<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 17 Oct 2026 06:33:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ARAÇ SAYISI 800 BİNE YAKLAŞTI!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/arac-sayisi-800-bine-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/arac-sayisi-800-bine-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin hem sanayi hem de metropol anlamında en büyük şehirlerinden biri olan Gaziantep’te trafiğe kayıtlı kayıtlı araç sayısında artış sürüyor. Geçmiş yıllarda her 4 kişiye bir aracın düştüğü kentte bu rakam 3’ün altına kadar indi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin hem sanayi hem de metropol anlamında en büyük şehirlerinden biri olan Gaziantep’te trafiğe kayıtlı kayıtlı araç sayısında artış sürüyor. Geçmiş yıllarda her 4 kişiye bir aracın düştüğü kentte bu rakam 3’ün altına kadar indi.</p>

<p><strong>Son bir ayda araç sayısı 2 bin 896 arttı</strong></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu, eylül ayında trafiğe kaydı yapılan araç istatistiklerini kamuoyuna duyurdu. İstatistiklere göre Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ticaret, ihracat bakımından en hareketli ilinden biri olan ve 2 milyon 225 bin kişinin yaşamını sürdürdüğü Gaziantep trafiğindeki sayısı yükselmeye devam ediyor. Ağustos ayında 789 bin 621 aracın bulunduğu kentte bu rakam Eylül ayında 2 bin 896 artışla 792 bin 517’ye yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kent trafiğindeki araç sayısı 792 bin 517 oldu</strong></p>

<p>Trafikteki 792 bin 517 aracın dağılımına bakıldığında ilk sırada 335 bin 306’ı ile otomobil yer alıyor. İkinci sırada 236 bin 116 ile motosiklet üçüncü sırada 124 bin 106 ile kamyonet, dördüncü sırada 50 bin 392 ile traktör, beşinci sırada 26 bin 343 ile kamyon, altıncı sırada 13 bin 821 ile minibüs, yedinci sırada 4 bin 712 ile otobüs, sekizinci sırada ise bin 468 ile özel amaçlı araçlar yer alıyor.</p>

<p><strong>En fazla araca sahip iller arasındayız</strong></p>

<p>Ülke genelinde en fazla araca sahip şehirler incelendiğinde her zaman ki gibi listenin ilk sırasında 6 milyon 499 bin ile İstanbul bulunuyor. İstanbul’u, 3 milyon 152 bin ile Ankara, 2 milyon 185 bin ile İzmir, 1 milyon 751 bin ile Antalya, 1 milyon 391 bin ile Bursa, 1 milyon 36 bin ile Konya, 994 bin 457 bin ile Adana, 928 bin 245 bin ile Mersin, 877 bin 995 bin ile Mersin, 798 bin 204 ile Muğla ve 792 bin 517 bin ile Gaziantep izliyor.</p>

<p><strong>Eylül ayında 23 bin 314 aracın devri yapıldı</strong></p>

<p>İstatistiklere göre devri yapılan araç sayısında da bir artış söz konusu. Ağustos ayında 22 bin 612 aracın devrinin gerçekleştiği şehirde bu rakam eylül ayında 23 bin 314 olarak kaydedildi. Devri yapılan araçların; 13 bin 281’ini otomobil, 497’sini minibüs, 88’ini otobüs, 4 bin 25’ini kamyonet, 738’ini kamyon, 3 bin 873’ünü motosiklet, 19’unu özel amaçlı araçlar ile 793’ünü de traktör oluşturdu.</p>

<p><strong>Devri yapılan araç sayısında dokuzuncu sıradayız</strong></p>

<p>Türkiye genelinde eylül ayında en fazla araç satışının yapıldığı iller incelendiğinde 217 bin 982 ile İstanbul ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 109 bin 537 ile Ankara, üçüncü sırada 56 bin 678 ile İzmir, dördüncü sırada 43 bin 488 ile Antalya, beşinci sırada 39 bin 729 ile Bursa, altıncı sırada 26 bin 207 ile Konya, yedinci sırada 25 bin 585 ile Adana, sekizinci sırada 23 bin 507 ile Mersin, dokuzuncu sırada 23 bin 314 ile Gaziantep ve onuncu sırada ise 19 bin 968 ile Kocaeli bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Albayram</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/arac-sayisi-800-bine-yaklasti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-17-ekim/ekran-resmi-2026-10-16-160234.png" type="image/jpeg" length="54957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘SEKTÖRÜN GELECEĞİ PARLAK DEĞİL’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/sektorun-gelecegi-parlak-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/sektorun-gelecegi-parlak-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçmiş yıllarda altın çağını yaşayan ikinci el araç sektöründe araç kredi faiz oranlarının yükselmesi ve vatandaşın alım gücünün düşmesine bağlı olarak durağanlık yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçmiş yıllarda altın çağını yaşayan ikinci el araç sektöründe araç kredi faiz oranlarının yükselmesi ve vatandaşın alım gücünün düşmesine bağlı olarak durağanlık yaşanıyor.</p>

<p><strong>İşlerde durgunluk hakim</strong></p>

<p>İşlerde durgunluğun hakim olduğunu vurgulayan Gaziantep Oto Center Derneği Eski Başkanı Doğan Aslan, sektörün parlak bir gelecek vadetmediğinin altını çizdi.</p>

<p><strong>Esnaf, geleceğe endişeyle bakmaya başladı</strong></p>

<p>Geçmiş yıllarda altın çağını yaşayan ikinci el araç sektöründe araç kredi faiz oranlarının yükselmesi ve vatandaşın alım gücünün düşmesinden kaynaklı olarak yaprak dahi kımıldamıyor. Satışların geçmiş yıllara göre düştüğü sektörde esnaf, geleceğe endişeyle bakmaya başladı.</p>

<p><strong>Sektörümüzün durumu çok iyi değil, piyasa sakin</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, ‘’Sektörümüzün durumu çok iyi değil, piyasa sakin. Normal şartlarda yaz dönemi olan Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında biraz daha hareketli olması beklenirdi, ancak beklenen hareketlilik olmadı. 3 yıl beri ekonominin zayıflığından kaynaklı olarak ciddi bir sorun var’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>İnsanlar emeğinin karşılığını alamıyor</strong></p>

<p>2019 ile 2023 yılları arasında otomobil fiyatlarının çok ama çok yükseldiğine dikkat çeken Aslan, ‘’O zamanlar piyasa doğal olarak çok hareketliydi, hatta sektöründen dışından birçok kimsede galerici oldu. Öncesinde Gaziantep’te 250 galerici varsa şimdi bu sayı belki de 2 bine yükseldi. Yeni galericiler sitesi açıldı, lakin çoğu boş. Çünkü sektör para kazanmıyor. İnsanlar emeğinin karşılığını alamıyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Piyasa çok gelecek vadetmiyor</strong></p>

<p>Aslan, ‘’Bizim gibi yıllarını bu işe vermiş insanlar, bu saatten hangi işte yeniden başlayabiliriz? Onun için tabiri caize biz uzatmaları oynuyoruz. Gittiğimiz yere kadar gideceğiz. Bunun yanı sıra piyasa çok gelecek vadetmiyor. Geçmiş yıllarda otomobil sektörünü ikincil el sektörü yönetirdi. Hatta otomobil yetki bayileri olanlar, otomobil değiş-tokuşuna gelen araçları önceleri almazlardı, herkesin çalıştığı birkaç galerici vardı. Bayi aracını galericiye sunar, galerici de arabasının parasını 5-10 gün içerisinde öder, bayi de sıfır aracını satmış olurdu, bu şekilde iki sektör birbirini desteklerdi. Ancak bu durum yıllar içerisinde değişti. Otomobil firmaları takasta araçları kendileri almaya başladı. Akabinde filo kiralama şirketleri kurdular. Dolayısıyla filo denildiğinde akla yüzlerce ve binlerce araç geliyor. Doğal olarak vatandaş da kurumsal firma diyerek araçlarını buralardan alıyorlar’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Esnafın pazardaki etkisi günden güne azalıyor</strong></p>

<p>Sektörde oyuncu sayısının yükseldiğine dikkat çeken Aslan, ‘’Bir galerici de en fazla 10 araç, plazalarda ise 20-30 araç olabiliyor, ama plaza şeklinde çalışan galeri sayısı ise 2 bine yakın galerinin içerisinde 100 tane çıkmaz. 10 aracı olanlar, binlerce aracı olan firmalarla rekabet etme gücü ne kadar olur? 5-10 yıldan beri ise birçok 10-15 civarında ikinci el araç alım satımı yapan firmalar kuruldu. Bunlar bir de ihaleler düzenliyor. Sektörün yüzde 50’den fazlası gerçek galerici esnafının elinden çıktı. Bu şekilde esnafın pazardaki etkisi günden güne azalıyor’’ dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/sektorun-gelecegi-parlak-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-17-ekim/ekran-resmi-2026-10-16-160212.png" type="image/jpeg" length="64830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘TARLALAR BOŞ KALMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/tarlalar-bos-kalma-riskiyle-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/tarlalar-bos-kalma-riskiyle-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte çiftçiler, yüksek girdi maliyetlerine rağmen tarlalarını ekmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte çiftçiler, yüksek girdi maliyetlerine rağmen tarlalarını ekmeye başladı.</p>

<p>Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, ‘’Girdi maliyetleri yüksek olduğundan dolayı çiftçi tarla ekme azmini yitirmiş durumda. Dolayısıyla bazı tarlalar boş kalma riskiyle karşı karşıya’’ uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Kış mevsiminin erken gelmesiyle birlikte hububat ekimleri başladı</strong></p>

<p>Şahinbey’de 80 köyde tarım yapıldığını ifade eden Çolak, ‘’Gaziantep’in tüm ilçelerinden fazla çiftçi sayısına sahibiz. İnsanlarda; ‘Geçen yıl ki gibi yağmur durmaz, tarlamı ekemem’ endişesi hakim oldu. Dolayısıyla bazı köylerimizde kış mevsiminin erken gelmesiyle birlikte hububat ekimleri başladı. Ancak bazı çiftçiler ekime kasım ayında başlayacak’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Tarlasını ekemeyecek olan çiftçilerin olduğunu gördük</strong></p>

<p>Kış mevsiminin erken gelmesinin çiftçileri heyecanlandırdığını sözlerine ekleyen Çolak, ‘’Heyecanlı bir şekilde tohumu toprakla buluşturmaya başlamış durumdalar. Her zaman çiftçilerimizle birlikteyiz, toplantılar yapıyoruz, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bu toplantılarda tarlasını ekemeyecek olan çiftçilerin olduğunu gördük’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Girdi maliyetleri çok yüksek olduğundan verim alınsa bile kazancınız olmuyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çolak, ‘’Çiftçi geçen sezon kazanamadı, bunun nedeni ise açıklanan hububat taban fiyatlarıdır. Girdi maliyetleri çok yüksek olduğundan verim alınsa bile kazancınız olmuyor. Örneğin; buğdayın kilogram masrafı 12-13 lira iken 13-14 lira fiyat açıklandı. Bu da çiftçilerin kazanamadığı anlamına geliyor. Bunun sonucu olarak bazı çiftçiler tarlasını ekemeyecek olduğunu bana söylediler’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Üreticinin içinde ki bu azim kırıldı</strong></p>

<p>‘Girdi maliyetleri yükselebilir ama çiftçiye bir fedakârlık yapılmasını bekleriz’ diyen Çolak, ‘’Ankara oturulduğu yerde girdi maliyetleri hesaplanmaz, sahaya inip, hububatın tüm masrafları hesaplanıp ona göre bir taban fiyat açıklanmış olsa üretici; ‘Girdi maliyetleri yüksek ama yine de kazandık’ demeli, bu şekilde üretim azmi de artar. Ama üreticinin içinde ki bu azim kırıldı’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Mazot ve gübre destekleme ödemeleri bir an önce hesaplara yatırılmalı</strong></p>

<p>Çiftçinin hububat ekiminden önce ne kadar zarar edeceğini düşündüğünü vurgulayan Başkan Çolak, ‘’Çiftçinin para kazanamadığını her platformda dile getiriyorum. 2026 yılında verilmesi gereken mazot ve gübre destekleme ödemesinin 2027 yılının mart ayında yapılmasını çiftçiye ne faydası var? Bu durum üreticiyi gözden çıkarmaktır. Çünkü ekim yapılacağı için çiftçiye şimdi para lazım. Bir traktörün deposunu doldurmak için 1 ton 200 kilogram buğday satmak zorundayız. Bununla da tarlamızı sadece iki gün işleyebiliriz. O yüzden mazot ve gübre destekleme ödemeleri bir an önce hesaplara yatırılmalı’’ çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/tarlalar-bos-kalma-riskiyle-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-17-ekim/hububat-ekim-ilkhaber-4.jpg" type="image/jpeg" length="59741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YERİNDE DÖNÜŞÜM KONUTLARI YÜKSELİYOR!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yerinde-donusum-konutlari-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yerinde-donusum-konutlari-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremlerinden ağır yara alan Gaziantep’te Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında konutlar yükselmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremlerinden ağır yara alan Gaziantep’te Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında konutlar yükselmeye devam ediyor.</p>

<p>Gaziantep Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hakan Şimşek, ‘’Yerinde Dönüşüm Proje kapsamında binlerce ailemiz yeni ve sıcak yuvalarına kavuştu. Yerinde dönüşümden projesinden çok olumlu dönüşler aldık ve vatandaşlar çok memnun. Bizler her zaman vatandaşımızın yanındayız’’ mesajını verdi.</p>

<p>Asrın felaketi olarak değerlendirilen Kahramanmaraş merkezli 7,6 ve 7,7 depremlerden büyük yara olan kent merkezi ve ilçelerde hasarlı hale gelmiş binaların yerinde Yerinde Dönüşüm Projesi çerçevesinde yeni binalar yükseliyor. Proje kapsamında toplamda 4 bin 502 hak sahibi ile kredi sözleşmesi imzalandı.</p>

<p><strong>Bin 700 konutun yerinde dönüşümü tamamlandı</strong></p>

<p>Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında hibe kredi sözleşmesi imzalanan 4 bin 502 hak sahibinin bin 500’ü Şehitkamil, 800’ü İslahiye ve kalanı ise diğer ilçelerde bulunuyor. Ayrıca 2 bin 802 inşaat ruhsat ve izin belgesinin verildiği proje çerçevesinde bugüne kadar bin 700 konutun yerinde dönüşümü tamamlandı ve hak sahipleri evlerine yerleşti.</p>

<p><strong>6 milyar 113 milyon lira hibe ve kredi desteği verildi</strong></p>

<p>Kahramanmaraş merkezli 7,6 ve 7,7 depremlerden büyük yara 10 şehirde olduğu gibi kentimizde de Yerinde Dönüşüm Projesi tüm hızıyla sürüyor. Bu çerçeve şehirde yaşayan afetzedelere, proje kapsamında şimdiye kadar 6 milyar 113 milyon lira hibe ve kredi desteği verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Vatandaşlarımız evlerine yerleşti</strong></p>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin etkilediği Gaziantep'te Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında toplam 4502 hak sahibi ile hibe kredi sözleşmesinin imzalandığını söyleyen Şimşek, ‘’Bu hak sahiplerinden yaklaşık bin 500’ü Şehitkamil, 800'ü İslahiye ilçesinde kalanı ise diğer ilçelerdedir. Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında toplam 2 bin 802 inşaat ruhsatı ve izin belgesi verildi. Yapılan yerinde dönüşüm konutlarının yaklaşık bin 700’ü tamamlandı ve vatandaşlarımız evlerine yerleşti’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>40 bin lira proje bedeliyle birlikte 1 milyon 540 bin lira ödeme yapıyoruz</strong></p>

<p>Kentte yaşamını sürdüren afetzedelere, Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında bugüne kadar 6 milyar 113 milyon lira hibe ve kredi desteğinin sağlandığını hatırlatan Şimşek, ‘’Ödemelerimizi ruhsat alındıktan sonra yüzde 10, daha sonra su basmanında yüzde 30, kaba inşaatı bitince yüzde 30 ve en son inşaat bitiminde yüzde 30 daha vererek toplamda 750 bin lira hibe, 750 bin lira kredi olmak üzere ödeme yapıyoruz. 40 bin lira proje bedeliyle birlikte 1 milyon 540 bin lira ödeme yapıyoruz’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Depreme dayanıklı yeni konutlar inşa edildi</strong></p>

<p>Yerinde dönüşüm projesinden olumlu dönüşler aldıklarını sözlerine ekleyen Şimşek, ‘’Bakanlığımız, depremin olduğu ilk andan itibaren her zaman saha da ve vatandaşlarımızın yanında oldu, olmaya da devam ediyor. Proje sayesinde şehrimizde depremden ağır hasar almış binaların yerine depreme dayanıklı yeni konutlar inşa edildi. Birçok ailemiz konutların tamamlanmasıyla birlikte yeni evlerinde yaşamaya başladı’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Memnuniyet yüksek</strong></p>

<p>Şimşek, ‘’Hak sahibi olamayanlar ve toplu konuttan faydalanmak istemeyenler bu projeden yararlanıyor, memnuniyet yüksek. Ayrıca vatandaşlar depremden sonra kısa sürede evlerinin yapıldığını ve teslim edildiğini, eski evlerinin depreme dayanamadığını, şimdiki evlerinin güzel olduğunu belirterek, memnuniyetlerini ifade ediyorlar’’ şeklinde konuştu. Adem Kesenek</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yerinde-donusum-konutlari-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-17-ekim/hakan-simsek-3.jpg" type="image/jpeg" length="80095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘SOKAKLAR GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR OLMALI’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/sokaklar-guvenli-ve-erisilebilir-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/sokaklar-guvenli-ve-erisilebilir-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görme engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmelerinin önündeki engellere dikkat çeken Türkiye Körler Federasyonu ve Altı Nokta Körler Derneği Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere tüm sorumluları görevlerini yerine getirmeye davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görme engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmelerinin önündeki engellere dikkat çeken Türkiye Körler Federasyonu ve Altı Nokta Körler Derneği Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere tüm sorumluları görevlerini yerine getirmeye davet etti.</p>

<p>Sokakların güvenli ve erişilebilir olması gerektiğini belirten Çetin, ‘’İşgal edilen kaldırımlar, kaldırımlara park edilen araçlar, gelişigüzel bırakılan elektrikli scooterlar, hatalı uygulanan veya önüne engeller yerleştirilen hissedilebilir yüzeyler, güvenli geçiş imkânı sunmayan kavşaklar ve sesli uyarı sistemlerinin yetersizliği, görme engelli bireylerin bağımsız hareket etmelerini güçleştirmektedir’’ dedi.</p>

<p><strong>Kaldırımların amacı yayaların güvenli ulaşımını mümkün kılmaktır</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çetin, ‘’Görme engelli bir bireyin evinden çıkarken güzergâhını güvenle kullanıp kullanamayacağını düşünmek zorunda kalması, kamusal alanların herkes için erişilebilir biçimde düzenlenmediğinin açık bir göstergesidir. Kaldırımların amacı araçlara park yeri sağlamak değil, yayaların güvenli ulaşımını mümkün kılmaktır. Hissedilebilir yüzeylerin amacı yalnızca zemine farklı dokulu taşlar döşemek değil, görme engelli bireylere güvenilir bir yön bulma ve hareket olanağı sunmaktır. Erişilebilirlik, göstermelik düzenlemelerle değil, doğru planlama, uygun uygulama, düzenli denetim ve etkili yaptırımlarla sağlanabilir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Dijital erişilebilirlik görme engeliler açısından vazgeçilmez</strong></p>

<p>Günümüzde eğitimden bankacılığa, alışverişten iletişime, kamu hizmetlerinden sosyal yaşama kadar pek çok işlemin dijital ortamlar üzerinden gerçekleştirildiğini bu nedenle dijital erişilebilirliğin, görme engelli bireylerin bağımsız yaşamı ve toplumsal yaşama eşit katılımı açısından vazgeçilmez olduğunu kaydeden Çetin, ‘’Ekran okuyucularla uyumlu çalışmayan mobil uygulamalar, erişilebilir olmayan internet siteleri, etiketlenmemiş düğmeler, okunamayan görseller, erişilemeyen doğrulama sistemleri ve kullanımı mümkün olmayan dijital formlar, görme engelli bireyleri günlük yaşamın önemli bir bölümünde başkalarının yardımına bağımlı bırakabilmektedir’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Kimsenin geride bırakılmadığı bir yaşam istiyoruz</strong></p>

<p>Çetin, ‘’Bir uygulamanın görsel açıdan kullanışlı olması, ekran okuyucularla da erişilebilir olduğu anlamına gelmez. Bir kamu hizmetinin internet üzerinden sunulması da o hizmetin herkes tarafından bağımsız kullanılabildiğini göstermez. Sokakta önümüze çıkan fiziksel engeller kadar dijital dünyada karşılaştığımız engeller de bağımsızlığımızı sınırlandırmaktadır. Üstelik dijital hizmetlerin yaygınlaştığı günümüzde, erişilebilirlik eksiklikleri bireylerin eğitim, çalışma, iletişim, alışveriş ve temel hizmetlere ulaşma olanaklarını doğrudan etkileyebilmektedir. Fiziksel dünyada olduğu gibi dijital dünyada da kimsenin geride bırakılmadığı bir yaşam istiyoruz’’ talebinde bulundu. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/sokaklar-guvenli-ve-erisilebilir-olmali</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-16-ekim/ekran-resmi-2026-10-16-155050.png" type="image/jpeg" length="24468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘GIDA FİYATLARI PİYASA KOŞULLARINA TERK EDİLEMEZ’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/gida-fiyatlari-piyasa-kosullarina-terk-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/gida-fiyatlari-piyasa-kosullarina-terk-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilciliği, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilciliği, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında basın açıklaması yaptı.</p>

<p><strong>Tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişimini sınırlandırmaktadır</strong></p>

<p>Basın açıklamasını okuyan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Gamze Atar Kayabaşı, ‘’Gıda sorunu yalnızca ne kadar üretildiğiyle değil, neyin, nasıl ve kim için üretildiğiyle ilgilidir. Gıda zincirinin tohumdan gübreye, işlemeden dağıtıma kadar giderek daha fazla sermaye yoğunlaşmasının kontrolüne girmesi; üreticinin bağımsızlığını ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişimini sınırlandırmaktadır. Açlık ve yoksulluk kaçınılmaz bir kader değil, uygulanan ekonomi, tarım ve gelir politikalarının da sonucudur’’ dedi.</p>

<p><strong>Gıda yalnızca piyasada alınıp satılan bir meta değildir</strong></p>

<p>Gıdanın yalnızca piyasada alınıp satılan bir meta değil, yaşamın ve sağlığın temeli olduğunu bu nedenle gıda politikalarının şirketlerin karlılık hedeflerine ve piyasa koşullarına terk edilemeyeceğini dile getiren Kayabaşı, ‘’Gıda enflasyonuyla mücadele; üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten, emeğin karşılığını güvence altına alan ve gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltan bütüncül politikalarla mümkündür. Gıda hakkının ihlalinin en ağır sonuçlarından biri çocukların beslenmesinde görülmektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenme; çocukların fiziksel gelişimini, bilişsel becerilerini, okul başarısını ve geleceğini doğrudan etkilemektedir. Bir çocuğun sağlıklı beslenebilmesi, ailesinin ekonomik koşullarına bağlı olmamalıdır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Eşit ve sürdürülebilir bir kamusal programa dönüştürülmelidir</strong></p>

<p>Kayabaşı, ‘’Okul yemekleri bilimsel beslenme ilkelerine uygun hazırlanmalı; güvenilir hammadde, hijyen, izlenebilirlik ve etkin denetim koşulları sağlanmalıdır. Uygulama, bütçesi kamu tarafından karşılanan, ülke genelinde eşit ve sürdürülebilir bir kamusal programa dönüştürülmelidir. Gerekli kaynak ayrılmalı, ilgili meslek disiplinlerinin bilgi ve uzmanlığından yararlanılmalıdır. Çocukların geleceği tasarruf kalemi, sağlıklı beslenme bir lüks, okul yemeği ve okul gıdası logosu ise ertelenebilir bir vaat değildir’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Kamusal yarar ve mesleki uzmanlık temelinde oluşturmaya çağırıyoruz</strong></p>

<p>Yetkililere çağrıda bulunan Kayabaşı, ‘’Yeterli, dengeli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi temel bir insan hakkı olarak güvence altına almaya, yoksullukla mücadeleyi adil gelir dağılımı, insanca yaşam koşulları ve sağlıklı gıdaya erişim politikalarıyla birlikte yürütmeye, bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz, yeterli ve dengeli yemek ile temiz içilebilir su sağlamaya ve gerekli kamu bütçesini ayırmaya, üreticilerin maliyetlerini gözeten, emeğinin karşılığını almasını sağlayan ve tarımsal üretimin sürekliliğini güvence altına alan politikalar geliştirmeye, küçük üreticileri ve kooperatifleri desteklemeye; gıda zincirindeki piyasa yoğunlaşmasını gözeterek adil bir üretim ve dağıtım sistemi oluşturmaya, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve ekolojik dengeyi korumaya, gıda denetimlerini güçlendirmeye, kamu kurumlarında yeterli sayıda nitelikli teknik personel istihdam etmeye, tarım ve gıda politikalarını bilimsel bilgi, kamusal yarar ve mesleki uzmanlık temelinde oluşturmaya çağırıyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Açlık, kader ve yoksulluk kaçınılmaz değil</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açlığın kader ve yoksulluğun kaçınılmaz olmadığını vurgulayan Kayabaşı, ‘’Çocukların sağlıklı beslenememesi, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması ve milyonlarca insanın güvenilir gıdaya erişememesi değiştirilemez bir düzenin sonucu olarak kabul edilemez .İnsanların temel ihtiyaçlarının piyasanın ve satın alma gücünün insafına terk edildiği bir sistemde gıda hakkı herkes için eşit biçimde sağlanamaz. İhtiyacımız; üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten, emeği esas alan, doğal kaynakları savunan ve gıdayı kamusal sorumluluk alanında değerlendiren politikalardır’’ diye konuştu. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/gida-fiyatlari-piyasa-kosullarina-terk-edilemez</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-16-ekim/ekran-resmi-2026-10-16-155129.png" type="image/jpeg" length="60978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘KADIN EMEĞİNİN GÖRÜNÜR KILINMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kadin-emeginin-gorunur-kilinmasina-yonelik-calismalar-yapiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kadin-emeginin-gorunur-kilinmasina-yonelik-calismalar-yapiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılı verilerine göre Gaziantep’te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre 4 bin 472 kadın çiftçi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 yılı verilerine göre Gaziantep’te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre 4 bin 472 kadın çiftçi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kadın üreticiler teknolojik tarımsal yeniliklerle buluşturuluyor</strong></p>

<p>15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, kadın üreticilerin teknolojik tarımsal yeniliklerle buluşturulduğunu ve tarımda kayıtlı kadın istihdamının arttırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerinin altını çizdi.</p>

<p>Kadın çiftçi ve kadın kooperatifleri ile ilgili çalışmaların Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim Yayın Dairesi Başkanlığı koordinesinde verilen talimatlarla yürütüldüğünü hatırlatan Sağlam, ‘’Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesinde Kırsalda kadın ve aileye yönelik kurumumuzca yürütülen tüm çalışmalar ‘Fırsat eşitliğinin sağlanması, girişimciliğin ve istihdamın artırılması’ esasına dayanmaktadır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Tarımda kayıtlı kadın istihdamının arttırılması için çalışıyoruz</strong></p>

<p>Sağlam, ‘’Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak, kırsal alanda kadınların eğitim ve yayım faaliyetlerinden daha fazla yararlanabilmesi, sosyal ve kültürel yönden kadınların kendini geliştirmesi, kadının ailesine ve topluma yön vermesi, kadın emeğinin görünür kılınması ve tarımda kayıtlı kadın istihdamının arttırılmasına yönelik çalışmalar yürütmekteyiz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Gaziantep’te ÇKS’ye kayıtlı 4 bin 472 kadın çiftçi bulunuyor</strong></p>

<p>2026 yılı verilerine göre kentte Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 4 bin 472 kadın çiftçinin bulunduğunu sözlerine ekleyen Sağlam, Tarım ve Orman Bakanlığınca çiftçilere verilen birçok destekte kadınlara ve gençlere pozitif ayrımcılık yapıldığını ve kadın çiftçilere ek puan avantajların sağlandığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda proje yürütülüyor</strong></p>

<p>Kırsalda kadın çalışmaları alanında ulusal ve uluslararası desteklerle çok sayıda projenin yürütüldüğünü sözlerine ekleyen İl Müdürü Sağlam, ‘’Kurumumuzca kırsalda kadın çalışmaları alanında ulusal ve uluslararası desteklerle çok sayıda proje yürütülmekte ve hazırlanan yeni projeler de hayata geçirilmeye devam etmektedir. Projelerin temelinde gelenekten geleceğe yaklaşımı ile kadın çiftçilerimizin tecrübelerinden faydalanılırken, diğer yandan da kadın üreticilerimiz teknolojik tarımsal yeniliklerle buluşturulmaktadır’’ dedi.</p>

<p>Sağlam, ‘’Tarlada bağda bahçede, ahırda ağılda, serada merada tarımsal üretimin her alanında emeği dokunuşu olan, üretkenliği, sabrı, özverisi, doğa ile uyumu, yaratıcılığı, koruyuculuğu, cömertliği, naifliği ile ülkemiz tarımına emek veren tüm kadın çiftçilerimize şükranlarımı sunuyorum’’ temennisinde bulundu. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mehmet erkan günyolu</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kadin-emeginin-gorunur-kilinmasina-yonelik-calismalar-yapiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/huseyin-haber-klasor/ekim/huseyin-16-ekim/ibrahim-saglam.jpg" type="image/jpeg" length="67799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Her 5 kişiden biri iş için şehir değiştiriyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı İç Göç İstatistikleri’ne göre, Türkiye’de 488 bin 643 kişi iş bulmak, işe başlamak veya iş değişikliği nedeniyle farklı bir şehre taşındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İller arası göç eden her 5 kişiden birinin iş gerekçesiyle yer değiştirmesi, istihdam olanaklarının şehirler arasındaki dağılımını yeniden gündeme taşıdı. Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerin farklı şehirlerdeki iş dünyasıyla bağlantı kurabilmesine, profesyonel çevrelerini geliştirmesine ve kariyer fırsatlarını daha yakından tanımasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor…</p>

<p>Türkiye’de iş olanaklarına erişim, şehirler arası göçün önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, bunların 488 bin 643’ü iş ve tayin gerekçesiyle şehir değiştirdi. İş nedeniyle en fazla göç alan şehir 72 bin 141 kişiyle İstanbul olurken, Ankara 41 bin 313, İzmir ise 24 bin 665 kişiyle öne çıktı. Veriler, iş gücü hareketliliğinin büyükşehirlerde yoğunlaştığını ortaya koyarken, farklı şehirlerdeki istihdam fırsatlarına erişim ve profesyonel bağlantıların önemi de gündeme geliyor.</p>

<p></p>

<p>“Gençler iş fırsatlarına</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ulaşmak için şehir</p>

<p>değiştirmek zorunda</p>

<p>kalmamalı”</p>

<p></p>

<p>İş nedeniyle yaşanan göç hareketliliğini değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, istihdam olanaklarının belirli şehirlerde yoğunlaşmasının gençlerin kariyer tercihlerini de etkilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Yılmaz, “Bugün pek çok genç, eğitim aldığı veya yaşadığı şehirde kendisine uygun bir iş fırsatı bulamadığında başka bir şehre yöneliyor. Elbette şehir değiştirmek yeni deneyimler ve fırsatlar kazandırabilir. Ancak burada önemli olan, gençlerin yalnızca iş bulabilmek için yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda hissetmemesi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde önemli bir genç nüfus ve girişimcilik potansiyeli bulunuyor. Bu potansiyelin iş dünyasıyla daha güçlü buluşması gerekiyor. Gençlerin bulundukları şehirlerde de farklı sektörleri tanıyabilmesi, iş insanlarıyla iletişim kurabilmesi ve kendilerine bir kariyer yolu çizebilmesi oldukça önemli” dedi.</p>

<p></p>

<p>“İş fırsatlarına erişimde</p>

<p>profesyonel çevre önemli”</p>

<p></p>

<p>Gençlerin iş hayatına hazırlanırken yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yılmaz, profesyonel ilişkilerin kariyer yolculuğundaki önemine değindi.</p>

<p>Yılmaz, “Bir gencin kariyerini şekillendiren unsurlardan biri de doğru insanlarla doğru zamanda tanışabilmesi. Bazen farklı bir sektörden iş insanıyla yapılan sohbet, hiç düşünülmeyen bir kariyer alanının kapısını açabiliyor. Ancak her gencin bu bağlantılara ulaşma imkânı aynı değil. Biz gençlerin iş dünyasını yalnızca büyükşehirlerde değil, bulundukları çevrede de yakından tanıyabilmesini önemsiyoruz. İş dünyasının deneyimini gençlerle paylaşması, onların seçeneklerini görmesini ve daha bilinçli kararlar almasını sağlayabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Nefa, gençlerle iş dünyası</p>

<p>arasında bağ kuruyor</p>

<p></p>

<p>Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı adım atmasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, farklı sektörlerden girişimcileri, yöneticileri ve iş insanlarını gençlerle bir araya getiriyor. Düzenlediği buluşmalar, networking etkinlikleri ve deneyim paylaşımına dayalı organizasyonlarla gençlerin iş dünyasını yakından tanımasına, profesyonel ilişkiler geliştirmesine ve farklı kariyer seçeneklerini değerlendirmesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>İş dünyası ile gençler arasındaki iletişimin güçlendirilmesinin uzun vadede önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Yılmaz, “Gençlerin kendi şehirlerinde de fırsatları görebilmesi, girişimcilik konusunda cesaret kazanması ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilmesi gerekiyor. NEFA olarak gençlerle iş dünyasını aynı ortamda buluşturarak bu iletişimi güçlendirmeye çalışıyoruz. Amacımız yalnızca yeni tanışıklıklar oluşturmak değil, gençlerin kariyer yolculuklarında yararlanabilecekleri kalıcı bir iletişim ağına katkı sağlamak. Çünkü fırsatlara erişimin ilk adımı çoğu zaman doğru bağlantıları kurabilmekten geçiyor” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistiriyor3.jpg" type="image/jpeg" length="23213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yüksekokulun eğitim kalitesi geliştirilmeli’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yuksekokulun-egitim-kalitesi-gelistirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yuksekokulun-egitim-kalitesi-gelistirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Yabancı Diller Yüksekokulunun 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Kurul Toplantısı, Rektör Prof. Dr. Sait Mesut Doğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Toplantıda, eğitim-öğretim süreçleri, akademik çalışmalar ve geleceğe yönelik projeler ele alındı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik ve idari</p>

<p>personel bir araya geldi</p>

<p></p>

<p>Yabancı Diller Yüksekokulu Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan’ın yanı sıra GAÜN Genel Sekreteri Prof. Dr. Taner Akçacı ile yüksekokulun akademik ve idari personeli katıldı.</p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılı kapsamında gerçekleştirilen toplantıda, yüksekokulun mevcut akademik çalışmaları, eğitim süreçlerinin işleyişi ve gelecek döneme yönelik planlamalar değerlendirildi. Akademik personelin görüş, beklenti ve önerilerinin de ele alındığı toplantıda, eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik konular üzerinde duruldu.</p>

<p></p>

<p>Gelecek hedefleri</p>

<p>değerlendirildi</p>

<p></p>

<p>Toplantıda Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emrah Cinkara tarafından birimin faaliyetleri ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin sunum yapıldı. Cinkara, yüksekokulun yürüttüğü çalışmalar, kalite süreçleri ve eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p>Akademik kurul toplantısında, yüksekokulun eğitim kalitesinin geliştirilmesi ve mevcut çalışmaların değerlendirilmesi kapsamında görüş alışverişinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yuksekokulun-egitim-kalitesi-gelistirilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/yuksekokulun-egitim-kalitesi-gelistirilmeli2.jpeg" type="image/jpeg" length="88900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Sanayicimiz üretmek istiyor ancak finansman yükü ağırlaşıyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/sanayicimiz-uretmek-istiyor-ancak-finansman-yuku-agirlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/sanayicimiz-uretmek-istiyor-ancak-finansman-yuku-agirlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, yüksek faiz oranları ve artan maliyetlerin sanayicilerin üretim gücünü zorladığını belirterek, reel sektörün desteklenmesi için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ünverdi, sanayicilerin üretim, ihracat ve istihdam kapasitesini koruyabilmesi amacıyla ticari kredilerde büyüme sınırlarının artırılması, KGF ve İGE desteklerinin genişletilmesi ve uygun koşullu finansman imkanlarının oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>İç ve dış piyasalarda yaşanan zorlukların sanayi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken GSO Başkanı Adnan Ünverdi, parasal sıkılaşma sürecinin uzamasıyla birlikte işletmelerin finansmana erişimde daha fazla güçlük yaşadığını ifade etti.</p>

<p>Sanayicilerin tüm olumsuz koşullara rağmen üretimi, ihracatı ve istihdamı sürdürmek için mücadele ettiğini belirten Ünverdi, yüksek faizler ve artan maliyetlerin işletmelerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini kaydetti.</p>

<p>Sanayicilerin işletme sermayesi ihtiyacını karşılayacak ve üretim kapasitesinin devamlılığını sağlayacak adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurgulayan Ünverdi, finansman sorununun kalıcı hale gelmesinin üretim, yatırım ve istihdam üzerinde daha ağır sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.</p>

<p></p>

<p>Faiz indirimi</p>

<p>beklentisini dile getirdi</p>

<p></p>

<p>Merkez Bankasının 22 Ekim'de açıklayacağı politika faizi kararına ilişkin beklentilerini de paylaşan Ünverdi, enflasyon verilerinde görülen olumlu gelişmelerin dikkate alınarak faiz indirimine gidilmesini istedi.</p>

<p>Faiz indirimlerinin önümüzdeki aylarda da devam etmesinin reel sektör açısından önem taşıdığını belirten Ünverdi, bankacılık sektörüne de çağrıda bulundu. Faiz artışlarının ticari kredi faizlerine hızlı şekilde yansıtıldığını hatırlatan Ünverdi, faiz indirimlerinin de aynı hızla kredi maliyetlerine yansıtılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ünverdi, sanayicilerin finansman yükünün hafifletilmesinin üretim ve ihracat faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Ticari kredilerde</p>

<p>büyüme sınırı artırılmalı</p>

<p></p>

<p>Sanayicilerin üretim faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için işletme sermayesine daha kolay ulaşması gerektiğini kaydeden Ünverdi, bankalara uygulanan kredi büyüme sınırlarının sanayi ve üretim firmaları için artırılmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kredi büyüme sınırlarının üretim yapan işletmelerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmesinin finansmana erişimi kolaylaştıracağını belirten Ünverdi, bu adımın sanayicilerin kredi limitlerine ulaşmasına ve finansman sıkıntılarının hafifletilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Üretim yapan işletmelerin finansman ihtiyaçlarının diğer alanlardan ayrı değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Ünverdi, sanayinin mevcut kapasitesinin korunması için reel sektörün ihtiyaçlarını gözeten uygulamaların önemini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>KGF ve İGE destekleri</p>

<p>genişletilmeli</p>

<p></p>

<p>GSO Başkanı Ünverdi, teminat yetersizliği ve yüksek finansman maliyetleri nedeniyle kredi kullanmakta zorlanan işletmeler için Kredi Garanti Fonu (KGF) ve İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) desteklerinin daha etkin kullanılmasını önerdi.</p>

<p>Bu mekanizmaların kapsamının genişletilmesiyle sanayicilere uzun vadeli ve belirli bir süre geri ödemesiz kredi imkanları sunulabileceğini belirten Ünverdi, yeni destek paketlerinin istihdamı koruma şartıyla uygulanmasının da değerlendirilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Ünverdi, bu şekilde sağlanacak finansmanın doğrudan üretime, istihdama ve ekonomik canlılığa katkı sunabileceğini ifade ederek, desteklerin yalnızca finansmana erişimi kolaylaştırmakla kalmayıp işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesine de yardımcı olması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Sanayiciye uzun vadeli ve</p>

<p>düşük faizli kredi çağrısı</p>

<p></p>

<p>Sanayide yıllar içerisinde elde edilen kazanımların korunmasının önemine dikkat çeken Ünverdi, üretim kapasitesinin devamlılığı, istihdamın korunması ve ihracat pazarlarındaki payın sürdürülmesi için uygun koşullu finansman kaynaklarına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p>

<p>Sanayicilerin rekabet gücünü kaybetmemesi için uzun vadeli, kabul edilebilir faiz oranlarına sahip ve geri ödemesiz dönem içeren kredi imkanlarının oluşturulması gerektiğini belirten Ünverdi, reel sektörün finansman sorununa yönelik kalıcı ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesini istedi.</p>

<p>Ünverdi'nin önerileri arasında ticari kredilerde büyüme sınırlarının artırılması, KGF ve İGE desteklerinin genişletilmesi, borçların yapılandırılmasına yönelik yeni mekanizmaların oluşturulması ve politika faizinde indirim yapılması yer aldı. Bu adımların hayata geçirilmesinin sanayicilerin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam kapasitesinin korunmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/sanayicimiz-uretmek-istiyor-ancak-finansman-yuku-agirlasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/sanayicimiz-uretmek-istiyor-ancak-finansman-yuku-agirlasiyor1.jpg" type="image/jpeg" length="78286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrı kaslarda’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/saglikli-ve-uzun-yasamanin-sirri-kaslarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/saglikli-ve-uzun-yasamanin-sirri-kaslarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta ve ileri yaşta kas gücü ile yaşam süresi arasındaki ilişkiyi inceleyen yeni bir araştırmada dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmaya göre en düşük kas gücüne sahip bireylerde ölüm riski, en yüksek kas gücüne sahip grupla karşılaştırıldığında erkeklerde 5,9 kat, kadınlarda ise 6,9 kat daha yüksek bulundu. Bulgular, yaşlanma sürecinde kas sağlığını değerlendirirken yalnızca “ne kadar güçlüyüz?” sorusunun değil, “ürettiğimiz gücü ne kadar hızlı kullanabiliyoruz?” sorusunun da önemli olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, araştırmanın özellikle sağlıklı yaşlanma perspektifinden önemli bir mesaj taşıdığını belirterek “Kas sağlığı denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak kas kütlesi veya kaldırabildiğimiz ağırlık geliyor. Oysa günlük yaşam bize farklı bir soru soruyor: O kuvveti ne kadar hızlı ve kontrollü kullanabiliyoruz? Sandalyeden kalkmak, merdivene adım atmak, dengesiz bir zeminde kendimizi toparlamak veya düşmeyi önlemek yalnızca kuvvet değil, kuvveti hızlı bir şekilde ortaya koyabilme becerisi de gerektiriyor. Bu noktada düzenli fiziksel aktivitenin yanı sıra yeterli ve dengeli beslenme de kasların korunması ve işlevlerini sürdürebilmesi açısından önemli bir rol oynuyor. Özellikle yeterli protein ve kas sağlığını destekleyen diğer besin öğelerinin günlük beslenmede yeterli düzeyde alınması, sağlıklı yaşlanmanın önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmeli” diyor.</p>

<p>Mayo Clinic Proceedings dergisinde yayımlanan çalışmada, 46–75 yaş arasındaki 3.889 yetişkin 10 yıldan uzun süre takip edildi. Araştırmacılar, kas gücünü kuvvet ve hızın birlikte ortaya konduğu bir performans ölçütü olarak ele alırken, kas kuvvetini ise temel olarak kişinin uygulayabildiği maksimum kuvvet üzerinden değerlendirdi. Araştırma, aynı zamanda kasın yalnızca kapasitesini değil, bu kapasiteyi ne kadar hızlı ve işlevsel biçimde harekete geçirebildiğini sorguluyor.</p>

<p>Kaslarımızın yalnızca vücudumuzu hareket ettiren dokular değil; bağımsız hareket edebilmenin, günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmenin ve sağlıklı yaşlanmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas fonksiyonlarında meydana gelen kayıplar; merdiven çıkmaktan sandalyeden kalkmaya, dengeyi korumaktan ani bir hareket karşısında vücudu toparlamaya kadar pek çok işlevi etkileyebiliyor. İşte bu nedenle kas gücü, özellikle ileri yaşlarda yalnızca spor performansıyla ilgili bir kavram değil, günlük yaşamın sürdürülebilmesi açısından da önemli bir fiziksel özellik olarak karşımıza çıkıyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p></p>

<p>Yaş İlerledikçe Hızlı ve</p>

<p>Kontrollü Hareket Edebilme</p>

<p>Kapasitesi Korunmalı</p>

<p></p>

<p>Araştırmada “kas gücü”, kuvvet ile hızın birlikte değerlendirilmesiyle ele alınıyor. Başka bir ifadeyle, aynı miktarda kuvvet üretebilen iki kişiden, bunu daha kısa sürede gerçekleştirebilen kişinin kas gücü daha yüksek kabul ediliyor. Bu nedenle kas gücü, yalnızca kasın kapasitesini değil, hareketin hızını ve fonksiyonel performansı da kısmen yansıtan bir ölçüt olarak değerlendiriliyor. Prof. Dr. Murat Baş, bunun özellikle yaşlanma sürecinde dikkate alınması gerektiğini vurguluyor: “İyi yaşlanmak, yalnızca kaslarımızı korumak değil; onları günlük hayatın gerektirdiği hızda kullanabilmek anlamına da geliyor. Yaş ilerledikçe hızlı ve kontrollü hareket edebilme kapasitesinin korunması, kişinin bağımsızlığını sürdürmesi açısından son derece değerli”…</p>

<p></p>

<p>Yaşlanırken Daha Fazla</p>

<p>Kas Değil, Daha İşlevsel</p>

<p>Kas Önemli</p>

<p></p>

<p>Araştırmanın sonuçları, kas kuvvetinin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, kas kuvveti sağlıklı hareket için temel bir fiziksel özellik olmaya devam ediyor. Ancak bu çalışma, orta ve ileri yaşlarda yaşam süresiyle ilişkili fiziksel göstergeler değerlendirilirken kas gücünün ayrıca ele alınmasının yararlı olabileceğine işaret ediyor. Prof. Dr. Murat Baş, “Kaslarımızı yalnızca ‘güçlü’ veya ‘zayıf’ şeklinde değerlendirmek artık yeterli olmayabilir. Kasın fonksiyonunu, hareket hızını, koordinasyonu ve kişinin günlük yaşam içerisindeki performansını birlikte düşünmeliyiz. Sağlıklı yaşlanma açısından hedefimiz yalnızca daha fazla kas yapmak değil; kullanılabilir, hızlı tepki verebilen ve fonksiyonunu koruyan kaslara sahip olmak olmalı” diyor.</p>

<p>Bu noktada egzersiz programlarının da yaşa, sağlık durumuna ve fiziksel kapasiteye göre çeşitlendirilmesi gerekiyor. Kuvvet antrenmanlarının yanı sıra, kişinin uygunluğu değerlendirildikten sonra kontrollü ve hızlı hareketleri içeren fonksiyonel egzersizlerin de programa eklenmesi düşünülebilir. Squat (çömelme), lunge (hamle) ve step-up (basamağa çıkma) gibi temel hareketlerin kontrollü hızlarda uygulanması veya uygun kişilerde kettlebell (girya) gibi ekipmanlarla yapılan egzersizler, kasların kuvveti kısa sürede üretme kapasitesini geliştirmeyi hedefleyebilir. Prof. Dr. Murat Baş, “Burada önemli olan ‘ne kadar hızlı, o kadar iyi’ yaklaşımı değildir. Özellikle orta ve ileri yaşta amaç, hareketi hızlandırırken kontrolü kaybetmemektir. Egzersizin kişinin yaşına, eklem-kas durumuna, denge kapasitesine ve mevcut sağlık durumuna göre planlanması gerekir. Gerektiğinde hekim, fizyoterapist veya egzersiz uzmanından destek alınmalıdır” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p></p>

<p>Fiziksel Aktivite İleri</p>

<p>Yaşlara Bırakılmamalı</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Murat Baş, araştırmanın dikkat çekici sonuçlarına rağmen çalışmanın sınırlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor. Çalışma, Brezilya'daki bir gözlem grubundan elde edilen verilere dayanıyor. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyi ve kondisyonu ayrıntılı biçimde değerlendirilmediği için sonuçların farklı toplumlara ve genel nüfusa doğrudan aktarılması konusunda dikkatli olunması gerekiyor. Prof. Dr. Murat Baş, “Bu çalışma bize ‘kas gücünüzü artırırsanız kesin olarak daha uzun yaşarsınız’ demiyor. Bize çok önemli bir araştırma sorusu gösteriyor: Kasın kuvvet üretme hızı, sağlığın ve yaşlanmanın değerlendirilmesinde düşündüğümüzden daha önemli bir gösterge olabilir mi? Bu sorunun farklı toplumlarda ve farklı çalışma tasarımlarıyla araştırılması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Baş'a göre araştırmadan çıkarılabilecek en önemli mesajlardan biri ise fiziksel aktivitenin yaşamın ilerleyen dönemlerine bırakılmaması: “Kas kaybını yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul etmemeliyiz. Kaslarımız da kalp ve damar sistemimiz gibi kullanılmaya ihtiyaç duyar. Düzenli fiziksel aktivite, yeterli protein ve dengeli beslenme, uygun kuvvet egzersizleri ve kişinin kapasitesine göre planlanmış fonksiyonel çalışmalar sağlıklı yaşlanma yaklaşımının önemli parçalarıdır”…</p>

<p></p>

<p>Kas Sağlığı İçin Egzersiz</p>

<p>Kadar Beslenme de Önemli</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Murat Baş’a göre kasların yaşla birlikte korunmasında fiziksel aktivitenin yanı sıra yeterli ve dengeli beslenme de önemli rol oynuyor. Özellikle yaş ilerledikçe günlük beslenmede yeterli protein alınması, kas dokusunun korunması ve egzersize verilen yanıtın desteklenmesi açısından önem taşıyor. Yumurta, yoğurt, kefir, süt ve peynir gibi süt ürünleri; balık, tavuk ve yağsız et gibi hayvansal protein kaynaklarının yanı sıra mercimek, nohut, kuru fasulye gibi baklagiller de günlük beslenmede protein açısından değerlendirilebilecek seçenekler arasında yer alıyor.</p>

<p>Kas sağlığı açısından yalnızca protein miktarına değil, beslenmenin genel kalitesine de dikkat etmek gerekiyor. Sebze ve meyveler, tam tahıllar, kuruyemişler ve sağlıklı yağ kaynakları dengeli bir beslenme düzeninin parçası olmalı. Özellikle balık, ceviz, badem, zeytinyağı gibi besinler sağlıklı yağ asitleri açısından beslenmeye katkı sağlayabilir. Yeterli sıvı tüketimi de kasların normal fonksiyonlarının sürdürülmesi açısından göz ardı edilmemeli.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Baş, kas sağlığını korumada beslenmenin önemine dikkat çekerek, “Kaslarımızı korumak için yalnızca egzersiz yapmak yeterli değil. Vücudun kas dokusunu oluşturmak ve onarmak için ihtiyaç duyduğu besin ögelerini de yeterli miktarda alması gerekiyor. Bu nedenle özellikle yaş ilerledikçe kaliteli protein kaynaklarının öğünlere dengeli biçimde dağıtılması, sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağların beslenmede yer alması önemli. Burada önemli olan tek bir “kas dostu” besine odaklanmak yerine, düzenli fiziksel aktiviteyi yeterli protein ve çeşitli besinlerden oluşan dengeli bir beslenme düzeniyle birlikte sürdürmek. Özellikle ileri yaşlarda iştah azalması, çiğneme-yutma sorunları veya kronik hastalıklar gibi durumlar beslenme düzenini etkileyebileceğinden, kişisel ihtiyaçların hekim veya diyetisyen tarafından değerlendirilmesi gerekebiliyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p>Yeni araştırmaya göre sağlıklı yaşlanma, yalnızca daha fazla kas kütlesine sahip olmakla değil; kasların gücünü, hızını ve günlük yaşamda kullanılabilirliğini korumakla yakından ilişkili. Bunun için fiziksel aktiviteyi yaşamın bir parçası haline getirmek kadar, yeterli protein ve çeşitli besinlerden oluşan dengeli bir beslenme düzenini sürdürmek de önem taşıyor. Güçlü ve fonksiyonel kaslar; hareket özgürlüğünü, bağımsızlığı ve yaşam kalitesini destekleyen önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/saglikli-ve-uzun-yasamanin-sirri-kaslarda</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/saglikli-ve-uzun-yasamanin-sirri-kaslarda2.jpg" type="image/jpeg" length="59493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocukların korunmasına yönelik çalışmalara bilimsel destek!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-korunmasina-yonelik-calismalara-bilimsel-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-korunmasina-yonelik-calismalara-bilimsel-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Karadağ, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bilim Kurulu bünyesindeki Çocuk Komisyonunda görevlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocuk ve ergen ruh sağlığı alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Karadağ, komisyonun bilimsel değerlendirme süreçlerine katkı sunacak.</p>

<p></p>

<p>Rektör Doğan’dan</p>

<p>Karadağ’a teşekkür</p>

<p></p>

<p>GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Çocuk Komisyonunda görevlendirilen Doç. Dr. Mehmet Karadağ’ı makamında ağırladı. Görüşmede Doğan, Karadağ’ın çocuk ve ergen ruh sağlığı alanındaki bilimsel çalışmalarına ve komisyonda üstleneceği katkılara dikkat çekerek kendisine teşekkür etti.</p>

<p>Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı olan Doç. Dr. Mehmet Karadağ’ın, klinik deneyimi ve akademik birikimiyle komisyonun çalışmalarına destek vermesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>GAÜN’lü akademisyen</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk Komisyonunda</p>

<p>görevlendirildi</p>

<p></p>

<p>Farklı uzmanlık alanlarından akademisyenlerin yer aldığı Çocuk Komisyonu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çocukların korunmasına yönelik hizmetlerini ve mevzuat çalışmalarını bilimsel değerlendirmelerle destekliyor.</p>

<p>Doç. Dr. Mehmet Karadağ’ın komisyonda görevlendirilmesiyle birlikte, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanındaki uzmanlığının çocukların korunmasına yönelik çalışmalara katkı sunması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-korunmasina-yonelik-calismalara-bilimsel-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/cocuklarin-korunmasina-yonelik-calismalara-bilimsel-destek.jpeg" type="image/jpeg" length="27296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Hormon tedavisini herkes için aynı ve tehlikeli sanmak en büyük yanlışlardan biri’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/hormon-tedavisini-herkes-icin-ayni-ve-tehlikeli-sanmak-en-buyuk-yanlislardan-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/hormon-tedavisini-herkes-icin-ayni-ve-tehlikeli-sanmak-en-buyuk-yanlislardan-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi. Ancak ‘doğal’” olması, bu dönemde ortaya çıkan her yakınmanın normal ve zararsız olduğu anlamına gelmiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca “Kadınların en sık yaptıkları hata, yaşam kalitelerini düşüren şikayetlere yalnızca katlanmak değil, bazı ciddi hastalıkların ilk sinyali olabilecek belirtileri ‘nasıl olsa menopozdandır’ diyerek geçiştirmeleri oluyor. Bu normalleşme algısı, kemik erimesinden kalp-damar hastalıkları ve jinekolojik kanserlere dek pek çok tehlikenin sessizce ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor” diyor. Kadın hastalıkları ve menopoz dönemine yönelik toplumumuzda farkındalığın yeterli seviyede olmadığını belirten Dr. Ağca, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, menopozda en sık yapılan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>‘Menopozda olur’ diyerek</p>

<p>şikayetlere katlanmak</p>

<p></p>

<p>Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, vajinal kuruluk veya cinsel ilişkide ağrı menopoz döneminde sık görülebilir. Ancak bir belirtinin sık görülmesi, tedavi edilmeden yaşanması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle günlük yaşamı, iş performansını, uykuyu veya cinsel yaşamı etkileyen yakınmaların değerlendirilmesi gerekir. Üstelik her şikayeti menopoza bağlamak da doğru değildir; tiroit hastalıklarından anemiye, uyku bozukluklarından metabolik sorunlara kadar farklı nedenler benzer belirtilere yol açabilir. “Menopozdasın, bunlar normal” şeklinde bir yaklaşım ciddi sonuçlara yol açabilir. </p>

<p></p>

<p>Hormon tedavisinden</p>

<p>kulaktan dolma</p>

<p>bilgilerle korkmak</p>

<p></p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca “Hormon tedavisini herkes için aynı ve tehlikeli sanmak en büyük yanlışlardan biridir. Günümüzde tedavi tamamen kişiye özel planlanıyor; kadının yaşı, sağlık geçmişi ve riskleri dikkate alınıyor. Uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlanan tedavi, kemik erimesinden sıcak basmalarına dek hayat kalitesini baştan aşağı değiştirebiliyor. Bugün artık ‘hormon iyi mi, kötü mü?’ sorusunu değil, ‘hangi kadına, hangi dozda ve nasıl bir tedavi verilmelidir?’ sorusunu konuşmalıyız” diyor.</p>

<p></p>

<p>Menopozda kalp ve kemik</p>

<p>sağlığını ihmal etmek</p>

<p></p>

<p>Menopoz döneminde yapılan en büyük yanlışlardan biri de; bu süreci sadece sıcak basmasından ibaret sanıp, kemik kaybı ve kalp-damar hastalıkları açısından risklerin arttığı bir dönem olduğunu dikkate almamak. Bir kadının sıcak basması olmaması, menopozun sağlığı üzerindeki diğer etkilerinin değerlendirilmesine gerek olmadığı anlamına gelmiyor. Menopozla birlikte kemik kaybı hızlanabilir; kilo ve bel çevresinde yağlanma, kan yağlarında yükseliş, insülin duyarlılığı ve kardiyovasküler risk faktörleri değişebilir. Bu nedenle menopoz kontrolü yalnızca hormon tetkiki yapılan bir muayene olmamalıdır. Özellikle aile öyküsü, sigara kullanımı ve bireysel kardiyovasküler riskler mutlaka değerlendirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Sadece kiloya odaklanıp</p>

<p>kaslarını unutmak</p>

<p></p>

<p>Menopozda hormonların değişmesiyle karın yağlanması artarken, kas kütlesi ve gücü hızla erir. Bu dönemde bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili diyetler, tartıda kilo verdirse de kas kaybını hızlandırır. Sadece zayıflamaya değil; düzenli egzersiz, fiziksel aktiviteler, direnç egzersizleri ve yeterli proteinle kas gücünü korumaya odaklanılmalıdır. 50’li yaşlardan sonra yalnızca daha zayıf olmayı değil; daha güçlü olmayı hedeflemek gerekir. Kas, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir.</p>

<p></p>

<p>Uyku sorununu sadece</p>

<p>menopoza bağlamak</p>

<p></p>

<p>Menopoz döneminde uyku sorunları oldukça sık görülür. Gece terlemeleri uykuyu bölebilir; ancak bu dönemde her uyku sorununun nedeni hormonlar değildir. Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte açık havada geçirilen sürenin ve fiziksel aktivitenin azalması da uyku düzenini ve genel iyilik halini etkileyebilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, gün ışığından yararlanmak, fiziksel aktivitelerde bulunmak ve özellikle akşama doğru kafeini azaltmak önemlidir. Alkol de uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gibi görünmesine rağmen gece uykusunun kalitesini bozabilir. Ayrıca menopoz döneminde alkol tüketimi meme kanserine de zemin hazırlayabilir.</p>

<p></p>

<p>‘Yaşım geldi, artık böyle’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>diyerek yaşam konforunu</p>

<p>ihmal etmek</p>

<p></p>

<p>Dr. Jale Dal Ağca “Menopozun en fazla gözden kaçan alanlarından biri; östrojen azalmasına bağlı gelişen kuruluk, hassasiyet ve idrar yolları yakınmalarıdır. Bu sorunlar kadınların özel ilişkilerinde yaşadığı konfor kayıpları ve ağrılı süreçlerle birleştiğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Ancak pek çok kadın, mahremiyet çekinceleri nedeniyle hekimden sakladığı için sorunlar daha da büyümektedir. Oysa lokal ve kişiye özel tedavilerle bu tabloyu düzeltmek mümkündür. Unutmayın; kadının yaşam kalitesi ve özel hayatındaki konforu yaşla birlikte sona ermez. Yaşanan bu sıkıntılar ‘yaşım geldi, artık böyle’ denilerek kabullenilmemeli, mutlaka hekime danışılmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/hormon-tedavisini-herkes-icin-ayni-ve-tehlikeli-sanmak-en-buyuk-yanlislardan-biri</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/hormon-tedavisini-herkes-icin-ayni-ve-tehlikeli-sanmak-en-buyuk-yanlislardan-biri.jpg" type="image/jpeg" length="49496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Eylül ayında 300,3 milyon dolarlık ihracat!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/eylul-ayinda-3003-milyon-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/eylul-ayinda-3003-milyon-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneydoğu Anadolu Bölgesi, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe 2026 yılının ilk dokuz ayında 2,8 milyar dolarlık ihracata imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 5,6 artıran bölge, Türkiye’nin toplam sektör ihracatından aldığı yüzde 30,9’luk payla bölgesel liderliğini sürdürdü. Eylül ayında 300,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren bölge, özellikle ayçiçek yağı ve makarna ihracatındaki artışla öne çıktı.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatında önemli bir paya sahip olmayı sürdürüyor. Bölge, 2026 yılının eylül ayında gerçekleştirdiği 300,3 milyon dolarlık ihracatla sektördeki güçlü konumunu korudu.</p>

<p>Yılın ilk üç çeyreğini kapsayan ocak-eylül döneminde ise bölgenin sektörel ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,6 artarak 2,8 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatının yüzde 30,9’unu karşılayan Güneydoğu Anadolu, ülke ihracatındaki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Bölgenin ihracat performansında ürün çeşitliliği, farklı coğrafyalara yayılan pazar ağı ve temel gıda ürünlerine yönelik talep etkili oldu. Ancak uluslararası piyasalardaki ekonomik gelişmeler, ülkelerin ithalat politikaları ve finansmana erişim koşulları, sektörün gelecek dönem performansı açısından yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Dokuz ayda 3,3 milyon ton ürün ihraç edildi</p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ihracatındaki artış, miktar bazındaki verilere de yansıdı. Ocak-eylül döneminde sektörün ihracat miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 yükselerek 3,3 milyon tona ulaştı.</p>

<p>Dokuz aylık süreçte bölgeden 931,1 bin ton makarna, 568,6 bin ton buğday unu ve 338,6 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi. Bu rakamlar, bölgenin hem temel gıda ürünlerinde hem de işlenmiş tarım ürünlerinde uluslararası pazarlardaki varlığını sürdürdüğünü gösterdi.</p>

<p>Hububat ve mamulleri sektörünün ihracatında makarna ve un gibi ürünlerin yanı sıra bitkisel yağlar da önemli bir yer tuttu. Özellikle ayçiçek yağı ihracatında kaydedilen yükseliş, sektörün toplam gelirine katkı sağlayan başlıca gelişmelerden biri oldu.</p>

<p></p>

<p>Ayçiçek yağı ihracatı 563</p>

<p>milyon dolara yükseldi</p>

<p></p>

<p>Bölgenin en fazla ihracat geliri elde ettiği ürün, ayçiçek yağı oldu. Ocak-eylül döneminde ayçiçek yağı ihracatı yüzde 26,1 artışla 563 milyon dolara ulaştı. Böylece ayçiçek yağı, bölgenin sektörel ihracatında ilk sırada yer aldı.</p>

<p>İkinci sırada bulunan makarna ihracatı da artışını sürdürdü. Makarna ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13,1 yükselerek 502,7 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ayçiçek yağı ve makarnada görülen artış, bölgenin toplam ihracat gelirinin yükselmesinde etkili oldu. Temel gıda ürünlerine yönelik talebin devam etmesi, bu ürünlerin farklı pazarlardaki konumunu korumasına katkı sağlarken uluslararası rekabet, maliyetler ve ithalatçı ülkelerin politikaları da ihracatçıların kararlarında belirleyici olmaya devam etti.</p>

<p></p>

<p>Orta Doğu ve Afrika, ihracatın</p>

<p>önemli pazarları oldu</p>

<p></p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ihracatında Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ağırlığını korudu. Yılın ilk dokuz ayında Orta Doğu'ya yapılan ihracat 1,2 milyar dolara yaklaşırken Afrika ülkelerine gerçekleştirilen ihracatın toplam değeri 984 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Bu rakamlar, bölgenin özellikle temel gıda ürünlerine yönelik talebin yoğun olduğu pazarlardaki konumunu ortaya koydu. Bununla birlikte ihracat pazarlarındaki ekonomik koşulların birbirinden farklılaşması, ürün bazında yeni stratejiler geliştirilmesini gerekli kılıyor.</p>

<p>Satın alma gücü, dövize erişim, ithalatın finansmanı ve tüketim alışkanlıkları, ülkelerin ürün tercihlerini doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Bazı pazarlarda un ve bitkisel yağ gibi temel gıdalara yönelik talep güçlenirken daha yüksek katma değerli ve ambalajlı ürünlerin alımlarında daha temkinli davranılabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle ihracat performansının yalnızca toplam tutar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına dikkat çekilirken, pazarlardaki talebin niteliğinin ve ekonomik koşulların da dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p></p>

<p>Kadooğlu: İhracat verilerindeki</p>

<p>değişim, hedef ülkelerdeki</p>

<p>dönüşümle bağlantılı</p>

<p></p>

<p>Yılın ilk üç çeyreğine ilişkin ihracat sonuçlarını değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün performansının yalnızca toplam ihracat rakamları üzerinden okunmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ülkelerin ekonomik koşulları, tüketim tercihleri ve dış ticaret dinamiklerinin birbirinden farklılaştığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel savaşların ve ekonomik gelişmelerin hedef pazarlardaki talep yapısını etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Kadooğlu, özellikle satın alma gücü, dövize erişim ve temel gıda ihtiyacının öne çıktığı ekonomilerde ithalat eğilimlerinin değişebildiğini belirterek Afrika'daki bazı ülkelerde döviz likiditesinin zayıflamasının temel gıda ürünlerine yönelimi güçlendirdiğini kaydetti.</p>

<p>Bu durumun un ve bitkisel yağ gibi ürünlere yönelik talebi artırabildiğini, buna karşılık daha yüksek katma değerli ve ambalajlı ürünlerde alımların daha temkinli hale gelebildiğini dile getiren Kadooğlu, ihracat stratejisinin bu farklılıklar dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kadooğlu, farklı gelir gruplarına, tüketim alışkanlıklarına ve ekonomik koşullara sahip pazarlardaki değişimlerin hızlı okunmasının önemine işaret ederek Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ürün ve ihracat tercihlerini değişen şartlara göre şekillendirmeye çalıştığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Irak, Cezayir ve Mısır'daki</p>

<p>gelişmeler yakından izleniyor</p>

<p></p>

<p>Hedef ülkelerin yalnızca tüketim tercihlerinin değil, gıda ve dış ticaret politikalarının da değiştiğini belirten Kadooğlu, ihracatçıların bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bazı pazarlarda ithalatın finansmanı ve ödeme koşulları yeniden düzenlenirken bazı ülkelerin yerli üretim kapasitelerini güçlendirmeye yönelik politikalar geliştirdiğini kaydeden Kadooğlu, bu değişimlerin geleneksel ticaret ilişkilerini etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Irak'ta ithalat vergilerinin sevkiyat öncesinde peşin ödenmesine ilişkin yeni uygulamanın, ihracatçılar açısından dikkate alınması gereken gelişmeler arasında bulunduğunu belirten Kadooğlu, Cezayir'in makarna ve bisküvi gibi ürünlerde yurt içi üretimi teşvik eden yaklaşımının da pazar koşullarını değiştirebileceğini ifade etti.</p>

<p>Mısır'ın buğday üretimi ve ithalatını artırarak un ihracatını özellikle Doğu Afrika pazarlarına doğru büyütme hedefinin de bölgesel ticaret açısından önemli olduğunu belirten Kadooğlu, farklı ülkelerde devreye giren yeni üretim kapasitelerinin geçmişte ithalata dayalı olan ticaret modellerini değiştirebileceğini dile getirdi.</p>

<p>Bu gelişmelerin yalnızca tek tek ülkelerde yaşanan değişiklikler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, küresel gıda arzının ve ticaretinin ülkelerin kendi ekonomik öncelikleri doğrultusunda yeniden şekillendiğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>İhracat stratejilerinde</p>

<p>pazar ve ürün seçimi</p>

<p>önem kazanıyor</p>

<p></p>

<p>Değişen ticaret koşullarının ihracatçılar açısından yeni planlamaları zorunlu hale getirdiğini belirten Kadooğlu, her pazarda aynı ürün ve ticaret modeliyle başarılı olmanın mümkün olmayabileceğine işaret etti.</p>

<p>İthalatçı ülkelerin finansman imkanları, yerli üretim politikaları, tüketim alışkanlıkları ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kadooğlu, ihracat stratejilerinin bu unsurlar doğrultusunda geliştirilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin farklı coğrafyalarda oluşturduğu pazar birikimi ve ticari deneyimin, değişen koşullara uyum sağlama açısından önemli bir avantaj sunduğunu kaydeden Kadooğlu, hangi pazarda hangi ürünle ve hangi ticaret modeliyle yer alınacağının önceden öngörülmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Güneydoğu'nun ihracattaki</p>

<p>liderliğini koruması</p>

<p>hedefleniyor</p>

<p></p>

<p>Yılın ilk dokuz ayında 2,8 milyar dolarlık ihracata ulaşan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatındaki önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Bölgenin yüzde 30,9'luk payla elde ettiği konumda ayçiçek yağı ve makarna gibi ürünlerin performansı ile Orta Doğu ve Afrika pazarlarının önemi öne çıktı.</p>

<p>Bununla birlikte küresel ticaretteki dönüşüm, ihracatçıların yalnızca mevcut pazarlarını korumalarını değil, yeni koşullara uygun ürün ve ticaret modelleri geliştirmelerini de gerektiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgenin güçlü pazar deneyiminden yararlanarak değişen ticaret şartlarını yakından takip etmeyi ve ihracat stratejilerini bu doğrultuda şekillendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Bölgenin önümüzdeki dönemde de üretim kapasitesini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruması açısından pazar çeşitliliği, doğru ürün seçimi ve değişen talep koşullarına uyum önemini koruyacak.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/eylul-ayinda-3003-milyon-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/h-u-b-u-b-a-t5.jpg" type="image/jpeg" length="49531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Beyaz önlük sorumluluğu ve dürüstlüğü temsil ediyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/beyaz-onluk-sorumlulugu-ve-durustlugu-temsil-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/beyaz-onluk-sorumlulugu-ve-durustlugu-temsil-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü tarafından ilk kez düzenlenen Beyaz Önlük Giyme Töreni’nde öğrenciler meslek hayatlarına yönelik önemli bir adım attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ömer Asım Aksoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törende beyaz önlüğün temsil ettiği bilimsel merak, dürüstlük, sorumluluk ve etik çalışma ilkelerine dikkat çekildi.</p>

<p>Kimya öğrencileri için anlamlı tören</p>

<p>Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü, öğrencilerin mesleki eğitim yolculuklarını simgeleyen Beyaz Önlük Giyme Töreni’ni ilk kez gerçekleştirdi. Ömer Asım Aksoy Konferans Salonu’nda düzenlenen programa akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.</p>

<p>Törende, kimya eğitiminin yalnızca teorik bilgi ve laboratuvar çalışmalarından ibaret olmadığı, aynı zamanda bilimsel etik, dikkatli çalışma ve topluma karşı sorumluluk bilinci gerektirdiği vurgulandı. Öğrencilerin giydikleri beyaz önlüklerin, eğitim hayatları boyunca üstlenecekleri sorumlulukların ve mesleki gelişimlerinin bir simgesi olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“Beyaz önlük sorumluluğu</p>

<p>ve dürüstlüğü temsil ediyor”</p>

<p></p>

<p>Törenin açılış konuşmasını yapan GAÜN Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hidayet Mazı, beyaz önlüğün bilimsel çalışmalar açısından taşıdığı anlama dikkat çekti. Mazı, beyaz önlüğün araştırma merakını, sorumluluğu, dürüstlüğü, şeffaflığı ve dikkatli çalışmayı temsil ettiğini belirtti.</p>

<p>Kimyagerlik mesleğinde yapılabilecek hataların insan hayatını doğrudan etkileyebileceğini ifade eden Mazı, öğrencilerin mesleki eğitimleri boyunca bu bilinci taşımaları gerektiğini söyledi. Bilimsel çalışmalarda dikkatli ve titiz davranmanın önemine işaret eden Mazı, öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirirken etik değerleri de gözetmelerinin gerekliliğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>“Önlüklerdeki lekeler</p>

<p>insanlık yararına</p>

<p>katkıların simgesi olsun”</p>

<p></p>

<p>Öğrencilere eğitim ve meslek hayatlarına ilişkin temennilerini de ileten Prof. Dr. Hidayet Mazı, beyaz önlüklerin zaman içerisinde laboratuvar çalışmalarının izlerini taşıyacağını belirtti.</p>

<p>Mazı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün bembeyaz olarak giyeceğiniz bu önlükleri dört yıllık öğretim hayatınız boyunca giydiğinizde üzerinde birçok kimyasal lekesi oluşacaktır. Bu lekelerin, ileride insanlık yararına yapacağınız katkıların birer simgesi olmasını temenni ediyorum.”</p>

<p>Mazı’nın sözleri, öğrencilerin eğitim süreçlerinde edinecekleri deneyimlerin ve gerçekleştirecekleri bilimsel çalışmaların önemini ortaya koydu. Beyaz önlüklerin, mesleki gelişimin yanı sıra bilimsel üretime ve insanlığa fayda sağlama hedefinin de sembolü olduğu vurgulandı.</p>

<p></p>

<p>Kimyagerlik mesleğinin</p>

<p>sorumlulukları anlatıldı</p>

<p></p>

<p>Törende konuşan Kimyagerler Derneği Güneydoğu Anadolu Şubesi Başkanı Alper Tombalak da derneğin tarihçesi, görevleri ve yürüttüğü faaliyetler hakkında öğrencilere bilgi verdi.</p>

<p>Beyaz önlüğün kimyagerlik mesleğine yönelik eğitim sürecinin başlangıcını simgelediğini belirten Tombalak, öğrencilerin bu önlüğü giymekle birlikte önemli sorumluluklar üstlendiklerini ifade etti. Mesleki yaşamda bilimsel düşünmenin, araştırmanın ve sorgulamanın önemine değinen Tombalak, öğrencilerin eğitim hayatları boyunca kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Öğrencilere araştırma</p>

<p>ve sorgulama çağrısı</p>

<p></p>

<p>Kimyagerler Derneği Güneydoğu Anadolu Şubesi Başkanı Alper Tombalak, öğrencilerin meslek hayatlarında karşılaşacakları sorunlara bilimsel yaklaşım geliştirmelerinin önemini vurguladı. Tombalak, genç kimyagerlerin araştırmaktan, soru sormaktan ve doğru bildiklerini savunmaktan çekinmemeleri gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Bilimsel gelişimin merak, sorgulama ve araştırmayla mümkün olduğuna dikkat çekilen törende, öğrencilerin edindikleri teorik bilgileri uygulama deneyimiyle pekiştirmelerinin mesleki gelişimlerine katkı sağlayacağı mesajı verildi.</p>

<p>GAÜN Kimya Bölümü tarafından ilk kez düzenlenen Beyaz Önlük Giyme Töreni, öğrencilerin mesleki yolculuklarının başlangıcını simgelerken bilimsel etik, sorumluluk ve insanlığa fayda sağlama bilincinin önemini de ön plana çıkardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/beyaz-onluk-sorumlulugu-ve-durustlugu-temsil-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/ekran-resmi-2026-10-16-134346.png" type="image/jpeg" length="54519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kazada ağır yaralanan Muhammed hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kazada-agir-yaralanan-muhammed-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kazada-agir-yaralanan-muhammed-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Nizip ilçesinde otomobille çarpışan motosikletin 15 yaşındaki sürücüsü Muhammed Giray Sezgin, tedavi gördüğü hastanede 8 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç sürücünün cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumunda yapılan işlemlerin ardından ailesine teslim edildi.</p>

<p></p>

<p>Kaza Yavuz Sultan</p>

<p>Selim Bulvarı’nda</p>

<p>meydana geldi</p>

<p></p>

<p>Kaza, 8 Ekim 2026 akşamı Nizip ilçesi Yavuz Sultan Selim Bulvarı’nda yaşandı. İddiaya göre, 15 yaşındaki Muhammed Giray Sezgin’in kullandığı plakası henüz öğrenilemeyen motosiklet, kavşakta sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 27 BGJ 567 plakalı BMW marka otomobille çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın etkisiyle ağır yaralanan motosiklet sürücüsü için çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Muhammed Giray Sezgin, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p></p>

<p>8 günlük yaşam</p>

<p>mücadelesini kaybetti</p>

<p></p>

<p>Kazada ağır yaralanan 15 yaşındaki Muhammed Giray Sezgin’in hastanedeki tedavisi 8 gün boyunca devam etti. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan genç, hayatını kaybetti.</p>

<p>Muhammed’in vefatı ailesini ve yakınlarını yasa boğdu. Hayatını kaybeden gencin cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumunda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili</p>

<p>soruşturma sürüyor</p>

<p></p>

<p>Nizip’te meydana gelen ve 15 yaşındaki Muhammed Giray Sezgin’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. Kazanın meydana geliş nedeninin belirlenmesi için incelemelerin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kazada-agir-yaralanan-muhammed-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/kazada-agir-yaralanan-muhammed-hayatini-kaybetti2.jpg" type="image/jpeg" length="75603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaçak dolandırıcı cezaevinde!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kacak-dolandirici-cezaevinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kacak-dolandirici-cezaevinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde, dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından hakkında 15 yıl 3 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs, jandarma ekiplerinin çalışmasıyla yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>JASAT ekiplerince gözaltına alınan şahıs, çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p></p>

<p>JASAT ekiplerinden</p>

<p>aranan şahıslara</p>

<p>yönelik çalışma</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürütülen çalışmalar kapsamında Oğuzeli ilçesinde araştırma yapan jandarma ekipleri, dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından aranan B.K. isimli şahsın izini tespit etti.</p>

<p>15 yıl 3 ay 15 gün kesinleşmiş cezası bulunuyordu</p>

<p>Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerince gerçekleştirilen operasyon sonucunda, hakkında 15 yıl 3 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan B.K. yakalandı.</p>

<p>Yakalanan şahıs, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edildi.</p>

<p></p>

<p>Tutuklanarak cezaevine gönderildi</p>

<p></p>

<p>Adli makamlara çıkarılan B.K., tutuklanmasının ardından cezaevine teslim edildi.</p>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kacak-dolandirici-cezaevinde</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/kacak-dolandirici-cezaevinde.jpg" type="image/jpeg" length="48140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mermer blok işçilerin üzerine devrildi]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/mermer-blok-iscilerin-uzerine-devrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/mermer-blok-iscilerin-uzerine-devrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yapı malzemeleri satışı yapılan bir iş yerinde devrilen ağır mermer blok, iki işçinin üzerine düştü. Feci olayda Suriye uyruklu Yusuf Hacşeh El Ahmed hayatını kaybederken, ağır yaralanan Hüseyin G. hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Gaziantep’in Şahinbey ilçesine bağlı Küçükkızılhisar Mahallesi Halep Bulvarı üzerinde bulunan yapı malzemeleri satışı yapılan bir iş yerinde meydana geldi.</p>

<p>İddiaya göre, iş yerinde bulunan tonlarca ağırlıktaki mermer blok henüz bilinmeyen bir nedenle devrilerek çalışanların üzerine düştü. Mermer bloğun altında kalan iki işçi ağır şekilde yaralanırken, olayı gören diğer çalışanlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.</p>

<p></p>

<p>Bir işçi olay yerinde</p>

<p>hayatını kaybetti</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, Suriye uyruklu Yusuf Hacşeh El Ahmed’in hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Olayda ağır yaralanan Hüseyin G. ise sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p></p>

<p>Cenaze Adli Tıp Kurumu</p>

<p>morguna kaldırıldı</p>

<p></p>

<p>Hayatını kaybeden Yusuf Hacşeh El Ahmed’in cenazesi, olay yerinde yapılan incelemelerin ve gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.</p>

<p></p>

<p>Soruşturma başlatıldı</p>

<p></p>

<p>İş yerinde yaşanan ve bir işçinin hayatını kaybettiği, bir işçinin ise ağır yaralandığı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Mermer bloğun hangi nedenle devrildiği ve olayın meydana geliş koşullarının yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/mermer-blok-iscilerin-uzerine-devrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/mermer-blok-iscilerin-uzerine-devrildi3.jpg" type="image/jpeg" length="79711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beraat kararları onandı]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/beraat-kararlari-onandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/beraat-kararlari-onandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Duygu Delen davasında Yargıtay kararını verdi:]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’te 17 yaşındaki Duygu Delen’in 2020 yılında balkondan düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık Mehmet Kaplan hakkında verilen kararları onadı. Nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçlarından verilen beraat kararları kesinleşirken, nitelikli yağma suçundan verilen 10 yıl hapis cezası da hukuka uygun bulundu. Yargıtay üyelerinden birinin karşı oy yazısında ise sanığın çocuğa karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği savunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Yargıtay’dan davaya ilişkin karar</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te kamuoyunun yakından takip ettiği Duygu Delen’in ölümüne ilişkin davada temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin sanık Mehmet Kaplan hakkında verdiği kararları onadı.</p>

<p>Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 4 Mart 2022 tarihli kararında sanık, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçlarından beraat etmiş, nitelikli yağma suçundan ise 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Karara yönelik istinaf başvuruları Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından esastan reddedilmişti.</p>

<p>Dosyanın Yargıtay’a taşınmasının ardından yapılan incelemede, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen beraat kararı oy çokluğuyla, nitelikli cinsel istismar suçundan verilen beraat kararı ise oy birliğiyle onandı. Nitelikli yağma suçundan verilen 10 yıl hapis cezasının da hukuka uygun olduğu sonucuna varıldı.</p>

<p>Kararda, sanığın söz konusu suçları işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p></p>

<p>Kasten öldürme suçundan</p>

<p>beraat kararına karşı oy</p>

<p></p>

<p>Yargıtay kararında yer alan karşı oy yazısı, davanın dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Daire üyelerinden biri, sanığın çocuğa karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini savunarak çoğunluğun beraat kararını onayan görüşüne katılmadı.</p>

<p>Karşı oy yazısında, sanık ile Duygu Delen’in geçmişte duygusal ilişki yaşadıkları, olaydan yaklaşık 20 gün önce ayrıldıkları ve daha sonra yeniden görüşmeye başladıkları aktarıldı.</p>

<p>Yazıdaki anlatıma göre olay günü bir araya gelen ikili, sanığın evine gitti. Evde telefon mesajları nedeniyle başlayan tartışmanın ardından sanığın öfkelendiği, eşyalara zarar verdiği ve Duygu Delen’e yönelik sözlü ve fiziksel şiddet uyguladığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Karşı oy yazısında, genç kızın korkarak balkona kaçtığı, sanığın da peşinden balkona gittiği ve Delen’i aşağı ittiği veya attığı görüşü dile getirildi. Bu anlatımın, Yargıtay dairesinin çoğunluk kararından farklı bir değerlendirme olduğu belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Kamera görüntüleri ve olay</p>

<p>yeri bulguları tartışıldı</p>

<p></p>

<p>Karşı oy yazısında, Duygu Delen’in intihar ettiği yönündeki kabulü destekleyen bir neden veya delil bulunmadığı savunuldu. Genç kızın daha önce intihar girişiminde bulunduğuna ya da intihar eğilimi taşıdığına ilişkin delil olmadığı da ifade edildi.</p>

<p>Yazıda otopsi raporu, kamera görüntüleri ve olay yerindeki bulgulara ilişkin değerlendirmeler aktarıldı. Sanığın, Delen’in düştüğünü sonradan fark ettiği yönündeki savunması ile kamera görüntülerinde genç kızın düşmesinden saniyeler sonra aşağı indiğinin görüldüğü iddiası arasında çelişki bulunduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Karşı oy kullanan üye, bu değerlendirmeler ışığında sanığın çocuğa karşı kasten öldürme suçunu işlediği kanaatine vardığını belirtti. Üye, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-e maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması gerektiğini savunarak beraat kararının onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmadı.</p>

<p></p>

<p>Duygu Delen, 13 Ağustos</p>

<p>2020’de hayatını kaybetmişti</p>

<p></p>

<p>Olay, 13 Ağustos 2020 tarihinde Gaziantep’in Şehitkamil ilçesi Batıkent Mahallesi Vehbi Dinçerler Caddesi üzerindeki bir apartmanda meydana gelmişti. Beş katlı apartmanın dördüncü katından şüpheli şekilde düşen 17 yaşındaki Duygu Delen, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.</p>

<p>Olayın ardından evde bulunan Mehmet Kaplan gözaltına alınmış ve kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yargılama sürecinde mahkeme, sanığın kasten öldürme ve cinsel istismar suçlarından beraatine, konutta yağma suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti. Ayrıca hakaret suçundan bin 800 lira para cezası verilmiş, sanığın hükümle birlikte tahliyesine hükmedilmişti.</p>

<p></p>

<p>Dava sürecinde karar kesinleşti</p>

<p></p>

<p>Yargıtay 1. Ceza Dairesinin onama kararıyla Duygu Delen davasında sanık hakkında kasten öldürme ve nitelikli cinsel istismar suçlarından verilen beraat kararları ile nitelikli yağma suçundan verilen 10 yıl hapis cezası kesinleşti.</p>

<p>Karara eklenen karşı oy yazısı ise dosyada farklı bir hukuki değerlendirme bulunduğunu ortaya koydu. Daire üyesi, mevcut delillerin sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması için yeterli olduğu görüşünü savunurken, daire çoğunluğu beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/beraat-kararlari-onandi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/duygu-delen-davasinda-yargitay-kararini-2.jpg" type="image/jpeg" length="30812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yangında yaralanan 14 yaşındaki Emine’den acı haber!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/yanginda-yaralanan-14-yasindaki-emineden-aci-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/yanginda-yaralanan-14-yasindaki-emineden-aci-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Nizip ilçesinde bir evde çıkan yangında ağır yaralanan 14 yaşındaki Emine Kaya, tedavi gördüğü hastanede 9 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Genç kızın cenazesi, Nizip’te kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yangın bir evi tamamen sardı</p>

<p></p>

<p>Olay, 6 Ekim akşam saatlerinde Nizip ilçesine bağlı İstiklal Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, içerisinde çok sayıda kişinin bulunduğu bir evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, evi tamamen sardı.</p>

<p>Evden yükselen dumanları ve alevleri fark eden çevredeki vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.</p>

<p></p>

<p>Evde bulunanlar</p>

<p>son anda kurtuldu</p>

<p></p>

<p>Yangın sırasında evde bulunan, aralarında çocukların da olduğu çok sayıda kişi kendisini son anda dışarı atarak kurtuldu. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alevlere müdahale ederek yangını kontrol altına aldı ve söndürdü.</p>

<p>Yangında yaralananlar arasında bulunan 14 yaşındaki Emine Kaya’nın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Hastaneye kaldırılan genç kız, burada tedavi altına alındı.</p>

<p></p>

<p>Emine Kaya 9 günlük yaşam</p>

<p>mücadelesini kaybetti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Yangının ardından hastanede tedavi gören Emine Kaya’dan 9 gün sonra acı haber geldi. Doktorların müdahalelerine rağmen kurtarılamayan 14 yaşındaki kız çocuğu, yaşamını yitirdi.</p>

<p>Genç kızın vefatı ailesini ve yakınlarını yasa boğdu. Emine Kaya’nın cenazesi, Nizip ilçesinde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.</p>

<p></p>

<p>Yangınla ilgili</p>

<p>soruşturma sürüyor</p>

<p></p>

<p>İstiklal Mahallesi’nde meydana gelen ve 14 yaşındaki Emine Kaya’nın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan yangına ilişkin soruşturma devam ediyor. Yangının çıkış nedeni ve olayın ayrıntılarının yürütülen incelemenin ardından netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/yanginda-yaralanan-14-yasindaki-emineden-aci-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/10/haber/ekim/17-ekim/yanginda-yaralanan-14-yasindaki-emineden-aci-haber3.jpg" type="image/jpeg" length="46493"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
