GÜNCEL

‘Kadın ve çocuk meselesi, toplumun en derin ve en açık yarası’

Türkiye Körler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ‘Toplumsal yara bizim evimizde kanıyor’ ifadelerini kullandı.

Türkiye Körler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ‘Toplumsal yara bizim evimizde kanıyor’ ifadelerini kullandı.

Süslü cümleler sadece suçun üzerini örtmek için kullanılan birer şal

Çetin, ‘’8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde yine çiçeklerin zarafetinden, kadınlığın kutsallığından ve çocukların masumiyetinden bahsedilecek. Oysa biz biliyoruz ki; kadın cinayetlerinin sıradanlaştığı, çocukların çocukluklarını yaşayamadan “korunmaya muhtaç” hale getirildiği bir düzende, bu süslü cümleler sadece suçun üzerini örtmek için kullanılan birer şaldır’’ şeklinde konuştu.

Sistem savunmasız bırakılan çocukların geleceğini karanlığa mahkum ediyor

Kadın ve çocuk meselesinin, bu toplumun en derin ve en açık yarası olduğuna dikkat çeken Çetin, ‘’Biz bu yarayı sadece haber bültenlerinden takip etmiyoruz; her sabah sokağa çıktığımızda, her gece başımızı yastığa koyduğumuzda yaşıyoruz. Kadının emeğinin görünmez kılındığı, bedeni ve kimliği üzerinden tahakküm kurulduğu bu sistem; savunmasız bırakılan çocukların geleceğini de aynı karanlığa mahkum ediyor’’ değerlendirmesini yaptı.

‘Eğer bugün bir kadın olmak ateşten gömlek giymekse, görme engelli bir kadın olmak o ateşin tam kalbinde yaşamaktır’ diyen Çetin, ‘’Toplumun genelindeki kirli cinsiyetçilik, söz konusu engelli kadınlar olduğunda yok saymaya, iradesizleştirmeye ve çifte sömürüye dönüşüyor. Bizler; şiddet gördüğünde sığınacağı evi erişilebilir olmadığı için susmak zorunda kalan, anne olma hakkı dahi tartışmaya açılan, istihdamda ise sadece birer “kota dolgusu” olarak görülen kadınlarız’’ ifadelerini kullandı.

Engelli kadının özgürlüğün bir parçası olmadığı hiçbir eşitlik anlatısına inanmıyoruz

Çocuk koruma politikalarının hâlâ bir vitrin süsü olmaktan öteye gidemediğini eleştiren Çetin, ‘’Engelli çocuklarımızı sosyal hayatın dışına iten, onları yalnızca kapalı kapılar ardında “güvende” sanan bu zihniyet, aslında onları hayattan ve gelecekten koparmaktadır. Kadının ve çocuğun özgürleşmediği, engelli kadının bu özgürlüğün bir parçası olmadığı hiçbir eşitlik anlatısına inanmıyoruz’’ şeklinde konuştu.

Yok sayılmaya karşı örgütlenen irademizle yükselmeye devam edecek

Türkiye Körler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Sahte alkışlarınızı kendinize saklayın. Biz, gerçeğin ve mücadelenin içindeyiz. Türkiye Körler Federasyonu; engelli kadınların toplumsal cinsiyet eşitliğinin öznesi olarak tanınması, şiddetten korunma mekanizmalarının erişilebilir ve işlevsel hale gelmesi ve engelli çocukların kapatıldığı değil güçlendirildiği bir çocuk koruma sistemi kurulması için yıllardır sahada, ısrarla ve geri adım atmadan mücadele etmektedir. Bu mücadele bir temenni değil; eşit, güvenli ve onurlu bir yaşam talebidir. Bu talep, yok sayılmaya karşı örgütlenen irademizle yükselmeye devam edecektir.’’