GÜNCEL

‘Seçmeli ders sürecini keyfi uygulamalarla yönetmekten vazgeçin’

2026-2027 eğitim öğretim yılı seçmeli ders süreci 20 Şubat tarihine kadar sürecek. Yaptığı açıklamada ailelere seslenen Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti.

2026-2027 eğitim öğretim yılı seçmeli ders süreci 20 Şubat tarihine kadar sürecek. Yaptığı açıklamada ailelere seslenen Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti.

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Yetkililere açık uyarımızdır; seçmeli ders sürecini keyfi uygulamalarla yönetmekten vazgeçin. Bu süreç, idari tasarrufların, ideolojik yönlendirmelerin değil; çocukların eğitim hakkını, eşitliği ve kamusal sorumluluğu esas alan bir anlayışla yürütülmelidir’’ dedi.

Seçmeli dersler, fiilen zorunlu hale getirilerek eğitim hakkı ihlal ediliyor

Seçmeli derslerin, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını esas alan, onların düşünsel, kültürel ve toplumsal gelişimini desteklemeyi amaçlayan dersler olduğunu kaydeden Parlakçı, ‘’Pek çok okulda bu dersler, belirli programların açılabilmesi gerekçesiyle dayatılmakta; öğrenci ve veliler tercih hakkını kullanamaz hale getirilmektedir. Seçmeli olması gereken dersler, fiilen zorunlu hale getirilerek eğitim hakkı ihlal edilmektedir’’ ifadelerini kullandı.

Uygulamaların hiçbirinin hukuki ya da pedagojik karşılığı bulunmamaktadır

Seçmeli ders sürecinin idari tasarruflarla değil, pedagojik ölçütlerle ve demokratik katılımla yürütülmesi gerektiğini kaydeden Parlakçı, ‘’Çocukların merak duygusunu, eleştirel düşünme becerisini ve yaratıcılığını desteklemeyen; kendini ifade etme olanaklarını, kültürel bağlarını ve toplumsal gerçeklikle kurduğu ilişkiyi güçlendirmeyen uygulamalar kabul edilemez. Bu süreçte temel sorun, seçmeli derslerin bir tercih alanı olmaktan çıkarılıp idarenin planlama ve yönlendirme aracına dönüştürülmesidir. Öğrenci ve velinin açık iradesi yok sayılmakta; “sınıf açılamaz”, “öğretmen yok”, “sistem izin vermiyor” gibi gerekçelerle tercihler yönlendirilmektedir. Bu uygulamaların hiçbirinin hukuki ya da pedagojik karşılığı bulunmamaktadır’’ açıklamasını yaptı.

Çocukları tek bir düşünce biçimine mahkûm eden bu anlayışı kabul etmiyoruz

‘Hiçbir seçmeli ders, ideolojik, dini ya da politik tercihler doğrultusunda örtük ya da açık biçimde zorunlu hale getirilemez’ diyen Parlakçı, ‘’Seçmeli ders süreci, eğitim sisteminin çocukları birey olarak mı yoksa yönlendirilecek nesneler olarak mı gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bilimi, eleştirel düşünceyi ve çoğulculuğu dışlayan; çocukları tek bir düşünce ve yaşam biçimine mahkûm eden bu anlayışı kabul etmiyoruz. Velilere çağrımızdır; çocuğunuzun seçmeli dersleri, sizin ve çocuğunuzun iradesi dışında belirlenemez. Seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalmayın. Bu tür uygulamalarla karşılaştığınızda yalnız değilsiniz; kabul etmeyin’’ şeklinde konuştu.