<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 30 Sep 2026 07:44:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAVİ LİSTE’NİN SEÇİM BEYANNAMESİ BÜYÜK SES GETİRDİ]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/mavi-listenin-secim-beyannamesi-buyuk-ses-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/mavi-listenin-secim-beyannamesi-buyuk-ses-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Ticaret Odası Meslek Komite Seçimlerine sayılı günler kala Gaziantep Ticaret Odası (GTO) bünyesindeki 41 No'lu Sigorta Acenteleri Meslek Komitesi seçimleri için Mavi Liste’nin seçim beyannamesi büyük ses getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Ticaret Odası Meslek Komite Seçimlerine sayılı günler kala Gaziantep Ticaret Odası (GTO) bünyesindeki 41 No'lu Sigorta Acenteleri Meslek Komitesi seçimleri için Mavi Liste’nin seçim beyannamesi büyük ses getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçim çalışmasında 'Güçlü Acente, Güçlü Sektör, Güvenli Gelecek' ve 'Birlikte Daha Güçlüyüz' sloganı ile beyannamesini açıklayan Mavi Liste, büyük, küçük, kurumsal veya butik acente ayrımı yapılmadan bütün acentelerin temsil edilmesi hedefi de yer aldı.</p>

<p>‘Mesleğimiz koltuk değil mesleğimiz’ vurgusunun yapıldığı beyannamede sektörün tüm sorunları çözümleriyle birlikte ortaya konuldu. Toplamda 10 maddeden oluşan beyanname sigorta acenteleri tarafından tam not aldı.</p>

<p>Seçim beyannamesinde ön plana çıkan konular şu şekilde;</p>

<p><strong><u>ACENTENİN HAKKINI KORUYACAĞIZ:</u></strong> Acentelerin emeğinin, portföyünün ve mesleki hakların korunması için ilgili kurumlar ve sigorta şirketleri nezdinde etkin ve güçlü temsiliyet sağlayacağız.</p>

<p><strong><u>ADİL BİR REKABET İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ:</u></strong> Acenteler ile diğer dağıtım kanalları arasında adil ve şeffaf rekabet şartlarının oluşması için sektörün ortak sesi olacağız.</p>

<p><strong><u>ŞUBECİLİK VE REKABET ŞARTLARINI GÜNDEME TAŞIYACAĞIZ:</u></strong> Aynı sektörde faaliyet gösteren acentelerin eşit ve adil bir rekabet koşullarında çalışması için sorunları tespit edip ilgili mercilere taşıyacağız.</p>

<p><strong><u>ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİNDE DENGE: </u></strong>Acentelerin sigorta şirketleriyle ilişkilerinde karşılıklı hak ve sorumlulukların daha şeffaf, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması için çalışacağız.</p>

<p><strong><u>KOMİSYON VE EMEK KARŞILIĞI: </u></strong>Artan personel, kira, teknoloji ve operasyon maliyetleri karşısında acentelerin ekonomik sürdürülebilirliğini gündeme taşıyacak, emeğin karşılığının alınması için sektör adına mücadele edeceğiz.</p>

<p><strong><u>KAYIT DIŞI VE YETKİSİZ SİGORTACILIKLA MÜCADELE:</u></strong> Vatandaşın güvenliğini ve acentenin emeğini korumak için yetkisiz ve mevzuata aykırı sigortacılık faaliyetlerinin tespiti ve ilgili mercilere bildirilmesi konusunda aktif takip mekanizması oluşturacağız.</p>

<p>Acentenin sesi olacağız: Komitenin görevi yalnızca toplantılara katılmak olmayacak. Sorunları sahadan toplayacak, raporlayacak, ilgili kurumlara taşıyacak ve sonucu acentelerle paylaşacağız.</p>

<p><strong><u>ŞEFFAF VE HESAP VEREBİLEN KOMİTE:</u></strong> Ne yaptığımızı, hangi sorunları gündeme getirdiğimizi ve hangi sonuçları aldığımızı düzenli olarak acentelerimizle paylaşacağız. Kapalı kapılar ardında değil, acentelerle birlikte.</p>

<p><strong><u>ORTAK AKIL VE BİRLİK:</u></strong> Büyük acente küçük acente, kurumsal acente, butik acente ayrımı yapmadan her acentenin sözünün değerli olduğu bir temsil anlayışı oluşturacağız.</p>

<p><strong><u>SEKTÖRÜN İTİBARI VE GELECEĞİ:</u></strong> Sigorta acenteliğinin yalnızca poliçe satan bir yapı olmadığını, danışmanlık, güven ve risk yönetimi sağlayan profesyonel bir meslek olduğunu anlatmak ve mesleğimizin itibarını yükseltmek için çalışacağız.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/mavi-listenin-secim-beyannamesi-buyuk-ses-getirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-29-172846.png" type="image/jpeg" length="90944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kıyafet standartları sağlık hizmetlerine olan güveni ve niteliği artırmıyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kiyafet-standartlari-saglik-hizmetlerine-olan-guveni-ve-niteligi-artirmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kiyafet-standartlari-saglik-hizmetlerine-olan-guveni-ve-niteligi-artirmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Yılmaz Sucu, sağlık çalışanlarının giysi kılavuzu hakkında değerlendirme yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Yılmaz Sucu, sağlık çalışanlarının giysi kılavuzu hakkında değerlendirme yaptı.</p>

<p><strong>Riski artırarak, çalışanların sağlığını tehlikeye atıyor</strong></p>

<p>Sucu, ‘’Kıyafet standartları sağlık hizmetlerine olan güveni ve niteliği artırmıyor; enfeksiyon kontrol önlemleri ve iş güvenliği açısından riski artırarak, çalışanların sağlığını tehlikeye atıyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Çok sayıda sağlık emekçisinin ciddi tepkisine yol açtı</strong></p>

<p>Sendika olarak üyelerin ekonomik, özlük ve sosyal haklarını korumak, iyileştirmek, çalışma hakkı ile ilgili durumları takip etmekle yükümlü olduğunu kaydeden Sucu, ‘’Çalışma ortamlarımızın güvenli olması sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sağlığı ve güvenliği ile ilgili her türlü düzenlemeleri yakından takip etmekteyiz. 10 Ekim 2025 tarihinde Sağlık Bakanlığı kurumsal kimlik kılavuzunun yayınlanması hastanelerde üyemiz olan, olmayan çok sayıda sağlık emekçisinin ciddi tepkisine yol açtı ve bu tepki halen devam etmektedir’’ şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hasta önlükleri ve formlar birimin risk özelliklerine göre yeterli sayıda olmalı</strong></p>

<p>‘Hastanelerde önlük ve forma kullanılması, özellikleri iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir durumdur’ diyen Sucu, ‘’Çalışan güvenliğini ile ilgili tüm kararlarda çalışan temsilcilerinin, meslek örgütlerinin görüş ve önerileri alınarak düzenlemeler yapılmalıdır. Gelişmiş tüm ülkelerde olduğu gibi hastane önlükleri ve formalar çalışılan bölgenin iklimine, mevsimsel durumuna göre, uygun kalitede ve çalışılan birimin risk özelliklerine göre yeterli sayıda olmalıdır’’ açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Risk belirleme ve önlem alma süreçlerine çalışanlar dahil edilmelidir</strong></p>

<p>Enfeksiyon kontrol önlemleri gereğince hastane içinde yıkanması ve kirlendiğinde temiz formaya ulaşacak bir sistemin tüm hastanelerde kurulması çağrısını yineleyen Sucu, ‘’Risklere karşı önlem almanın sorumluluğu ve mali yükü çalışana bırakılmadan formalar dahil tüm kişisel koruyucu ekipmanlar ücretsiz, kişiye özgü ve yeterli sayıda sağlanmalı, risk belirleme ve önlem alma süreçlerine çalışanlar dahil edilmelidir’’ dedi.</p>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Yılmaz Sucu, şu kelimelerle konuşmasını devam ettirdi: ‘’Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şekillenen Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefi, ülkemizin sağlık alanındaki dönüşümünü daha ileri bir noktaya taşımayı amaçlamaktadır. Bu hedefe ulaşmada, Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık modeli temel alınmakta; bireylerin yalnızca hastalık anında değil, her an sağlık içinde yaşayabileceği bir sistem inşa edilmektedir. Bu dönüşüm yolculuğunda, Sağlık Bakanlığının kurumsal kimliği büyük bir önem taşımaktadır.’’ </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL, SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kiyafet-standartlari-saglik-hizmetlerine-olan-guveni-ve-niteligi-artirmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-29-eylul/yilmaz-sucu-1.jpg" type="image/jpeg" length="89210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘KUDUZ ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kuduz-onlenebilir-bir-hastalik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kuduz-onlenebilir-bir-hastalik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kuduz Günü dolayısıyla açıklama yapan Gaziantep Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, kuduzun önlenebilir hastalık olduğunu ve mücadeleye kaynağından başlanılması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Kuduz Günü dolayısıyla açıklama yapan Gaziantep Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, kuduzun önlenebilir hastalık olduğunu ve mücadeleye kaynağından başlanılması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>En etkili araçlardan biri aşılama</strong></p>

<p>Kuduzla mücadelede temel hedefin, hastalığı hayvan kaynağında kontrol altına almak ve bunun en etkili araçlarından birinin de aşılama olduğunu dile getiren Peri, ‘’Sahipli ve sahipsiz kedi ve köpeklerin düzenli olarak aşılanması, yüksek aşılama oranlarının sürekliliğinin sağlanması, hayvan hareketlerinin etkin biçimde izlenmesi, şüpheli vakaların gecikmeden bildirilmesi ve sahipsiz hayvan popülasyonunun bilimsel, sürdürülebilir ve hayvan refahını gözeten yöntemlerle yönetilmesi mücadelenin birbirini tamamlayan unsurlarıdır’’ şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Temas sonrası koruyucu uygulamalar gerçekleştirilmeli</strong></p>

<p>Peri, Şüpheli bir hayvan tarafından ısırılma veya tırmalanma ya da enfekte olabileceği düşünülen hayvan salyasının açık yara veya mukozayla teması halinde yara bölgesi mümkün olan en kısa sürede bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca iyice yıkanmalı ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Temasın niteliği ve risk düzeyi sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilerek gerekli görülmesi halinde kuduz aşısı, kuduz immünglobulini veya güncel tıbbi rehberlerde öngörülen diğer temas sonrası koruyucu uygulamalar gerçekleştirilmelidir’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Hayvan sağlığı ve insan sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez</strong></p>

<p>‘Kuduz, hayvan sağlığı ile insan sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğinin en somut örneklerinden biridir’ diyen Başkan Peri, ‘’Veteriner hekimler; aşılama, sürveyans, hastalık şüphesinin değerlendirilmesi, laboratuvar tanısı, hayvan hareketlerinin kontrolü, yaban hayatının izlenmesi ve toplumun bilgilendirilmesi gibi alanlarda üstlendikleri görevlerle doğrudan halk sağlığının korunmasına katkı sağlamaktadır’’ dedi.</p>

<p><strong>Tek sağlık, hatırlanan bir kavram olmaktan çıkarılmalı</strong></p>

<p>Tek sağlığın artık yalnızca konuşulan, raporlara yazılan veya özel günlerde hatırlanan bir kavram olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Peri, ‘’Zoonotik hastalıklar kurumların görev alanı sınırlarını tanımamaktadır; dolayısıyla mücadele de kurumların kendi sınırları içerisinde kalamaz. Kurumlar arası koordinasyonu dönemsel uygulamalara ve kişisel inisiyatiflere bırakan bir anlayışla zoonotik hastalıklarla etkin mücadele mümkün değildir. Görev, yetki ve sorumlulukların açıkça tanımlandığı kalıcı bir Tek Sağlık yapılanmasının oluşturulması artık ertelenemez bir halk sağlığı gerekliliğidir’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İlgili kurumlar arasında sürekli ve etkin bir koordinasyon sağlanmalı</strong></p>

<p>Gaziantep Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, konuşmasını şu kelimelerle tamamladı: ‘’Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler, üniversiteler, veteriner hekimler, beşeri hekimler ve ilgili kurumlar arasında sürekli ve etkin bir koordinasyon sağlanmalı; toplumun doğru bilgiye ulaşmasına yönelik çalışmalar güçlendirilmelidir. Özellikle çocuklara hayvanlarla güvenli temas ve olası temas sonrasında yapılması gerekenler konusunda eğitim verilmesi, hayvan sahiplerinin aşılama ve kayıt konusundaki sorumluluklarına ilişkin farkındalığın artırılması önem taşımaktadır.’’ </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kuduz-onlenebilir-bir-hastalik</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-29-eylul/ekran-resmi-2026-09-28-171628.png" type="image/jpeg" length="11931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘ÜRETİCİLERİMİZE CAN SUYU OLACAK’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/ureticilerimize-can-suyu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/ureticilerimize-can-suyu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Mayıs tarihinde hortum, sel, aşırı yağış, dolu ve fırtınanın birleşimi sonucu ortaya çıkan ve Süper Hücre Fırtınası olarak nitelendirilen felakette ürünü zarar gören çiftçilerin zararı karşılandı, ödemeler hesaplara yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>3 Mayıs tarihinde hortum, sel, aşırı yağış, dolu ve fırtınanın birleşimi sonucu ortaya çıkan ve Süper Hücre Fırtınası olarak nitelendirilen felakette ürünü zarar gören çiftçilerin zararı karşılandı, ödemeler hesaplara yatırıldı.</p>

<p>Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, ‘’Cumhurbaşkanlığımızın tensipleriyle aktarılan 132 milyon TL'lik bu büyük destek, zarar gören üreticilerimize can suyu olacaktır’’ dedi.</p>

<p>3 Mayıs tarihinde meydana gelen şiddetli konvektif sistem, süper hücre fırtınası tarım alanlarına ve ürünlere ciddi zararlara yol açtı. Yapılan saha çalışmaları sonucunda kent genelinde toplam 4 bin 809 çiftçi, 225 bin 824 dekar tarım alanı ve 3 bin 748 adet ağaç zarar gördü. Bu çalışmalar kapsamında zararların karşılanması için çiftçilerin hesabına toplam 132 milyon TL aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlam, ‘’İlimizde 3 mayıs tarihinde meydana gelen şiddetli konvektif sistem, süper hücre fırtınası (hortum, sel, aşırı yağış, dolu ve fırtına gibi olumsuz hava koşulları) tarım alanlarımızda ve ürünlerimizde ciddi zararlara yol açmıştır. yaşanan bu felaketin hemen ardından il ve ilçe tarım ve orman müdürlüğü teknik personellerimiz sahaya inmiş; hava olaylarından olumsuz etkilenen araban, İslahiye, Karkamış, Nizip, Oğuzeli, Şahinbey, Şehitkamil ve Yavuzeli ilçelerimizde hassas ve titiz bir hasar tespit çalışması gerçekleştirmiştir’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yapılan saha çalışmaları sonucunda şehir genelinde toplam 4 bin 809 çiftçi, 225 bin 824 dekar tarım alanı ve 3 bin 748 adet ağaç fırtınadan zarar gördüğünü kaydeden Sağlam, ‘’Devletimizin ve bakanlığımızın çiftçimizin yanında olduğunu bir kez daha gösteren bu süreçte; Cumhurbaşkanlığımız Güvenlik İşleri Genel Sekreterliği tarafından tarımsal zararların karşılanması amacıyla Valiliğimiz emrine toplam 132 milyon acil destek ödeneği tahsis edilmiştir’’ şeklinde konuştu.<br />
<br />
İl Müdürü Sağlam, ‘’Hasar tespit komisyonlarımız tarafından hazırlanan raporlar ve belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda, ödeneklerin hak sahibi çiftçilerimize adil bir şekilde dağıtımı tamamlanmıştır. Çiftçilerimizin ödemeleri hazırlanan listeler doğrultusunda hiçbir kesintiye uğramadan doğrudan çiftçilerimize aktarılmıştır’’ değerlendirmesinde bulundu.<br />
<strong>Alın teri döken çiftçilerin yanındayız</strong></p>

<p>Üreten, toprağına bağlanan ve her şartta bu ülkenin gıda güvenliği için alın teri döken çiftçilerin yanında olduklarını vurgulayan Sağlam, 3 Mayıs'ta yaşanan felaketin izlerini silmek, üreticin yaralarını sarmak adına devletin tüm imkanlarını seferber ettiklerinin altını çizdi, bu süreçte çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi için yoğun çaba gösteren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Milletvekillerine teşekkür etti. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/ureticilerimize-can-suyu-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-29-eylul/ekran-resmi-2026-09-28-170901.png" type="image/jpeg" length="44370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘MÜCADELEYİ BÜYÜTEREK DEVAM EDECEĞİZ’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/mucadeleyi-buyuterek-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/mucadeleyi-buyuterek-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Büro Emekçileri Sendikası’nda kongre süreci başladı. Bu kapsamda Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi 11. Genel Kurulu gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Büro Emekçileri Sendikası’nda kongre süreci başladı. Bu kapsamda Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi 11. Genel Kurulu gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Bizler birlikte güçlüyüz</strong></p>

<p>Genel kurulda konuşan Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı İsmet Karatay, mücadeleyi büyüterek devam edeceklerinin altını çizerken, ‘’Bizler birlikte güçlüyüz. Ücret adaletsizliğine, kadrolaşmaya ve ayrımcılığa, baskılara ve her türlü hukuksuzluğa karşı mücadelemiz devam edecektir’’ şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Şube Başkanı toplantıda netleşecek</strong></p>

<p>Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi 11. Genel Kurulu kamu emekçilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Şube binasında yapılan seçimde kamu emekçileri iradelerini sandığa yansıttı. Şube Başkanı’nın kim olacağına ile ilerleyen günlerde yapılacak yönetim kurulu toplantısında karar verilecek.</p>

<p><strong>Bu ülkede hak arama mücadelesinin en demokratik kitlesiyiz</strong></p>

<p>Karatay, ‘’3 yıldır yönetimdeki arkadaşlar, sendikamızdaki üyelerimiz ile birlikte daha güzel bir yaşam, daha güzel bir gelecek kurabilmek için bu köhne zihniyet ile mücadele ediyoruz. Çünkü bizler ötekileştirilmiş, ayrıştırılmış toplumun birer emek ve demokrasi neferiyiz. Korkunun ve zulmün hakim olduğu bu dönemde bizler bu zalimlere asla boyun eğmeyeceğiz. Bu ülkede hak arama mücadelesinin en demokratik kitlesiyiz. Yıllardır hak verilmez alınır şiarıyla bu mücadeleyi büyütüyoruz’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Hepimiz en derin bir şekilde yaşıyoruz</strong></p>

<p>Ne yazık ki ülkemizde yoksulluğun tüm halkın ana sorunu olduğunu ifade eden Karatay, ‘’Emekçiden emekliye, asgari ücretliden çiftçisine kadar toplumun bütün kesimi geçim sıkıntısı, barınma sorunu ve ağır vergi altında yaşam mücadelesi veriyor. Bunlardan uzun uzadıya bahsetmemize gerek yok. Çünkü hepimiz bunu en derin bir şekilde yaşıyoruz. Bizler sorunları azaltmak ve bu sorunları ortaklaşmak için mücadelemize çalışma arkadaşlarımızı katmak zorundayız. Eğer onları bu mücadeleye katamaz isek daha ağır şartlar bizi beklemektedir’’ dedi.</p>

<p><strong>Ne yazık ki kamu emekçisi orada üye olmaya devam ediyor</strong></p>

<p>‘Zaten ülkemizdeki kaynaklar adil bir şekilde paylaşılsa bugün bu sorunların çoğunu konuşmayacak olacaktık’ diyen Karatay, ‘’Ülkemizde 4 milyon kamu emekçisi bulunmaktadır. Kamu emekçisinin bu halde olmasında en büyük pay 1 milyon üyesi bulunan Memur-Sendir. Düşünün her ay maaşı eriyen, alım gücü düşen çalışma şartları her geçen gün zorlaşan kamu emekçisinin sorununu görmeyip sanki hükümetin devamlılığını sürdürmekte olan bir organ gibi çalışıyor ama ne yazık ki kamu emekçisi arkadaşlarımız bir şekilde orada üye olmaya devam ediyorlar’’ eleştirisinde bulundu.</p>

<p><strong>Büro iş kolunda bulunan 52 kurumu ziyaret ediyoruz</strong></p>

<p>Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı İsmet Karatay, konuşmasını şu şekilde bitirdi: ‘’Bizler ortak mücadeleyi örmedikçe ne yazık ki başarılı olmamız her geçen gün daha çok zorlaşacak. Yönetim olarak haftada bir gün yasal iznimiz de büro iş kolunda bulunan 52 kurumu ziyaret ederek sorunları anlatarak çözüm önerilerini sunarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bizler kurumlardan ayrıldıktan sonra her bir üyemizin kendi kurumunda aynı mücadeleyi vermesi gerekmektedir.’’ </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/mucadeleyi-buyuterek-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-29-eylul/buro-emekcileri-sendikasi-gaziantep.jpg" type="image/jpeg" length="57785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ELEKTRİK FATURALARINDA YENİ DÖNEM!]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/elektrik-faturalarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/elektrik-faturalarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren devlet destekli elektrik tüketim sınırında yeni dönem başlıyor. Elektrik faturasının ortalaması 780 lira seviyesinde olan vatandaşın destek kapsamından çıkartılması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren devlet destekli elektrik tüketim sınırında yeni dönem başlıyor. Elektrik faturasının ortalaması 780 lira seviyesinde olan vatandaşın destek kapsamından çıkartılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>Temel ihtiyaçların bedelini karşılayamayan vatandaş cezalandırılmamalıdır</strong></p>

<p>Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, ‘’Elektrik temel ihtiyaçtır. Temel ihtiyaçların bedelini karşılayamayan vatandaş cezalandırılmamalıdır. Sübvansiyon sınırları belirlenirken vatandaşın gerçek yaşam koşulları dikkate alınmalıdır. En önemlisi; vatandaşa “elektriği daha az kullan” demeden önce, vatandaşın neden bu kadar yüksek elektrik faturası ödediği sorulmalıdır’’ dedi.</p>

<p><strong>Elektrik bir lüks değil temel bir insan ihtiyacı</strong></p>

<p>Elektriğin bir lüks değil temel bir insan ihtiyacı olduğunu belirten Yılmaz, ‘’Buzdolabını çalıştırmak, çamaşır yıkamak, yemek pişirmek, evi aydınlatmak, çocukların ders çalışmasını sağlamak, yaşlıların ve hastaların ihtiyaç duyduğu cihazları kullanmak “yüksek tüketim” olarak yaftalanamaz. Bugün elektrik tüketimini azaltmanın yolu, milyonlarca dar ve orta gelirli vatandaşın devlet desteğinden çıkarılması değildir’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İddialar gerçekleşirse mesele yalnızca bir tarife değişikliği olmayacaktır.</strong></p>

<p>EPDK'nın resmi verilerine göre 2025 yılında meskenler için uygulanan yıllık son kaynak limiti 5 bin kWh iken, bu sınırın 2026 yılı için 4 bin kWh'ye indirildiğini açıklayan Yılmaz, ‘’EPDK, 4 bin kWh'lik yıllık sınırın yaklaşık 333 kWh aylık ortalama tüketime ve yaklaşık 984 TL düzeyindeki aylık faturaya karşılık geldiğini, düzenlemeden yaklaşık 2,5 milyon mesken abonesinin etkilenmesinin beklendiğini açıklamıştır. Şimdi ise bu sınırın 3 bin 500 kWh'ye, hatta 3 bin kWh'ye çekilebileceği konuşulmaktadır. Eğer bu iddialar gerçekleşirse mesele yalnızca bir tarife değişikliği olmayacaktır. Bu, daha fazla hanenin sübvansiyonlu elektrik tarifesinin dışına çıkarılması anlamına gelecektir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p>‘Dört kişilik bir aile ile tek kişinin yaşadığı evin elektrik tüketimini aynı kefeye koyamazsınız’ diyen Yılmaz, ‘’Evinde elektrikli ısıtıcı kullanan dar gelirli vatandaşla, enerji verimliliği yüksek bir binada yaşayan vatandaşın tüketimi aynı değildir. Evinde yaşlı, engelli veya sürekli elektrikle çalışan tıbbi cihaz kullanan bir kişi bulunan hane ile başka bir hanenin tüketim profili aynı değildir. Tüketimi yalnızca kilovatsaat üzerinden değerlendiren bir sistem, tüketicinin gerçek yaşam koşullarını görmezden gelir’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Vatandaşın enerjiye erişimi güvence altına almak olmalıdır</strong></p>

<p>Yılmaz, ‘’Devletin enerji politikasının amacının vatandaşın elektrik tüketimini cezalandırmak değil, enerjiye erişimi güvence altına almak olmalıdır. Elbette enerji kaynaklarının verimli kullanılması gerekir. Elbette israf önlenmelidir. Elbette yüksek tüketimin azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması konusunda toplum bilinçlendirilmelidir. Ancak bunun yolu, elektrik tüketimi belli bir seviyeyi aşan her haneyi yüksek maliyetli tarifeye geçirmek değildir’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Enerji giderleri sosyal politika araçlarıyla desteklenmesi gerekir</strong></p>

<p>Elektrik tarifesinde temel ihtiyaç miktarı düşük bedelle karşılanması ve bunun üzerindeki tüketimin kademeli olarak fiyatlandırılması gerektiğini ancak bu sistem kurulurken yalnızca tüketim miktarının değil, hane nüfusu, gelir seviyesi, konutun ısınma biçimi, iklim koşulları, engellilik ve zorunlu elektrik tüketimleri gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiğini sözlerine ekleyen Başkan Yılmaz, ‘’Aynı miktarda elektrik tüketen iki hanenin ekonomik koşulları aynı değildir. Ayrıca enerji verimliliği politikalarının yükü yalnızca tüketiciye bırakılmamalıdır. Enerji verimli konutların yaygınlaştırılması, yalıtım yatırımlarının desteklenmesi, verimli cihazlara erişimin kolaylaştırılması ve düşük gelirli hanelerin enerji giderlerinin sosyal politika araçlarıyla desteklenmesi gerekir’’ dedi.</p>

<p><strong>Tüketicinin hakkı; erişilebilir, öngörülebilir, şeffaf ve adil bir enerji tarifesidir</strong></p>

<p>Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, konuşmasını şöyle devam etti: ‘’Elektrik desteğini daraltarak bütçe tasarrufu yapılabilir; ancak bunun adına tüketici yararı denilemez. Devletin görevi, temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırmak değil, özellikle dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini güvence altına almaktır. Elektrik faturası ödenemediğinde vatandaşın buzdolabı çalışmayacak, çocuğun ders çalışması zorlaşacak, yaşlının yaşam koşulları ağırlaşacak, elektrikle çalışan tıbbi cihazlara ihtiyaç duyan insanların hayatı daha fazla risk altına girecektir. Elektriğin üretiminden dağıtımına, vergilerden tarifelere kadar bütün maliyet unsurları şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Tüketicinin hakkı, yalnızca faturayı ödemek değildir. Tüketicinin hakkı; erişilebilir, öngörülebilir, şeffaf ve adil bir enerji tarifesidir.’’ </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/elektrik-faturalarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-28-eylul/bulent-yilmaz-2-kopya.jpg" type="image/jpeg" length="85700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ MUTFAKTAKİ YANGINI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/gida-fiyatlarindaki-artis-mutfaktaki-yangini-gozler-onune-serdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/gida-fiyatlarindaki-artis-mutfaktaki-yangini-gozler-onune-serdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu bağlı Kamu-Ar Eylül ayı gıda enflasyonu araştırma sonuçlarını ortaya koydu. Araştırma gıda fiyatlarında yaşanan artışı ve mutfaktaki yangını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu bağlı Kamu-Ar Eylül ayı gıda enflasyonu araştırma sonuçlarını ortaya koydu. Araştırma gıda fiyatlarında yaşanan artışı ve mutfaktaki yangını bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>Açlık ve yoksulluk riski büyüyor</strong></p>

<p>Birleşik Kamu İş Gaziantep İl Başkanı Ali Arpat, ‘’Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatlarında yol açtığı 76 aydır süren aralıksız artış trendi, işsizler, emekliler, ücretliler ve dar gelirlilerin açlık ve yoksulluk riskini büyütmeye devam ediyor’’ dedi.</p>

<p><strong>5 yıl önce 100 liraya dolan sepet şimdi 2 bin 300 liraya doluyor</strong></p>

<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu bağlı Kamu-Ar Eylül ayı gıda enflasyonu araştırma sonuçlarına göre yılın ilk dokuz aylık dönemindeki gıda enflasyonu yüzde 41,5’i görürken, gıda fiyatları eylül ayında yüzde 52,3 oranında yükseliş gösterdi. 5 yıl önce eylül ayında 100 TL’ye dolan gıda sepet bu yılın aynı ayında 2 bin 300 TL’ye doluyor.</p>

<p><strong>Gıda da yıllık artış hızı Eylül 2022’de yüzde 179’a kadar çıktı</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllardır aşamadığı bu enflasyon süreci, Eylül 2021’de Merkez Bankasının faiz indirimleriyle başladığını ve bu dönemde gıdada yıllık artışın Eylül 2022’de yüzde 179’a kadar çıktığını hatırlatan Arpat, sonraki dönemde yıllık artış hızı düşmesine karşın gıda fiyatlarında ki yükselişin devam ettiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gıda fiyatları yükseliyor ama maaşlar yılsonuna kadar değişmeyecek</strong></p>

<p>Arpat, ‘’Gıda fiyatları artmaya devam ederken maaş ve ücretler bu yıl sonuna kadar değişmeyecek. Gelirlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak yüzde 40,6 oranında eridi. Buna göre bir kamu çalışanının 2021 yılında bir maaşıyla aldığı gıda sepetinin şimdi en fazla yüzde 59,4’ünü alabiliyor’’ diye konuştu.</p>

<p><strong>Açlık ve yoksulluk riski, önümüzdeki aylarda da büyümeye devam edecek</strong></p>

<p>‘Açlık ve yoksulluk riski, önümüzdeki aylarda da büyümeye devam edecek. Zira hem tarım sektörünün sorunları hem de girdi fiyatları artıyor’ ifadelerine yer veren İl Başkanı Arpat, ‘’Gıda fiyatlarının yüzde 2 bin 243 oranında arttığı Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yaşanan artış ise yüzde bin 292’de kaldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti Temmuz 2026’da yapılan zamla birlikte bin 392 liraya çıktı’’ değerlendirmesini yaptı. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/gida-fiyatlarindaki-artis-mutfaktaki-yangini-gozler-onune-serdi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-28-eylul/ali-arpat-1-kopya.jpg" type="image/jpeg" length="17562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Hedefimiz, sosyal destek modelinin tüm ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşması’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/hedefimiz-sosyal-destek-modelinin-tum-ihtiyac-sahibi-ogrencilere-ulasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/hedefimiz-sosyal-destek-modelinin-tum-ihtiyac-sahibi-ogrencilere-ulasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhtiyaç sahibi öğrencilerin beslenmesine destek olunması amacıyla geliştirilen Kantin Kart Projesi Şehitkamil’de hayata geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İhtiyaç sahibi öğrencilerin beslenmesine destek olunması amacıyla geliştirilen Kantin Kart Projesi Şehitkamil’de hayata geçti.</p>

<p>Gaziantep’te ihtiyaç sahibi öğrencilerin okulda beslenmesine yönelik yeni bir sosyal destek modeli hayata geçirildiğini hem ailelere hem de esnafa ilaç gibi geleceğini açıklayan Gaziantep Kantinciler Esnaf Odası Başkanı Muhammet Çeçen, ‘’İlk adım Şehitkâmil’de atıldı, hedefimiz bu sosyal destek modelinin Gaziantep’in tamamındaki ihtiyaç sahibi öğrencilerimize ulaşmasıdır’’ dedi.</p>

<p>Gaziantep Kantinciler Esnaf Odası Başkanı Muhammet Çeçen’in ihtiyaç sahibi öğrencilerin beslenmesine destek olmak amacıyla geliştirdiği Kantin Kart Projesi ilk olarak Şehitkamil’de start aldı. Şehitkâmil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın destek verdiği proje ilk olarak ilçedeki liselerde hayata geçirilecek. Valilik ve Büyükşehir Belediyesi de projenin Gaziantep geneline yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Bu projeyi öğrencimiz ve esnafımız için hazırladık</strong></p>

<p>‘Bu projeyi öğrencimiz ve esnafımız için hazırladık’ diyen Çeçen, projenin çıkış noktasını anlatan Başkan Çeçen, Kantin Kart’ın yalnızca bir sosyal yardım projesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Desteğin amacı dışında kullanılamayacak</strong></p>

<p>Desteğin sadece okul kantinin de kullanılacağını söyleyen Çeçen, ‘’Projenin en önemli özelliklerinden biri, öğrenciye sağlanacak desteğin amacı dışında kullanılamaması olacak. Kantin Kart yalnızca okul kantinlerinde geçerli olacak. Öğrencilere üç farklı menü alternatifi sunulması planlanırken, seçeneklerden biri Başkan Umut Yılmaz’ın önerdiği soğuk sandviç ve süt menüsü olacak. Böylelikle öğrenciler kendilerine sunulan alternatiflerden tercih yapabilecek’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Esnafımızın da sosyal dayanışmanın içerisinde yer almasını amaçladık</strong></p>

<p>Çeçen, “Bu projeyi hazırlarken önceliğimiz ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin okulda beslenmesine doğrudan katkı sağlamaktı. Yapılan yardımın öğrencimizin sofrasına ulaşmasını, çocuğumuzun okul çatısı altında kalmasını ve kantinci esnafımızın da bu sosyal dayanışmanın içerisinde yer almasını amaçladık. Projemizi valiliğimize ve belediye başkanlarımıza sunduk. İlk somut adımın Şehitkamil’de atılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Projenin kent geneline yayılması için çalışmalar devam ediyor</strong></p>

<p>Kantin Kart’ın yalnızca Şehitkamil ile sınırlı kalmaması için de çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Çeçen, Gaziantep Valiliği ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin, projenin Gaziantep genelinde uygulanmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünün altını çizdi. ‘’Gaziantep Valisi Kemal Çeber gerçekleştirdiği kırtasiye ziyaretleri sırasında yaptığı açıklamada Kantin Kart ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtti. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile koordineli sürdürülen projenin kent genelindeki ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılmasına yönelik planlama yapılıyor’’ açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Umut Yılmaz ilk somut uygulama adımını attı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çeçen, projeye ilk uygulama desteğini veren Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a teşekkür ederek, “Kantin Kart fikrini projeye dönüştürerek kurumlarımıza sunduk. Umut Yılmaz ilk somut uygulama adımını attı. Valimiz Kemal Çeber’in konuya gösterdiği hassasiyet ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin ile yürütülen çalışmalar da bizleri umutlandırıyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p>Projenin hayata geçirilmesine katkı sunan kurum ve yöneticilere teşekkür eden Çeçen, Kantin Kart’ın öğrencilere, ailelere ve kantinci esnafına hayırlı olması temennisinde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/hedefimiz-sosyal-destek-modelinin-tum-ihtiyac-sahibi-ogrencilere-ulasmasi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-28-eylul/kantinci-esnafi.jpg" type="image/jpeg" length="59605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘ÇİFTÇİNİN GELECEĞİ KOOPERATİFÇİLİKTE’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/ciftcinin-gelecegi-kooperatifcilikte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/ciftcinin-gelecegi-kooperatifcilikte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiftçinin geleceği kooperatifçilikte olduğunu dile getiren Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, tarım sektöründe yaşanan ekonomik zorlukların aşılmasında kooperatifçiliğin önemli bir çözüm modeli olduğunu söyledi, çiftçileri ortak hareket etmeye davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çiftçinin geleceği kooperatifçilikte olduğunu dile getiren Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, tarım sektöründe yaşanan ekonomik zorlukların aşılmasında kooperatifçiliğin önemli bir çözüm modeli olduğunu söyledi, çiftçileri ortak hareket etmeye davet etti.</p>

<p><strong>Kooperatifçilik kırsal kalkınmayı desteklemesi açısından büyük önemli</strong></p>

<p>Kooperatifçiliğin yalnızca ekonomik bir birliktelik olmadığını kaydeden Bozgeyik, üreticilerin maliyetlerini düşürmesi, ürünlerini daha güçlü pazarlaması ve kırsal kalkınmayı desteklemesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. “Kooperatifçilik; ekonomik iş birliği, dayanışma ve sosyal gelişim demek. Çiftçinin üretim maliyetlerini azaltmasına, gelirini artırmasına ve toprağını gelecek nesillere taşımasına katkı sağlar. Aynı zamanda kadın emeğinin değerlendirilmesi, çocukların eğitim imkanlarının güçlendirilmesi ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da önemli bir araç’’ değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kooperatifleri kamu desteği ekseninde ele almak gerekliliği var</strong></p>

<p>Kooperatifçiliğin kırsalda güven, dayanışma ve ortak akıl kültürünü güçlendirdiğini kaydeden Bozgeyik, çiftçilerin kendi sorunlarına birlikte çözüm üretebilecekleri yapılar oluşturmasının önemini ifade etti. ‘’Kooperatifçilik konusunu yalnızca ‘çiftçiler birleşsin’ çağrısından çıkarıp, üretim kooperatifleri, tüketim kooperatifleri ve kamu desteği ekseninde ele almak gerekliliği vardır. Çünkü asıl soru şudur; çiftçi neden kooperatif kursun ve kurduktan sonra ürününü kime satacak?’’ sorusunu sordu.</p>

<p><strong>Üretici birliklerine yönelik destek, kredi ve teşvik mekanizmaları var</strong></p>

<p>Sadece üretim kooperatifinin kurulmasının yetmeyeceğini sözlerine ekleyen Bozgeyik, ‘’Üretim kooperatiflerinin yanında onları destekleyen tüketim kooperatifleri ve kamu alım politikaları da olmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın üretici örgütleri, tarımsal amaçlı kooperatifler ve üretici birliklerine yönelik çeşitli destek, kredi ve teşvik mekanizmaları bulunuyor. Ayrıca belirli kriterleri karşılayan örgütlere ilave avantajlar sağlanabiliyor’’ dedi.</p>

<p><strong>Çiftçiyi kurtaracak olan sadece üretmek değil, örgütlenmektir</strong></p>

<p>Belediyelere seslenen Ziraat Mühendisi Bozgeyik, ‘’Belediyeler; kooperatiflerden doğrudan ürün alabilir. Sosyal destek paketlerinde kooperatif ürünlerini kullanabilir. Halk marketleri veya üretici pazarları oluşturabilir. Kadın ve genç çiftçi kooperatiflerine öncelik verebilir. Bakanlık ise; kooperatif kuruluş süreçlerini kolaylaştırabilir. Teknik danışmanlık sağlayabilir. Depolama, işleme ve paketleme yatırımlarını destekleyebilir. Başarılı kooperatifleri ilave desteklerle teşvik edebilir. Bakanlığın mevcut sisteminde kooperatiflerin proje, kredi ve örgütlenme desteklerinden yararlanabildiği görülmektedir. Çiftçiyi kurtaracak olan sadece üretmek değil, örgütlenmektir’’ ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/ciftcinin-gelecegi-kooperatifcilikte</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-28-eylul/karaca-bozgeyik-1.jpg" type="image/jpeg" length="38173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bazı hastalıklarda tedavi için zaman kritik’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/bazi-hastaliklarda-tedavi-icin-zaman-kritik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/bazi-hastaliklarda-tedavi-icin-zaman-kritik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi, ileri düzey tedavi imkânlarına bir yenisini daha ekledi. Hastaların zamanla yarıştığı bazı hastalıklarda kritik öneme sahip terapötik aferez uygulamalarının gerçekleştirileceği 9 yataklı Terapötik Aferez Merkezi hizmete girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merkezin açılışı, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Emine Korkmaz ve Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışın ardından merkezde incelemelerde bulunularak sunulacak hizmetler hakkında Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. İdris İnce’den bilgi alındı.</p>

<p>Özellikle kan hastalıklarının tedavisinde kullanılan terapötik aferez, kanın özel cihazlar aracılığıyla bileşenlerine ayrıştırılarak hastalık yapıcı unsurların uzaklaştırılması ve gerekli kan bileşenlerinin hastaya geri verilmesi esasına dayanıyor. Uygulama, hastalığın türüne ve hastanın klinik durumuna göre farklı tedavi yöntemleriyle gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Terapötik Aferez Merkezi’nde; Plazma Değişimi (Plazmaferez), Lökoferez, Tromboferez ve Eritrosit Değişimi işlemleri gerçekleştirilecek. Merkezde ayrıca kemik iliği nakli bekleyen hastalar için uygun sağlıklı bağışçılardan Kök Hücre Toplama işlemi de yapılabilecek.</p>

<p>Yeni merkezin, özellikle tedavinin gecikmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceği hasta grupları açısından önemli bir sağlık hizmeti sunması bekleniyor.</p>

<p>Yeni tanı lösemi ve TTP (Trombotik Trombositopenik Purpura) gibi hastalıklarda uygulanabilen plazmaferez ve lökoferez işlemlerine zamanında ulaşılması, tedavi sürecinde önem taşıyor. Yeni merkezle birlikte yatak doluluğu veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk gibi nedenlerle yaşanabilecek gecikmelerin azaltılması ve hastaların ihtiyaç duydukları tedavilere Gaziantep’te daha hızlı ulaşabilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in Yanı Sıra</p>

<p>Çevre İllere de Hizmet</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nin bölgeye sağlık hizmeti sunan yapısı doğrultusunda Terapötik Aferez Merkezi, Gaziantep’in yanı sıra çevre ve komşu illerden başvuran hastalara da hizmet verecek.</p>

<p>Terapötik aferez merkezlerinin her ilde bulunmaması nedeniyle yeni merkezin, bölgedeki hastaların başka illere sevk edilme ihtiyacının azaltılmasına ve tedavi süreçlerinin hastaların yaşadığı bölgeye daha yakın şekilde yürütülmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Tedavi Multidisipliner</p>

<p>Yaklaşımla Yürütülecek</p>

<p></p>

<p>Merkezde gerçekleştirilecek uygulamalar, hastaların klinik durumlarına göre ilgili branşlarla koordinasyon içerisinde planlanacak. Nöroloji, Nefroloji, Romatoloji, Endokrinoloji, Yoğun Bakım ve Organ Nakli başta olmak üzere ilgili kliniklerle multidisipliner iş birliği içinde yürütülecek tedavi süreçlerinde, hastaların ihtiyaçlarına uygun terapötik aferez yöntemleri belirlenecek.</p>

<p>Merkezde ayrıca Türk Kızılayı bünyesindeki Türk Kök aracılığıyla yurt içi ve yurt dışındaki hastalara kök hücre teslimi gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>9 yatak kapasitesiyle hizmete başlayan Terapötik Aferez Merkezi, Gaziantep Şehir Hastanesi’nin ileri tedavi kapasitesini güçlendirirken, özellikle zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığı hastalıklarda hastaların tedaviye erişimini kolaylaştıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/bazi-hastaliklarda-tedavi-icin-zaman-kritik</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/ekran-resmi-2026-09-28-145016.png" type="image/jpeg" length="25914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Parlak kırmızı renkte görülen kanamalar sıklıkla hemoroide bağlanılıyor’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/parlak-kirmizi-renkte-gorulen-kanamalar-siklikla-hemoroide-baglaniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/parlak-kirmizi-renkte-gorulen-kanamalar-siklikla-hemoroide-baglaniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, dışkıda kan görülmesinin toplumda çoğu zaman hemoroid olarak değerlendirildiğini belirterek, “Her kanamayı hemoroide bağlamak doğru değil. Özellikle tekrarlayan kanamalarda, bağırsak alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı veya kansızlık gibi şikâyetler eşlik ediyorsa mutlaka araştırılmalı” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışkıda kan görülmesi, birçok kişinin çekinerek doktora başvurmayı ertelediği sağlık sorunlarının başında geliyor. Özellikle parlak kırmızı renkte görülen kanamalar sıklıkla hemoroide bağlanırken, uzmanlar her kanamanın aynı nedene bağlı olmayabileceği konusunda uyarıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, dışkıda kan görülmesinin basit nedenlerden daha ciddi bağırsak hastalıklarına kadar farklı birçok sebebi olabileceğini belirterek, şikâyetin tekrarlaması halinde ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Her kanamayı hemoroid</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>olarak düşünmek doğru değil”</p>

<p></p>

<p>Dışkıda kan görülmesinin özellikle hemoroid ve makat çatlağı gibi sık karşılaşılan sorunlarda ortaya çıkabildiğini ifade eden Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, ancak kişinin yalnızca kanamanın rengine veya miktarına bakarak kendi kendine tanı koymasının doğru olmadığını söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, “Hastalarımızdan sık duyduğumuz ifadelerden biri ‘Hemoroidim var, ondandır’ şeklinde oluyor. Ancak dışkıda kan görülmesinin tek nedeni hemoroid değildir. Makat bölgesindeki çatlaklar, bağırsaklarda oluşan polipler, iltihabi bağırsak hastalıkları, bağırsak enfeksiyonları ve daha farklı bağırsak hastalıkları da kanamaya neden olabilir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan kanamalarda altta yatan nedenin ortaya çıkarılması gerekir” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Kanamanın şekli ve eşlik</p>

<p>eden belirtiler önemli”</p>

<p></p>

<p>Kanamanın nasıl görüldüğünün ve beraberinde başka şikâyetlerin bulunup bulunmadığının değerlendirmede önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, parlak kırmızı kanın makat bölgesinden kaynaklanan sorunlarda daha sık görülebildiğini, ancak bunun tek başına kesin bir tanı anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, “Kanamanın yanı sıra kişinin dışkılama düzeninde değişiklik olup olmadığına bakıyoruz. Daha önce olmayan ve son dönemde başlayan kabızlık veya ishal, dışkının şeklinde belirgin değişiklik, karın ağrısı, aşırı gaz ve şişkinlik gibi şikâyetlerin tabloya eşlik edip etmediği bizim için önemli. Özellikle bu belirtiler uzun süre devam ediyorsa kişinin değerlendirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Kansızlık bazen</p>

<p>tek belirti olabilir”</p>

<p></p>

<p>Bağırsaklardan uzun süre fark edilmeden gerçekleşen kan kayıplarının kansızlığa yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Dağ, özellikle nedeni açıklanamayan kansızlık durumlarında sindirim sisteminin de araştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Dağ, “Bazı hastalarda gözle görülür bir kanama olmayabilir. Ancak uzun süreli ve küçük miktarlardaki kan kayıpları kansızlığa neden olabilir. Halsizlik, çabuk yorulma, günlük aktivitelerde performans düşüklüğü gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Özellikle nedeni belirlenemeyen kansızlık varsa sindirim sistemi açısından da değerlendirme yapılması gerekebilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Kilo kaybı ve bağırsak</p>

<p>alışkanlığındaki değişiklikler</p>

<p>ihmal edilmemeli”</p>

<p></p>

<p>Açıklanamayan kilo kaybı, sürekli karın ağrısı ve bağırsak alışkanlığında yeni ortaya çıkan değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Dağ, bu belirtilerin tek başına belirli bir hastalık anlamına gelmediğini ancak hekim değerlendirmesini gerektirebileceğini belirtti.</p>

<p>Doç. Dr. Dağ, “Özellikle daha önce olmayan bir şikâyetin kalıcı hale gelmesi bizim için önemlidir. Dışkıda kan görülmesine ek olarak açıklanamayan kilo kaybı, sürekli veya tekrarlayan karın ağrısı, kansızlık, dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik gibi bulgular varsa kişi ‘Nasıl olsa hemoroiddir’ diyerek beklememelidir” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Kolonoskopi her</p>

<p>kanaması olan kişiye</p>

<p>yapılır anlamına gelmiyor”</p>

<p></p>

<p>Hastaların dışkıda kan gördüğünde kolonoskopi konusunda da endişe yaşayabildiğini belirten Doç. Dr. Dağ, hangi incelemenin gerekli olduğuna hastanın şikâyetleri, yaşı, aile öyküsü ve muayene bulguları değerlendirilerek karar verildiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Doç. Dr. Dağ, “Dışkıda kan gören her hastaya aynı işlemin uygulanması söz konusu değildir. Öncelikle hastanın öyküsünü dinliyor, muayenesini yapıyor ve gerekli değerlendirmeleri gerçekleştiriyoruz. Hastanın yaşı, ailede bağırsak hastalığı veya bağırsak kanseri öyküsü bulunup bulunmadığı, kanamanın özellikleri ve eşlik eden şikâyetler doğrultusunda gerekli tetkikleri planlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Çekinmek yerine</p>

<p>değerlendirilmek</p>

<p>önemli”</p>

<p></p>

<p>Toplumda makat ve dışkılama ile ilgili şikâyetlerin konuşulmaktan çekinildiğini belirten Doç. Dr. Dağ, bu durumun kişilerin sağlık kuruluşuna başvurusunu geciktirebildiğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Dağ, “Dışkıda kan görülmesi utanılacak veya ertelenecek bir durum değildir. Bu tür şikâyetler gastroenteroloji pratiğinde oldukça sık karşılaştığımız sorunlardır. Önemli olan kanamanın nedenini doğru şekilde ortaya koymaktır. Kişinin kendi kendine ‘hemoroiddir’ diyerek uzun süre beklemesi yerine, özellikle tekrarlayan veya başka belirtilerin eşlik ettiği durumlarda hekime başvurması gerekir” dedi.</p>

<p>Uzmanlar, dışkıda kan görülmesi halinde kişinin kanamanın miktarını, rengini ve tekrarlayıp tekrarlamadığını gözlemlemesinin yanı sıra eşlik eden şikâyetleri de dikkate almasını öneriyor. Tekrarlayan kanama veya beraberinde farklı belirtilerin bulunması halinde ise gastroenteroloji uzmanına başvurulması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/parlak-kirmizi-renkte-gorulen-kanamalar-siklikla-hemoroide-baglaniliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/parlak-kirmizi-renkte-gorulen-kanamalar-siklikla-hemoroide-baglaniliyor.jpg" type="image/jpeg" length="20218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bir hayvanın temas sırasında sağlıklı görünmesi önemli değil’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/bir-hayvanin-temas-sirasinda-saglikli-gorunmesi-onemli-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/bir-hayvanin-temas-sirasinda-saglikli-gorunmesi-onemli-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuduz nadir görülen bir hastalık olsa da riskli temas sonrasında doğru müdahalenin geciktirilmesi ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Isırık ya da tırmalama sonrası yaranın en az 15 dakika boyunca bol su ve sabunla yıkanması, ardından gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor. Klinik belirtiler başladıktan sonra neredeyse daima ölümcül seyreden kuduz, temas sonrası uygun koruyucu uygulamalarla önlenebiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Yakup Demir, Dünya Kuduz Günü nedeniyle kuduzdan korunma ve riskli temas sonrası yapılması gerekenler hakkında önemli bilgiler verdi.</p>

<p></p>

<p>Kuduz neden bu kadar ciddi?</p>

<p></p>

<p>Kuduz, virüslerin neden olduğu ve sinir sistemini tutan zoonotik bir enfeksiyondur. Hastalığın en önemli özelliği, klinik belirtiler başladıktan sonra neredeyse daima ölümcül seyretmesidir. Buna karşılık riskli temas sonrasında yara bakımı, kuduz aşısı ve gerekli durumlarda kuduz immünglobulini zamanında uygulanırsa hastalığın gelişmesi önlenebilmektedir. Bu nedenle kuduzda en önemli yaklaşım, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce uygulanan koruyucu müdahalelerdir.</p>

<p></p>

<p>Sadece köpek ısırığı</p>

<p>değil, kedi tırmalaması</p>

<p>da önemsenmeli</p>

<p></p>

<p>Köpekler dünya genelinde insan kuduzunun en önemli kaynakları arasında yer alsa da kedi dahil enfekte memelilerin salyasıyla temas da risk oluşturabilmektedir. Isırık en bilinen bulaş yolu olmakla birlikte deriyi bozan tırmalamalar, salyanın açık yaraya veya göz, ağız ve burun gibi mukozalara teması da değerlendirilmelidir. Bu nedenle “Kedi küçüktü”, “Yara çok yüzeyseldi” veya “Kanamadı” gibi ifadeler tek başına kuduz riskini dışlamamaktadır. Temasın şekli, hayvanın türü ve durumu ile yaranın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Riskli temas sonrası</p>

<p>ilk 15 dakika kritik</p>

<p></p>

<p>Riskli bir temas yaşandığında yapılması gereken ilk ve en önemli uygulamalardan biri, yaranın gecikmeden bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkanmasıdır. Bu işlem virüs yükünün azaltılmasına yardımcı olabilmektedir. Ardından uygun bir antiseptik kullanılabilir. Yaraya biber, kül, bitkisel ürün, kimyasal madde gibi tahriş edici maddeler uygulanmamalıdır. İlk müdahalenin ardından aynı gün bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı; kuduz profilaksisi, tetanoz durumu ve olası bakteriyel enfeksiyon riski hekim tarafından birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Hayvan sağlıklı</p>

<p>görünüyorsa risk tamamen</p>

<p>ortadan kalkar mı?</p>

<p></p>

<p>Bir hayvanın temas sırasında sağlıklı görünmesi, kuduz açısından risk değerlendirmesini tek başına sonlandırmak için yeterli değildir. Hayvanın türü, temasın şekli ve yeri, yaranın derinliği, hayvanın aşı durumu, sahipli olup olmadığı ve gözlem altına alınıp alınamayacağı birlikte değerlendirilmelidir. Kedi ve köpeklerde uygun koşullarda 10 günlük gözlem önemli olabilir. Ancak bu değerlendirme kişinin kendi başına karar vererek sağlık kuruluşuna başvurusunu ertelemesi anlamına gelmemelidir.</p>

<p></p>

<p>Kuduz aşısı için hayvanın</p>

<p>durumunu beklemek</p>

<p>doğru mu?</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Riskli bir temas söz konusuysa kuduz profilaksisinin gerekip gerekmediği klinik ve epidemiyolojik risk değerlendirmesine göre belirlenmektedir. Şüpheli bir temasta laboratuvar sonucunu veya hayvanda belirti gelişmesini beklemek, gerekli korunmanın gecikmesine neden olabilir. Hangi aşı şemasının uygulanacağı ve kuduz immünglobulini gerekip gerekmediği sağlık profesyonelleri tarafından belirlenmelidir.</p>

<p></p>

<p>Kuduz immünglobulini</p>

<p>ne işe yarıyor?</p>

<p></p>

<p> Kuduz immünglobulini, vücudun aşıyla oluşturacağı aktif bağışıklık gelişene kadar hızlı ve geçici koruma sağlayan hazır antikorlardır. Her riskli temasta uygulanması gerekmemektedir. Özellikle ağır riskli temaslarda ve daha önce kuduz aşısı olmamış kişilerde gerekliliği hekim tarafından değerlendirilmektedir. Uygulamadaki temel amaç, virüsün erken dönemde etkisiz hale getirilmesine yardımcı olmak ve mümkün olduğunca yara çevresinde koruma sağlamaktır.</p>

<p></p>

<p>Temasın üzerinden</p>

<p>günler geçtiyse başvurmak</p>

<p>için çok mu geç?</p>

<p></p>

<p>“Geç kaldım, artık başvurmanın anlamı yok” düşüncesi tehlikeli olabilir. Kuduzun kuluçka süresi değişkenlik gösterebilmekte ve belirtiler ortaya çıkmadan önce uygulanan temas sonrası profilaksi hastalığın gelişmesini önleyebilmektedir. Riskli bir temasın üzerinden zaman geçmiş olsa bile kişi kendi kendine karar vermemeli ve en kısa sürede bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmelidir. Özellikle temasın türü ve hayvanın durumu bilinmiyorsa profesyonel değerlendirme önem taşımaktadır.</p>

<p></p>

<p>Her kedi temasında</p>

<p>korkmak gerekir mi?</p>

<p></p>

<p>Her kedi teması kuduz açısından aynı risk düzeyinde değildir. Sağlam deriye dokunmak veya hayvanı beslemek ile deriyi bozan bir ısırık ya da tırmalama aynı şekilde değerlendirilmemektedir. Burada önemli olan hayvanlardan korkmak değil, riskli temasın ne olduğunu bilmek ve gerektiğinde hızlı hareket etmektir. Toplumda “kediler tehlikelidir” gibi genelleyici bir yaklaşım yerine, riskli temasların doğru şekilde yönetilmesine yönelik farkındalık oluşturulması önem taşımaktadır.</p>

<p></p>

<p>Çocuklarda neden daha</p>

<p>dikkatli olunmalı?</p>

<p></p>

<p>Çocuklar hayvanlarla daha yakın temas kurabilmekte, küçük bir tırmalamayı önemsemeyebilmekte veya yaşadıkları teması ailelerine anlatmayabilmektedir. Bu nedenle ailelerin çocuklarda açıklanamayan çizik veya ısırıkları sorgulaması önemlidir. Çocuklara yabancı hayvanlara yaklaşmama, yemek yiyen veya yavrularını koruyan hayvanları rahatsız etmeme ve herhangi bir ısırık ya da tırmalamayı vakit kaybetmeden bir yetişkine söyleme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Kuduzda en önemli nokta, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce doğru müdahalenin yapılmasıdır. Bu nedenle özellikle ısırık, tırmalama veya salyanın açık yara ya da mukozalarla teması gibi riskli durumlarda yaranın gecikmeden temizlenmesi ve sağlık kuruluşuna başvurulması büyük önem taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/bir-hayvanin-temas-sirasinda-saglikli-gorunmesi-onemli-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/bir-hayvanin-temas-sirasinda-saglikli-gorunmesi-onemli-degil1.jpg" type="image/jpeg" length="74052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Eleştiri ve linçi birbirine karıştırmamak gerek’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/elestiri-ve-linci-birbirine-karistirmamak-gerek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/elestiri-ve-linci-birbirine-karistirmamak-gerek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Linç davranışının nöropsikolojik boyutuna değinen Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte beyinde hazla ilişkili kimyasalların salgılandığını belirtti. Tarhan, “Beyin bu durumlarda, karanlık tutkal salgılıyor. Bir kötülük, öfke duygusu oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öfke o kişiye haz veriyor ve beyin dopamin salgılıyor. Linç bir grup halinde yapıldığı için bağlanma hormonu olan oksitosin de devreye giriyor. Dopamin ve oksitosin birlikte salgılandığında ortaya ‘karanlık tutkal’ dediğimiz etki çıkıyor. Kişi bu kötücül davranıştan yoğun bir haz alıyor.” dedi.</p>

<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya lincine karşı ruh sağlığı konusunu değerlendirdi.</p>

<p>Sosyal medya lincinin eleştiriden tamamen farklı bir psikolojik zemine oturduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Eleştiri, bir cerrahın neşteri gibidir; amacı düzeltmektir. Linç ise balyozla vurmak gibidir, yok etmeyi hedefler. Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir.” dedi.</p>

<p>Linç psikolojisinin temelinde bireyin kendini ahlaki olarak üstün hissetme ihtiyacının yattığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi lince katıldığında ‘Ben ondan daha iyiyim’ duygusuyla geçici bir psikolojik tatmin yaşar. Bu sırada karşı tarafın haklı olup olmadığını sorgulamaz.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dijitalleşme vicdanın</p>

<p>önüne duvar ördü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Dijital ortamların, bireyin davranışlarını sorgulamasını zorlaştırdığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin ahlaki duyarlılığı zayıflattığını söyledi ve “İnsanın içinde bir ‘iç bekçi’, yani vicdan vardır. Dijitalleşme bu iç bekçinin önüne adeta bir duvar ördü. Eskiden insanlar bir eyleme geçmeden önce durup düşünürdü, şimdi tek tuşla saldırabiliyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu durumun hiç beklenmedik kişilerin bile linç kültürüne dahil olmasına yol açtığını belirten Prof. Dr. Tarhan, sosyal medyada ortaya çıkan bu yapıyı “dijital cellatlık” ve “dijital engizisyon” kavramlarıyla tanımladı. Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişiyi itibarsızlaştırmak, linç edenin egosunu besliyor. Güçlü ya da kıskanılan birinin küçük bir hatası üzerinden itibarsızlaştırılması, linççiye büyük bir haz veriyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Beyinde ‘karanlık tutkal’</p>

<p>etkisi oluşuyor</p>

<p></p>

<p>Linç davranışının nöropsikolojik boyutuna da değinen Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte beyinde hazla ilişkili kimyasalların salgılandığını belirtti. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Beyin bu durumlarda, karanlık tutkal salgılıyor. Böyle durumlarda bir kötülük, öfke duygusu oluyor. Öfke o kişiye haz veriyor ve beyin dopamin salgılıyor. Linç bir grup halinde yapıldığı için bağlanma hormonu olan oksitosin de devreye giriyor. Dopamin ve oksitosin birlikte salgılandığında ortaya ‘karanlık tutkal’ dediğimiz etki çıkıyor. Kişi bu kötücül davranıştan yoğun bir haz alır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Linç edenlerin egosu zayıf</p>

<p></p>

<p>Linç davranışının arkasında genellikle duygusal boşluk ve düşük özgüven olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Özgüveni sağlam, duygusal olarak doyumlu kişiler linç etmeden önce analiz eder. Linç edenler ise analiz yapmaz; çünkü egoları zayıftır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bu noktada “bando etkisi” ya da “sürü psikolojisi” ne dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bir grup linçe başladığında, insanlar ne olduğunu anlamadan bu kalabalığa katılabiliyor. Özellikle organize trol grupları bu etkiyi çok iyi kullanıyor. İlk başta 50–100 kişiyle başlıyor, ardından kalabalık hızla büyüyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Dijital okuryazarlık</p>

<p>ruh sağlığının anahtarı</p>

<p></p>

<p>Bireylerin kendilerini koruyabilmesi için dijital okuryazarlığın şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Dijital okuryazar olan kişi dijitali doğru okur, doğru analiz eder ve doğru karar verir. Dijital okuryazar olmayan ise yanlış okur ve yanlış karar verir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijital dünyanın bir araç olarak kullanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Dijital dünyaya teslim olmamak gerekiyor. Direksiyon sizdeyse sorun yok. Dijitalleşme nükleer enerji gibidir; doğru kullanılırsa güç verir, yanlış kullanılırsa patlatır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dijital dünya mayın tarlası gibi</p>

<p></p>

<p>Özellikle çocuklar ve gençler için dijital dünyanın ciddi riskler barındırdığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Dijital dünya şu an mayın tarlasında yürümek gibidir. Karşı çıkmak yerine bunu yönetmek gerekir. Anne babalar özellikle 10 yaş öncesinde çocukların zamanını planlamayı öğretmeli.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Hukuki yaptırımlar ve</p>

<p>şeffaf algoritmalar şart</p>

<p></p>

<p>Hukuki düzenlemelerin caydırıcı olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının şeffaflaştırılmasının önemine dikkat çekti ve “Şeffaf algoritmalar olmazsa linç ve dijital olumsuz kültür kaçınılmaz olur. Devletler ve küresel hukuk bu konuda sorumluluk almalı.” dedi.</p>

<p>Avrupa’da uygulanan “unutulma hakkı” na da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Bir insan geçmişte hata yapmış olabilir. Ancak bu hatanın yıllar sonra hâlâ karşısına çıkması, işine, evliliğine, hayatına engel olabiliyor. Dijital dünyada hiçbir şey silinmiyor ve bu özellikle gençler için büyük bir risk.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Lincin etkisi özellikle “dijital</p>

<p>kırılgan kişiliğe” sahip</p>

<p>bireylerde daha yıkıcı</p>

<p></p>

<p>Sosyal medya lincinin psikiyatrik sonuçlarının son derece ciddi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Literatüre girmiş vakalar var. Bu kişilerde post-travmatik stres bozukluğu çok sık görülüyor. Yedi–sekiz yıl süren depresyon vakaları mevcut. Travma sonrası stres bozukluğu kişinin yaşam kalitesini bozuyor, bağımlılıklara zemin hazırlıyor, kişiyi hasta ediyor, yaşam yeti yitimine yol açabiliyor ve çalışamaz hâle getirebiliyor.” dedi.</p>

<p>Linç etkisinin özellikle “dijital kırılgan kişiliğe” sahip bireylerde daha yıkıcı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, böyle bir durumla karşılaşan kişilerin profesyonel destek almasının hayati olduğunu belirtti ve “Bir kişi lince maruz kaldığında doğru bir iletişim danışmanlığı alması gerekir. Eğer kamuoyunda tanınan bir kişiyse medya danışmanlığıyla sürecin yönetilmesi çok önemlidir.” Diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Hızlı tepki yerine</p>

<p>sağduyulu analiz şart</p>

<p></p>

<p>Linç sürecinde aceleci tepkilerin durumu daha da ağırlaştırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Bu tür durumlarda kişi önce şuna bakmalı: Bu olayda ben yüzde kaç hatalıyım, karşı taraf yüzde kaç hatalı? Benim niyetim neydi, karşı taraf bunu nasıl anladı? Eğer hatası varsa özür dilemekten kaçınmamalı. İnsan hata yapabilir. Özür dilemek bir erdemdir. Çoğu zaman toplum, özür dileyen bir kişiye yönelik linci onaylamaz.”</p>

<p>Hatalı olunmayan durumlarda ise kişinin yaptığı davranışı gerekçeleriyle açıklaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Doğru olanı sakin bir dille anlatmak gerekir. Bu, lincin etkisini azaltır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Linç bir engeldir, öğrenme</p>

<p>fırsatına dönüştürülebilir</p>

<p></p>

<p>Linç deneyiminin bireyin hayat yolculuğunda ciddi bir engel olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bu engelin doğru yaklaşımla öğrenme sürecine dönüştürülebileceğini söyledi ve “İnsan bir hedefe giderken engelle karşılaşabilir. A planı yoksa B planı olur. Böyle anlarda ‘Bu olay bana ne öğretti?’ diye sormak gerekir. Aynı hatayı tekrar etmemek için ders çıkarmak önemlidir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, dijital dünyadaki kırılganlığa dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bir insana parmakla gösterilen olmak musibet olarak yeterlidir. Ancak doğrular uğruna ‘linç edileceğim’ korkusuyla susmamak gerekir. Dürüstlük çok değerlidir ama dürüstlüğü zamanında ve akıllıca kullanmak da gerekir. ‘Dürüstüm’ diyerek her şeyi her zaman, zamansız söylemek kişiyi lince açık hâle getirir. İyi niyet yetmez, dürüst olmak yetmez, akıllıca hareket etmek gerekir.”</p>

<p></p>

<p>Dijital linç ahlaki</p>

<p>çözülmeyi hızlandırıyor</p>

<p></p>

<p>Toplumda artan linç refleksinin bir “ahlaklı olma yarışı” na dönüşüp dönüşmediği sorusunu da değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin küresel ölçekte bir sosyal ve ahlaki çözülmeyi hızlandırdığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, “Bu süreç küresel bir sosyal çürümeyi beraberinde getiriyor. Ancak sosyolojik olarak bu durum sinüzoidaldir. Kötülük artar, kötü sonuçları görünür hâle gelir ve bunun ardından iyiler harekete geçer. Bir süre sonra iyilik artar, kötülük azalır. Toplumlar böyle dengelenir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Çocuklar ve gençler</p>

<p>mutlaka korunmalı</p>

<p></p>

<p>Dijitalleşmenin henüz kuralları ve kültürü tam oluşmamış bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, özellikle çocuklar ve gençler için ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti ve “Çocukların ve gençlerin beyninde karar verme merkezi olan ön bölge henüz tam olgunlaşmamıştır. Bu nedenle anne-baba rehberliği şarttır. Ekran maruziyeti mutlaka ebeveyn gözetiminde olmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p>Ruh sağlığı bozuk bireyler, madde kullananlar ve psikiyatrik hastaların da risk grubu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, hukuki düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Bu özgürlük değil, zarar verme</p>

<p></p>

<p>Dijital linç ve saldırgan davranışların özgürlükle açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bir insanın başkasına zarar verme özgürlüğü yoktur. Kendine zarar verme özgürlüğü de yoktur. Dijitalleşmenin mutlaka regülasyonlara ihtiyacı var. Şeffaf algoritmalar bunların başında geliyor.” dedi.</p>

<p>Dijitalleşmeyi bir tehdit olarak görmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Eğer doğru yönde kullanılırsa dijitalleşme bir tehdit değil, büyük bir fırsat olabilir. Zamanla bu alanın hukuki ve etik çerçevesinin olgunlaşacağını düşünüyorum.” diye sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/elestiri-ve-linci-birbirine-karistirmamak-gerek</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/ekran-resmi-2026-09-28-153931.png" type="image/jpeg" length="32116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Vatandaş nerede bir sorun yaşıyorsa orada olacağız’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/vatandas-nerede-bir-sorun-yasiyorsa-orada-olacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/vatandas-nerede-bir-sorun-yasiyorsa-orada-olacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Kabasakız Mahallesi’nde yıllardır arazi yolunun açılmasını bekleyen Şıho Dayı’nın talebini yerine getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belediye ekiplerinin gerçekleştirdiği çalışmanın ardından bölgeyi ziyaret eden Yılmaz, Şıho Dayı ile bir araya gelerek vatandaşın mutluluğuna ortak oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şehitkamil Belediyesi, ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Mahalle ziyaretlerinde vatandaşlarla bir araya gelerek talep ve sorunları yerinde dinleyen Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, özellikle tarımsal üretim yapan vatandaşların ulaşım konusunda yaşadığı sıkıntıların giderilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.</p>

<p></p>

<p>Şıho Dayı’nın talebi</p>

<p>karşılık buldu</p>

<p></p>

<p>Kabasakız Mahallesi’nde yaşayan ve arazisine ulaşmakta güçlük çeken Şıho Dayı’nın yıllardır beklediği arazi yolu talebi de belediye tarafından karşılandı. Başkan Umut Yılmaz’ın talimatının ardından bölgede çalışma başlatan ekipler, arazi yolunu açarak vatandaşın tarlasına daha kolay ulaşmasını sağladı.</p>

<p>Yolun açılmasıyla birlikte arazisine ulaşım konusunda önemli bir kolaylık yaşayan Şıho Dayı’nın talebi yerine getirilmiş oldu. Çalışmanın tamamlanmasının ardından Başkan Yılmaz da Kabasakız Mahallesi’ni ziyaret ederek Şıho Dayı ile bir araya geldi.</p>

<p></p>

<p>“Şıho Dayı gel dedi, gittik”</p>

<p></p>

<p>Ziyaret sırasında Şıho Dayı ile sohbet eden Başkan Umut Yılmaz, vatandaşın talebinin yerine getirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yılmaz, belediyecilik anlayışlarının vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemek ve imkanlar doğrultusunda çözüm üretmek üzerine kurulu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yılmaz, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların da kent merkezindeki vatandaşlar gibi belediye hizmetlerinden yararlanmasının önemine dikkat çekerek, Şehitkamil’in her noktasında çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kırsalda üretim</p>

<p>yapan vatandaşlara</p>

<p>ulaşım desteği</p>

<p></p>

<p>Kabasakız Mahallesi’nde gerçekleştirilen çalışmanın yalnızca bir yol açma çalışması olmadığını vurgulayan Yılmaz, arazi yollarının özellikle tarımsal üretim yapan vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Tarlalara ulaşımın kolaylaştırılmasının üreticilerin günlük çalışmalarına doğrudan katkı sunduğunu belirten Yılmaz, kırsal mahallelerde vatandaşlardan gelen taleplerin takip edilmeye devam edileceğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>“Her yere hizmet</p>

<p>götürmek için çalışıyoruz”</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil’in merkezinden kırsal mahallelerine kadar ilçenin tamamında vatandaşların ihtiyaçlarını dinlemeyi sürdüreceklerini ifade eden Başkan Umut Yılmaz, hizmet anlayışlarının ilçenin her noktasını kapsadığını söyledi.</p>

<p>Yılmaz, “Bizim sevdamız tam da bu. Vatandaşımız nerede bir sorun yaşıyorsa orada olacağız. Şehitkamil’in her mahallesine, her sokağına, her arazisine hizmet götürmek için çalışıyoruz” dedi.</p>

<p>Şehitkamil Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki yol ve ulaşım ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdüreceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/vatandas-nerede-bir-sorun-yasiyorsa-orada-olacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/vatandas-nerede-bir-sorun-yasiyorsa-orada-olacagiz2.jpeg" type="image/jpeg" length="14700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZiANTEP FK’DA ÇORUM FK MESAiSi ÇiFT iDMANLA SÜRDÜ]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fkda-corum-fk-mesaisi-cift-idmanla-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fkda-corum-fk-mesaisi-cift-idmanla-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep FK, Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında sahasında karşılaşacağı Çorum FK maçının hazırlıklarına çift antrenmanla devam etti. Kırmızı-siyahlı ekipte teknik direktör Orhan Ak yönetiminde gerçekleştirilen çalışmada futbolcuların yoğun tempoda çalıştığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antrenman 1,5 saat sürdü</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK, günün ikinci antrenmanını saat 17.00’de gerçekleştirdi. Teknik Direktör Orhan Ak yönetimindeki çalışma yaklaşık 1 saat 30 dakika sürdü.</p>

<p>Isınma ve koordinasyon çalışmalarıyla başlayan antrenmanda futbolcular daha sonra pas çalışmaları gerçekleştirdi. Antrenmanın son bölümünde ise dar alanda çift kale maç yapıldı. Teknik heyet, oyuncuların performansını ve taktik uygulamalarını değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>3 futbolcu antrenmanda</p>

<p>yer almadı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın çalışmasına milli takım kamplarında bulunan Karamba Gassama, Juninho Bacuna ve Myenty Abena katılmadı.</p>

<p>Gambiya Milli Takımı’nda bulunan Gassama, Curaçao Milli Takımı’nda görev yapan Bacuna ve Surinam Milli Takımı’nda yer alan Abena’nın milli takım programları nedeniyle takım çalışmasında bulunmadığı bildirildi.</p>

<p></p>

<p>Başkan Yılmaz</p>

<p>çalışmayı takip etti</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK Kulüp Başkanı Memik Yılmaz da takımın gerçekleştirdiği antrenmanı yerinde takip etti. Yılmaz, teknik heyet ve futbolcuların Çorum FK karşılaşması öncesindeki çalışmalarını izledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Hazırlıklar devam edecek</p>

<p></p>

<p>Kırmızı-siyahlı ekip, Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Çorum FK ile oynayacağı karşılaşmaya yönelik hazırlıklarını sürdürecek. Gaziantep FK, 28 Eylül Pazartesi günü gerçekleştireceği antrenmanla maç hazırlıklarına devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fkda-corum-fk-mesaisi-cift-idmanla-surdu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/ekran-resmi-2026-09-28-145759.png" type="image/jpeg" length="61815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kazanın gerçekleştiği yer can almaya devam ediyor!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kazanin-gerceklestigi-yer-can-almaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kazanin-gerceklestigi-yer-can-almaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasan Öztürkmen, bitmeyen Nurdağı-Gaziantep yolunda yaşananları anlattı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’in Nurdağı ilçesine bağlı Acaroba Mahallesi yakınlarında yolcu midibüsü ile otomobilin çarpışması, Gaziantep-Nurdağı güzergâhındaki yol güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Hatay ile Gaziantep arasında sefer yapan yolcu midibüsünün yan yattığı kazada otomobil ise hurdaya döndü.</p>

<p>Kazanın ardından Gaziantep-Nurdağı yolunda geçmiş yıllarda meydana gelen kazalar ve uzun süredir devam eden bölünmüş yol çalışmaları yeniden tartışma konusu oldu. CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, güzergâhın yıllardır kamuoyunda gündeme getirildiğini belirterek yolun tamamlanmamasına tepki gösterdi.</p>

<p></p>

<p>“Ölüm yolu” tartışması</p>

<p>yeniden gündemde</p>

<p></p>

<p>Hasan Öztürkmen, Gaziantep-Nurdağı D400 kara yolunun geçmiş yıllarda Meclis gündeminde de “Nurdağı ölüm yolu” şeklinde nitelendirildiğini hatırlattı.</p>

<p>Öztürkmen, yolun yalnızca sürücü hataları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, güzergâhta yaşanan kazaların yol güvenliği açısından da ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>CHP'li Öztürkmen, TBMM tutanaklarına dikkat çekerek muhalefet milletvekillerinin 2016 yılından bu yana Gaziantep-Nurdağı yolunun bölünmüş yol standardına getirilmesi talebini gündeme taşıdığını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Yıllar önce Meclis</p>

<p>gündemine taşındı</p>

<p></p>

<p>Öztürkmen’in açıklamasında yer verdiği TBMM Genel Kurul tutanaklarına göre, 19 Haziran 2019 tarihinde yapılan görüşmelerde Gaziantep-Nurdağı D400 kara yolundaki kazalar gündeme getirildi.</p>

<p>Söz konusu görüşmelerde, güzergâhın bölünmüş yol haline getirilmesi talebi dile getirilirken, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yolda toplam 230 ölümlü ve ağır yaralanmalı kaza meydana geldiği, 2019 yılının ilk beş ayında ise 38 ölümlü ve ağır yaralanmalı kazanın yaşandığı ifade edildi.</p>

<p>Öztürkmen ayrıca 19 Kasım 2020 tarihli komisyon görüşmelerinde de yolun yatırım programında bulunmasına rağmen projeye ayrılan ödeneğin yetersiz olduğu yönündeki eleştirilerin gündeme geldiğini belirtti. Aynı görüşmede, 11 Kasım'da meydana gelen ve bir kişinin hayatını kaybettiği kazanın da milletvekilleri tarafından gündeme taşındığı aktarıldı.</p>

<p></p>

<p>2017'de yatırım</p>

<p>programına alındı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep-Nurdağı güzergâhının bölünmüş yol standardına dönüştürülmesi projesinin 2017 yılında yatırım programına alındığını belirten Öztürkmen, ancak projenin yıllar içerisinde tamamlanamadığını söyledi.</p>

<p>Öztürkmen'in açıklamasına göre proje daha sonraki yatırım programlarında da yer aldı. 2022 yılında ise yol için temel atma töreni gerçekleştirildi ve projenin 2024 yılında tamamlanacağı yönünde açıklamalar yapıldı.</p>

<p>Temel atma törenine dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı. Karaismailoğlu törende, Nurdağı-Gaziantep yolunun hizmete girmesiyle bölgedeki ulaşımın daha güvenli, konforlu ve hızlı hale geleceğini ifade etti.</p>

<p>Dönemin Gaziantep Valisi Davut Gül de projenin kısa sürede tamamlanacağını belirtti.</p>

<p></p>

<p>“Verilen sözler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>tutulmadı” eleştirisi</p>

<p></p>

<p>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, aradan geçen sürede yol projesinin tamamlanmadığını ve çalışmaların yavaş ilerlediğini öne sürdü.</p>

<p>Öztürkmen, açıklamasında iktidar temsilcileri tarafından farklı dönemlerde Gaziantep-Nurdağı yolunun bölünmüş yol standardında tamamlanacağı yönünde mesajlar verildiğini belirterek, projenin seçim dönemlerinde de gündeme getirildiğini ifade etti.</p>

<p>CHP'li vekil, yolun tamamlanamamasının yanı sıra güzergâhta yaşanan kazaların da ulaşım güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p></p>

<p>Diğer güzergâhlardaki</p>

<p>kazalara da dikkat çekti</p>

<p></p>

<p>Öztürkmen, yalnızca Gaziantep-Nurdağı yolunun değil, son dönemde kazalarla gündeme gelen diğer güzergâhların da yol güvenliği açısından ele alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Geçtiğimiz ay Gaziantep-Nizip D400 kara yolunda meydana gelen ve 4 kişinin hayatını kaybettiği kazayı hatırlatan Öztürkmen, Güneyşehir yolunda da ölümlü kazaların yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Yol güvenliği kapsamında trafik işaretleri, aydınlatma ve hız kontrolü gibi önlemlerin artırılması gerektiğini savunan Öztürkmen, kazaların yoğunlaştığı noktaların tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Yol güvenliği için tedbir çağrısı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep-Nurdağı güzergâhında yaşanan son kazanın ardından bölünmüş yol projesinin yanı sıra mevcut yollardaki güvenlik önlemleri de yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Öztürkmen, yol çalışmalarının tamamlanmasının ve kaza riski bulunan noktalarda gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının önemine dikkat çekerek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların konuya ilişkin çalışma yapması gerektiğini savundu.</p>

<p>Öte yandan, Acaroba Mahallesi yakınlarında meydana gelen son kazanın ardından olayla ilgili inceleme ve soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kazanin-gerceklestigi-yer-can-almaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/kazanin-gerceklestigi-yer-can-almaya-devam-ediyor1.jpg" type="image/jpeg" length="70586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekme, taş ve sopalar havada uçuştu]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/tekme-tas-ve-sopalar-havada-ucustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/tekme-tas-ve-sopalar-havada-ucustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te meydan kavgası:]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde iki grup arasında çıkan kavga, çevrede paniğe neden oldu. Tekme, tokat, taş ve sopaların kullanıldığı kavga cep telefonu kamerasına yansırken, tarafların birbirlerine saldırdığı anlar görüntülere saniye saniye yansıdı.</p>

<p></p>

<p>Tartışma kısa sürede</p>

<p>kavgaya dönüştü</p>

<p></p>

<p>Olay, dün akşam saatlerinde Şahinbey ilçesine bağlı Vatan Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, iki aile arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı.</p>

<p>Taraflar arasında başlayan sözlü tartışma, kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavga sırasında taraflar birbirlerine tekme ve tokatlarla saldırırken, taş ve sopalar da kullanıldı.</p>

<p></p>

<p>Kavga cep telefonu</p>

<p>Kamerasında</p>

<p></p>

<p>Mahallede yaşanan kavga, çevrede bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde tarafların birbirlerine taş ve sopalarla saldırdığı, bazı kişilerin ise tekme ve tokatlarla kavgaya dahil olduğu görüldü.</p>

<p>Kavgadaki şiddetin büyümesi üzerine çevrede bulunan vatandaşların da olaydan uzaklaşmaya çalıştığı görüldü.</p>

<p></p>

<p>Polis biber gazı ve uyarı</p>

<p>ateşiyle müdahale etti</p>

<p></p>

<p>İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri, kavgaya müdahale ederek tarafları ayırmaya çalıştı.</p>

<p>Tarafların müdahaleye rağmen dağılmaması üzerine polis ekiplerinin biber gazı ve uyarı ateşi kullanarak kavgayı sonlandırdığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Yaralılara olay yerinde</p>

<p>müdahale edildi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kavgada yaralanan bazı kişilere sağlık ekipleri tarafından olay yerinde müdahale edildi. Olayın ardından polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, kavgayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/tekme-tas-ve-sopalar-havada-ucustu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/tekme-tas-ve-sopalar-havada-ucustu2.jpg" type="image/jpeg" length="60090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kazada yaralı sayısı 16'ya yükseldi]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/kazada-yarali-sayisi-16ya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/kazada-yarali-sayisi-16ya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gaziantep'te meydana gelen kaza ile ilgili yaptığı açıklamada, "7 vatandaşımız hayatını kaybetti, 16 vatandaşımız yaralandı" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaza, Gaziantep-Nurdağı kara yolu Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Hatay-Gaziantep arasında sefer yapan yolcu otobüsü ile Gaziantep'ten Nurdağı istikametine seyir halinde olan otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kazada otomobilde bulunan 2'si çocuk 7 kişi hayatını kaybederken, 16 kişi de yaralandı.</p>

<p></p>

<p>"7 vatandaşımız</p>

<p>hayatını kaybetti, 16</p>

<p>vatandaşımız yaralandı"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaza ile ilgili resmi sosyal medya hesabından açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Gaziantep'te meydana gelen elim trafik kazasında 7 vatandaşımız hayatını kaybetti, 16 vatandaşımız yaralandı. Yaralılarımızdan birinin sağlık durumu ciddiyetini koruyor. İhbarın ardından AFAD, jandarma, sağlık ve itfaiye ekiplerimiz süratle olay yerine ulaşarak gerekli müdahaleleri gerçekleştirdi. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü kaza ve beladan korusun" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>7 kişinin öldüğü kazada</p>

<p>araçlar yoldan kaldırıldı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te 7 kişinin hayatını kaybettiği, 16 kişinin de yaralandığı feci kazanın ardından olay yerindeki çalışmalar tamamlandı. Kazaya karışan otomobil ile yolcu otobüsü, incelemelerin tamamlanmasının ardından çekicilerle yoldan kaldırıldı. Araçların kaldırılmasıyla Gaziantep-Nurdağı kara yolu yeniden trafiğe açıldı.</p>

<p></p>

<p>Otomobil ile otobüs</p>

<p>kafa kafaya çarpıştı</p>

<p></p>

<p>Kaza, akşam saat 18.06 sıralarında Gaziantep-Nurdağı kara yolunun Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi mevkiinde meydana geldi.</p>

<p>İddiaya göre, Hatay-Gaziantep arasında yolcu taşımacılığı yapan otobüs ile Gaziantep’ten Nurdağı istikametine ilerleyen otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle kafa kafaya çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın şiddetiyle otomobilde bulunan 2’si çocuk 7 kişi yaşamını yitirirken, otobüste ve otomobilde bulunan 16 kişi yaralandı.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'teki kazada</p>

<p>yaralananların</p>

<p>tedavisi sürüyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde yolcu otobüsü ile otomobilin çarpışması sonucu 2'si çocuk 7 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı kazada yaralıların hastanedeki tedavileri sürüyor.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Nurdağı ilçesine bağlı kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında Hatay-Gaziantep seferini yapan yolcu otobüsü ile otomobil çarpıştı. Kazada 2'si çocuk 7 kişi hayatını kaybederken, 13 kişi de yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis, jandarma, AFAD, sağlık ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) sevk edildi. Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları tamamlanırken, Şehitkamil Devlet Hastanesi, Gaziantep Şehitkamil OSB Devlet hastanesi, 25 Aralık Devlet Hastanesi ve Gaziantep Şehir Hastanesine kaldırılan yaralıların tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/kazada-yarali-sayisi-16ya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/kazada-yarali-sayisi-16ya-yukseldi763.jpg" type="image/jpeg" length="29630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evde buluştuğu arkadaşını öldürüp intihar etti]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/evde-bulustugu-arkadasini-oldurup-intihar-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/evde-bulustugu-arkadasini-oldurup-intihar-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde bir kişi, evinde görüşmek için buluştuğu arkadaşını tabancayla öldürdükten sonra aynı silahla yaşamına son verdi. Olayda 2 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Evde buluşan iki arkadaş</p>

<p>arasında tartışma çıktı</p>

<p></p>

<p>Olay, Şehitkamil ilçesine bağlı Batıkent Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, ailevi ve psikolojik sorunları bulunduğu belirtilen S.B. (52), konuşmak amacıyla arkadaşı Çağlar K. (58) ile kendi evinde buluştu.</p>

<p>Bir süre sonra ikili arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine S.B., evde bulunan tabancayla arkadaşı Çağlar K.’ye ateş etti.</p>

<p></p>

<p>Aynı silahla yaşamına son verdi</p>

<p></p>

<p>S.B., arkadaşını vurmasının ardından aynı tabancayla kendisini başından vurdu.</p>

<p>Silah seslerini duyan bina sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Eve giren ekiplerin yaptığı kontrolde S.B. ile Çağlar K.’nin hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cenazeler Adli Tıp</p>

<p>Kurumu’na kaldırıldı</p>

<p></p>

<p>Olay yerinde polis ekiplerinin incelemeleri tamamlanırken, hayatını kaybeden iki kişinin cenazeleri otopsi ve kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.</p>

<p>Polis ekipleri olayın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla soruşturma başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/evde-bulustugu-arkadasini-oldurup-intihar-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/evde-bulustugu-arkadasini-oldurup-intihar-etti3.jpg" type="image/jpeg" length="98612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Konuşma güçlüğü okul hayatını etkiler!’]]></title>
      <link>https://gaziantepilkhaber.com/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gaziantepilkhaber.com/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dil ve konuşma becerilerindeki güçlüklerin yalnızca çocuğun konuşmasıyla sınırlı olmadığını belirten uzmanlar, bazı çocukların kelime ve cümle kurabilmesine rağmen dili kullanma, yönergeleri takip etme, detaylandırma ve duygularını ifade etme alanlarında zorlanabileceğini söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konuşma seslerindeki her güçlüğün okuma yazma problemi anlamına gelmediğini ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozukluğu dediğimiz bozukluğun içerisinde farklı düzeyler ya da farklı bozukluklar da yer alır. Çocuk ‘kapı’ya ‘tapı’ diyordur ama söylediğinin farkındadır. Bu durumlarda okuma yazma güçlüğünü çok görmüyoruz.” dedi. Dil bozukluklarının zekâyla doğrudan ilişkili olmadığına dikkat çeken Dündar, akranlarından belirgin şekilde farklı konuşan çocuklarda terapi için çok beklenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, çocuklarda dil ve konuşma becerilerindeki farklılıkların okuma-yazma, akademik başarı, sosyal iletişim ve kaygı üzerindeki olası etkileri ile hangi durumlarda dil ve konuşma terapisine başvurulması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Konuşma sesindeki her</p>

<p>güçlük okuma yazma</p>

<p>sorununa yol açmıyor!</p>

<p></p>

<p>Çocuklarda konuşma seslerindeki güçlüklerin okuma yazma problemlerine neden olup olmayacağı konusunda ailelerin endişe duyduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozukluğu dediğimiz bozukluğun içerisinde farklı düzeyler ya da farklı bozukluklar da yer alır.” dedi.</p>

<p>Çocuğun sadece sesi üretemiyor olabileceğini aktaran Dündar, “Ancak bu sesin farkında olabilir. Sadece ‘kapı’ya ‘tapı’ diyordur ama söylediğinin farkındadır. Normalde işitsel olarak ‘kapı’ ile ‘tapı’yı ayırt ediyordur. Bu durumlarda okuma yazma güçlüğünü çok görmüyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dil bozukluklarının zekâ ile</p>

<p>doğrudan bir ilişkisi yok!</p>

<p></p>

<p>Ancak farkındalıkların da gelişim esnasında artikülasyon becerileri gibi geriden gelmiş olmasının okuma yazma güçlüğüne sebep olabilme riski taşıdığına işaret eden Dündar, “Bu ayrımı yapmak önemlidir. Şunu bilmek gerekir; dil bozukluklarının zekâ ile doğrudan bir ilişkisi yoktur.” dedi.</p>

<p>Çocukların bunu yapamamasının herhangi bir bilişsel kapasite problemi olmadığını vurgulayan Dündar, “Çocuğun sadece o alanda desteklenmesi gerekir. Aileler çok kaygılanabiliyor, ancak stres yapmamalılar. Artikülasyon bozuklukları her düzeyde çok sistematik bir şekilde çözülebilen sorunlardır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Konuşmanın anlaşılmaması</p>

<p>çocukta kaygıya ve sosyal geri</p>

<p>çekilmeye yol açabilir! </p>

<p></p>

<p>Çocuğun konuşmasında anlaşılırlık problemi olması durumunun da aileler tarafından endişeyle karşılandığını kaydeden Dündar, “Aileler bu konuda iki şeyi soruyor; birincisi, akademik becerileri nasıl etkileyecek? İkincisi, hem arkadaşlarıyla hem öğretmeniyle iletişimini ve etkileşimini nasıl etkileyecek?” dedi.</p>

<p></p>

<p>Bu noktada dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi veren Dündar, şunları söyledi:</p>

<p>“Okuma yazma becerileriyle çok ilişkili olup olmadığına bakılmalı. Bunun haricinde çocuk; ‘Ben anlaşılmıyorum, tekrar tekrar soruluyor. Bu bende kaygı yaratıyor. Bu sebeple de arkadaşlarımla çok etkileşim kurmak istemiyorum. Daha sessiz, daha geride kalıyorum. Sınıfta soruyu bilsem de anlaşılmayacağımı düşündüğüm için parmak kaldırmak istemiyorum’ diye düşünebilir. Her çocuk böyle bir durum yaşayacak diyemeyiz. Ancak gözlemlediğinizde böyle bir durum sezerseniz bu, çözmemiz gereken bir bozukluktur.”</p>

<p></p>

<p>Kekemelik yaşayan çocuğa</p>

<p>konuşma şekline</p>

<p>değil, söylediklerine</p>

<p>odaklanarak yaklaşılmalı!</p>

<p></p>

<p>Okul hayatında ya da başka ortamlardaki heyecan ve stresin var olan sorunları tetikleyebileceğini dile getiren Hazel Ezgi Dündar, “Özellikle kekemelik bu tür durumlarda ortaya çıkabilir. Burada şunu unutmamak gerekir; herhangi bir heyecan ya da stres sıfırdan kekemelik oluşturmaz. Bu zaten doğuştan yatkın olunan bir durumdur.” dedi.</p>

<p>Sorunun artması, kaygı geçtiği halde konuşmanın düzelmemesi ya da kasılmalar, zorlanmalar veya tekrarlı davranışlar gibi fiziksel belirtiler görülmeye başlanması durumunda müdahale edilmesi gereken bir problem hâline gelmiş olabileceğine dikkat çeken Dündar,</p>

<p>“Ufak bir kaygıdan dolayı biraz artış olduğunda çocuğun nasıl söylediğine değil, ne söylediğine dikkat etmek gerekir. Bunu çocuğa hissettirmek çok önemlidir. Ne kadar takılırsa takılsın ya da nasıl takılırsa takılsın sonuna kadar dinleneceğini, bir problem olmadığını hissettirmek gerekir. Göz temasını kesmeden sonuna kadar dinleyerek, konuşma şekliyle ilgili değil konuşma içeriğiyle ilgili gerekli geri bildirimleri vermek çocuğun kendini daha güvenli bir alanda hissetmesini sağlar. ‘Bir nefes al, biraz yavaşla, daha rahat söyle’ demek sanki ona zaman kazandırıyormuş gibi görünse de yavaşlatmaz, tam tersine hızlandırır. ‘Hemen nefes almalıyım, hemen söylemeliyim, yapmalıyım’ hissi yaratarak daha büyük bir zaman baskısına ve var olan stresin artmasına yol açar; bundan kaçınılmalıdır.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>Çocuğun konuşması</p>

<p>akranlarından belirgin</p>

<p>şekilde farklıysa terapi için</p>

<p>beklememek gerekiyor!</p>

<p></p>

<p>Dil ve konuşma terapisine ne zaman başlanması gerektiğinin tek bir reçetesi olmadığına değinen Dündar, “Harf hataları varsa, bunlar gelişim sürecinde yavaş yavaş düzelmiyorsa, artık akademik bozukluklara sebep olabilecek bir duruma geldiyse, çocuk bununla ilgili sosyal kaygılar yaşamaya başladıysa, çeşitli çekingenlikler ve kaçınmalar ortaya çıktıysa başvurulabilir. Dil becerileri yeterli değilse; yani akranlarından çok daha farklı bir şekilde konuşuyorsa, cümle kurmasına rağmen cümle niteliği 2-3 yaş küçük arkadaş gruplarına daha uygunsa ya da anlaşılırlığı daha küçük çocuklar gibiyse başvurulmalıdır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Yaklaşık 4,5-5 yaşında çocuğun konuşmasının anlaşılırlık ve nitelik olarak bir yetişkin konuşmasına benzemeye başladığını hatırlatan Dündar, şöyle devam etti:</p>

<p>“Okul çağı çocuğunda hâlâ bunlar görülmüyorsa, bunlara bağlı kaygılar ve endişeler varsa, zorbalık ihtimalinden endişe ediliyorsa çok beklememekte fayda var. Farklı metotlar ve düzeyler bulunur. Terapist bazen bunun normal bir süreç olduğunu söyleyecek, bazen aileye ve öğretmene öneriler vererek ilerleyecek, bazen birkaç ayda bir takip edecek, bazen de sıklığı çocuğa göre belirlenen bir terapi sürecine başlayacaktır.”</p>

<p></p>

<p>Dil ve konuşma becerileri</p>

<p>sadece konuşmaktan</p>

<p>ibaret değil!</p>

<p></p>

<p>Kelimeleri olan, cümle kurabilen ama buna rağmen akranlarından farklı olan durumlar da olduğunu ifade eden Dündar, “Akranlarına hafta sonu ne yaptığı sorulduğunda bütün bir günü, duygusunu ve detayları sıralı olarak anlatabilirken; bazı çocuklar sadece ‘hafta sonu parka gittik’ diyebilir. Detaylandıramama, sıralandıramama ve duygularını ifade edememe durumlarında dil becerileri kelime bilmenin ya da anlaşılır söylemenin ötesinde geriden geliyor olabilir.” dedi.</p>

<p>Dil terapisinin yalnızca hiç konuşulmadığı zaman ihtiyaç duyulan bir alan olmadığını aktaran Dündar, “Okul çağıyla beraber evde ya da okulda verilen yönergeleri çocuğun anladığı düşünülse de yerine getiremediği durumlar gözlemlenebilir. Bu bir dikkat problemi olabileceği gibi dille ilişkili bilişsel becerilerden biri olan işitsel bellek ile de ilgili olabilir. İşitsel bellek; birden fazla birim bilgiyi alma, işleme, hafızada tutma ve üzerine işlem yapabilme becerisidir. Çocuğa ‘Matematik kitabını aç, 54. sayfanın sonundaki soruyu çöz’ dendiğinde sadece kitabı açıp devamını hatırlamayabilir. Ya da ‘Cevap kırmızı mı, pembe mi, yeşil mi, sarı mı?’ dendiğinde yönergelerin tamamı işlenemediği için hep son söylenen ya da ilk söylenen hatırlanabilir. Bu durum dinlemek istememekten ya da dikkat probleminden kaynaklanmayabilir; dille ilgili bilişsel becerilerin henüz akran düzeyine erişmemesinden ileri gelebilir. Dil ve konuşma becerileri sadece ağız çevresiyle sınırlı değildir, beyinde pek çok bileşeni vardır ve oralardan desteklenebilir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kitap okumaktan kaçınmanın</p>

<p>nedeni dil güçlüğü olabilir!</p>

<p></p>

<p>Çocuğun kitap okumayı sevmemesinin de pek çok nedene bağlı olabileceğini belirten Hazel Ezgi Dündar, “Kitap okumanın keyfine henüz varılmamış veya ilgi alanı bulunamamış olabileceği gibi dil güçlüğü de söz konusu olabilir. Bir yabancı dili kelime düzeyinde bilip cümle kurarak günlük hayat sürdürülebilse de bir metin okurken devreye giren kurallar ve ekler nedeniyle yorulup sıkılma ve okumayı bırakma durumu ortaya çıkabilir. Bazı çocuklar bunu Türkçe içinde yaşarlar. Bildiği yapıların dışındaki detayların içinde kaybolabilirler; bu da onların çok daha efor sarf ederek okumasına neden olur. Okumaya devam etmek istememeleri veya dikkatlerinin dağılması normaldir. Bu beceriler desteklendiğinde metni anlamak ve keyif almak daha kolay hâle gelecektir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Ekranın kendisinden çok,</p>

<p>çocuğun hayatında neyin</p>

<p>yerine geçtiğine bakılmalı!</p>

<p></p>

<p>Ekranın çok kullanılmasının da merak edilen bir başka konu olduğuna işaret eden Dündar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ekranın çocuğun hayatında neyin yerine geçtiğine bakılmalı. Tüm gelişim alanlarında olduğu gibi dil ve konuşma gelişiminde de çevresel uyaranlar ve sosyal etkileşim çok kıymetlidir. Çocuk ekran karşısındayken etkileşimden, temas kurmaktan, uyaran almaktan ya da uykusundan geri kalıyorsa bu durum gelişimin farklı alanlarında aksamaya yol açar. Zararlı bir şey vermekten ziyade yararlı bir şey hayatından çıktığı için gelişim olumsuz etkilenebilir. Ekran yerine sosyal etkileşim ve iletişim konulması tercih edilse de günümüz teknolojisinde maruz kalma durumunda neyden kaybedildiğine bakılarak bir dengeleme yapılabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://gaziantepilkhaber.com/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkiler</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/29-eylul/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkileyebilir.jpg" type="image/jpeg" length="99087"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
