BİR ADET POĞAÇA 10 TL!

Geçen gün bir pastaneye simit ve poğaça tarzı almak için girdim. Ama fiyatlar karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim…

Çünkü bir adet poğaçanın tanesi 10 lira olmuş…

Evet, yanlış okumadınız…

Sonra simitçi ile sohbet ederken, maliyetlerin yüksekliğinden dert yandı…

İşçilik artış, elektrik faturaları katlanmış, kullandığı yağ, susam, un gibi girdiler yükselmiş. Haliyle de ayakta durmak için poğaçaya zam yapmak zorunda kalmış.

Geçtiğimiz ayda pide ve somun yüzde 25 zam ile 10 liradan 12,5 liraya yükselmişti.

Buradaki mesele ekmeğe veya poğaçaya yapılan zam değil.

Asıl mesele tükettiğimiz ürünlere zam yapılırken, maaşlarımızda herhangi bir yükselmenin olmaması.

Ürünlere yapılan her zam maaşlarında erimesi anlamına geliyor. Vatandaşın, cebindeki paranın alım gücü düşüyor…

Durum böyle iken hayat şartları gün geçtikçe zorlaşıyor, özellikle de asgari ücretli, emekli, memur ve sabit gelirliler açısından…

Şimdi diyeceksiniz ki her zaman aynı telden çalıyorsun. Günümüzde herkesin ortak bir derdi var; o da ekonominin kötü olması.

Dedik ya bir poğaça 10 lira. 4 kişilik bir aile; sabah, öğlen akşam 4’er adet poğaça yese, günlük 16 adet aylık ise 480 tane yapar.

4 kişilik bir ailenin aylık poğaçası maliyeti 4 bin 800 lira…

Asgari ücret 22 bin 104 TL….

Daha söze ne gerek var, her şey ortada…

Kısacası görünen köy kılavuz istemez diye bir söz var…

2026 yılında bizi daha zorlu günler bekliyor. Bunu sadece ben değil, toplumun tüm kesimi söylüyor.