GÜNCEL

‘’TÜKETİCİLERİN DAHA UCUZ ÜRÜNE YÖNELME EĞİLİMİ ARTIYOR’

Tarım ve Orman Bakanlığı resmi verilere göre 2025 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 362 binden fazla gıda denetimi yapıldı, 32 binin üzerinde işletmeye idari yaptırım uygulandı ve toplamda ise yaklaşık 2,7 milyar TL idari para cezası kesildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı resmi verilere göre 2025 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 362 binden fazla gıda denetimi yapıldı, 32 binin üzerinde işletmeye idari yaptırım uygulandı ve toplamda ise yaklaşık 2,7 milyar TL idari para cezası kesildi.

Gıda denetim verileri sistemdeki sorunların boyutunu ortaya koyuyor

Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Gamze Atar Kayabaşı, 2025 yılı gıda denetim verilerinin sistemdeki sorunların boyutunu ortaya koyduğunu belirtirken, ‘’Ekonomik daralma dönemlerinde işletmelerin maliyeti azaltma eğilimi ve tüketicilerin daha ucuz ürüne yönelme eğilimi ne yazık ki artmaktadır. Bu durum, kayıt dışılığı ve mevzuat dışı üretimi teşvik eden bir zemine dönüşebilmektedir. Sonuçta yalnızca halk sağlığı değil, aynı zamanda adil rekabet ortamı da zarar görmektedir’’ dedi.

Toplamda yaklaşık 2,7 milyar TL idari para cezası kesildi

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre 2025 yılında ülke genelinde 1 milyon 362 binden fazla gıda denetimi gerçekleştirildiğini, 32 binin üzerinde işletmeye idari yaptırım uygulandığını ve toplamda yaklaşık 2,7 milyar TL idari para cezası kesildiğini aktaran Kayabaşı, aynı yıl içinde yüzlerce işletme hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulduğunu, kamuoyuna açıklanan taklit ve tağşiş listelerinde binin üzerinde üründe mevzuata aykırılık tespit edildiğin altını çizdi.

Kayabaşı, ‘’Veriler denetim faaliyetlerinin sayısal olarak yoğun olduğunu gösterse de, piyasada hâlâ çok sayıda uygunsuzluk tespit edilmesi denetimlerin caydırıcılığı ve kapsayıcılığı konusunda soru işaretleri yaratmaktadır. Artan maliyet baskısı altında bazı işletmelerin daha düşük kaliteli hammaddeye yönelmesi ya da mevzuata aykırı uygulamalara başvurması, ekonomik kriz ile gıda güvensizliği ve gıda güvencesizliği arasındaki bağı güçlendirmektedir’’ açıklamasını yaptı.

Bazı işletmelerin yılda bir kez dahi denetlenemediği bilinmektedir

Açıklanan denetim sayılarının, işletme sayısı ve üretim hacmiyle karşılaştırıldığında yeterli sıklık ve etkinlik düzeyine ulaşamadığına dikkat çeken Kayabaşı, ‘’Yıllık 1,3 milyonun üzerindeki denetim ilk bakışta yüksek görünse de, işletme başına düşen denetim sıklığı değerlendirildiğinde bazı işletmelerin yılda bir kez dahi denetlenemediği bilinmektedir. Oysa gıda üretimi süreklilik arz eden, riskleri anlık olarak değişebilen bir faaliyettir. Etkin bir gıda güvenliği sistemi, yalnızca cezaya dayalı değil; önleyici, rehberlik edici ve sürekli izlemeye İşletmelerde yeterli sayıda gıda mühendisi istihdam edilmesi, sorunların ortaya çıktıktan sonra cezayla bastırılmasından ziyade, daha oluşmadan önlenmesini sağlar. Aynı şekilde kamu tarafında da daha fazla gıda mühendisi istihdamı risk esaslı ve etkin denetimlerin yapılmasına ve artmasına katkı sunacaktır’’ ifadelerine yer verdi.

Gıda güvenliği yalnızca bir mevzuat meselesi değil, doğrudan halk sağlığı konusu

‘Unutulmamalıdır ki gıda güvenliği yalnızca bir mevzuat meselesi değil, doğrudan halk sağlığı konusudur’ diyen Kayabaşı, ‘’Taklit ve tağşiş uygulamaları sadece ekonomik bir haksızlık değil, alerjen riski, toksik madde varlığı gibi ciddi sağlık sonuçları doğurabilecek bir risktir. Bu nedenle caydırıcı yaptırımların yanında, eğitim, teknik destek ve mesleki denetim mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerekmektedir’’ değerlendirmesini yaptı.

Atılacak adımlar, yarının halk sağlığını ve gıda güvencesini belirleyecek

Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Gamze Atar Kayabaşı, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Gıda denetim sisteminin güçlendirilmesi, işletme başına düşen denetim sıklığının artırılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi, kamuda gıda mühendisi istihdamının artması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Sağlıklı bir toplumun temeli güvenilir gıdadır. Güvenilir gıdanın temeli ise bilimsel üretim, etkin denetim ve mesleki sorumluluktur. Bugün atılacak adımlar, yarının halk sağlığını ve gıda güvencesini belirleyecektir.’’