göstergesi oldu.</p>

<p>Yerli ve özgün teknolojilerin geliştirilmesini hedefleyen projelerde farklı disiplinlerin birlikte çalışması, öğrencilerin hem akademik hem de uygulamalı deneyim kazanmasına katkı sağlıyor. MERGENİYE Takımı’nın geliştirdiği otonom insansız su altı aracı da bu çalışmaların dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/mergeniye-takimi-turkiye-ucuncusu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/eylul/1-eylul/hasan-kalyoncu-universitesi-mergeniye-takimi-teknofest-mavi-vatanda-ucuncu-oldu3.jpeg" type="image/jpeg" length="89221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[400 öğrenci yapay zekâ eğitimi alıyor]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi, çocuklara ve gençlere yönelik teknoloji ve yapay zekâ eğitimleriyle Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı’na yerel düzeyde katkı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji Akademisi’nde bugüne kadar yaklaşık 400 öğrenci yapay zekâ eğitimlerinden yararlandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelgeyle yürürlüğe giren 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki yol haritasını ortaya koydu. “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulan plan kapsamında yapay zekâ okuryazarlığının yaygınlaştırılması, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması ve yapay zekânın güvenli ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedefleniyor. Şahinbey Belediyesi de çocuk ve gençlere yönelik yürüttüğü teknoloji ve yapay zekâ eğitimleriyle Türkiye’nin bu vizyonuna katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Yaklaşık 400 öğrenci</p>

<p>yapay zekâ eğitimi aldı</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Teknoloji Akademisi’nde bugüne kadar yaklaşık 400 öğrenci yapay zekâ alanında eğitim aldı. Eğitimlerini tamamlayan öğrencilere katılım belgeleri verildi. Akademide özellikle yapay zekânın temelini oluşturan Python Kodlama, Makine Öğrenmesi ve Görüntü İşleme eğitimleri verilirken; ön yüz tasarımı, web tasarımı, 3D tasarım, drone uçuşu ve drone simülasyonu gibi farklı teknoloji alanlarında da çalışmalar gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Eğitimlerle çocuk ve gençlerin yapay zekâyı erken yaşta tanımaları, teknolojiyi etkin şekilde kullanabilecek bilgi ve beceriler kazanmaları ve öğrendiklerini uygulamalı projelere dönüştürmeleri amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>“Gençlerimizi geleceğin</p>

<p>teknolojilerine hazırlıyoruz”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki hedeflerine yerel düzeyde katkı sunmanın önemine dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, ülkemizin geleceğine yönelik önemli hedefler ortaya koyuyor. Biz de Şahinbey’de çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğin teknolojilerini yakından tanımalarını ve bu alanlarda kendilerini geliştirmelerini önemsiyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 400 öğrencimizi yapay zekâ eğitimleriyle buluşturduk. Teknoloji Akademimizde gençlerimize yazılım ve yapay zekâ başta olmak üzere farklı alanlarda eğitim imkânları sunuyoruz. Amacımız gençlerimizin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır. Ülkemizin teknoloji alanındaki hedeflerine Şahinbey’den destek vermeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p></p>

<p>Başkan Tahmaoğlu’na</p>

<p>Teşekkür Ettiler</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi atölyelerinde yazılım eğitimi gören öğrenciler “Şahinbey Belediyesi’nin bizlere sunmuş olduğu imkânlarla program ve yazılımları öğreniyoruz. Öğrendiklerimiz hem eğitim hayatımız hem de günlük yaşantımıza olumlu yansıyor. Geleceğimizi şekillendirmemiz anlamında da önemli bir eğitim alıyoruz. Bizlere bu imkânı sunan Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederiz” diye konuştular.</p>

<p></p>

<p>Eğitimden üretime uzanan</p>

<p>teknoloji yolculuğu</p>

<p></p>

<p>Teknoloji Akademisi’nde eğitim alan gençler, kazandıkları bilgi ve becerileri farklı teknoloji projelerinde geliştirme fırsatı bulurken, TEKNOFEST gibi ulusal teknoloji yarışmalarında projelerini ortaya koyma imkânı da elde ediyor. Şahinbey Belediyesi böylece gençleri yalnızca teknoloji kullanan bireyler olarak değil, teknoloji geliştiren, proje üreten ve yenilikçi çözümler ortaya koyan bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyor. Şahinbey Belediyesinin eğitim ve teknoloji alanındaki çalışmaları, Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nın “Fark Et, İstifade Et ve Üret” yaklaşımıyla da örtüşüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor4.jpg" type="image/jpeg" length="81284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ iletişimde mesleklerini yok etmiyor]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden sinema ve yeni medyaya kadar iletişim sektöründeki meslekleri yeniden şekillendirirken, iletişim fakültesi mezunları için de yeni istihdam alanları ortaya çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelecekte iletişim mezunlarının yalnızca içerik üreten değil; yapay zekâyı yöneten, veriyi hikâyeye dönüştüren, dezenformasyonu tespit eden ve dijital güveni yöneten profesyoneller olarak öne çıkacağını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor.” dedi.</p>

<p>Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği ve insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı gibi yeni çalışma alanlarına dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, “Öğrencilerimizi teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten ve ona entelektüel derinlik katan profesyoneller olarak yetiştiriyoruz.” diye konuştu.</p>

<p>İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim sektörünün değişen istihdam yapısını, geleceğin iletişim mesleklerini ve öğrencilerin yeni çalışma hayatına hangi yetkinliklerle hazırlanması gerektiğini değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>İletişim mezunlarının</p>

<p>çalışma alanları genişliyor</p>

<p></p>

<p>Teknolojik gelişmelerin iletişime duyulan ihtiyacı azaltmak yerine artırdığına işaret eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dijitalleşmeyle birlikte iletişim profesyonellerinin rolünün de değiştiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz.” Diyen Prof. Dr. Atalay, “İletişim elbette her zaman önemliydi ancak bugün akıllı telefonlar, sosyal ağlar ve dijital platformlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dünyadayız. Teknoloji iletişim kurmayı kolaylaştırırken anlam yaratmayı, güven oluşturmayı ve ortak bir zeminde buluşmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle iletişim becerileri konusunda eğitimli olmak profesyonel yaşamda giderek daha büyük bir fark yaratıyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>İletişimcinin işi içerik</p>

<p>üretmekten ibaret</p>

<p>olmayacak</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın özellikle rutin içerik üretim süreçlerini hızla otomatikleştirdiğini ifade eden Atalay, bunun iletişim mesleklerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini, aksine iletişimcinin rolünün daha stratejik bir noktaya taşınacağını vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Atalay, “Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek ve metnini yazmak günler, hatta haftalar alabiliyordu. Bugün yapay zekâ araçlarına doğru komutlar verdiğinizde saniyeler içinde çok sayıda alternatif elde edebiliyorsunuz. Ancak o alternatiflerden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir karşılığı olduğunu veya hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tek başına belirleyemiyor. Yapay zekâ insan davranışını analiz edebilir ama insan gibi hissedemez.” diye konuştu.</p>

<p>Bu nedenle gelecekte iletişim mezunlarının değerini yalnızca “üretme” becerisinin değil; seçme, doğrulama, anlamlandırma, yorumlama ve strateji geliştirme yetkinliklerinin belirleyeceğini kaydeden Prof. Dr. Atalay, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ yeteneklerini birlikte kullanabilen profesyonellerin iş dünyasında avantaj sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Gazeteci yazandan</p>

<p>çok doğrulayan ve</p>

<p>anlamlandıran kişi olacak</p>

<p></p>

<p>Gazeteciliğin yapay zekâdan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, rutin haberlerin otomatik olarak üretilebildiği bir dönemde gazetecinin mesleki değerinin araştırmacılık, doğrulama ve yorumlama kapasitesinde yoğunlaşacağını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Atalay, “Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini artık yapay zekâ yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği yapmak ve ham verinin arkasındaki insan hikâyesini yakalamak olacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Reklamcının yeni işi yapay zekâyı</p>

<p>yaratıcı stratejiyle yönetmek</p>

<p></p>

<p>Reklamcılıkta da benzer bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Atalay, yapay zekânın saniyeler içinde çok sayıda reklam metni, görseli ve kampanya alternatifi üretebildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Reklamcının işi artık yalnızca sıfırdan üretmek olmayacak.” diyen Atalay, “Yapay zekânın oluşturduğu alternatifler arasından markanın ruhuna, hedef kitlenin psikolojisine ve toplumsal bağlama en uygun olanı seçmek; doğru promptları oluşturmak ve yaratıcı stratejiyi kurmak daha önemli hâle gelecek.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Halkla ilişkilerde yeni</p>

<p>istihdam alanı; dijital güven</p>

<p></p>

<p>Deepfake, dezenformasyon ve yapay zekâ destekli manipülasyonların yaygınlaşmasının halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında da yeni uzmanlıklara ihtiyaç doğurduğunu kaydeden Prof. Dr. Atalay, geleceğin en önemli iletişim alanlarından birinin dijital güven ve itibar yönetimi olacağını söyledi.</p>

<p>Atalay, “Bülten dağıtımı ve medya takibi gibi geleneksel görevler giderek otomatikleşirken, bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığı daha fazla önem kazanıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri yapay zekâ hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla kurumlar arasında sahici bağlar kurmak zorunda.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Deepfake çağının iletişimcisi</p>

<p>doğrulama uzmanı da olacak</p>

<p></p>

<p>Geleceğin iletişim profesyonellerinin veri ve algoritma okuryazarlığına sahip olması gerektiğini vurgulayan Atalay, deepfake ve dezenformasyonla mücadele becerilerinin istihdam açısından giderek daha önemli hâle geleceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>İletişim öğrencileri yapay</p>

<p>zekâyla birlikte çalışmayı</p>

<p>öğreniyor</p>

<p></p>

<p>Bu dönüşüm nedeniyle iletişim eğitiminin de yeniden tasarlanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinde yapay zekâyı iletişim eğitiminin farklı alanlarına entegre ettiklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Öğrencilerimize her şeyden önce ‘Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.’ diyoruz.” ifadesini kullanan Atalay, şöyle devam etti:</p>

<p>“İyi bir iletişimci olmak artık yalnızca güçlü yazma becerisine veya iyi bir görsel bakış açısına sahip olmakla sınırlı değil. Bunlara bilişsel esneklik ve yapay zekâyla doğru iletişim kurabilme becerisi de eklendi. Öğrenci yalnızca teoriyi öğrenmiyor; uygulamalı derslerde bir yapay zekâ modeline nasıl doğru komut vereceğini, çıkan sonucu nasıl değerlendireceğini ve filtreleyeceğini deneyimliyor. Yapay zekânın ürettiği bilginin doğruluğunu teyit etmek, bilişsel önyargıları fark etmek ve algoritmik manipülasyonları deşifre etmek eğitimimizin merkezinde. Sahicilik ve etik ise ana omurgamızı oluşturuyor.”</p>

<p></p>

<p>Her bölümde yapay</p>

<p>zekâ odaklı zorunlu</p>

<p>dersler bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Fakültenin farklı bölümlerinde öğrencilerin kendi meslek alanlarıyla yapay zekâyı buluşturan zorunlu dersler aldığını belirten Prof. Dr. Atalay, “Çizgi Film ve Animasyon bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme, Görsel İletişim Tasarımı bölümümüzde Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ, Gazetecilik bölümümüzde Gazetecilikte Yapay Zekâ, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümümüzde Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Radyo Televizyon ve Sinema bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi, Reklamcılık bölümümüzde Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde ise Yapay Zekâ derslerimiz zorunlu. Ayrıca seçmeli ders havuzumuzda da yapay zekâ temelli dersler bulunuyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>2-4 yıl sonra iletişim</p>

<p>mezunlarını nasıl bir</p>

<p>istihdam tablosu bekliyor?</p>

<p></p>

<p>İletişim alanında önümüzdeki birkaç yıl içinde özellikle dijital içerik, veri, yapay zekâ, doğrulama, itibar ve kriz yönetiminin kesiştiği işlerin daha görünür hâle geleceğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, mezunların medya kuruluşlarından reklam ajanslarına, kurumsal iletişim departmanlarından dijital platformlara, yapım şirketlerinden sosyal medya ve içerik ajanslarına kadar geniş bir alanda çalışabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>İletişim mezunlarının klasik mesleklerin yanı sıra teknolojiyle birlikte doğan yeni uzmanlık alanlarına da yönelebileceğini kaydeden Atalay, “Önümüzdeki 10-15 yılda en hızlı büyümesi beklenen alanların önemli bir kısmı teknik bilgi ile iletişim becerisini birlikte gerektirecek.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Yeni meslekler iletişim</p>

<p>mezunlarını bekliyor</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın iletişim fakültesi mezunlarının önüne yepyeni kariyer seçenekleri çıkaracağını dile getiren Atalay, geleceğin çalışma alanlarını şöyle sıraladı:</p>

<p></p>

<p>“Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği, insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı, dijital doğrulama uzmanlığı, yapay zekâ destekli yaratıcı strateji, algoritmik içerik yönetimi ve dijital kriz iletişimi.”</p>

<p></p>

<p>“Geleceğin iletişim mezunları</p>

<p>algoritmaları yönetecek”</p>

<p></p>

<p>İletişim alanını tercih edecek gençlerin yapay zekâ nedeniyle mesleklerin ortadan kalkacağı düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâyı doğru ve dozunda kullanabilen, eleştirel düşünebilen, insan psikolojisini anlayan, etik sınırları gözeten ve özgün fikir üretebilen iletişimciler iş dünyasında öne çıkacak. Aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekâya devredenler değil, yapay zekâyı kendi yaratıcılığını güçlendiren bir araç olarak kullananlar geleceğin iletişim dünyasında yerlerini alacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="33692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullara 30 bin personel alımı: ‘Gaziantep’e 775 kişilik kontenjan!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/okullara-30-bin-personel-alimi-gaziantepe-775-kisilik-kontenjan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/okullara-30-bin-personel-alimi-gaziantepe-775-kisilik-kontenjan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okulların güvenlik, temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 81 ilde toplam 30 bin kişilik Toplum Yararına Programı (TYP) kontenjanı oluşturuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep için ayrılan kontenjan ise 775 kişi olarak açıklandı. Başvuruların İŞKUR e-Şube ve e-Devlet üzerinden yapılması planlanıyor.</p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa süre kala okullardaki personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. Öğrencilerin daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda eğitim görmesi amacıyla okullarda görev yapmak üzere personel istihdam edilmesi için 81 ili kapsayan yeni bir çalışma başlatıldı.</p>

<p>Bu kapsamda güvenlik, temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi gibi alanlarda görev yapacak personel için toplam 30 bin kişilik TYP kontenjanı oluşturuldu.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'e 775 kişilik kontenjan</p>

<p></p>

<p>Personel alımlarında büyükşehirler başta olmak üzere okulların ihtiyaçları doğrultusunda illere farklı sayılarda kontenjan ayrılması planlanıyor.</p>

<p>Mevcut açıklamalara göre en yüksek kontenjanlardan biri İstanbul'a ayrılırken, Gaziantep de önemli sayıda personel alımı yapılacak iller arasında yer aldı.</p>

<p></p>

<p>İllere göre açıklanan kontenjanlar şöyle:</p>

<p>İstanbul: 3 bin 13 kişi</p>

<p>Ankara: 1.628 kişi</p>

<p>İzmir: 1.242 kişi</p>

<p>Şanlıurfa: 805 kişi</p>

<p>Gaziantep: 775 kişi</p>

<p>Bursa: 736 kişi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'te ayrılan 775 kişilik kontenjanın, kent genelindeki okulların personel ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Personel 9 ay çalışacak</p>

<p></p>

<p>Yeni çalışma kapsamında görevlendirilecek personelin 9 ay süreyle istihdam edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Okulların güvenlik ve çevre düzenlemesi başta olmak üzere çeşitli ihtiyaçlarına destek olacak personelin görev alanları, açılacak programlarda ve ilanlarda detaylı şekilde belirtilecek.</p>

<p>Özellikle yeni eğitim-öğretim döneminde okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, temizlik ve çevre düzenlemesinin düzenli şekilde yapılması ve güvenlik hizmetlerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Başvurular İŞKUR</p>

<p>üzerinden yapılacak</p>

<p></p>

<p>Okullarda çalışmak isteyen adayların başvurularını İŞKUR e-Şube ve e-Devlet üzerinden gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>İlanların yayımlanmasıyla birlikte adaylar, ikamet ettikleri ilde aktif olarak açılan TYP programlarını sistem üzerinden görüntüleyebilecek. Adaylar, şartlarını taşıdıkları programlara yine elektronik ortamdan başvuru yapabilecek.</p>

<p>Başvuruların hangi okul veya kurumlar için yapılacağı, kontenjanların dağılımı ve programların başlangıç tarihleri ise yayımlanacak ilanlarla birlikte netleşecek.</p>

<p></p>

<p>Temizlik personeli de alınacak</p>

<p></p>

<p>Çalışma kapsamında yalnızca güvenlik ve çevre düzenlemesi değil, okulların temizlik ihtiyacının karşılanmasına yönelik personel istihdamı da gündemde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu doğrultuda İşgücü Uyum Programı (İUP) ve TYP üzerinden çeşitli alımların gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Okullarda özellikle eğitim döneminin başlamasıyla birlikte artan temizlik ihtiyacının karşılanması, öğrencilerin ve öğretmenlerin daha sağlıklı bir eğitim ortamında bulunması açısından önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Kalıcı personel modeline</p>

<p>geçiş 2027'ye bırakıldı</p>

<p></p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullardaki personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik daha kalıcı bir hizmet alımı modeline geçiş hazırlıklarının ise 2027 yılına bırakıldığı bildiriliyor.</p>

<p>Bu geçiş gerçekleşene kadar okulların personel ihtiyacının TYP ve İUP gibi istihdam programları üzerinden karşılanması planlanıyor.</p>

<p>Böylece yeni eğitim-öğretim döneminde ortaya çıkabilecek güvenlik, temizlik ve çevre düzenlemesi ihtiyaçlarının geçici istihdam programlarıyla desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>18 yaşını dolduranlar</p>

<p>başvurabilecek</p>

<p></p>

<p>Başvuru şartlarının her ilan özelinde ayrıca açıklanacağı belirtilirken, TYP kapsamında gerçekleştirilecek alımlarda bazı temel kriterlerin aranması bekleniyor.</p>

<p>Buna göre adaylarda genel olarak 18 yaşını doldurmuş olmak, İŞKUR'a kayıtlı bulunmak, emekli olmamak ve ilanda belirtilen ikamet şartlarını karşılamak gibi koşulların aranması öngörülüyor.</p>

<p>Ancak kesin başvuru şartları, çalışma süresi, görev yapılacak kurumlar ve diğer kriterler ilgili TYP ilanlarının yayımlanmasıyla birlikte kesinlik kazanacak.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'teki adaylar</p>

<p>ilanları takip edecek</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'te okullarda görev almak isteyen vatandaşların, İŞKUR tarafından yayımlanacak TYP ilanlarını yakından takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Kent için ayrılan 775 kişilik kontenjan, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde iş arayan vatandaşlar açısından da önemli bir istihdam fırsatı oluşturuyor. Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte adaylar kendilerine uygun programları İŞKUR e-Şube ve e-Devlet üzerinden görüntüleyebilecek.</p>

<p>Okullarda görevlendirilecek personelin güvenlik, temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi gibi alanlarda görev yapması ve eğitim kurumlarının yeni döneme daha hazırlıklı şekilde girmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/okullara-30-bin-personel-alimi-gaziantepe-775-kisilik-kontenjan</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/okullara-30-bin-personel-alimi1.jpg" type="image/jpeg" length="24664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Üniversiteye başlayacak gençlerin yanındayız’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/universiteye-baslayacak-genclerin-yanindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/universiteye-baslayacak-genclerin-yanindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), 2026-2027 eğitim öğretim dönemi için yükseköğretim kız öğrenci yurtlarına başvuruları açtı. 9 ilde 21 yükseköğretim yurdu bulunan Vakfın 30 yıllık yurt hizmetlerinden 80 bin 871 öğrenci yararlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite kayıtları sürerken, eğitim hayatına ailesinden farklı bir şehirde devam edecek gençler için yurt arayışı da hız kazandı. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) da 2026-2027 eğitim öğretim dönemi için yükseköğretim kız öğrenci yurtlarında başvuruları almaya devam ediyor. Üniversiteye başlayacak gençlerin yurt tercihinde ulaşım, oda ve çalışma şartları, internet erişimi ile sosyal imkanlar öne çıkıyor. Aileler ise güvenlik, kurumsal yapı, yemek ve temizlik hizmetleri ile giriş-çıkış düzenini dikkate alıyor.</p>

<p>Özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde toplu ulaşım hatlarına erişim, öğrencilerin günlük yaşamında önem taşıyor. İlk kez ailesinden ayrılacak öğrenciler ise yurdun bulunduğu çevreyi ve yaşam şartlarını da tercih sürecinde değerlendiriyor.</p>

<p></p>

<p>TÜRGEV'in 9 ilde 24 yurdu bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Devletin üniversite öğrencilerine sunduğu geniş yurt kapasitesinin yanında Türkiye'nin köklü vakıf geleneği de gençlerin eğitim hayatına barınma ve farklı eğitim imkanlarıyla eşlik ediyor. Yurt hizmetlerine 1996'da İstanbul'da başlayan TÜRGEV, bugün 9 ilde 21 yükseköğretim ve 3 ortaöğretim olmak üzere toplam 24 yurtta hizmet veriyor. Yükseköğretim yurtları Gençlik ve Spor Bakanlığının, ortaöğretim yurtları ise Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili mevzuatı çerçevesinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Kocaeli, Konya ve Sakarya'da yurtları bulunan Vakfın 30 yıllık yurt hizmetlerinden bugüne kadar 80 bin 871 öğrenci yararlandı. TÜRGEV'in mezun ağı ise 40 bin 435 kişiye ulaştı.</p>

<p></p>

<p>Aynı yurttan üç Türkiye derecesi</p>

<p></p>

<p>TÜRGEV yurtlarında kurulan arkadaşlıkların ve birlikte çalışma kültürünün dikkat çeken örneklerinden biri bu yılın YKS sonuçlarına yansıdı. Lise yıllarını TÜRGEV Hayriye Cemal Gülbaran Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda birlikte geçiren Hanne Hifa Akkuş, Ayşe Erva Çayır ve Asudenur Ahsen Ünal, sözel puan türünde Türkiye'nin ilk 100'üne girdi. Aynı yurtta sınava hazırlanan üç öğrencinin başarı hikayesinde, bireysel çalışmalarının yanı sıra birbirlerine verdikleri destek, birlikte çalışma alışkanlıkları ve yıllar içinde kurdukları arkadaşlıklarla şekillenen yurt muhiti de öne çıktı.</p>

<p></p>

<p>Birçok atölye ve etkinlik</p>

<p></p>

<p>TÜRGEV yurtlarında öğrencilerin barınma ihtiyaçlarının yanında akademik, sosyal ve kişisel gelişimlerine yönelik programlar da yürütülüyor. Yurtların imkanlarına göre çalışma alanları ve kütüphanelerden yararlanabilen öğrenciler, yıl boyunca farklı eğitim ve etkinliklere katılabiliyor. Vakfın 2025 yılı faaliyet verilerine göre 21 yurtta onlarca farklı başlıkta yüzlerce atölye ve etkinlik gerçekleştirildi. Psikoeğitimden sosyal sorumluluğa, kültür ve sanattan sağlıklı yaşama uzanan programlarla öğrencilerin farklı alanlardaki gelişimleri desteklendi.</p>

<p>Yurt öğrencileri TÜRGEV Psikolojik Danışmanlık Merkezi (PDM) aracılığıyla psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanırken, Güzel İşler Fabrikası'nda (GİF) eğitim, kültür, sanat, teknoloji, kariyer ve gönüllülük başlıklarında programlar düzenleniyor.</p>

<p></p>

<p>Başvurular çevrim içi yapılıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>TÜRGEV yükseköğretim kız öğrenci yurtlarına başvurular, Vakfın internet sitesi üzerinden çevrim içi gerçekleştiriliyor. Öğrenciler, üyelik ve öğrenci profili işlemlerinin ardından yurt başvurularını tamamlayabiliyor. Adaylar başvuru sırasında üç yurt tercihinde bulunabiliyor ve kontenjan durumuna göre uygun yurda yönlendiriliyor. Yüksek lisans ve doktora öğrencileri de TÜRGEV yükseköğretim yurtlarına başvurabiliyor. Öğrenciler, yurtların bulunduğu iller, başvuru durumları ve yurtlara ilişkin güncel bilgilere TÜRGEV'in internet sitesinden ulaşabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/universiteye-baslayacak-genclerin-yanindayiz</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/27-agustos/universiteye-baslayacak-genclerin-yanindayiz1.jpg" type="image/jpeg" length="17466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Son sınıfların yüzde 45’i tercih yapmadı!‘]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları, adayların üniversite ve bölüm tercihlerinde değişen önceliklerini bir kez daha ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, gençlerin üniversite tercihlerinde önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını söyledi. Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi.</p>

<p>Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur.” diye konuştu.</p>

<p>Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Adaylar artık mezun</p>

<p>olduklarında ne</p>

<p>yapacaklarını da düşünüyor</p>

<p></p>

<p>Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> Tercih hakkı olduğu halde</p>

<p>tercih yapmayan adaylar</p>

<p>dikkat çekti</p>

<p></p>

<p>Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi:</p>

<p>“Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.”</p>

<p></p>

<p>İki yıllık teknik</p>

<p>eğitime olan ilgi arttı</p>

<p></p>

<p>Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Tıp ve sağlık</p>

<p>alanlarına ilgi sürüyor</p>

<p></p>

<p>Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.”</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ</p>

<p>programlarına</p>

<p>ilgi yüksek</p>

<p></p>

<p>2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/27-agustos/son-siniflarin-yuzde-45i-tercih-yapmadi-2.jpg" type="image/jpeg" length="84453"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Nitelikli iş gücü yetiştirmeye devam edeceğiz’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Gaziantep OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu 5 öğrenci, Türkiye’nin savunma sanayisindeki öncü kuruluşlarından ASELSAN’da çalışmaya hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç teknisyenler, Ankara’da bir yıl sürecek kapsamlı teknik eğitimin ardından ASELSAN’ın Gaziantep’teki tesislerinde görev yaparak savunma teknolojilerine katkı sunacak.</p>

<p>Gaziantep sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik elemanları yetiştirmek amacıyla 2013-2014 eğitim öğretim yılında faaliyetlerine başlayan Özel Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerinin elde ettiği başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde uygulama ağırlıklı ve nitelikli mesleki eğitimiyle öne çıkan OSB Koleji, son olarak 5 mezununun ASELSAN tarafından kabul edilmesiyle önemli bir başarıya daha imza attı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önce Ankara, Sonra Gaziantep</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin en büyük lise atölyelerinden birine sahip olan OSB Koleji’nde uygulamalı eğitim alan Makine ve Tasarım Teknolojisi ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanlarından mezun 5 öğrenci, ASELSAN bünyesinde görev yapmak üzere seçildi.</p>

<p>Savunma sanayisinin yüksek teknik standartları doğrultusunda seçilen genç teknisyenler, kariyer yolculuklarına ASELSAN’ın Ankara’daki tesislerinde başlayacak. Burada bir yıl boyunca kapsamlı ve yoğunlaştırılmış teknik eğitim alacak olan öğrenciler, eğitimlerini tamamlamalarının ardından ASELSAN’ın Gaziantep’teki tesislerinde teknik kadroda görev yapacak. OSB Koleji mezunu gençlerin, Gaziantep’te aldıkları güçlü mesleki eğitimin ardından Ankara’da uzmanlık eğitiminden geçerek yeniden Gaziantep’e dönmeleri, mesleki eğitim ile sanayi arasındaki iş birliğinin de önemli bir örneğini oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p>Şimşek: Eğitim Her Zaman</p>

<p>Önceliğimiz Oldu</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, OSB Koleji mezunu 5 öğrencinin ASELSAN’da görev yapmak üzere kabul edilmesinin gurur verici olduğunu belirterek, mesleki eğitime verdikleri desteğin somut sonuçlarını görmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, “Gaziantep OSB olarak eğitime verdiğimiz önemin ve desteğin olumlu sonuçlarını almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bünyesinde Türkiye’nin en büyük lise atölyelerinden birini bulunduran OSB Kolejimiz, nitelikli teorik ve uygulamalı eğitimiyle mesleki eğitim alanında önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır. Öğrencilerimizin henüz lise çağında elde ettikleri bu başarı, okulumuzda verilen teorik ve pratik eğitimin kalitesini bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.</p>

<p>Beş öğrencinin Türkiye’nin savunma sanayisinin göz bebeği ASELSAN’a kabul edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Şimşek, “Gençlerimizin Gaziantep OSB’den çıkarak Ankara’da alacakları eğitimle uzmanlaşmaları ve ardından kentimizdeki ASELSAN tesislerinde görev yapacak olmaları, güçlü eğitim altyapımızın ve sanayi-okul iş birliğimizin en somut göstergelerinden biridir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Mezunlarımızla</p>

<p>gurur duyuyoruz”</p>

<p></p>

<p>ASELSAN’da görev yapmaya hak kazanan öğrencileri tebrik eden Şimşek, başarıda emeği bulunan okul yöneticileri ve öğretmenlere de teşekkür etti.</p>

<p>Şimşek, “Büyük bir başarıya imza atarak ASELSAN’dan kabul alan 5 mezunumuzu yürekten kutluyorum. Bu başarıda büyük emeği bulunan okul idarecilerimize, öğretmenlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Özel Gaziantep OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, güçlü fiziki altyapısı, uygulamalı eğitim imkânları ve nitelikli eğitim kadrosuyla ülkemizin ihtiyaç duyduğu teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya devam edecektir” diye konuştu.</p>

<p>Gaziantep OSB olarak gençleri yalnızca meslek sahibi olmaya değil, Türkiye’nin teknoloji ve üretim hedeflerine katkı sunabilecek donanıma sahip bireyler olarak yetiştirmeye önem verdiklerini belirten Şimşek, “Nitelikli iş gücü yetiştirmeye ve Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi’ne katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz5.jpeg" type="image/jpeg" length="20859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Yerli üretime önemli katkı sağlayacak’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yerli-uretime-onemli-katki-saglayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yerli-uretime-onemli-katki-saglayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necip Fazıl Yılmaz, yürütücülüğünü üstlendiği ve Gaziantep Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren NEPCON Mühendislik tarafından sunulan TÜBİTAK-TEYDEB 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Projesi hakkında GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan’a bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Yılmaz, proje kapsamında geliştirilmesi planlanan yeni nesil suni deri üretim hattına ilişkin çalışmaları Rektör Doğan ile paylaştı. Projenin, enerji kullanımından üretim süreçlerine kadar suni deri sektöründe çevreci ve yenilikçi bir dönüşüm sağlaması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Proje Rektör Doğan’a anlatıldı</p>

<p></p>

<p>GAÜN Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necip Fazıl Yılmaz, GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan’ı makamında ziyaret etti.</p>

<p>Gerçekleştirilen ziyarette, Prof. Dr. Yılmaz’ın yürütücülüğünü yaptığı proje hakkında kapsamlı bilgi paylaşılırken, projenin Gaziantep Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren NEPCON Mühendislik tarafından TÜBİTAK-TEYDEB 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında sunulduğu belirtildi.</p>

<p>Projenin temel hedefleri, üretim teknolojilerinde enerji verimliliğinin artırılması, fosil yakıtlara dayalı süreçlerin azaltılması ve daha çevreci üretim yöntemlerinin geliştirilmesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Doğalgaz yerine elektrik</p>

<p>enerjisi kullanılacak</p>

<p></p>

<p>Proje kapsamında dikkat çeken en önemli yeniliklerden biri ise suni deri üretim hattında enerji kaynağı olarak doğalgaz yerine elektrik enerjisinin kullanılması olacak.</p>

<p>Türkiye’de ve dünyada ilk kez geliştirilmesi hedeflenen üretim hattının, elektrik enerjisiyle çalışmasının yanı sıra yapay zekâ ve karar destek sistemiyle desteklenmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu sayede üretim süreçlerinin daha etkin şekilde yönetilmesi, enerji kullanımının optimize edilmesi ve üretimde verimliliğin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekâ üretim</p>

<p>sürecine entegre edilecek</p>

<p></p>

<p>Projede yalnızca enerji kaynağının değiştirilmesi değil, aynı zamanda üretim hattının teknolojik altyapısının geliştirilmesi de hedefleniyor.</p>

<p>Yapay zekâ ve karar destek sistemlerinin entegre edileceği üretim hattının, üretim süreçlerinin daha kontrollü ve verimli şekilde yürütülmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Geliştirilecek sistemle birlikte üretimde enerji tüketiminin azaltılması, süreçlerin daha etkin yönetilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Suni deri sektöründe yeşil</p>

<p>dönüşüm hedefleniyor</p>

<p></p>

<p>TÜBİTAK-TEYDEB 1832 kapsamında hazırlanan projenin, suni deri üretiminde yeşil dönüşümün önemli örneklerinden biri olması hedefleniyor.</p>

<p>Proje ile doğalgaz kullanımının yerine elektrik enerjisinin geçirilmesi sayesinde üretim süreçlerinin çevresel etkilerinin azaltılması amaçlanırken, enerji verimliliğinin artırılması da projenin temel hedefleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Çalışmanın aynı zamanda Türkiye’nin yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yerli üretim kapasitesine katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte suni deri üretim teknolojilerinde daha çevreci, enerji verimli ve akıllı üretim altyapısının oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Üniversite-sanayi iş birliği açısından da önem taşıyan proje, akademik bilgi ve mühendislik çalışmalarının sanayiye aktarılması bakımından dikkat çekiyor. Gaziantep Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren NEPCON Mühendislik tarafından sunulan proje ile yenilikçi üretim teknolojilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Rektör Doğan’dan</p>

<p>proje ekibine tebrik</p>

<p></p>

<p>GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, ziyaret sırasında proje hakkında bilgi aldı. Projenin çevreci üretim, enerji verimliliği ve yerli teknoloji açısından önem taşıdığına dikkat çeken Doğan, Prof. Dr. Necip Fazıl Yılmaz ve proje ekibini çalışmalarından dolayı tebrik etti.</p>

<p>Projenin üniversite-sanayi iş birliğinin somut örneklerinden biri olduğunu belirten Doğan, akademisyenlerin geliştirdiği yenilikçi çalışmaların üretim sektörüne kazandırılmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>GAÜN bünyesinde yürütülen bu tür projelerin, hem akademik çalışmaların uygulamaya aktarılmasına hem de Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yerli-uretime-onemli-katki-saglayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/24-agustos/yerli-uretime-onemli-katki-saglayacak3.jpg" type="image/jpeg" length="97733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Gelecekteki kariyer yolculuklarında yanlarındayız’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/gelecekteki-kariyer-yolculuklarinda-yanlarindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/gelecekteki-kariyer-yolculuklarinda-yanlarindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Koleji ve SANKO Fen-Teknoloji Lisesi’nin 2026 mezunları, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından Türkiye’nin ve dünyanın seçkin üniversitelerine yerleşerek önemli bir başarıya daha imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Liseleri mezunlarının farklı alanlarda elde ettiği sonuçlar dikkat çekerken, öğrenciler tıp, mühendislik, mimarlık, diş hekimliği, hukuk, fen-edebiyat, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iletişim ve turizm gibi çok sayıda alanda üniversitelerin yolunu tuttu.</p>

<p></p>

<p>22 öğrenci tıp fakültelerine yerleşti</p>

<p></p>

<p>2026 mezunlarından 22 öğrenci tıp, 20 öğrenci mühendislik, 4 öğrenci mimarlık, 2 öğrenci diş hekimliği ve 1 öğrenci hukuk fakültelerine yerleşme başarısı gösterdi.</p>

<p>Bunun yanı sıra 3 öğrenci fen-edebiyat, 11 öğrenci siyasal bilgiler ile iktisadi ve idari bilimler, 2 öğrenci ise iletişim ve turizm alanlarında Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde eğitim alma hakkı kazandı.</p>

<p>SANKO Liseleri mezunlarından 9 öğrenci de yurt dışındaki üniversitelere yerleşerek başarılarını uluslararası alana taşıdı.</p>

<p></p>

<p>“Büyük mutluluk ve</p>

<p>gurur duyuyoruz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı, öğrencilerin elde ettiği sonuçların kendileri açısından büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.</p>

<p>Öğrencilerin planlı ve disiplinli çalışmalarının başarıda önemli rol oynadığını ifade eden Asyalı, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışındaki önemli üniversitelere yerleşen öğrencilerle gurur duyduklarını söyledi.</p>

<p>Asyalı, başarıda emeği bulunan yönetici, öğretmen ve velilere teşekkür ederek şöyle konuştu:</p>

<p>“Öğrencilerimizin yıllar boyunca gösterdikleri azim ve özverinin böylesine değerli sonuçlarla karşılık bulmasından büyük gurur duyuyoruz. 2026 mezunlarımızı yürekten kutluyor, üniversite yaşamlarında ve gelecekteki kariyer yolculuklarında nice başarılar diliyorum.”</p>

<p></p>

<p>Mezunların başarısı</p>

<p>gurur kaynağı oldu</p>

<p></p>

<p>YKS yerleştirme sonuçlarıyla birlikte SANKO Koleji ve SANKO Fen-Teknoloji Lisesi mezunlarının farklı akademik alanlarda önemli üniversitelere yerleşmesi, okul camiasında da memnuniyet oluşturdu.</p>

<p>Türkiye’deki seçkin üniversitelerin yanı sıra yurt dışındaki üniversitelerde eğitim görmeye hak kazanan öğrenciler, SANKO Liseleri’nin 2026 mezunlarının başarı grafiğine yeni bir halka ekledi.</p>

<p>Öğrencilerin üniversite eğitimlerinin ardından farklı meslek alanlarında kariyerlerine devam etmeleri ve elde ettikleri akademik birikimi gelecekte başarıyla değerlendirmeleri hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/gelecekteki-kariyer-yolculuklarinda-yanlarindayiz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/21-agustos/gelecekteki-kariyer-yolculuklarinda-yanlarindayiz2.jpg" type="image/jpeg" length="53659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler üniversite hedeflerine ulaştı]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/ogrenciler-universite-hedeflerine-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/ogrenciler-universite-hedeflerine-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Gaziantep Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (GASMEK), 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde üniversite ve lise sınavlarına hazırlanan öğrencilerin elde ettiği sonuçlarla dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GASMEK’in ücretsiz üniversite hazırlık kurslarından yararlanan yüzlerce öğrenci, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarıyla üniversiteli olma başarısı gösterdi.</p>

<p>Ücretsiz eğitim, rehberlik, deneme sınavları ve sınava yönelik hazırlık programlarıyla öğrencilerin yanında olan GASMEK, gençlerin eğitim hedeflerine ulaşmasına katkı sundu.</p>

<p></p>

<p>Tıp, hukuk ve mühendislikte</p>

<p>dikkat çeken sonuç</p>

<p></p>

<p>2026 YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte GASMEK öğrencilerinin farklı akademik alanlarda elde ettiği başarılar da ortaya çıktı.</p>

<p>Buna göre GASMEK üniversite hazırlık kurslarından yararlanan 93 öğrenci tıp fakültesine, 32 öğrenci hukuk fakültesine, 133 öğrenci mimarlık ve mühendislik bölümlerine, 108 öğrenci ise hemşirelik ve ebelik bölümlerine yerleşti.</p>

<p>Öğrencilerin farklı alanlardaki tercihleri de başarı tablosuna yansıdı. 662 öğrenci eğitim ve diğer fakültelere, 685 öğrenci ise meslek yüksekokullarına yerleşerek yükseköğretim eğitimi alma hakkı kazandı.</p>

<p>Ortaya çıkan sonuçlar, GASMEK’in yalnızca belirli bölümlere yönelik değil, farklı akademik alanlarda eğitim almak isteyen öğrencilerin üniversite hedeflerine ulaşmalarına da destek sağladığını gösterdi.</p>

<p></p>

<p>LGS’de de öğrenciler</p>

<p>başarıya ulaştı</p>

<p></p>

<p>GASMEK’in başarı grafiği yalnızca YKS sonuçlarıyla sınırlı kalmadı. Liseye Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında hazırlık kurslarından yararlanan öğrenciler de lise yerleştirme sonuçlarında önemli başarılar elde etti.</p>

<p>LGS sonuçlarına göre 65 GASMEK öğrencisi fen lisesine, 86 öğrenci Anadolu lisesine, 22 öğrenci ise sosyal bilimler lisesine yerleşti.</p>

<p>Böylece GASMEK, hem üniversiteye hem de liseye geçiş sürecinde öğrencilere sunduğu ücretsiz eğitim imkanlarının sonuçlarını bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Ücretsiz eğitim modeliyle</p>

<p>öğrencilere destek</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin eğitim alanındaki çalışmalarının önemli unsurlarından biri olan GASMEK, öğrencilerin sınavlara hazırlanma sürecinde akademik desteğin yanı sıra rehberlik, deneme sınavları ve tercih döneminde yönlendirme hizmetleri de sunuyor.</p>

<p>Ücretsiz eğitim modeli sayesinde farklı yaş gruplarından öğrencilerin sınav hazırlık süreçlerine katkı sağlayan GASMEK, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da tıp, hukuk, mühendislik, sağlık, eğitim ve meslek yüksekokulları başta olmak üzere çok sayıda alana öğrenci yerleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Hedef: "Eğitim</p>

<p>Şehri Gaziantep"</p>

<p></p>

<p>GASMEK, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin “Eğitim Şehri Gaziantep” hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Öğrencilerin hayallerindeki üniversite ve mesleklere ulaşabilmeleri için ücretsiz eğitim imkanlarını güçlendirmeyi hedefleyen GASMEK, sınava hazırlık süreçlerinde gençlerin yanında olmaya devam ediyor.</p>

<p>2026 YKS ve LGS sonuçlarıyla elde edilen başarıların, Gaziantep’te eğitim alanında yürütülen çalışmaların sonuçlarına önemli bir örnek oluşturduğu belirtilirken, GASMEK’in önümüzdeki dönemlerde de başarı grafiğini daha yukarı taşımak için çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/ogrenciler-universite-hedeflerine-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/20-agustos/ogrenciler-universite-hedeflerine-ulasti3.jpg" type="image/jpeg" length="30606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Yüzde 100 doluluğa ulaştık’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yuzde-100-doluluga-ulastik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yuzde-100-doluluga-ulastik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından tüm kontenjanlarını doldurarak yüzde 100 doluluk oranına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitede ön lisans ve lisans programlarının kontenjanlarının tamamen dolması, SANKO Üniversitesi’ne yönelik öğrenci ve ailelerin ilgisini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Rektör Dağlı: “Önemli bir başarı”</p>

<p></p>

<p>SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, elde edilen sonuçtan duyduğu memnuniyeti dile getirerek yüzde 100 doluluk oranının üniversiteye duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Üniversitenin akademik yapısı, eğitim kalitesi ve öğrencilere sunduğu imkânların tercih sürecinde önemli rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Dağlı, tüm programlarda kontenjanların dolmasının üniversite açısından önemli bir başarı olduğunu söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Dağlı, “Yüzde 100 doluluk oranına ulaşmış olmak, bizler açısından önemli bir başarıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Bu başarıyı yalnızca</p>

<p>rakamsal bir sonuç olarak</p>

<p>değerlendirmiyoruz”</p>

<p></p>

<p>SANKO Üniversitesi’ni tercih eden öğrencilere ve ailelerine teşekkür eden Prof. Dr. Dağlı, üniversiteye gösterilen güvenin aynı zamanda büyük bir sorumluluk getirdiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Üniversitemizi tercih ederek bizlere güvenen kıymetli öğrencilerimize ve onların bugünlere gelmesinde büyük emekleri bulunan değerli ailelerine teşekkür ediyorum.</p>

<p>SANKO Üniversitesi olarak bu başarıyı yalnızca rakamsal bir sonuç olarak değerlendirmiyoruz. Her bir kontenjanımızın karşılığında geleceğine yön vermek üzere üniversitemizi tercih eden bir öğrencimiz var.</p>

<p>Bu güven bizim için büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluğun bilinciyle, öğrencilerimizin geleceğe güvenle hazırlanabilecekleri bir üniversite ortamı sunmak, üniversitemizin eğitim kalitesini sürekli geliştirmek, öğrencilerimize daha güçlü akademik ve sosyal imkânlar sunmak hedefiyle var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p></p>

<p>“Başarı, üniversite ailesinin</p>

<p>ortak emeğinin sonucu”</p>

<p></p>

<p>Yüzde 100 doluluk oranının yalnızca öğrenci tercihlerinin değil, üniversite bünyesinde yürütülen çalışmaların da bir sonucu olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, başarının SANKO Üniversitesi ailesinin ortak emeğiyle elde edildiğini ifade etti.</p>

<p>Dağlı, üniversitenin bugün ulaştığı noktada destek veren isimlere de teşekkür ederek, “Üniversitemizin yüzde 100 doluluk oranına ulaşmasında desteklerini esirgemeyen Onursal Başkanımız Sayın Abdulkadir Konukoğlu başta olmak üzere Mütevelli Heyet Başkanımız Sayın Zeki Konukoğlu’na, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Adil Sani Konukoğlu’na, Mütevelli Heyet Üyelerimize, emeği bulunan akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p></p>

<p>Eğitim kalitesinin</p>

<p>geliştirilmesi hedefleniyor</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SANKO Üniversitesi yönetimi, elde edilen yüzde 100 doluluk oranını yeni eğitim döneminin başlangıcında önemli bir motivasyon kaynağı olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Üniversite, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kişisel gelişimlerini destekleyecek çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı’nın açıklamaları doğrultusunda üniversitenin önümüzdeki dönemde eğitim kalitesini daha da geliştirmeye ve öğrencilere sunulan akademik ve sosyal imkânları güçlendirmeye odaklanacağı belirtildi.</p>

<p>YKS yerleştirme sonuçlarıyla birlikte tüm kontenjanlarını dolduran SANKO Üniversitesi, yeni eğitim-öğretim dönemine yüzde 100 doluluk oranının getirdiği güçlü motivasyonla hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yuzde-100-doluluga-ulastik</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/19-agustos/yuzde-100-doluluga-ulastik3.jpg" type="image/jpeg" length="56032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte çocukları için kreş ve anaokulu arayışına giren ailelere önemli uyarılarda bulunan Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okulun fiziksel imkânlarından önce çocuğun gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öğretmen kadrosunun sürekliliği, sınıf mevcudu, çocuk başına düşen yetişkin sayısı, uyum programı, psikolojik danışmanlık hizmeti, güvenlik, beslenme ve uyku düzeninin okul seçiminde temel kriterler arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “En gösterişli imkânlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları genellikle küçük detaylarda gizlidir.” dedi.</p>

<p>Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, yeni eğitim dönemi öncesinde kreş ve anaokulu seçerken ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Kreş seçimi yalnızca</p>

<p>“hangi okul daha iyi?”</p>

<p>sorusundan ibaret değil</p>

<p></p>

<p>Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte ailelerin yoğun bir kreş ve anaokulu arayışına girdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Okul öncesi eğitim dönemi yaklaşırken binlerce aile, çocukları için doğru kreş ve anaokulu bulma arayışına girdi. Bu karar da çocuğun ilerideki okul deneyimi ve duygusal gelişimini doğrudan etkilediği için daha da önemli hale gelmektedir. Fakat bu süreçte veliler sıklıkla fiziksel imkanlara ve gösterişli donanıma odaklanmakta, oysa asıl belirleyici faktör çocuğun okula uyumunu etkileyecek gelişimsel ve psikolojik faktörler olmaktadır.” dedi.</p>

<p>Ailelerin karar verirken kurumun fiziksel özelliklerinin ötesine bakması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Aileler bir kurumu ziyaret ettiğinde genellikle bahçenin büyüklüğüne, sınıfların dekorasyonuna bakıyor. Elbette bunlar önemli, ama asıl sorulması gereken sorular çok daha temel: Öğretmen kadrosu ne kadar sık değişiyor? Sınıfta bir çocuğa gerçekten ne kadar zaman ayrılabiliyor? Sınıf mevcudu ne düzeyde oluyor? Çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak bir oryantasyon programı uygulanıyor mu? Çocuk burada kendini güvende hissedecek mi?” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Okul eve yakın olmalı</p>

<p></p>

<p>Dr. Kadıoğlu, ailelerin öncelikle bakması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p>“Okul saatleri ve okul-ev arası mesafe; Çocuğun günlük ritmini bozmayacak, aşırı erken kalkış veya uzun yol gerektirmeyen bir düzen tercih edilmeli.</p>

<p>Sınıf mevcudu; Küçük sınıflar, öğretmenin her çocuğu yakından tanımasını ve olası gelişimsel sorunları erken fark etmesini sağlar.</p>

<p>Eğitim kadrosunun değişim oranı; Küçük çocuklar güven bağı kurdukları yetişkinin sürekliliğine ihtiyaç duyar; sık öğretmen değişimi kaygı ve uyum sorunlarını artırabilir. Özellikle 0-3 yaş arasında bakım ve eğitim verenin değişmemesi önemli hale geliyor. 4-5 yaş itibariyle çocuklar için bu değişiklik daha tolere edilebilir hale gelebilir. Sanatsal ve sportif faaliyetler, Spor, resim, müzik, tiyatro, seramik gibi etkinlikler; motor beceri, duygu ifadesi ve sosyal beceri gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Güvenlik önlemleri; Güvenliğin bulunması, giriş-çıkış kontrolü, kamera sistemi ve ilk yardım eğitimli personel bulunup bulunmadığı incelenmeli.</p>

<p>Psikolojik danışmanlık hizmeti; Okulda tam zamanlı bir rehberlik biriminin bulunması, yalnızca sorun çıktığında değil, hem oryantasyon sürecinde hem de erken tanılama ve aile rehberliği açısından da önemli.</p>

<p></p>

<p>Çocuğun günlük</p>

<p>ritmi bozulmamalı</p>

<p></p>

<p>Beslenme ve uyku düzeni; Bu yaş grubunda fiziksel ihtiyaçlar duygusal düzenlemeyle doğrudan bağlantılıdır; aç ya da uykusuz bir çocuk davranışsal olarak da zorlanacağından rutinlerin belirli olması önemli.</p>

<p>Eğitim modeli; Tek bir eğitim yaklaşımına bağlı kalmak yerine (Montessori, Orman Okulu gibi.) farklı modellerin güçlü yönlerini çocuğun ihtiyacına göre bütüncül bir şekilde harmanlayan okullar tercih edilmeli.”</p>

<p></p>

<p>Her yaşta aynı kreş</p>

<p>kriteri geçerli değil!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kreş ve anaokulu seçiminde en sık yapılan hatalardan birinin bütün yaş gruplarını aynı kriterlerle değerlendirmek olduğunu belirten Dr. Kadıoğlu, “Velilerin gözden kaçırdığı bir nokta da şu; Kreş ve anaokulu seçiminde tek bir kriter listesi her yaş için geçerli değil. 0-2 yaş aralığında en kritik unsur bakımın sıcaklığı ve sürekliliğidir. 2-4 yaş arasında çocuk evden ilk kez ayrılıyor; bu nedenle kademeli bir uyum sürecinin olup olmadığı sorulmalı. 4-6 yaşta ise artık kurallara uyum, sıraya girme ve kendi ihtiyacını ifade etme gibi sosyal beceriler ön plana çıkıyor.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Sınıf mevcutlarında</p>

<p>yasal sınır ne?</p>

<p></p>

<p>Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi kurumlarında sınıf mevcudu üst sınırının 20 öğrenci olarak belirlendiğini kaydeden Dr. Kadıoğlu, “Ancak bu bir üst sınır, ideal bir hedef değil. Uluslararası uzman kuruluşların önerileri, yaş küçüldükçe grup büyüklüğünün de küçülmesi gerektiğini gösteriyor. Buna göre bebeklik döneminde 6-8 çocuğa karşılık birden fazla yetişkin bulunması önerilirken, 4-5 yaşta bu sayı 16-20 çocuğa kadar esneyebiliyor. Aileler bir kurumu değerlendirirken sadece kağıt üzerindeki yasal sınırı değil, o sınıfta fiilen kaç yetişkinin görev yaptığını sormalı. Küçük yaşta çocuk ne kadar bireysel ilgiye ihtiyaç duyuyorsa, grup o kadar küçük olmalı ve sınıf öğretmeninin yanında mutlaka bir yardımcı öğretmen bulunmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Okul yönetimine sorulması</p>

<p>gereken sorular ne?</p>

<p></p>

<p>Dr. Kadıoğlu, veli görüşmelerinde sorulması önerilen somut soruları da “Öğretmen değişim oranınız nedir, son iki yılda kadroda kaç değişiklik oldu? Yeni başlayan çocuklar için kademeli bir uyum (adaptasyon-oryantasyon) programınız var mı, ne kadar sürüyor? Bir çocuk ağladığında veya öfke nöbeti geçirdiğinde nasıl bir yaklaşım izleniyor? Okulda tam zamanlı rehberlik birimi var mı, ailelerle ne sıklıkla görüşme yapılıyor? Giriş-çıkış kontrolü ve kamera sistemi nasıl işliyor, personelde ilk yardım eğitimi var mı, dolaplar sabitlenmiş mi? Uyku ve beslenme saatleri sabit mi, alerji veya özel durumlar nasıl takip ediliyor? Ailelerle günlük veya haftalık bilgi paylaşımı nasıl yapılıyor?” şeklinde dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Gösterişten çok küçük</p>

<p>detaylara bakılmalı</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, sözlerini “Aslında en gösterişli imkanlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları da genelde küçük detaylarda gizlidir.” şeklinde tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin.jpg" type="image/jpeg" length="87400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Okul başarısı tek ölçüt değil’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/okul-basarisi-tek-olcut-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/okul-basarisi-tek-olcut-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, Penguen Kitabevi’nde düzenlenen “Akademik Başarıda Anne Baba Tutumları” söyleşisinde, çocukların akademik başarısında aile tutumlarının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Velilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide Balcı; ders çalışma baskısından teknoloji kullanımına, sorumluluk vermekten çocuklara rol model olmaya kadar birçok konuda velilere önerilerde bulundu.</p>

<p>Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, Penguen Kitabevi’nde “Akademik Başarıda Anne Baba Tutumları” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Balcı, akademik başarının yalnızca ders ve sınav sonuçlarından ibaret olmadığını belirterek, çocukların sosyal, duygusal ve günlük yaşam becerilerinin de desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>“Sürekli ders çalış</p>

<p>demek işe yaramıyor”</p>

<p></p>

<p>Çocuklara anne babalarının en çok hangi davranışlarından şikâyet ettikleri sorulduğunda; “ders çalış” baskısı, fazla müdahale, teknoloji yasakları ve başka çocuklarla kıyaslanmanın öne çıktığını belirten Balcı, sürekli ders çalışma telkininin ters tepebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Balcı, “Bulaşık makinesi çalışmıyorsa düğmesine tekrar tekrar basıp ‘çalış’ demenin bir faydası yok. Bunun gibi velilerin öğrencilere baskı uygulayıp sürekli ‘ders çalış’ demesi de işe yaramayacaktır. Hatta ters tepki de gösterebilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tür sorunların önüne geçebilmek için çalışma alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini belirten Balcı; düzenli ders tekrarı, kitap okuma ve sorumluluk alma alışkanlıklarının çocukların gelişiminde önemli olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Çocuk kendi</p>

<p>sorumluluklarını</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>yerine getirmeli”</p>

<p></p>

<p>Çocukların kendi yapmaları gereken işleri kendilerinin yapmasının problem çözme becerilerini geliştirdiğini ifade eden Balcı, anne babaların çocuklarının yerine her işi yapmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocuğun zorluklarla karşılaşmasının ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesinin önemli olduğunu belirten Balcı, “Birçok şeyi çocuğun yerine anne baba yaptığı zaman çocuk o rahata ve konfora alışıyor. Daha sonra zorluklarla karşılaştığında bocalayabiliyor” dedi.</p>

<p>Balcı, çocuğun odasını toplamak gibi günlük sorumlulukların da çocuğa bırakılması gerektiğini belirterek, anne babaların bu süreçte sabırlı olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>“Çocuklar söylediklerinizi</p>

<p>değil, gördüklerini yapar”</p>

<p></p>

<p>Söyleşide anne babaların çocuklar için rol model olmasının önemine de dikkat çekildi. Balcı, “Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini yaparlar” diyerek, anne babaların kendi davranışlarıyla çocuklarına örnek olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kitap okuyan anne babaların çocuklarında da kitaba yönelik ilginin gelişebileceğini belirten Balcı, telefonla aşırı ilgilenmeyen ebeveynlerin çocuklarına da bu konuda olumlu örnek olabileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Evde kurallar ve</p>

<p>tutarlı tutum önemli</p>

<p></p>

<p>Evde net kurallar ve sınırların bulunmasının çocukların sorumluluk bilincinin gelişmesi açısından önemli olduğunu belirten Balcı, anne babaların ortak ve tutarlı bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların yatış ve kalkış saatlerinin düzenli olması, kitap okuması, ders tekrarı yapması, kendi yatağını toplaması, okul çantasını hazırlaması, yemekten önce ellerini yıkaması ve yemekten sonra dişlerini fırçalaması gibi alışkanlıkların küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının ilerleyen yaşlarda da fayda sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Teknoloji kullanımında da sınırların belirlenmesi gerektiğini ifade eden Balcı, günlük teknoloji kullanımının iki saati aşmasının çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Sağlıklı iletişim dozunda</p>

<p>kullanılan ilaç gibidir”</p>

<p></p>

<p>Balcı, çocuklarla iletişimde doğru mesafenin kurulmasının önemine dikkat çekerek, bunu kirpi ailesi üzerinden anlattı. Kirpilerin birbirlerine fazla yaklaştıklarında dikenleri nedeniyle canlarının acıdığını ve uzaklaştıklarını belirten Balcı, tekrar yaklaştıklarında aynı durumla karşılaştıklarını, sonunda ise birbirlerini incitmeyecekleri uygun mesafeyi öğrendiklerini ifade etti.</p>

<p>Çocuklarla iletişimde beden dilinin de en az kullanılan kelimeler kadar önemli olduğunu vurgulayan Balcı, velilere çocuklarıyla konuşurken göz teması kurmaları, gülümsemeleri ve onları dikkatle dinlemeleri önerisinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>“Kaya gibi değil, saz</p>

<p>gibi esnek olun”</p>

<p></p>

<p>Anne babaların çocuklarına karşı esnek davranmasının da önem taşıdığını belirten Balcı, “Kaya gibi sert olmaktansa suyun akışına göre hareket eden sazlar gibi esnek olmak gerekiyor” dedi.</p>

<p>Ebeveynlerin çocukların gelişim dönemlerini ve değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak tutumlarını gerektiğinde yeniden değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>“Okul ve sınav başarısı</p>

<p>tek ölçüt olmamalı”</p>

<p></p>

<p>Çocukların yalnızca sınav ve okul başarıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Balcı, her çocuğun farklı özelliklere ve yeteneklere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Çocukların sosyal becerileri, iletişim gücü, problem çözme yeteneği, duygusal zekâsı, öz yönetim ve karar verme becerileri ile dayanıklılıklarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Balcı, “Her biri parmak izi gibi birbirinden ayrı ve biricik. Onların iyi oldukları alanlara ve becerilerine odaklanmamız, olumlu yönlerini daha fazla görmemiz gerekiyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Bütün kararları</p>

<p>çocuklara bırakmayın”</p>

<p></p>

<p>Çocukların spor ve sanat etkinliklerine yönlendirilmesini, bir enstrüman çalmalarının veya bir spor dalıyla ilgilenmelerinin desteklenmesini öneren Balcı, bazı durumlarda karar verme sürecinde ebeveynlerin daha aktif olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların her zaman doğru tercihi yapamayabileceğine dikkat çeken Balcı, anne babaların kendi deneyimlerinden yararlanarak çocuklarına rehberlik etmelerinin önemine değindi.</p>

<p>Çocukların her istediklerinin yapılmasının da doğru olmadığını belirten Balcı, çocukların anne babalarının yanı sıra öğretmenleri ve güvendikleri diğer yetişkinlerin deneyimlerinden faydalanmasının, kendilerini bulma süreçlerine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>“Çocuğunuzu koşulsuz sevin”</p>

<p></p>

<p>Balcı, çocukların yalnızca maddi ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını belirterek, sevgi ve saygının da çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne babasının sevgisini ve desteğini arkasında hisseden çocukların akademik süreçte daha özgüvenli olabildiğini ifade eden Balcı, çocukların koşulsuz sevildiklerini bilmelerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında iş deneyimi önerisi</p>

<p></p>

<p>Söyleşide çocukların yaz aylarında yaşlarına uygun işlerde küçük de olsa sorumluluk almalarının sağlayabileceği kazanımlara da değinen Balcı, para alışverişi yapmak, insanlarla iletişim kurmak ve kendi emeğinin karşılığını kazanmak gibi deneyimlerin çocukların ileride gerçek iş hayatına uyum sağlamalarına katkıda bulunabileceğini belirtti.</p>

<p>Sağlık kontrollerine dikkat çekti</p>

<p>Çocukların akademik başarısında sağlık durumunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Balcı, özellikle görme sorunlarının okul başarısını etkileyebileceğine dikkat çekti. Çocukların düzenli sağlık kontrollerinin yapılmasını öneren Balcı, gerekli durumlarda aile hekimi değerlendirmesiyle kan tahlilleri yapılarak B12, D Vitamini gibi değerlerinin takip edilmesinin önemine değindi.</p>

<p>Leyla Balcı kendi</p>

<p>deneyimlerini paylaştı</p>

<p>Etkinlikte Barış Balcı’nın eşi Aile Danışmanı Leyla Balcı da, kendi çocuklarının gelişim sürecindeki deneyimlerini katılımcı velilerle paylaştı. Çocukları baskılamadan onlara sevgi ve hoşgörü ile yaklaşılmasını önerdi.</p>

<p>Söyleşi, velilerin soruları ve Barış Balcı’nın değerlendirmeleriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/okul-basarisi-tek-olcut-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/okul-basarisi-tek-olcut-degil2.JPG" type="image/jpeg" length="16489"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
