Tazminat kararları, hekimler üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor
Erdoğan, ‘’Hizmet kusuru gerekçesiyle açılan davalarda hükmedilen yüksek ve çoğu zaman ödenmesi fiilen imkânsız tazminat kararları, hekimler üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır. Tazminat miktarlarının yoksullaştırıcı boyutlara ulaşması, klinik karar süreçlerinde “defansif tıp” uygulamalarını artırmaktadır. Bu durum; gereksiz tetkik ve görüntüleme artışına, sağlık harcamalarının yükselmesine, hasta-hekim güven ilişkisinin zedelenmesine, riskli ama gerekli müdahalelerden kaçınılmasına neden olabilmektedir. Oysa tıp, doğası gereği risk içeren bir bilim dalıdır ve komplikasyon ile kusur arasındaki ayrımın hukuk sisteminde daha net ve dengeli şekilde ele alınması gerekmektedir’’ şeklinde konuştu.
Hastaların hekim seçme hakkı dolaylı biçimde kısıtlanıyor
Serbest hekimlere yönelik ekonomik ve idari kısıtlamalara değinen Erdoğan, ‘’Serbest çalışan hekimlere getirilen yıllık ruhsat harçları ve kota uygulamaları, mesleki bağımsızlığı sınırlayan düzenlemeler olarak değerlendirilmektedir. Kota sistemleri, hasta kabulünü ve hizmet planlamasını bürokratik sınırlamalara bağlayarak hem hekimlerin çalışma özgürlüğünü hem de hastaların hekim seçme hakkını dolaylı biçimde kısıtlamaktadır’’ açıklamasını yaptı.
Acil servisler ve yoğun poliklinik ortamları yüksek gerilimli alanlara dönüştü
Son dönemde sağlık alanında yürürlüğe giren bazı yasa ve yönetmelik değişikliklerinin, hekimlerin mesleklerini bilimsel ilkelere uygun, bağımsız ve güvenli şekilde icra etmelerini zorlaştıran bir zemine dönüştüğünü sözlerine ekleyen Erdoğan, ‘’Serbest hekimlik, sağlık sisteminin tamamlayıcı ve yük azaltıcı bir unsurudur. Bu alanın idari baskılarla daraltılması, kamu sistemine olan yükü daha da artırma riski taşımaktadır. Sağlık hizmet sunum ortamlarında yaşanan sözlü ve fiziksel şiddet olayları, hekimlerin mesleki motivasyonunu ciddi biçimde sarsmaktadır. Özellikle acil servisler ve yoğun poliklinik ortamları, yüksek gerilimli alanlara dönüşmüş durumdadır’’ ifadelerine yer verdi.
Sağlıkta şiddet, caydırıcı, hızlı yargı süreçleriyle ele alınmalı
Sağlıkta şiddete değinen Başkan Erdoğan, ‘’Şiddetin normalleştiği bir sağlık ortamında hekimler kendilerini güvende hissetmemekte, genç hekimler kamudan uzaklaşmakta, nitelikli insan gücü yurtdışına yönelmekte, mesleki tükenmişlik artmaktadır. Sağlıkta şiddet, yalnızca bireysel bir suç değil, sistemsel bir güvenlik sorunudur ve etkin, caydırıcı, hızlı yargı süreçleriyle ele alınmalıdır’’ çağrısında bulundu.