GÜNCEL

‘TERCİH LİSTESİNİN DENGELİ HAZIRLANMASI GEREKİYOR’

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından gözler tercih dönemine çevrildi. 29 Temmuz’da başlayacak olan tercihler 10 Ağustos’a kadar sürecek.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından gözler tercih dönemine çevrildi. 29 Temmuz’da başlayacak olan tercihler 10 Ağustos’a kadar sürecek.

Başarı sırası puanın önünde

Tercihlerle ilgili dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili açıklamada bulunan Uzman Psikolojik Danışman Emin Okan Okyay, tercih listesinin dengeli hazırlanması gerektiğini vurguladı, başarı sırasının puanın önünde olduğunu belirtti.

Her tercih bilinçli biçimde değerlendirilmeli

Okyay, ‘’YKS tercihleri, yalnızca bir üniversite seçimi değil; aynı zamanda yaşam biçimi, kariyer yolu ve geleceğe ilişkin önemli bir karar. Bu süreçte acele edilmemeli, her tercih bilinçli biçimde değerlendirilmeli, güvenilir kaynaklardan bilgi alınmalı ve bireyin kendi ilgi, yetenek ve hedefleri merkeze konulmalı. Unutulmamalıdır ki doğru tercih; en yüksek puanla değil, en doğru farkındalıkla yapılan tercih. Çünkü insanı başarıya götüren yalnızca girdiği üniversite değil, severek yaptığı meslek ve sürekli geliştirdiği yetkinlikler’’ dedi.

Asla istemediğiniz bir bölümü “boşta kalmamak için” yazmayın

Tercih listesinin üç bölümden oluşması gerektiğini belirten Okyay, ‘’İlk sıralarda başarı sırasının biraz üzerinde kalan, gerçekleşme ihtimali düşük ancak istenen bölümler bulunabilir. Orta sıralarda başarı sırasına yakın bölümler yer almalı. Son sıralarda ise başarı sırasının altında kalan ve yerleşme olasılığı yüksek programlara yer verilmelidir. Ancak asla istemediğiniz bir bölümü “boşta kalmamak için” yazmayın’’ önerisinde bulundu.

Tercih listesi tamamen istek önceliğine göre hazırlanmalı

‘Üniversiteye yerleşmek tek başına başarı değildir. Önemli olan mutlu olacağınız bir mesleğe adım atmak’ diyen Okyay, ‘’Tercih sıralaması istek sırasına göre yapılmalı. Toplumda hala yaygın olan yanlış inanışlardan biri de “önce garanti bölümleri yazayım” düşüncesi. Oysa tercih sistemi, öğrencinin en çok istediği bölümden başlayarak sıralama yapmasını gerektirir. Yerleşme işlemi zaten başarı sırası doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu nedenle tercih listesi tamamen istek önceliğine göre hazırlanmalı’’ şeklinde konuştu.

Ailelerin görevi sağlıklı karar verme sürecine katkı sunmak

Ailelerin yol gösterici olması gerektiğini belirten Okyay, ‘’Tercih döneminde ailelerin desteği son derece değerli. Ancak öğrencinin yerine karar vermek, uzun vadede ciddi mutsuzluklara neden olabilir. Araştırmalar, kendi isteği dışında bölüm seçen öğrencilerde akademik motivasyonun düştüğünü, üniversite terk oranlarının arttığını ve mesleki doyumun azaldığını gösteriyor. Ailelerin görevi baskı oluşturmak değil; seçenekleri birlikte değerlendirmek, bilgi toplamak ve sağlıklı karar verme sürecine katkı sunmak’’ ifadelerini kullandı.

Uzman psikolojik danışmanlar bu süreçte önemli destek sunuyor

Okyay, tercih danışmanlığından yararlanması gerektiğini vurgularken, ‘’Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda oluşturulan tercih danışmanlığı birimleri ve alanında uzman psikolojik danışmanlar bu süreçte önemli destek sunuyor. Tercihlerin yalnızca sosyal medya yorumlarına, kulaktan dolma bilgilere ya da popüler söylemlere göre yapılması yerine bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda şekillendirilmesi çok daha sağlıklı olacak’’ açıklamasını yaptı.

Tercih yapılırken, gelecekte büyümesi beklenen sektörler de dikkate alınmalı

Dijitalleşmenin, yapay zekanın, yeşil dönüşümün ve teknoloji odaklı üretim süreçlerinin iş dünyasını hızla değiştirdiğini vurgulayan Uzman Psikolog Okyay, ‘’Bugün tercih yapılırken yalnızca mevcut istihdam durumu değil; gelecekte büyümesi beklenen sektörler de dikkate alınmalı. Bununla birlikte hiçbir meslek tek başına başarı garantisi sunmaz. Başarı; bireyin kendini geliştirmesi, yaşam boyu öğrenmeye açık olması ve mesleğini severek yapmasıyla mümkün’’ değerlendirmesinde bulundu.

Şehir seçimi en az bölüm kadar önemli

Şehir seçiminin en az bölüm kadar önemli olduğunu aktaran Uzman Psikolojik Danışman Emin Okan Okyay, konuşmasını şöyle devam ettirdi: ‘’Üniversite yalnızca akademik eğitim değil. Aynı zamanda öğrencinin bağımsız yaşam deneyimi kazandığı bir süreç. Tercih yapılırken; barınma olanakları, şehrin yaşam maliyetleri, ulaşım imkanları, güvenlik, sosyal ve kültürel yaşam, iklim koşulları mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle büyükşehirlerde eğitim görecek öğrencilerin ekonomik planlamalarını önceden yapmaları önem taşıyor.’’