Isınma, beslenme, eğitim ve sağlığın evrensel tüketici hakları olduğunu dile getiren Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, yukarıdaki başlığı söyledi: ‘’Ekonomi bozulursa ahlak bozulur.’’
Gelece dair umutsuzluk toplumun sosyal dokusunu olumsuz etkiliyor
Ekonomik sorunların yalnızca market fiyatlarına, faturalara, borçlara yansıyan bir mesele olmadığına dikkat çeken Yılmaz, ‘’Derinleşen geçim sıkıntısı, işsizlik kaygısı, gelir adaletsizliği ve gelece dair umutsuzluk toplumun sosyal dokusunu olumsuz etkiliyor. Yani Gaziantep gibi büyük, dinamik ve üretim gücünün yüksek olduğu bir şehirde vatandaşımızın en önemli beklentilerinden biri de güvenli bir ekonomi ve sosyal ortamdır. Ama son dönemde hem vatandaş hem de esnaftan gelen bazı şikayetler; ticari hayatta güven duygusunun zedelenmesi, tehdit, baskı, kayıt dışı ekonomik ilişkiler ve haksız kazanç arayışları toplumda ciddi bir endişe oluşturduğunu gösteriyor’’ ifadelerini kullandı.
İşsizlik, borç sarmalı ve umutsuzluk toplumsal huzuru zayıflatabiliyor
‘Hiçbir esnafımız emeğiyle, dişiyle ve tırnağıyla artırarak kurduğu işyerinde kendisi güvensiz hissetmemeli’ diyen Yılmaz, ‘’Ekonomik krizler, gelir dağılımındaki bozulma, işsizlik, borç sarmalı ve umutsuzluk toplumsal huzurunu zayıflatabilecek risk faktörleridir. Suç ve ceza arasında hızlı bir karar alma mekanizmasının olduğu bir ortamda; işyerini kurşunlayan bir suçlu yaptığı eylemin bedelini hızlı ve ağır şekilde öderse buna benzer eylemler azalır. Ancak bunun tam tersi bir durumda ‘Bana bir şey olmaz, hapse girsem bile yine çıkarım’ düşünürse eylemler artmaya devam eder’’ şeklinde konuştu.
Gelir dağılımın bozulmasıyla birlikte alım gücü düşüyor
Gelir dağılımın bozulmasıyla birlikte alım gücünün düştüğünü söyleyen Yılmaz, ‘’Alım gücü gücü düşünce kredi kartı başta olmak üzere diğer borçlar artıyor. Borçlar artınca tüketici kırılganlaşıyor, kırılganlaşınca sosyal huzursuzluk dediğimiz riskler artıyor. Bir ülkede ekonomik refah yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülmez. Önemli olan toplumsal ekonomik değerin toplumun farklı kesimlerine nasıl dağıtıldığı, bölüşüldüğüdür’’ değerlendirmesini yaptı.
Gelir dağılımının eşit olarak paylaştırılması lazım
Yılmaz, ‘’Ülkemizin en önemli sorunlarından birinin gelir artışının toplum tüm kesimlerine aynı ölçüde yansımamasıdır. Dar ve sabit gelirli vatandaşlar, yaşam maliyetlerindeki artış karşısında gelirleri yetersiz kalıyorsa toplumun belli kesimlerinin ekonomik dalgalardan daha az etkilenmesini bekleyemeyiz. Çünkü bu koşullara zaten çok zor koşullarda yaşamlarını idame ettiriyor. Gelir dağılımındaki bozulma emekli ve çalışanların satın alma gücünü azaltıyor, orta sınıfın ekonomiye olan güvenini zayıflatıyor, kredi kartları borçları ve sosyal huzursuzluk artıyor, tüketim alışkanlıkları sağlıksız hale geliyor. Bu nedenle gelir dağılımının eşit olarak paylaştırılması lazım’’ çağrısında bulundu.
Gaziantep, kozmopolit bir şehir haline geldi
Gaziantep’in çok fazla göç alan farklı kültürlerin bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehir haline geldiğini aktaran Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Sorunları çözmeye temelden, aileden ve sokaktan başlamazsak sorunları yaşamaya devam ederiz. Okullarımızda çocuklarımıza sadece toplama ve çıkarmayı, okuma yazmayı değil, aynı zamanda trafikte nasıl davranılması, devlet dairesinde nasıl sıraya girilmesi, karşıdan karşıya geçerken neye dikkat etmemiz gerektiği de öğretilmeli.’’