<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 31 May 2026 22:58:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kontrolsüz beslenme kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kontrolsuz-beslenme-kalp-sagligini-olumsuz-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kontrolsuz-beslenme-kalp-sagligini-olumsuz-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayramların paylaşma ve bereketin simgesi olduğunu belirten Doç. Dr. Mahmut Özdemir, aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine değinerek, "Bayram sofralarında aşırı miktarda tüketilen yağlı kırmızı etler, şerbetli tatlılar ve tuzlu yiyecekler kalp üzerinde ciddi yük oluşturabilir. Özellikle hipertansiyon, koroner arter hastalığı, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerekir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı döneminde değişen beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Liv Hospital Gaziantep Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mahmut Özdemir, özellikle bayram sofralarında artan kırmızı et, tatlı ve tuz tüketiminin kalp-damar hastaları açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Doç. Dr. Özdemir, sağlıklı bir bayram geçirilmesi için kontrollü beslenme, düzenli hareket ve yeterli sıvı tüketiminin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Bayramların paylaşma ve bereketin simgesi olduğunu belirten Doç. Dr. Mahmut Özdemir, aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Doç. Dr. Özdemir, "Bayram sofralarında aşırı miktarda tüketilen yağlı kırmızı etler, şerbetli tatlılar ve tuzlu yiyecekler kalp üzerinde ciddi yük oluşturabilir. Özellikle hipertansiyon, koroner arter hastalığı, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerekir" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Yeni kesilmiş et hemen</p>

<p>tüketilmemeli"</p>

<p></p>

<p>Kurban etinin kesim sonrası hemen tüketilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Özdemir, etin en az 12-24 saat dinlendirilmesinin hem sindirim sistemi hem de genel sağlık açısından daha uygun olduğunu söyledi. Et tüketiminde porsiyon kontrolünün önemine dikkat çeken Doç. Dr. Özdemir, "Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Özellikle kuyruk yağı eklenerek hazırlanan kavurmalar ve aşırı yağlı et tüketimi kötü kolesterol seviyesini yükseltebilir. Bu durum kalp ve damar hastalıkları açısından risk oluşturabilir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Şerbetli tatlılar ve fazla</p>

<p>tuz risk oluşturabiliyor"</p>

<p></p>

<p>Bayram ziyaretlerinde sık tüketilen şerbetli tatlıların kan şekeri ve kilo kontrolünü olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Doç. Dr. Özdemir, daha hafif alternatiflerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Özdemir, "Sütlü ve hafif tatlılar daha uygun tercihler olabilir. Ayrıca aşırı tuz tüketimi vücutta sıvı tutulmasına yol açarak kalbin yükünü artırabilir. Özellikle tansiyon ve kalp yetmezliği hastalarının bu konuda dikkatli olması gerekir" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Bayramda hareket ihmal edilmemeli"</p>

<p></p>

<p>Uzun süre hareketsiz kalmanın dolaşım sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyleyen Özdemir, bayram boyunca hafif tempolu yürüyüşlerin önemli olduğuna değindi. Doç. Dr. Özdemir, "Günde 30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler hem kalp sağlığını destekler hem de sindirime yardımcı olur. Ayrıca sıcak havalarda yeterli su tüketimi de büyük önem taşır" açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>"İlaç kullanımı aksatılmamalı"</p>

<p></p>

<p>Kalp ve tansiyon hastalarının bayram telaşı nedeniyle ilaçlarını ihmal etmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Özdemir, düzenli ilaç kullanımının hayati önem taşıdığını söyledi. Doç. Dr. Özdemir, Kurban Bayramı’nın sağlıklı ve huzurlu geçirilebilmesi için dengeli beslenme, kontrollü et tüketimi, düzenli hareket ve yeterli sıvı alımına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek tüm vatandaşların bayramını kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kontrolsuz-beslenme-kalp-sagligini-olumsuz-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/26-mayis/kontrolsuz-beslenme-kalp-sagligini-olumsuz-etkileyebilir.jpg" type="image/jpeg" length="74231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Düzenli tarama alışkanlığının yaygınlaşması kritik rol oynuyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/duzenli-tarama-aliskanliginin-yayginlasmasi-kritik-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/duzenli-tarama-aliskanliginin-yayginlasmasi-kritik-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te, Türk Cerrahi Derneği tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğuyla meme kanseri farkındalık ve eğitim programının üçüncüsü gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlikte konuşan uzmanlar, meme kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığına vurgu yaparak, kadınların düzenli tarama programlarına katılmasının yaşam süresini uzattığını ve tedavi başarısını artırdığını belirtti. Uzmanlar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ücretsiz tarama programları sayesinde meme kanserinin erken evrede tespit edilebildiğini ifade ederek, "Erken tanı sayesinde kadınların yaşam kalitesi korunabiliyor ve hastalık büyük ölçüde tedavi edilebiliyor" dedi. Program kapsamında kadınlara kendi kendine meme muayenesinin önemi, doktor kontrolü ve mamografi taramalarının gerekliliği anlatıldı. Katılımcılardan edindikleri bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşmaları istendi. Etkinlikte ayrıca Gaziantep'te kadınların tarama programlarına neden yeterince katılmadığına ilişkin görüş ve değerlendirmeler de ele alındı. Elde edilen verilerin Sağlık Bakanlığı'na sunulacak raporda değerlendirilerek çözüm önerileri geliştirileceği belirtildi. Konuşmalarda, Türkiye'nin ücretsiz meme kanseri tarama programları sayesinde birçok Avrupa ve Kuzey Amerika ülkesine göre avantajlı durumda olduğuna dikkat çekildi. Kadınlardan yılda en az bir kez mamografi taramasına katılmaları istendi.</p>

<p></p>

<p>"Meme kanseri, hem ülkemizde</p>

<p>hem de dünyada kadınlarda en</p>

<p>sık görülen kanser türüdür"</p>

<p></p>

<p>Programda konuşan Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, "Bugün burada Türk Cerrahi Derneği, Sağlık Bakanlığımız ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğunda meme kanseri farkındalık ve eğitim programlarının üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Halkımızın desteği ve yoğun katılımı gerçekten bizleri çok mutlu etti. Meme kanseri, hem ülkemizde hem de dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ülkemizde meme kanseri tarama programları Sağlık Bakanlığımız tarafından ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir. Bu sayede erken tanı koyduğumuz kadınlarda, yaşam süresini kısaltmadan ve yaşam kalitesini çok fazla etkilemeden tedavi olanağına sahip olabiliyoruz. Bu noktada Gaziantepli kadınların desteğini almak için buraya geldik. Kadınları erken tanı konusunda bilgilendirdik. Kendi kendine meme muayenesinin önemini, doktor muayenesinin gerekliliğini ve mamografi tarama programlarına katılmalarının hayatlarını nasıl etkileyebileceğini anlattık. Ayrıca buradan ayrıldıktan sonra edindikleri bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşmalarının, diğer kadınların hayatlarına da olumlu katkı sağlayabileceğini konuştuk. Dolayısıyla meme kanserinde erken tanının kadınların yaşam süresi üzerindeki etkisini, kadınların tarama programlarından neden çekindiklerini ve bazı yanlış bilinen bilgiler nedeniyle neden bu programlara dahil olmadıklarını Gaziantep özelinde öğrenmiş olduk. Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığımıza sunacağımız raporda çözüm önerileri için bir yol haritası çizmeye çalışacağız. Kadınlarımızın bu toplantılar sonrasında farkındalıklarının artacağını ve ülke genelinde mamografi tarama oranlarının istediğimiz seviyeye ulaşacağını umut ediyoruz" dedi.</p>

<p>"Erken tanı, aslında tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavinin en önemli anahtarıdır"</p>

<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Göktürk Maralcan ise "Meme kanserinde erken tanı, aslında tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavinin en önemli anahtarıdır. Başarılı tedavinin temel noktası erken teşhistir. Meme kanserinde de bu durum bir gerçektir. Erken tanıdan da önemlisi, kadınlarımızı hiçbir şikayetleri yokken tarama programlarına dahil edebilmektir. Özellikle mamografi, doktor muayenesi ve kendi kendine meme muayenesi sonrasında hastalıkla ilgili bir bulgu tespit edilirse ve tedaviye erken başlanırsa, evre sıfır dediğimiz dönemde hastalık yakalanmış olur. Bu evrede yakalanan kadınlarımızın neredeyse yüzde 98 ila yüzde 100'ü bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Evre sıfırda teşhis için en önemli anahtarlar, kendi kendine muayene, genel cerrahi muayenesi ve mamografidir. Kadınlarımız bu üç adıma dikkat ettiğinde çok büyük oranda erken tanı koyabilir ve başarılı bir tedavi süreci sağlayabiliriz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, meme kanserinde düzenli tarama alışkanlığının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi sürecinin daha etkili yönetilebilmesi, tarama alışkanlıklarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan bu eğitimler ise erken tanı kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkı sunuyor."</p>

<p></p>

<p>"Doğru bilgiyle desteklenen</p>

<p>kadınlar tarama süreçlerine</p>

<p>daha bilinçli yaklaşıyor"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Gaziantep Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Bülent Sultanoğlu, "Meme kanseriyle ilgili doğru bilgiye erişim arttıkça, kadınların tarama ve kontrol süreçlerine yaklaşımı da olumlu yönde değişiyor. Erken belirtiler konusunda farkındalık kazanılması, hastalığın daha erken evrede tespit edilmesine katkı sağlayabiliyor. Toplumda bilinç düzeyinin artması ise kadınların kendi sağlıklarıyla ilgili daha proaktif adımlar atmasını destekliyor."</p>

<p></p>

<p>"Yerel ihtiyaçlara uygun</p>

<p>çözümler geliştirmek</p>

<p>gerekiyor"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, bölgesel tarama süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi: "Tarama oranlarını artırmak için toplumun ihtiyaçlarını doğru analiz eden ve yerel dinamiklere uygun iletişim yöntemlerini merkeze alan yaklaşımlar büyük önem taşıyor. Aile hekimleri ise toplumla birebir temas kurabilmeleri sayesinde bu süreçte önemli bir rol üstleniyor. Özellikle birinci basamakta yürütülen bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaşması, kadınların tarama programlarına katılımını artırmada etkili olabiliyor."</p>

<p></p>

<p>"Tarama hizmetlerine</p>

<p>erişim konusunda</p>

<p>farkındalık artırılmalı"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Kanser Birim Sorumlusu Uzman Dr. Artun Onuker, tarama programlarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Ücretsiz tarama hizmetlerinin daha fazla kişiye ulaşabilmesi için farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor. Kamu kurumları, sağlık profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi, tarama programlarının etkisini güçlendirecektir. Özellikle yerel düzeyde yürütülen iş birlikleri, toplumun tarama programlarına katılımını teşvik etmede önemli katkı sağlayabiliyor."</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hasta deneyimi</p>

<p>farkındalık çalışmalarına</p>

<p>güç katıyor"</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil İlçe Sağlık Müdürlüğü Uzman Aile Hekimi Dr. Nihan Şenol ise hasta temsilciliğinin toplumsal farkındalık üzerindeki etkisine değinerek şunları söyledi: "Kadınların benzer deneyimleri yaşamış kişilerin hikâyelerini duyması, sağlık süreçlerine yaklaşımını olumlu yönde etkiliyor. Hasta deneyimlerinin paylaşılması, yalnız olmadıklarını hissetmelerine ve tarama süreçlerine daha bilinçli yaklaşmalarına katkı sağlıyor. Bu tür deneyim paylaşımları aynı zamanda toplumdaki farkındalık düzeyinin güçlenmesine ve erken tanı konusunda cesaret verici bir etki oluşmasına destek oluyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/duzenli-tarama-aliskanliginin-yayginlasmasi-kritik-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/26-mayis/ekran-resmi-2026-05-25-140810.png" type="image/jpeg" length="72667"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Et ürünlerinde ızgara ya da fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/et-urunlerinde-izgara-ya-da-firinda-pisirme-yontemleri-tercih-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/et-urunlerinde-izgara-ya-da-firinda-pisirme-yontemleri-tercih-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketiminin özellikle kalp ve damar hastaları açısından ciddi riskler oluşturabileceğini belirten Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, vatandaşlara dengeli beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram sofralarında kontrolsüz et tüketiminin kolesterol ve tansiyon değerlerini olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Gökaslan, "Kurban Bayramı’nda özellikle kavurma, sakatat ve yağlı et tüketimi artıyor. Ancak aşırı kırmızı et tüketimi kalp krizi, ritim bozukluğu ve tansiyon yükselmesi gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir" dedi.</p>

<p>Yeni kesilen etin hemen tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Gökaslan, "Etin en az 12-24 saat dinlendirilmesi sindirim açısından daha sağlıklıdır. Ayrıca etleri kızartma yerine haşlama, ızgara ya da fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özellikle hipertansiyon, diyabet, damar tıkanıklığı ve kalp hastalığı bulunan bireylerin bayram boyunca daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Gökaslan, "Et tüketiminin yanında mutlaka sebze, salata ve bol su tüketilmeli. Gün içerisinde hareketsiz kalınmamalı, kısa yürüyüşler ihmal edilmemeli. Bayramı sağlık sorunu yaşamadan geçirmek için porsiyon kontrolü büyük önem taşıyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Gökaslan ayrıca, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve ani tansiyon yükselmesi gibi şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, bu tür durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/et-urunlerinde-izgara-ya-da-firinda-pisirme-yontemleri-tercih-edilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/26-mayis/et-urunlerinde-izgara-ya-da-firinda-pisirme-yontemleri-tercih-edilmeli3.jpg" type="image/jpeg" length="16577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘ÇOCUKLARIN SOSYAL GELİŞİMİNE KATKI SAĞLIYORUZ’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-sosyal-gelisimine-katki-sagliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-sosyal-gelisimine-katki-sagliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen “Spor Şenliği”, çocukların neşesi ve renkli görüntüler eşliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde organize edilen etkinlikte çocuklar, birbirinden farklı oyun ve eğlence alanlarında doyasıya vakit geçirdi. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği şenlikte çocuklar hem eğlendiler hem de sosyal aktivitelerle keyifli anlar yaşadılar. Gün boyu devam eden etkinliklerde çocukların mutluluğu yüzlerine yansırken, sporun birleştirici gücü bir kez daha ön plana çıktı.</p>

<p></p>

<p>Oyun alanları büyük ilgi gördü</p>

<p></p>

<p>Şenlik kapsamında çocuklar için özel olarak hazırlanan oyun parkurları, sportif aktiviteler ve eğlence alanları büyük ilgi gördü. Enerjilerini çeşitli etkinliklerle atan çocuklar, arkadaşlarıyla birlikte unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlik alanında oluşan renkli görüntüler, şenliğe katılan ailelerden de tam not aldı. Çocukların sosyal gelişimine katkı sunan organizasyon, katılımcılar tarafından memnuniyetle karşılandı.</p>

<p></p>

<p>Çocuklardan Başkan</p>

<p>Umut Yılmaz’a Teşekkür</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Etkinliğe katılan çocuklar, düzenlenen organizasyondan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a teşekkür ettiler. Eğlenceli aktiviteler sayesinde güzel vakit geçirdiklerini belirten çocuklar, benzer etkinliklerin devam etmesini istediklerini dile getirdiler. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SPOR</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-sosyal-gelisimine-katki-sagliyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/23-mayis/cocuklarin-sosyal-gelisimine-katki-sagliyoruz3.jpg" type="image/jpeg" length="19649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Güne kavurmayla başlamayın’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/gune-kavurmayla-baslamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/gune-kavurmayla-baslamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, Kurban Bayramı'nda kontrolsüz et tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirterek vatandaşlara dengeli beslenme, bol su tüketimi ve dinlendirilmiş et uyarısında bulunarak, "Güne kavurmayla başlamayın" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlardan sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılar gelmeye devam ediyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, özellikle bayramın ilk gününde yapılan yanlış beslenme alışkanlıklarının mide ve bağırsak problemlerine neden olabileceğini söyledi. Sobacı, ağır ve yağlı et tüketiminin sindirim sistemini zorladığını belirterek, etin ortalama 1 gün dinlendirilerek tüketilmesinin doğru olduğunu söyleyerek vatandaşların daha dikkatli davranması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Güne ağır ve yağlı et</p>

<p>yemekleriyle başlamak</p>

<p>büyük hata"</p>

<p></p>

<p>Kurban Bayramı'nda yapılan en büyük hatalardan birinin sabah saatlerinde ağır ve yağlı et yemekleri tüketmek olduğunu ifade eden Diyetisyen Zişan Sobacı, "Kurban Bayramı'nda yapılan en büyük hatalardan bir tanesi, güne ağır yemeklerle başlamak. Sabahın erken saatlerinde et tüketmektir. İlk kalktığımız zamanlarda, normal hafif bir kahvaltıyla güne başlayıp et tüketimini günün devamında tercih edebiliriz" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Dinlendirilmiş et</p>

<p>daha sağlıklı oluyor"</p>

<p></p>

<p>Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmemesi gerektiğini de vurgulayan Sobacı, uzmanların etin en az bir gün dinlendirilmesini önerdiğini söyledi. Yeni kesilmiş etin sindiriminin daha zor olduğuna dikkat çeken Sobacı, "Kurban kesildikten sonra etin bir gün dinlendirilmesini tavsiye ediyoruz. Çünkü yeni kesilmiş etin sindirimi çok daha zordur. Bu yüzden gün içerisinde biraz beklettikten sonra et tüketimini öneriyoruz. Et yeni kesildiği zaman içerisindeki enzim aktiviteleri devam ettiği için insan vücudu bunu daha zor sindirir. Ancak et dinlendirildiğinde, insan tüketimine daha uygun hale gelir ve sindirimi bizim için çok daha kolay olur" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Et tüketirken sebzeye</p>

<p>de yer verilmelidir"</p>

<p></p>

<p>Bayram sofralarında yalnızca ete ağırlık verilmesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Sobacı, sebze tüketiminin mutlaka artırılması gerektiğini belirterek, "Özellikle ağır etlerin yanında pilav, börek, pasta gibi şeker ve karbonhidrat tüketimi çok fazla olduğu zaman, etin sindirimini de oldukça zorlaştırdığı için bunu tavsiye etmiyoruz. Bunun yerine bol yeşil salata ve sebze tüketimini öneriyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Su tüketimi tavsiyesi</p>

<p></p>

<p>Su tüketiminin önemine de değinen Sobacı, protein ağırlıklı beslenmenin vücudun su ihtiyacını artırdığını söyledi. Bayram süresince günlük tüketimin üzerine ek olarak yarım litre ile bir litre arasında fazladan su içilmesinin faydalı olacağını belirten Sobacı, yeterli su tüketilmemesi halinde halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemlerinin görülebileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Bayramda acil başvuruları</p>

<p>genelde yanlış beslenme</p>

<p>nedeniyle gerçekleşiyor"</p>

<p></p>

<p>Özellikle Gaziantep gibi et tüketiminin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Sobacı, "Kurban Bayramı'nda özellikle Gaziantep gibi et tüketiminin fazla olduğu yörelerde, sabahın erken saatlerinde kavurma gibi yağlı etlerle güne başlandığı için günün devamında ishal, kusma, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetler görebiliyoruz. Hastalar acil servislere en çok bu nedenle başvuruyor ve bu durum tamamen yağlı et tüketimine bağlı oluyor" diye konuştu.</p>

<p>Kurban Bayramı'nda, Ramazan Bayramı'na oranla daha fazla protein tüketimi olduğu için sağlıklı beslenmenin büyük önem taşıdığını ifade eden Sobacı, vatandaşlara kontrollü et tüketimi, yeterli su alımı ve düzenli öğün çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/gune-kavurmayla-baslamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/23-mayis/gune-kavurmayla-baslamayin2.jpg" type="image/jpeg" length="80526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Moleküler tanı yöntemler, modern tıbbın vazgeçilmez unsurlarından biri’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/molekuler-tani-yontemler-modern-tibbin-vazgecilmez-unsurlarindan-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/molekuler-tani-yontemler-modern-tibbin-vazgecilmez-unsurlarindan-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi ile Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Tanısal Moleküler Mikrobiyoloji Çalışma Grubu (TMM ÇG) iş birliğinde düzenlenen “Klinik Mikrobiyoloji Moleküler Tanı Yöntemleri Kursu”, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı ev sahipliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Hastanesi Zeugma Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen kursta; moleküler testlerin temel prensipleri, güncel kullanım alanları, elektronik rehberler, pratik uygulamalar ve web tabanlı kaynaklar aracılığıyla bilgiye erişim konuları ele alındı.</p>

<p>SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, moleküler tanı yöntemlerinin modern tıbbın vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, özellikle erken tanı, doğru tedavi planlaması ve enfeksiyon hastalıklarının etkin yönetiminde bu yöntemlerin kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda düzenlenen bu tür eğitim programlarının sağlık profesyonellerinin mesleki bilgi ve becerilerini güncel tutmasına önemli katkı sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, üniversite olarak nitelikli bilimsel etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. İpek Koçer ise moleküler tanı alanında güncel bilgi ve deneyimin paylaşılmasının, ülke genelinde laboratuvar uygulamalarında standardizasyonun sağlanması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Düzenlenen kursun yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmadığını belirten Doç. Dr. Koçer, katılımcıların uygulamalı eğitimlerle moleküler tanı süreçlerini yakından deneyimleme fırsatı bulduğunu ifade ederek, farklı kurumlarda görev yapan uzmanların bir araya gelmesinin mesleki iş birliği ve bilgi paylaşımı açısından da değerli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin farklı illerinden kursa katılan klinik mikrobiyoloji uzmanları ve asistanlarının yoğun ilgi gösterdiği program, bilgi paylaşımı ve mesleki deneyim aktarımının ön plana çıktığı oturumların ardından tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/molekuler-tani-yontemler-modern-tibbin-vazgecilmez-unsurlarindan-biri</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/22-mayis/molekuler-tani-yontemler-modern-tibbin-vazgecilmez-unsurlarindan-biri2.jpg" type="image/jpeg" length="30873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Sağlık hizmetlerinde bütüncül yaklaşım önemli’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/saglik-hizmetlerinde-butuncul-yaklasim-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/saglik-hizmetlerinde-butuncul-yaklasim-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü tarafından “Geçmişten Günümüze Hemşirelikte Değerler Sempozyumu” düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı sempozyumda yaptığı konuşmada, “Sağlık hizmetlerinin merkezinde yer alan hemşirelerimiz, bireyin yalnızca fiziksel sağlığıyla değil; duygusal ve sosyal yönleriyle de ilgilenerek bütüncül bakım anlayışının en güçlü temsilcileri olmaktadır” dedi.</p>

<p>Hemşireliğin insan yaşamına doğrudan dokunan; yalnızca bilimsel bilgiyle değil, vicdan, empati, sabır ve etik değerlerle şekillenen son derece kutsal bir meslek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, hemşirelik mesleğinin temel yapı taşlarını oluşturan değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının, yalnızca sağlık sisteminin değil, toplum sağlığının geleceği açısından da büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Etik yaklaşım ve insani</p>

<p>değerler vazgeçilmez</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu değerlerin bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarına yön veren; iyiyi ve doğruyu belirleyen temel ölçütler olduğunu belirtti.</p>

<p>Meslek yaşamında sorumlulukların en doğru şekilde yerine getirilebilmesi için mesleki değerlerin benimsenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Pasinlioğlu, özellikle sağlık alanında etik yaklaşımın ve insani değerlerin vazgeçilmez olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sempozyumun, bilimsel bilgi paylaşımının yanı sıra mesleki birlik ve dayanışmanın güçlenmesine de katkı sunduğunu dile getiren Prof. Dr. Pasinlioğlu, organizasyonda emeği bulunan herkese teşekkür etti.</p>

<p></p>

<p>Sempozyum mesleki</p>

<p>farkındalığın artırılmasına</p>

<p>önemli katkı sundu</p>

<p></p>

<p>SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nimet Ovayolu ise yaptığı değerlendirmede, sempozyumun mesleki etik, insani değerler ve hemşireliğin topluma dokunan yönünün ele alınması açısından önemli bir buluşma olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Ovayolu, alanında uzman konuşmacılar ve katılımcıların katkılarıyla gerçekleştirilen sempozyumda, hemşirelik mesleğinin temel değerlerinin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, etkinliğin mesleki farkındalığın artırılmasına önemli katkı sunduğunu vurguladı.</p>

<p>Emekli Öğr. Üyesi Prof. Dr. Besti Üstün ise hemşirelikte insan odaklı bakım anlayışını merkeze alan sunumunda, indirgemeci yaklaşımın hasta üzerindeki etkilerine dikkat çekti.</p>

<p>Hastaların yalnızca hastalıklarıyla değil; duyguları, yaşam deneyimleri ve bireysel gereksinimleriyle birlikte değerlendirilmesinin önemine değinen Üstün, sağlık hizmetlerinde bütüncül yaklaşımın gerekliliğine işaret etti.</p>

<p>Sunumda ayrıca hasta merkezli bakım, empatik iletişim, profesyonel etik ve hemşireliğin bütüncül yaklaşımı üzerinde durularak, sağlık hizmetlerinde insanı merkeze alan anlayışın önemi tartışıldı.</p>

<p></p>

<p>PROF. DR. Nurgün Platin</p>

<p></p>

<p>Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nurgün Platin ise etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, “Konuşmacıların o günkü ‘değer’ olarak kabul edilen konuları savunmalarını dinlemek ve üzerinde düşünmek güzel bir tanışıklık ve etkileşim ortamı sağladı. Bu yaratıcı düzenleme için teşekkür ederim” diye konuştu.</p>

<p>Yoğun ilgi gören sempozyumda, hemşirelik mesleğinin geçmişten günümüze taşıdığı değerlerin geleceğe aktarılmasının önemi vurgulandı.</p>

<p>SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen, sunuculuğunu SBF Hemşirelik Bölümü Öğr. Elemanı Arş. Gör. Zülal Alpaslan’ın yaptığı sempozyuma, SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın ile akademik personel ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/saglik-hizmetlerinde-butuncul-yaklasim-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/21-mayis/saglik-hizmetlerinde-butuncul-yaklasim-onemli1.jpg" type="image/jpeg" length="51446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Mide ağrısı ve hazımsızlık geçici sanılabiliyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/mide-agrisi-ve-hazimsizlik-gecici-sanilabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/mide-agrisi-ve-hazimsizlik-gecici-sanilabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Koruk, toplumda oldukça yaygın görülen mide ağrısı, şişkinlik ve hazımsızlık şikayetlerinin bazı durumlarda ciddi sindirim sistemi hastalıklarının habercisi olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşam temposu, düzensiz beslenme, stres ve yanlış alışkanlıkların sindirim sistemi sorunlarını artırdığını belirten Prof. Dr. Mehmet Koruk, özellikle uzun süren mide şikayetlerinin mutlaka uzman değerlendirmesinden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Mide ağrısı, şişkinlik, yanma, gaz ve hazımsızlık gibi şikâyetlerin birçok kişi tarafından geçici sorunlar olarak değerlendirildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Koruk, "Bu belirtiler basit beslenme hatalarından kaynaklanabileceği gibi gastrit, reflü ve ülsere bağlı olabilir. Bunun yanı sıra safra yolları, pankreas hastalıkları ve irritabl (huzursuz) bağırsak sendromu belirtisi olabilir. Özellikle mide bölgesi ağrılarına iştahsızlık, bulantı ve zayıflama eşlik ediyorsa mutlaka en kısa gaztroenterolojiye başvurmada büyük fayda olur" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Beslenme alışkanlıkları</p>

<p>büyük önem taşıyor</p>

<p></p>

<p>Sindirim sistemi sağlığında doğru beslenmenin önemine değinen Prof. Dr. Koruk, aşırı yağlı ve baharatlı yiyecekler, fast food tüketimi, düzensiz öğünler ve yetersiz su tüketiminin mide ve bağırsak sorunlarını tetikleyebileceğini belirtti. Sağlıklı bir sindirim sistemi için düzenli beslenme, yeterli lif tüketimi ve fiziksel aktivitenin önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Ne zaman doktora</p>

<p>başvurulmalı?</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Koruk, aşağıdaki durumlarda mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğini söyleyerek, "Uzun süren mide ağrısı. Sürekli şişkinlik ve hazımsızlık. Yutma güçlüğü. Sebepsiz kilo kaybı. Dışkıda kan görülmesi. Sürekli mide yanması ve reflü şikayeti. Bulantı ve kusmanın sık tekrar etmesi ve nedeni izah edilmeyen kansızlık" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi olarak sindirim sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde modern teknolojik altyapı ve uzman kadro ile hizmet verdiklerini belirten Prof. Dr. Mehmet Koruk, erken teşhisin birçok hastalıkta tedavi başarısını artırdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/mide-agrisi-ve-hazimsizlik-gecici-sanilabiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/21-mayis/mide-agrisi-ve-hazimsizlik-gecici-sanilabiliyor2.jpg" type="image/jpeg" length="10129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Cilt kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cilt-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cilt-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneş ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmanın, cilt kanseri riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Halil İbrahim Gazioğlu, özellikle yaz aylarına yaklaşırken toplumun bilinçlenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. Halil İbrahim Gazioğlu, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, erken teşhis sayesinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Benlerdeki değişiklikler</p>

<p>dikkate alınmalı"</p>

<p></p>

<p>Ciltte sonradan oluşan lekeler, iyileşmeyen yaralar, renk ve şekil değiştiren benlerin mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Gazioğlu, "Özellikle açık tenli bireyler, ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunanlar ve uzun süre güneşe maruz kalan kişiler risk grubunda yer alıyor. Erken fark edilen cilt kanserlerinde tedavi süreci çok daha başarılı ilerliyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Güneşten korunma</p>

<p> hayati önem taşıyor"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmanın cilt kanserine karşı en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurgulayan Dr. Gazioğlu, "Güneş ışınlarının yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalınmamalı. En az 30 SPF içeren güneş koruyucu ürünler düzenli kullanılmalı. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu kıyafetler tercih edilmeli. Solaryum kullanımından kaçınılmalı. Ben ve cilt değişiklikleri düzenli olarak takip edilmeli" şeklinde konuştu.</p>

<p>Toplumda farkındalığın artırılmasının önemine değinen Dr. Halil İbrahim Gazioğlu, düzenli dermatolojik muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Cildinizde fark ettiğiniz her değişikliği önemseyin. Erken teşhis hayat kurtarır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cilt-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/19-mayis/cilt-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor1.jpg" type="image/jpeg" length="98257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Doğal görünüm ve sağlıklı nefes ön planda’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/dogal-gorunum-ve-saglikli-nefes-on-planda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/dogal-gorunum-ve-saglikli-nefes-on-planda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, burun estetiğinde doğal görünüm trendinin ön plana çıktığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. İsmail Aytaç, rinoplastinin yalnızca estetik bir işlem olmadığını vurgulayarak, "Burun estetiği operasyonları, kişinin yüz hatlarına uygun doğal bir görünüm sağlarken aynı zamanda nefes alma problemlerinin giderilmesine de katkı sunuyor. Günümüzde hastalar abartılı değişimlerden çok, yüz yapısıyla uyumlu ve doğal sonuçlar talep ediyor. En çok tercih edilen uygulamalar arasında yer alan rinoplasti (burun estetiği), hem estetik hem de fonksiyonel faydaları nedeniyle yoğun ilgi görmeye devam ediyor" dedi.</p>

<p>Teknolojik gelişmeler sayesinde ameliyat süreçlerinin daha güvenli ve konforlu hale geldiğini ifade eden Dr. Aytaç, kişiye özel planlamanın başarılı sonuçlar açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ameliyat öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının gerekliliğine dikkat çeken Dr. Aytaç, operasyon sonrası süreçte doktor önerilerine uyulmasının iyileşme sürecini olumlu etkilediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyanın etkisiyle estetik operasyonlara yönelik farkındalığın arttığını kaydeden Dr. Aytaç, rinoplasti operasyonlarının özellikle genç yetişkinler arasında yaygınlaştığını, erkek hastaların da son yıllarda bu operasyonlara daha fazla ilgi gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Rinoplastinin estetik kaygıların yanı sıra travma sonrası deformasyonlar ve solunum problemleri nedeniyle de tercih edildiğini belirten Doç. Dr. İsmail Aytaç, Türkiye’nin sağlık turizmi kapsamında burun estetiği alanında uluslararası hastalar tarafından yoğun talep gören ülkeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/dogal-gorunum-ve-saglikli-nefes-on-planda</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/16-mayis/dogal-gorunum-ve-saglikli-nefes-on-planda3.jpg" type="image/jpeg" length="54570"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme radyolojisinde ileri teknoloji dönemi!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/meme-radyolojisinde-ileri-teknoloji-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/meme-radyolojisinde-ileri-teknoloji-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te sağlık alanında önemli bir yenilik daha hayata geçirildi. Gaziantep Şehir Hastanesi Meme Radyolojisi Ünitesi’nde meme hastalıklarının erken tanı ve tedavisinde kullanılan ileri teknoloji görüntüleme yöntemleri hizmete sunulmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni uygulamalar sayesinde meme hastalıklarının daha erken evrede tespit edilmesi ve hastalara daha hızlı tedavi planı oluşturulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Meme Radyolojisi Ünitesi’nde halihazırda ultrason, kontrastlı meme MR, ultrason eşliğinde biyopsi ile kemoterapi öncesi ve sonrası girişimsel işlemler başarıyla uygulanırken, son dönemde tomosentez ve kontrastlı mamografi tetkikleri ile mamografi eşliğinde biyopsi işlemleri de uygulanmaya başlandı. Böylece hastanede meme hastalıklarının tanısında kullanılan ileri görüntüleme seçenekleri daha da genişletilmiş oldu.</p>

<p>Uzmanlar tarafından verilen bilgilere göre tomosentez, mamografinin çok kesitli ve üç boyutlu görüntüleme sağlayan gelişmiş bir yöntemi olarak öne çıkıyor. Bu yöntem sayesinde meme dokusu katmanlar halinde ayrıntılı olarak değerlendirilebiliyor. Özellikle yoğun (dens) meme yapısına sahip hastalarda lezyonların daha net görüntülenmesine olanak sağlayan tomosentez, tanısal doğruluğu önemli ölçüde artırıyor.</p>

<p>Kontrastlı mamografi ise uygun hastalarda MR incelemeye alternatif olarak kullanılabilen ileri bir görüntüleme yöntemi olarak dikkat çekiyor. Kontrast madde verilerek gerçekleştirilen bu işlem, rutin görüntüleme yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda kısa sürede tamamlanarak tanısal doğruluğun artırılmasına katkı sağlıyor. Ayrıca hastalar için daha konforlu ve hızlı bir değerlendirme süreci sunuyor.</p>

<p>Yeni uygulamaların hayata geçirilmesiyle birlikte meme lezyonlarının erken dönemde tespit edilmesi, şüpheli bulguların minimal invaziv tekniklerle değerlendirilmesi ve gereksiz biyopsi oranlarının azaltılması hedefleniyor. Bu sayede hastaların tanı ve tedavi süreçlerinin daha güvenli, hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi, Meme Radyolojisi Ünitesi’nde hayata geçirilen bu yenilikçi uygulamalarla Gaziantep ve çevre illere ileri düzey sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/meme-radyolojisinde-ileri-teknoloji-donemi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/16-mayis/thumbnail.jpg" type="image/jpeg" length="76817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Hipertansiyon, ciddi bir sağlık sorunu’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/hipertansiyon-ciddi-bir-saglik-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/hipertansiyon-ciddi-bir-saglik-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Beyhan Tiryaki, hipertansiyonun dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen önemli bir hastalık olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Tiryaki, “Dirençli hipertansiyon ise uygun yaşam tarzı değişikliklerine ve birden fazla tansiyon ilacı kullanılmasına rağmen tansiyonun halâ yüksek seyretmesi durumudur” dedi.</p>

<p>17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Tiryaki, dirençli hipertansiyonun özellikle “Doktorun verdiği üç farklı tansiyon ilacını düzenli kullanıyorum ancak tansiyonum yine de düşmüyor” diyen kişilerde görülebildiğini belirtti.</p>

<p>Normal şartlarda tansiyonun ilaçlarla kontrol altına alınabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Tiryaki, “Ancak bazı kişilerde tansiyon sürekli 140/90 mmHg’nin üzerinde seyrediyor, gün içinde sık sık yükseliyor ve ilaçlara rağmen düşmüyorsa bu durum ‘dirençli hipertansiyon’ olarak tanımlanır” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dirençli hipertansiyonun</p>

<p>görülme nedenleri</p>

<p></p>

<p>Dirençli hipertansiyonun birçok nedeni olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Tiryaki, en sık karşılaşılan nedenlerini şöyle sıraladı:</p>

<p>İlaçların düzensiz veya yanlış kullanılması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fazla tuz tüketimi</p>

<p>Böbrek hastalıkları</p>

<p>Hormon bozuklukları</p>

<p>Uyku apnesi (gece nefes durması)</p>

<p>Kullanılan bazı ilaçlar</p>

<p></p>

<p>Dirençli hipertansiyon</p>

<p>neden tehlikelidir?</p>

<p></p>

<p>Uzun süre yüksek seyreden tansiyonun organlara zarar verdiğini belirten Uzm. Dr. Tiryaki, yüksek tansiyonun etkilerini şu şekilde özetledi:</p>

<p>Kalbi yorar; kalp büyümesi ve kalp yetmezliğine yol açabilir.</p>

<p>Beyni etkiler; felç ve beyin kanaması riskini artırır.</p>

<p>Böbrek fonksiyonlarını bozarak böbrek yetmezliğine neden olabilir.</p>

<p>Göz sağlığını etkileyerek görme kaybına yol açabilir.</p>

<p>Damar sertliğine neden olabilir.</p>

<p></p>

<p>Dirençli hipertansiyonda</p>

<p>ne yapılmalı?</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Tiryaki, dirençli hipertansiyon durumunda dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p>1. Tansiyon ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli</p>

<p>2. Kullanılan ilaçlar yeniden değerlendirilmeli.</p>

<p>3. Yaşam tarzı değişiklikleri uygulanmalı.</p>

<p>4. Altta yatan hastalıklar araştırılmalı.</p>

<p></p>

<p>Hasta bilgilendirmesinin önemine vurgu yapan Uzm. Dr. Tiryaki, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Tansiyonun kontrol altına alınamamasının nedeni yalnızca ilaçlar değildir. Tuz tüketimi, kilo, böbrek sağlığı, hormonlar ve uyku düzeni de tansiyonu etkiler. Tüm bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesiyle tansiyon kontrol altına alınabilir.</p>

<p>Sonuç olarak dirençli hipertansiyon, çoğu zaman nedeni belirlendiğinde uygun tedaviyle kontrol altına alınabilen bir durumdur. Umutsuz bir tablo değildir ancak sabır ve düzenli takip gerektirir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/hipertansiyon-ciddi-bir-saglik-sorunu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/16-mayis/hipertansiyon-ciddi-bir-saglik-sorunu1.jpg" type="image/jpeg" length="56627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astım ve alerjik hastalıklara bağlı şikâyetler artıyor!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/astim-ve-alerjik-hastaliklara-bagli-sikayetler-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/astim-ve-alerjik-hastaliklara-bagli-sikayetler-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Haşim Karakuş, polen yoğunluğunun arttığı bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıklara bağlı şikâyetlerin de artış gösterdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle polenlerin havada yoğun olarak bulunduğu bu günlerde dikkatli olmanın, hastalık kontrolü açısından büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Karakuş, bahar mevsiminde şikayetlerin artma nedenlerini şöyle sıraladı:</p>

<p>“Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri bahar aylarında hızla artmaktadır. Bu polenler solunum yollarına girerek bağışıklık sistemini uyarır ve hassas bireylerde öksürük, nefes darlığı, hırıltı, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı gibi şikâyetlere yol açar.”</p>

<p></p>

<p>Kimler risk altında?</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Karakuş, risk gruplarını şöyle özetledi:</p>

<p>“- Astım hastaları,</p>

<p> - Alerjik rinit (Saman nezlesi) olan bireyler,</p>

<p> - Ailesinde alerji öyküsü bulunan çocuklar,</p>

<p> - Daha önce polen alerjisi tanısı almış kişiler.”</p>

<p></p>

<p>Nelere dikkat edilmeli?</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Karakuş, dikkat edilmesi gerekenler konusunda şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“- Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamaya özen gösterin,</p>

<p> - Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerinizi değiştirin ve mümkünse duş alın,</p>

<p> - Ev ve araba pencerelerini kapalı tutun, </p>

<p> - Maske kullanımı polen temasını azaltabilir,</p>

<p> - Ev temizliğinde HEPA filtreli süpürgeler tercih edilebilir.”</p>

<p></p>

<p>Tedavi ve takip önemli</p>

<p></p>

<p>“Astım ve alerjik hastalığı olan bireyler ilaçlarını düzenli kullanmalı, doktor kontrolü olmadan tedavilerini kesmemelidir” diyen Uzm. Dr. Karakuş, gerekli durumlarda koruyucu tedavilerin bahar başlamadan önce planlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Çocuklarda daha</p>

<p>dikkatli olunmalı</p>

<p></p>

<p>Çocukların alerjenlere karşı daha hassas olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Karakuş, “Özellikle gece öksürüğü, eforla nefes darlığı ve sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklar açısından değerlendirme önemlidir” dedi.</p>

<p></p>

<p>Ne zaman doktora</p>

<p>başvurmalı?</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Karakuş, doktora ne zaman başvurulması gerektiği ile ilgili şu bilgileri verdi:</p>

<p>“- Nefes darlığında artış,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> - Gece uykudan uyandıran öksürük, </p>

<p> - İnhaler ilaçlara rağmen rahatlamama,</p>

<p> - Sık acil başvuru gereksinimi.”</p>

<p>Astım ve alerjik hastalıkların doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabildiği söyleyen Uzm. Dr. Karakuş, “Baharın keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarabilmek için belirtilerinizi ciddiye alın ve gerekli önlemleri ihmal etmeyin” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/astim-ve-alerjik-hastaliklara-bagli-sikayetler-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/12-mayis/astim-ve-alerjik-hastaliklara-bagli-sikayetler-artiyor1.jpg" type="image/jpeg" length="46877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Çocukların sağlıklı gelişimi toplumsal bir sorumluluk’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, “Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, “Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan şöyle devam etti:</p>

<p>“Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır.”</p>

<p>Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır.</p>

<p>Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır.”</p>

<p></p>

<p>Riskli çocuklarda</p>

<p>görülebilecek belirtiler</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranım bozukluğu, karşıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya indirgemek değil; bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir.”</p>

<p></p>

<p>Riskli çocukların tedavi</p>

<p>ve destek süreci</p>

<p></p>

<p>Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, şunları kaydetti:</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>“Psikoeğitim, oyun terapisi, bilişsel davranışçı yaklaşımlar, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir.”</p>

<p></p>

<p>Riskli çocuklara nasıl</p>

<p>yardımcı olabiliriz?</p>

<p></p>

<p>Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak şunları söyledi:</p>

<p>“Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır.</p>

<p>Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluk</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/8-maayis/cocuklarin-saglikli-gelisimi-toplumsal-bir-sorumluluk1.jpg" type="image/jpeg" length="86694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz antibiyotik kullanımı enfeksiyon riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-enfeksiyon-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-enfeksiyon-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, idrar yolu enfeksiyonlarının toplumda en sık görülen enfeksiyon hastalıkları arasında yer aldığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Ömer Evirgen, özellikle kadınlarda daha sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarının erken teşhis edilmediğinde böbreklere kadar ilerleyebileceğini ifade etti. En sık görülen belirtiler arasında idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, kasık ağrısı, kötü kokulu idrar ve ateşin yer aldığını belirten Evirgen, "İdrar yolu enfeksiyonları genellikle bakterilerin idrar yollarına ulaşması sonucu gelişmektedir. Basit gibi görünen şikayetler ihmal edildiğinde enfeksiyon ilerleyebilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle yüksek ateş, bel ağrısı ve mide bulantısı gibi belirtiler böbrek enfeksiyonunu düşündürebilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetersiz su tüketimi, uzun süre idrar tutma, hijyen kurallarına dikkat edilmemesi ve bilinçsiz antibiyotik kullanımının enfeksiyon riskini artırdığını söyleyen Doç. Dr. Evirgen, risk grubunda kadınlar, hamileler, diyabet hastaları ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>Antibiyotiklerin mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Evirgen, "Her hastada aynı tedavi uygulanmaz. Gereksiz antibiyotik kullanımı direnç gelişimine neden olabilir. Bu nedenle doğru tanı ve uygun tedavi büyük önem taşımaktadır" dedi.</p>

<p>Doç. Dr. Ömer Evirgen, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak için bol sıvı tüketilmesini, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesini ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulmasını önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-enfeksiyon-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/8-maayis/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-enfeksiyon-riskini-artiriyor1.jpg" type="image/jpeg" length="74794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Astım yaşam kalitesini etkiliyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/astim-yasam-kalitesini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/astim-yasam-kalitesini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi(GAÜN) Çocuk Hastanesi’nde “Dünya Astım Günü” dolayısıyla bilgilendirme programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk İmmünoloji-Allerji Hastalıkları Bilim Dalı tarafından Dünya Astım Günü kapsamında düzenlenen programda, astım hastalığına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak hedeflendi.</p>

<p>Düzenlenen etkinliğe Prof. Dr. Mehmet Keskin, Prof. Dr. Ahmet Baştürk, Prof. Dr. Mehmet Boşnak ve Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, pediatri asistanları, hemşireler, astım hastaları ve aileleri ile GAÜN Tıp Fakültesi öğrencileri katılım sağladı.</p>

<p>Program kapsamında alanında uzman isimler tarafından astım hastalığına ilişkin çeşitli sunumlar yapıldı. Çocuk Allerji ve İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Keskin Dünya Astım Günü’nün önemine ilişkin bilgiler vererek astımın tanı ve tedavi süreçlerini anlattı. Astımda çevresel korunma önlemleri konusunda Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu bilgilendirme yaparken, Astım Eylem Planı hakkında Çocuk Allerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. İbrahim Halil Karahan sunum gerçekleştirdi. Astım tedavisinde kullanılan anti-inflamatuvar ve nefes açıcı inhalerlerin doğru kullanım teknikleri ise Çocuk Allerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Mehmet Öztekin tarafından uygulamalı olarak anlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Özlem Keskin, astımın çocuklarda yaşam kalitesini etkileyebilen kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek, doğru tanı, düzenli takip, uygun tedavi ve doğru inhaler kullanım tekniği ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Keskin konuşmasında, “Özellikle okul çağındaki çocuklarda öksürük, hırıltı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, egzersizle artan yakınmalar ve gece öksürüğü dikkate alınmalıdır. Astım, erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dünya Astım Günü 2026 temasının, astımı olan herkesin iltihap önleyici inhalerlere erişiminin hâlâ acil bir ihtiyaç olduğuna dikkat çektiğini belirten Prof. Dr. Özlem Keskin, Gaziantep Üniversitesi Çocuk Allerji ve İmmünoloji Bilim Dalı olarak çocuklarda astım kontrolü konusunda farkındalık oluşturmayı, doğru tedaviye erişim ile inhaler kullanım tekniğinin önemini vurgulamayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/astim-yasam-kalitesini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/8-maayis/astim-yasam-kalitesini-etkiliyor1.jpg" type="image/jpeg" length="17270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Tiroid hastalıkları oldukça yaygın’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/tiroid-hastaliklari-oldukca-yaygin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/tiroid-hastaliklari-oldukca-yaygin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi Medikal ve Cerrahi Endokrin Konseyi tarafından "Tiroid Kanserinde Güncel Durum" başlıklı bilimsel aktivite gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantıda, tiroid kanserinde tanı ve tedaviye yönelik güncel yaklaşımlar ele alınırken ekip çalışmasının önemi vurgulandı. Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı, Genel Cerrahi Anabilim Dalı ve Nükleer Tıp Anabilim Dalı’ndan öğretim üyelerinin ve uzmanların katılım sağladığı toplantıda Prof. Dr. Ersin Akarsu, Prof. Dr. Sacit Çoban, Prof. Dr. Suzan Tabur, Prof. Dr. İlyas Başkonuş, Prof. Dr. Umut Elboğa, Prof. Dr. Fahrettin Yıldız, Dr. Öğr. Üyesi Latif Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Alper Aytekin, Dr. Öğr. Üyesi Nurullah Aksoy, Dr. Öğr. Üyesi Nurullah Bilen, Dr. Öğr. Üyesi Aziz Bulut, Uz. Dr. Deniz Mitil, Uz. Dr. Gülşah Dağ, Uz. Dr. Mustafa Toğun ve Dr. Enes Yerdeş yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda Endokrinoloji ve Metabolizma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Akarsu, güncel tanı ve tedavi kılavuzları kapsamında olgular eşliğinde tiroid kanserine yaklaşım konulu bir sunum gerçekleştirdi. Endokrin konseyi üyeleri, bölgede tiroid hastalıklarının oldukça yaygın olduğuna dikkat çekerek, tiroid kanseri hastalarının takip ve tedavisinde ekip halinde çalışmanın büyük önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/tiroid-hastaliklari-oldukca-yaygin</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/7-mayis/tiroid-hastaliklari-oldukca-yaygin11.jpg" type="image/jpeg" length="62736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Çocuklarda demir eksikliği, sessiz bir tehdit’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk sağlığı açısından kritik öneme sahip olan demir, büyüme ve gelişmenin temel yapı taşlarından biridir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak son yıllarda yapılan gözlemler, çocuklarda demir eksikliğinin giderek daha yaygın hale geldiğini ve çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini ortaya koymaktadır.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda sık görüldüğünü ve zamanında önlem alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Demir, vücutta oksijen taşıyan hemoglobinin üretimi için gereklidir. Eksikliği durumunda ise kansızlık (anemi), bağışıklık sisteminde zayıflama ve bilişsel gelişimde gerileme gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.</p>

<p></p>

<p>Belirtiler Her Zaman</p>

<p>Belirgin Olmayabilir</p>

<p></p>

<p>Demir eksikliği çoğu zaman sinsi ilerler. Ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca belirtiler şunlardır:</p>

<p>Sürekli yorgunluk ve halsizlik</p>

<p>İştahsızlık</p>

<p>Soluk cilt rengi</p>

<p>Dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü</p>

<p>Sık hastalanma</p>

<p>Bu belirtiler başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabileceği için düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşımaktadır.</p>

<p></p>

<p>Risk Faktörleri Artıyor</p>

<p></p>

<p>Dengesiz beslenme alışkanlıkları, işlenmiş gıdaların artan tüketimi ve demir açısından zengin besinlerin yeterince alınmaması, demir eksikliğinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle sadece süt ağırlıklı beslenen çocuklarda risk daha yüksek görülmektedir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Korunmak Mümkün</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunun altını çizerek, dengeli ve çeşitli beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının önemine dikkat çekiyor. Kırmızı et, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve pekmez gibi demir açısından zengin besinlerin düzenli tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca, C vitamini içeren gıdalar demir emilimini artırdığı için beslenme planına dahil edilmelidir.</p>

<p>Gerekli durumlarda ise doktor kontrolünde demir takviyesi kullanılabilir.</p>

<p></p>

<p>Erken Tanı, Sağlıklı Gelecek</p>

<p></p>

<p>Çocuklarda demir eksikliği erken teşhis edildiğinde kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli olması ve çocuklarının gelişimini yakından takip etmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Sağlıklı nesiller yetiştirmek için küçük ama etkili adımlar atmak, toplum sağlığı açısından büyük fark yaratacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/7-mayis/cocuklarda-demir-eksikligi-sessiz-bir-tehdit1.jpg" type="image/jpeg" length="83664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Hava kirliliği astım ataklarını artırıyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/hava-kirliligi-astim-ataklarini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/hava-kirliligi-astim-ataklarini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Çetin, Dünya Astım Günü ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda yaygın olarak görülen kronik solunum yolu hastalıklarından biri olan astımın, hava yollarında daralma ve iltihaplanma ile seyrettiğini belirten Uzm. Dr. Demet Çetin, hastalığın en sık görülen belirtilerinin nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve öksürük olduğunu ifade etti. Bu şikayetlerin özellikle gece saatlerinde ve sabaha karşı artış gösterebildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Astımı tetikleyen faktörler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Demet Çetin, ev tozu akarları, polenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonlarının atakları artırabileceğini belirterek, hastaların bu tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durmaları gerektiğini söyledi.</p>

<p>Astımın tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık olmadığını ancak uygun tedavi ile kontrol altına alınabileceğini dile getiren Uzm. Dr. Demet Çetin, "Düzenli ilaç kullanımı, doğru inhaler teknikleri ve hekim kontrolü sayesinde hastalar sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilir. Tedaviye uyum, hastalığın kontrolünde en önemli faktörlerden biridir" dedi.</p>

<p>Dünya Astım Günü’nün, astım konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı amaçladığını belirten Uzm. Dr. Demet Çetin, solunum şikayetleri yaşayan bireylerin erken tanı ve tedavi için vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalarının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/hava-kirliligi-astim-ataklarini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/6-mayis/hava-kirliligi-astim-ataklarini-artiriyor2.png" type="image/jpeg" length="52613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Gebelikte düzenli doktor kontrolleri çok önemli’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/gebelikte-duzenli-doktor-kontrolleri-cok-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/gebelikte-duzenli-doktor-kontrolleri-cok-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu gebelikte tansiyon konusunda anne adaylarını uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, “Gebelik süreci, anne adayının hem kendi sağlığı hem de bebeğinin gelişimi açısından büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Bu süreçte en sık karşılaşılan risklerden biri olan gebelikte tansiyon, erken fark edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabiliyor. “dedi</p>

<p>Gaziantep ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, gebelikte tansiyonun genellikle belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekerek, “Bu nedenle düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşıyor. Erken tanı sayesinde hem anne hem de bebek için oluşabilecek riskleri en aza indirebiliriz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Belirtiler Göz Ardı</p>

<p>Edilmemeli</p>

<p></p>

<p>Gebelikte yüksek tansiyonun bazı durumlarda baş ağrısı, görme bozuklukları, ani kilo artışı, el ve yüzde şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade eden Op. Dr. Hamidanoğlu, bu şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Anne ve Bebek İçin</p>

<p>Risk Oluşturabilir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kontrol altına alınmayan gebelik hipertansiyonunun; erken doğum, plasenta sorunları ve bebeğin gelişim geriliği gibi ciddi problemlere neden olabileceğini belirten Op. Dr. Hamidanoğlu, “Bu nedenle tansiyon takibi ihmal edilmemeli, doktorun önerdiği şekilde beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri yapılmalıdır” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı Bir Gebelik</p>

<p>İçin Öneriler</p>

<p></p>

<p>Op. Dr. Hamidanoğlu, anne adaylarına düzenli doktor kontrollerini aksatmamaları , tuz tüketimini sınırlamaları, dengeli ve sağlıklı beslenmeleri, stresten uzak durmaları, doktor önerisi dışında ilaç kullanmamaları önerisinde bulundu</p>

<p>Son olarak Op. Dr. Hamidanoğlu, gebelikte tansiyonun kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirterek, “Bilinçli ve düzenli takip ile sağlıklı bir gebelik süreci geçirmek mümkün. Anne adaylarımızın en küçük şüphede bile hekime başvurmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/gebelikte-duzenli-doktor-kontrolleri-cok-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/05/haber/mayis/5-mayis/gebelikte-duzenli-doktor-kontrolleri-cok-onemli3.jpg" type="image/jpeg" length="24818"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
