GÜNCEL

‘HERKES DERHAL SERBEST BIRAKILMALI’

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi yaptığı basın açıklamasında NATO Zirvesi kapsamında tutuklanan öğrencilerin ve tutukluların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi yaptığı basın açıklamasında NATO Zirvesi kapsamında tutuklanan öğrencilerin ve tutukluların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

Eğitim hakkını, barışı ve halkların eşitliğini savunmak suç değildir

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Eğitim hakkını, akademik özgürlüğü, barışı ve halkların eşitliğini savunmak suç değildir. Tutuklu öğrenciler ve NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek özgürlüğünden mahrum bırakılan herkes derhal serbest bırakılmalıdır. Ev hapsi ve benzeri adli kontrol tedbirleri kaldırılmalı; şafak baskınlarına, “önleyici tutuklama” uygulamalarına ve demokratik hakların suç delili sayılmasına son verilmelidir’’ dedi.

Sürecin eğitim alanı bakımından en ağır yönünün öğrencilerin, akademisyenlerin, öğretmenlerin ve eğitim hakkını savunanların doğrudan hedef alınması olduğunu kaydeden Parlakçı, ‘’Bazı akademisyenler günlerce cezaevinde tutulduktan sonra tahliye edilmiştir. Ancak bu tahliyeler, yaşanan hukuksuzluğu ortadan kaldırmamaktadır. Çünkü insanları önce soyut suçlamalarla özgürlüklerinden mahrum bırakıp haftalar sonra serbest bırakmak adaletin işlediğini değil, tutuklamanın baştan itibaren bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü göstermektedir’’ açıklamasını yaptı.

Yaklaşımın hukukta yeri yoktur

Çok sayıda üniversite öğrencisi ve gencin halen cezaevinde olduğunu hatırlatan Parlakçı, ‘’Henüz gerçekleşmemiş bir eylem ihtimalini suç sayan yaklaşımın hukukta yeri yoktur. Toplantı ve gösteri hakkının kullanılması, bir basın açıklamasına katılmak, 1 Mayıs’ta bulunmak ya da savaş politikalarına karşı çıkmak suç delili değildir. İnsanların dünya görüşlerini, sendikal ve siyasal faaliyetlerini, katıldıkları yasal etkinlikleri tutuklama gerekçesine dönüştürmek; suçun şahsiliği ve masumiyet karinesi başta olmak üzere hukukun temel ilkelerini ortadan kaldırmaktadır’’ şeklinde konuştu.

Üniversite yaşamından koparılması anlamına gelmektedir

Parlakçı, ‘’Öğrencilerin tutuklanması yalnızca kişi özgürlüğünün ihlali değildir; aynı zamanda eğitim hakkına yönelmiş doğrudan bir müdahaledir. Cezaevinde geçirilen her gün öğrencilerin derslerinden, sınavlarından, bilimsel çalışmalarından ve üniversite yaşamından koparılması anlamına gelmektedir. Öğrencilerin akademik geleceklerinin, henüz hazırlanmış bir iddianame dahi bulunmayan dosyalarla karartılması kabul edilemez. Üniversiteler sessizliğin dayatıldığı kışlalar, öğrenciler de iktidarın makbul gördüğü düşünceleri tekrarlamakla yükümlü kişiler değildir’’ ifadelerini kullandı.