GÜNCEL

‘Okul güvenliği geçici istihdamla yürütülecek dönemsel bir iş değil’

Eğitim İş Gaziantep Şubesi, okullarda 30 bin güvenlik görevlisinin görev yapacak olmasıyla ilgili basın açıklaması yaptı.

Eğitim İş Gaziantep Şubesi, okullarda 30 bin güvenlik görevlisinin görev yapacak olmasıyla ilgili basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını okuyan Eğitim İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, ‘’Okul güvenliği geçici istihdamla yürütülecek dönemsel bir iş değildir. Okul girişinde görev yapan kişi; öğrenciyi, öğretmeni, veliyi ve okul çevresini tanıyan, çocuklarla iletişim konusunda eğitimli, görev ve yetki sınırları açık, kadrolu, güvenceli ve okulun sürekli personeli olmalıdır’’ şeklinde konuştu.

Neden bugün on binlerce okul riskli olarak değerlendirilmektedir?

Güvenliği 30 bin geçici personele, kapı kontrolüne ve dedektöre indirgemenin şiddeti besleyen gerçek sorunlarla yüzleşmek yerine, yıllardır biriken sorunların üzerini geçici ve yetersiz tedbirlerle örtmek anlamına geldiğini belirten Arpat, ‘’Yıllardır eğitim sistemi okullar arasındaki farklılıkları azaltmak yerine, birkaç bin okulu “nitelikli” olarak ayrıştıran bir yapı üzerine kurulmuştur. Bugün ise karşımıza “riskli-risksiz okul” ayrımı çıkmaktadır. Asıl tartışılması gereken yalnızca 30 bin güvenlik personelinin yeterli olup olmadığı değildir. Neden bütün devlet okulları nitelikli hale getirilememiştir? Neden bugün on binlerce okul riskli olarak değerlendirilmektedir?’’ dedi.

Eğitim, gelecek vadetme özelliğini kaybetti

Eğitimin çocuklar açısından giderek gelecek vadetme özelliğini kaybettiğini kaydeden Arpat, ‘’Çocuğun eğitimle yaşamını değiştirebileceğine, emeğinin karşılığını alabileceğine ve kendisine bir gelecek kurabileceğine dair inancı zayıfladığında okulun anlamı da zayıflamaktadır. Kendisine gelecek sunmayan bir eğitim sistemine çocuğun güçlü bir aidiyet geliştirmesini beklemek mümkün değildir. Umutsuzluk, yabancılaşma ve okuldan kopuş da şiddeti besleyen sosyal ve pedagojik zeminin parçalarıdır. Eğitim-İş’in eğitimde şiddet araştırmasında da öğrencilerin kendilerini güvende, değerli ve desteklenmiş hissetmemeleri ile gelecekten duyulan umutsuzluğun şiddet riskini besleyen koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmaktadır’’ ifadelerini kullandı.

Kalıcı güvenlik açısından belirleyici olduğunu göstermektedir

Metal dedektörlerin, kameraların ve benzeri fiziksel önlemlerin belirli durumlarda güvenlik tedbiri olabileceğini ancak güvenli okul politikasının kendisi olamayacağını aktaran Arpat, ‘’Bilimsel bulgular, metal dedektörler ve benzeri fiziksel önlemlerin tek başına okulları daha güvenli hale getirmediğini; güçlü okul ikliminin, aidiyetin, nitelikli rehberlik ve ruh sağlığı hizmetlerinin, sosyal-duygusal desteğin, sanat ve spor faaliyetlerinin kalıcı güvenlik açısından belirleyici olduğunu göstermektedir’’ diye konuştu.

Güvenli okul, güvenlikçi okul değildir

Okulun güvenliğinin kapıda başladığını ama kapıda bitmeyeceğini açıklayan Başkan Arpat, ‘’Sınıfta, koridorda, bahçede, rehberlik servisinde, okul çevresinde ve çocuğun kendisini o okula ait hissetmesinde devam eder. 30 bin geçici personel bir güvenlik tedbiri olabilir; ancak bütüncül bir güvenli okul politikası değildir. Gerçek sorunların ve yıllardır yerine getirilmeyen kamusal sorumlulukların üzerini örtemez. Bir eğitim sisteminin başarısı birkaç bin “nitelikli okul” yaratmak değil, bütün okulları nitelikli hale getirmektir. Güvenlik politikasının amacı da bazı okulları “risksiz” tutmak değil, bütün çocuklar için güvenli okul ortamı yaratmaktır. Güvenli okul, güvenlikçi okul değildir. Çocuğun şüpheli görüldüğü değil korunduğu; yalnız bırakıldığı değil desteklendiği; öğrencinin ve öğretmenin kendisini güvende ve ait hissettiği; çocuğun eğitimle geleceğine umutla bakabildiği okuldur’’ açıklamasını yaptı.