Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, geçtiğimiz hafta Suriye’nin Lazkiye kentinde valilik tarafından öğretmenlere yönelik yayımladığı genelgeye düzenlediği basın açıklamasıyla tepki gösterdi.
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Suriye’de eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma hakkının; kamusal eğitimin bilimsel ve laik niteliğinin; kadınların eşit ve özgür yurttaşlar olarak kamusal yaşamda yer almasının ve farklılıkların birlikte, eşit koşullarda yaşayabildiği demokratik bir toplumsal düzenin savunulmasının, bölgenin barışı ve geleceği açısından hayati önemde olduğunu bir kez daha vurguluyoruz’’ dedi.
Protestolar gerçekleştiren kamu emekçilerinin yanındayız
‘Keyfi ve ayrımcı uygulamalara karşı eğitim müdürlükleri önünde oturma eylemleri ve protestolar gerçekleştiren kamu emekçilerinin yanındayız’ diyen Parlakçı, ‘’Lazkiye’de görev yapan öğretmenler doğrudan hedef haline getirilmiştir. Kentte çalışan öğretmenlerin neredeyse tamamı, güvenlik koşulları bulunmayan, barınma ve ulaşım imkânları olmayan bölgelere zorunlu olarak görevlendirilmiş; bu görevlendirmeleri kabul etmeyenlerin “müstafi sayılacakları” bildirilmiştir. Fiilen uygulanmak istenen bu yöntem, öğretmenleri istifaya zorlayarak işsiz bırakmayı hedefleyen açık bir sürgün ve tasfiye politikasıdır. Sürgün edilen öğretmenlerin büyük çoğunluğunu kadınların oluşturması, kadın emekçilerin bu süreçte özellikle hedef alındığını bir kez daha göstermektedir’’ açıklamasını yaptı.
Uygulamalar yalnızca Suriye’nin iç meselesi olarak görülemez
Söz konusu uygulamaların yalnızca Suriye’nin iç meselesi olarak görülemeyeceğine dikkat çeken Parlakçı, ‘’ Lazkiye’de ve Suriye’nin diğer bölgelerinde kadınların, Alevilerin ve farklı kimlik ve inanç gruplarının kamusal yaşamdan dışlanmasına; eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin siyasal ve mezhepsel tercihler doğrultusunda yeniden yapılandırılmasına; öğretmenlerin sürgün edilerek istifaya zorlanmasına ve mesleki güvencelerinin ortadan kaldırılmasına karşı olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Kadınların kamusal alandaki varlığına dönük baskılar ile öğretmenlere yönelik tasfiye ve kadrolaşma politikaları aynı siyasal zihniyetin ürünüdür’’ değerlendirmesinde bulundu.