İleri düzey sağlık hizmeti vermesi nedeniyle hasta yoğunluğunun oldukça yüksek olduğu Gaziantep Üniversitesi Kulak Burun ve Boğaz Anabilim Dalı, sadece Gaziantep’e değil, aynı zamanda bölgeye de hizmet veriyor.
GAÜN Kulak Burun ve Boğaz Anabilim Dalı’nda, tedavilerde son teknolojiler kullanılıyor. Mikroskopik, endoskopik cerrahi ve egzoskop gibi güncel yöntemlerin uygulandığı bölümde burun ve sinüs ameliyatlarının önemli bir bölümü endoskoplarla yapılırken, kulak cerrahilerinde ise mikroskop ve endoskop kullanılıyor. Ses hastalıklarında ses tellerini ayrıntılı olarak değerlendirebilen özel görüntüleme sistemlerinden yararlanılıyor. İşitme kayıplarında gelişmiş odyolojik testlerin yanı sıra uygun hastalarda koklear implant ve farklı işitme implantları uygulanıyor.
Prof. Dr. Durucu, ‘’Bizim vatandaşlarımıza temel mesajımız şu olsun: hastalıklardan korkmak yerine belirtileri önemseyin. Erken tanı, KBB hastalıklarında da pek çok ciddi sorunun daha kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesini sağlar’’ dedi.
İLKHABER-Kulak Burun ve Boğaz Anabilim Dalı hakkında neler söylersiniz?
DURUCU- Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları, aslında adından çok daha geniş bir alanı kapsıyor. Kulak ve işitme hastalıklarının yanı sıra burun ve sinüs hastalıkları, bademcik ve boğaz problemleri, ses ve yutma bozuklukları, baş dönmesi, tükürük bezleri, tiroid bezi, baş-boyun bölgesindeki kitleler ve kanserler bizim ilgi alanımız içerisinde yer alıyor. Aynı zamanda hem tıbbi tedavinin hem de cerrahinin yoğun olarak uygulandığı bir branşız. Yeni doğan bir bebeğin işitme probleminden ileri yaştaki bir hastanın baş-boyun tümörüne kadar oldukça geniş bir yaş ve hastalık grubuna hizmet veriyoruz.
İLKHABER-Kaç öğretim görevlisi ve öğrenci bulunuyor? Nasıl eğitimler veriyorsunuz?
DURUCU-Anabilim dalımızda iki profesör, bir doçent ve bir doktor öğretim üyesi olmak üzere dört öğretim üyesi görev yapıyor. Bunun yanında uzmanlık eğitimi alan on sekiz araştırma görevlisi doktorumuz, tıp fakültesi öğrencilerimiz ve intern doktorlarımız eğitimlerini kliniğimizde sürdürüyor. Eğitimlerimizi yalnızca teorik derslerle sınırlı tutmuyoruz. Öğrencilerimiz ve uzmanlık eğitimi alan hekimlerimiz poliklinikte hasta değerlendirmesine, serviste hasta takibine ve ameliyathanede cerrahi uygulamalara aktif olarak katılıyorlar. Özellikle uzmanlık eğitiminde amacımız; bir hekimin hastayı ilk değerlendirmesinden tanı koymasına, tedavisini planlamasına ve gerektiğinde cerrahisini güvenli bir şekilde gerçekleştirebilmesine kadar bütün süreci öğrenmesini sağlamaktır.
İLKHABER-Kulak Burun Boğaz hastaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
DURUCU-KBB hastalıkları toplumda oldukça sık görülüyor. Hemen herkes hayatının bir döneminde kulak ağrısı, işitme problemi, burun tıkanıklığı, sinüzit, boğaz enfeksiyonu, ses kısıklığı veya baş dönmesi gibi bir KBB şikâyeti yaşayabiliyor. Ancak bazı şikâyetlerin basit görülmemesi gerekiyor. Örneğin ani gelişen işitme kaybı, uzun süren ses kısıklığı, boyunda giderek büyüyen bir şişlik, tek taraflı ve devamlı burun tıkanıklığı veya geçmeyen yutma güçlüğü mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bizim için önemli olan yalnızca hastalığı tedavi etmek değil, ciddi hastalıkları mümkün olduğunca erken dönemde yakalayabilmektir.
İLKHABER-Hasta yoğunluğunuz hakkında bilgi verir misiniz?
DURUCU-Gaziantep Üniversitesi Hastanesi bir üniversite ve ileri düzey sağlık hizmeti veren bir merkez olduğu için hasta yoğunluğumuz oldukça yüksek. Günlük poliklinik hizmetlerinin yanında ameliyatlarımız, servis hastalarımız, acil KBB vakalarımız ve farklı birimlerimizde yapılan işitme, denge ve ses değerlendirmeleri bulunuyor. Ayrıca başka sağlık kuruluşlarından ileri değerlendirme veya cerrahi amacıyla yönlendirilen hastalarımız da oluyor. Bu nedenle hem sık görülen KBB hastalıklarını hem de daha karmaşık ve ileri cerrahi gerektiren hastalıkları birlikte takip ediyoruz.
İLKHABER-Hastaların en çok şikâyet ettiği konu hangisidir?
DURUCU-Tek bir şikâyeti ilk sıraya koymak zor ancak özellikle burun tıkanıklığı, sinüzit ve alerji şikâyetleri; kulak ağrısı ve işitme problemleri; boğaz ağrısı, bademcik enfeksiyonları, baş dönmesi ve ses kısıklığı poliklinikte sık karşılaştığımız başvurular arasında. Mevsimlere göre de bu dağılım değişebiliyor. Örneğin üst solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı dönemlerde boğaz ve burun şikâyetleri daha sık görülürken, alerji dönemlerinde burun tıkanıklığı, hapşırma ve akıntı şikâyetleri ön plana çıkabiliyor.
İLKHABER-Tedavi süreçleri nelerdir?
DURUCU-Tedavi tamamen hastalığa göre belirleniyor. Öncelikle hastayı dinliyor, ayrıntılı bir KBB muayenesi yapıyoruz. Gerektiğinde endoskopik muayene, işitme ve denge testleri, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya MR gibi incelemelerden yararlanıyoruz. Bazı hastalıklar ilaç tedavisi ve takip ile tamamen düzelebilirken bazı durumlarda cerrahi gerekiyor. Burada önemli olan her hastaya aynı tedaviyi uygulamak değil, kişiye ve hastalığa özel tedavi planı oluşturmaktır. Gereksiz ilaç kullanımından da gereksiz cerrahiden de kaçınmak gerekir.
İLKHABER-İşitme kaybı, sinüzit, bademcik iltihabı, baş dönmesi, tükürük bezi ve tiroid bezi hastalıkları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
DURUCU-Bunların her biri KBB’nin önemli çalışma alanlarıdır. İşitme kaybında öncelikle kaybın nereden kaynaklandığını belirliyoruz. Dış veya orta kulaktan kaynaklanan bazı işitme kayıpları ilaçla ya da ameliyatla tedavi edilebilir. İç kulaktan kaynaklanan işitme kayıplarında ise işitme cihazlarından, uygun hastalarda kemiğe implant işitme sistemlerinden ve ileri derecede kayıplarda koklear implanttan yani halk arasında bilinen adıyla biyonik kulaktan yararlanabiliyoruz. Özellikle ani işitme kaybı acil bir durumdur. Kişi bir kulağında saatler veya birkaç gün içerisinde belirgin işitme azalması hissederse beklemeden KBB uzmanına başvurmalıdır. Sinüzitte her burun akıntısını veya baş ağrısını sinüzit olarak değerlendirmiyoruz. Hastanın muayenesi ve gerekiyorsa endoskopik incelemesi yapılıyor. İlaç tedavisine rağmen düzelmeyen kronik sinüzitlerde uygun hastalarda endoskopik sinüs cerrahisi uygulanabiliyor. Bademcik hastalıklarında özellikle sık tekrarlayan enfeksiyonlar, bademciklerin solunumu ve uykuyu etkileyecek kadar büyük olması veya apse gibi komplikasyonların gelişmesi durumunda cerrahi gündeme gelebiliyor. Baş dönmesi ise tek bir hastalık değildir. İç kulaktaki denge organlarından, nörolojik hastalıklardan veya başka nedenlerden kaynaklanabilir. Halk arasında “kristal oynaması” olarak bilinen pozisyonel vertigo oldukça sık görülür ve uygun manevralarla çoğu hastada başarılı şekilde tedavi edilebilir. Tükürük bezlerinde taş, enfeksiyon, kist ve iyi veya kötü huylu kitlelerle karşılaşabiliyoruz. Özellikle kulak önünde veya çene altında ortaya çıkan ve geçmeyen şişliklerin değerlendirilmesi gerekir. Tiroid bezinde ise nodüller oldukça sık görülmektedir. Her tiroid nodülü kanser anlamına gelmez. Ultrasonografi ve gerektiğinde iğne biyopsisi ile risk değerlendirilir, ameliyat gerektiren hastalarda cerrahi tedavi planlanır.
İLKHABER-Baş ve boyun bölgesi kitleleri ve kanserleri hakkında bilgi verir misiniz?
DURUCU-Baş-boyun kanserleri; ağız, dil, yutak, gırtlak, burun ve sinüsler, tükürük bezleri ve boyundaki farklı yapılardan kaynaklanabilir. Burada en önemli konu erken tanıdır. Boyunda iki-üç haftadan uzun süren ve geçmeyen bir şişlik, uzun süreli ses kısıklığı, iyileşmeyen ağız yarası, yutma güçlüğü, tek taraflı devam eden boğaz veya kulak ağrısı gibi yakınmaların ihmal edilmemesi gerekir. Baş-boyun kanserlerinin tedavisi çoğu zaman ekip çalışması gerektirir. KBB ve baş-boyun cerrahisinin yanı sıra radyoloji, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi ve gerektiğinde diğer branşlarla birlikte hastayı değerlendiriyoruz. Erken evrede yakalanan hastalarda tedavi başarısı ve kişinin yaşam kalitesini koruma şansı belirgin şekilde artmaktadır.
İLKHABER-Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalında hangi yöntemleri kullanıyorsunuz? Teknoloji oldukça gelişti.
DURUCU- Teknolojik gelişmeler KBB alanında hem tanı hem de cerrahiyi ciddi anlamda değiştirdi. Kliniğimizde mikroskopik, endoskopik cerrahi ve egzoskop gibi güncel yöntemlerden yararlanıyoruz. Örneğin burun ve sinüs ameliyatlarının önemli bir bölümünü endoskoplarla, yani dışarıdan büyük kesiler yapmadan gerçekleştirebiliyoruz. Kulak cerrahilerinde mikroskop ve endoskop kullanabiliyoruz. Ses hastalıklarında ses tellerini ayrıntılı olarak değerlendirebilen özel görüntüleme sistemlerinden yararlanıyoruz. İşitme kayıplarında gelişmiş odyolojik testlerin yanı sıra uygun hastalarda koklear implant ve farklı işitme implantları uygulanabiliyor. Baş dönmesi olan hastalarımızda da denge sistemini değerlendirmeye yönelik özel testlerden faydalanıyoruz. Teknolojinin amacı yalnızca daha modern bir işlem yapmak değil; hastalığı daha doğru teşhis etmek, cerrahiyi daha güvenli yapmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır.
İLKHABER-Gaziantep Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümünün çalışmalarından bahseder misiniz?
DURUCU- Gaziantep Üniversitesi KBB Anabilim Dalı olarak oldukça geniş bir alanda hizmet veriyoruz. Kulak ve işitme cerrahileri, koklear implant uygulamaları, burun ve endoskopik sinüs cerrahileri, baş-boyun kanserlerinin cerrahisi, tükürük bezi ve tiroid cerrahileri, yüz plastik ve rekonstrüktif cerrahisi, ses cerrahisi, denge hastalıklarının tanı ve tedavisi gibi birçok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bunun yanında üniversite kliniği olmamız nedeniyle yalnızca sağlık hizmeti vermiyoruz. Tıp öğrencilerinin ve uzmanlık öğrencilerinin eğitimini gerçekleştiriyor, bilimsel araştırmalar, uzmanlık tezleri ve akademik yayınlar yapıyoruz. Amacımız eğitim, bilimsel çalışma ve hasta hizmetini birlikte sürdürebilen güçlü bir üniversite kliniği olmaktır.
İLKHABER-Gaziantep Üniversitesi Hastanesi KBB Bölümü olarak sadece bu kente mi hizmet veriyorsunuz, yoksa bölgeye hatta Türkiye geneline hizmet veriyor musunuz?
DURUCU- Gaziantep elbette en fazla hastamızın geldiği şehir ancak hizmetimiz yalnızca Gaziantep ile sınırlı değil. Gaziantep’in bölgedeki konumu ve üniversite hastanemizin ileri düzey sağlık hizmeti vermesi nedeniyle çevre illerden de çok sayıda hastamız başvuruyor. Özellikle ileri kulak cerrahileri, işitme implantları, baş-boyun tümörleri ve diğer özellikli cerrahiler gibi daha karmaşık vakalarda daha geniş bir bölgeden hasta başvuruları olabiliyor. Dolayısıyla kendimizi yalnızca Gaziantep’e değil, bölgeye hizmet veren önemli bir referans merkezi olarak değerlendiriyoruz.
İLKHABER-Gırtlak kanseri hakkında neler söylersiniz? Belirtileri nelerdir, tedavi süreçleri nedir?
DURUCU- Gırtlak kanserinde en önemli belirtilerden biri uzun süren ses kısıklığıdır. Özellikle sigara kullanan bir kişide iki üç haftayı geçen ses kısıklığı mutlaka KBB uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Bunun yanında yutma güçlüğü, yutarken ağrı, boğazda takılma hissi, nefes darlığı, boyunda şişlik, açıklanamayan kilo kaybı ve bazen kulağa vuran ağrı görülebilir. En önemli risk faktörlerinin başında sigara ve tütün ürünleri geliyor. Alkol kullanımı da özellikle tütünle birlikte olduğunda riski artırabiliyor. Tedavi hastalığın hangi aşamada yakalandığına göre değişiyor. Erken evre hastalarda ağız içerisinden yapılan sınırlı cerrahiler veya radyoterapi ile çok başarılı sonuçlar alınabiliyor. Daha ileri hastalıklarda ise daha kapsamlı cerrahiler, radyoterapi ve ilaç tedavilerinin farklı kombinasyonları gerekebiliyor. Bu nedenle tekrar vurgulamak isterim: Geçmeyen ses kısıklığı ihmal edilmemelidir. Erken tanı hem yaşam şansını hem de kişinin sesini ve yaşam kalitesini koruma ihtimalini artırır.
İLKHABER-Sık sık kulak ağrısı şikâyetleri duyuyoruz. Bunun temel sebebi nedir?
DURUCU- Kulak ağrısının en sık nedenlerinden biri kulak enfeksiyonlarıdır. Özellikle çocuklarda orta kulak enfeksiyonlarını, erişkinlerde ise dış kulak yolu enfeksiyonlarını sık görüyoruz. Ancak önemli bir nokta var: Her kulak ağrısının kaynağı kulak değildir. Diş problemleri, çene eklemi hastalıkları, bademcik ve boğaz enfeksiyonları hatta bazı baş-boyun hastalıkları ağrıyı kulağa yansıtabilir. Bu nedenle özellikle uzun süre devam eden, sürekli tekrarlayan veya muayenede kulakta belirgin bir sorun bulunamadığı halde geçmeyen kulak ağrılarında yalnızca kulağın değil, ağız, boğaz, çene ve baş-boyun bölgesinin de ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca vatandaşlarımızın kulaklarını pamuklu çubuk veya farklı cisimlerle temizlemeye çalışmamalarını özellikle öneriyoruz. Kulak kendi kendini temizleyebilen bir organdır ve yanlış müdahaleler dış kulak yolu enfeksiyonlarına veya kulak zarında hasara neden olabilir.
İLKHABER-Son olarak vatandaşlara çağrınız, önerileriniz ve tavsiyeleriniz ne olur?
DURUCU- Vatandaşlarımıza en önemli tavsiyemiz, uzun süren veya alışılmadık şikâyetleri ihmal etmemeleridir. Ani işitme kaybı geliştiğinde günlerce beklememelerini; ses kısıklığı iki-üç haftadan uzun sürüyorsa, boyunda geçmeyen bir şişlik varsa, sürekli tek taraflı burun tıkanıklığı, tekrarlayan kanama, yutma güçlüğü veya uzun süren kulak ağrısı bulunuyorsa mutlaka bir KBB uzmanına başvurmalarını öneriyoruz. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması özellikle baş-boyun ve gırtlak kanserlerinden korunmada son derece önemlidir. Bir diğer önemli konu da gereksiz antibiyotik kullanımıdır. Her boğaz ağrısı veya burun akıntısı antibiyotik gerektirmez. Hekim önerisi olmadan antibiyotik başlanmamalıdır. İşitme sağlığımızı korumak için de özellikle gençlerimizin kulaklıkla uzun süre ve yüksek sesle müzik dinlemekten kaçınmalarını öneriyoruz. Bizim vatandaşlarımıza temel mesajımız şu olsun: Hastalıklardan korkmak yerine belirtileri önemseyin. Erken tanı, KBB hastalıklarında da pek çok ciddi sorunun daha kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesini sağlar. Leyla Aysun Gökşen