SAĞLIK

SENDİKAL BASKI KABUL EDİLEMEZ

Gaziantep’te sağlık çalışanlarının sendikal örgütlenme süreçlerine ilişkin bazı iddialar kamuoyunun gündemine bomba gibi düştü.

Gaziantep’te sağlık çalışanlarının sendikal örgütlenme süreçlerine ilişkin bazı iddialar kamuoyunun gündemine bomba gibi düştü.

Konuyla alakalı açıklama yapan HEP-SEN Gaziantep Şube Başkanı Ayşe Kılınç, sendikal yetki süreci sırasında bazı çalışanlar üzerinde baskı kurulduğunu, görev yeri değişikliklerinin sendikal tercihlerle bağlantılı olabileceğini ve bazı personelin usule, insan onuruna ve çalışma barışına aykırı uygulamalara maruz bırakıldığını ileri sürdü.

Kılınç, ‘’İddialara göre, HEP-SEN’in yetki sürecinde öne çıktığı bir dönemde Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum Hastanesi’nde bazı yöneticilerin servisleri dolaşarak çalışan hemşirelerle görüştüğü, bazı personele sendikadan istifa etmeleri yönünde telkinde bulunduğu ve hatta bazı beyanlarda yaptırım uygulanacağı yönünde ifadeler var. Söz konusu iddiaların doğru olması hâlinde, bunların sendika özgürlüğüne müdahale, sendikal ayrımcılık ve görevin tarafsız yürütülmesi ilkeleri bakımından hukuki inceleme gerekebilir’’ değerlendirmesinde bulundu.

Çalışanların sendikal tercihleri nedeniyle baskı altına alındığı yönündeki iddiaların yalnızca bireysel hak ihlali boyutunda değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeni bakımından da önem taşıdığını vurgulayan Kılınç, ‘’Kamu yöneticileri çalışanların sendikal iradelerine saygı göstermesi gerekiyor, aksi yöndeki fiil ve işlemler çalışma barışını zedeleyebilir. Ayrıca bazı sağlık çalışanlarının görev yerlerinin değiştirildiği, bu değişikliklerin ilgili personele yeterli açıklama yapılmadan, yüz yüze değerlendirme imkânı sağlanmadan ve insani koşullar gözetilmeden bildirildiği vurgulanıyor’’ şeklinde konuştu.

Kılınç’ın konuşmanın devamında şunları söyledi:

‘’HEP-SEN, görev yeri değişikliği işlemlerinin idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebilmesi için kamu yararı, hizmet gerekleri, ölçülülük ve gerekçelendirme ilkelerine uygun olması gerektiğini; sendikal tercih, cezalandırma saiki veya keyfîlik şüphesi doğuran uygulamaların ise yargısal ve idari denetime açık olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda bazı personele görev yeri değişikliğinin yalnızca telefonla veya dolaylı yöntemlerle bildirildiği iddia edilmiş; bu uygulamaların doğru olması hâlinde, idari işlemlerde açıklık, usul ve hukuki güvenlik ilkeleri bakımından sorun teşkil edebileceği ifade edilmiştir.’’

‘’Kamu görevlilerinin mesleki saygınlığını zedeleyen, belirsizlik yaratan veya kişisel hassasiyetleri dikkate almayan yöntemlerin kamu yönetiminin ciddiyetiyle bağdaşmayacak. Bir diğer iddia ise sağlık sorunu yaşayan bir çalışana ilişkin uygulamadır. Yüksek tansiyon nedeniyle hastanede dinlenmek zorunda kalan bir çalışana, tebligat sürecinde sağlık durumu gözetilmeksizin işlem tesis edildiği ileri sürülmüştür. Bu iddianın doğrulanması hâlinde insan onuruna saygı, ölçülülük, hizmet gerekleri ve kamu görevlisinin kişilik haklarının korunması ilkeleri açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz’’

‘’Kamu kurumlarında yönetsel işlemler kişisel saiklerle değil; hukuk devleti, liyakat, eşitlik, tarafsızlık ve kamu yararı ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Özellikle pandemi döneminden bu yana ağır koşullar altında fedakârca görev yapan sağlık çalışanları bu baskı, dışlama, yıldırma veya sendikal tercihlerine bağlı farklı muamele iddialarıyla gündeme gelmesi kaygı verici’’

‘’HEP-SEN olarak, kamuoyuna yansıyan iddiaların etkili ve tarafsız biçimde araştırılmasını, varsa sorumlular hakkında gerekli idari inceleme ve soruşturmaların yürütülmesini, çalışanların sendikal haklarının ve çalışma barışının korunmasını talep ediyoruz. Kamu kurumlarında çalışanların anayasal haklarının güvence altında olduğu ve bu haklara ilişkin her türlü müdahale iddiasının hukuk devleti ilkesi çerçevesinde ciddiyetle incelenmesi lazım.’’