SAĞLIK

‘Ultrason sayesin ağrıyan bölgeleri tespit ediyoruz’

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ultrason eşliğinde yapılan girişimlerin hem doğruluk oranını artırdığını hem de hasta güvenliğini üst düzeye çıkardığını belirtti.

Kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde ultrason kullanımı son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Özellikle omuz ve diz problemleri başta olmak üzere tüm eklemler, omurga kaynaklı rahatsızlıklar (boyun ve bel fıtıkları) ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmaları gibi yumuşak doku kaynaklı ağrılarda ultrason rehberli uygulamalar, tedavi başarısını artıran modern yöntemler arasında öne çıkıyor.

Prof. Dr. Koca, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Ultrason sayesinde tedaviyi doğrudan problemli dokuya uygulayabiliyoruz. Bu da özellikle omuz ve diz başta olmak üzere tüm eklem problemleri, boyun ve bel fıtıkları ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmalarında tedavi başarısını belirgin şekilde artırıyor" dedi.

Hangi hastalara uygulanıyor

Dr. Koca, "Ultrason rehberli nokta atışı tedaviler, Omuz, diz başta olmak üzere tüm eklem ağrıları, Boyun ve bel fıtıkları, Tendon ve ligaman (bağ) yaralanmaları, Kas yaralanmaları, Spor yaralanmaları, Bel ve boyun kaynaklı yumuşak doku ağrıları, Bursit ve yumuşak doku iltihapları gibi birçok kas-iskelet sistemi probleminde güvenle uygulanabiliyor" şeklinde konuştu.

Hangi hastalarda

tercih edilmeyebilir

Her hasta için uygun olmayabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle aktif enfeksiyon bulunan bölgelerde, kontrolsüz kanama bozukluğu olan hastalarda ve bazı ileri sistemik hastalıklarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle tedavi öncesi mutlaka hekim değerlendirmesi yapılması gerekiyor.

Radyasyon içermemesi önemli avantaj

Prof. Dr. Koca, ultrasonun en önemli üstünlüklerinden birinin radyasyon içermemesi olduğunu vurgulayarak , "Skopi cihazı kullanılarak yapılan diğer nokta atışı tedavilerinde hastalar az da olsa radyasyona maruz kalabilmektedir. Ultrason ise tamamen radyasyonsuz bir yöntemdir. Bu yönüyle hem hasta hem de hekim açısından çok daha güvenli ve avantajlıdır" ifadelerini kullandı.

İşlem nasıl yapılıyor,

ne kadar sürüyor

Dr. Koca, "Ultrason rehberli tedaviler genellikle klinik ortamda, lokal uygulamalar şeklinde gerçekleştiriliyor. İşlem sırasında hedef doku ultrason ile anlık olarak görüntülenerek iğne tam doğru noktaya yönlendiriliyor" ifadelerine yer verdi.

"İşlem çoğu zaman 5-10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Hastalar genellikle aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir. Bu da yöntemin konforunu artıran önemli bir faktördür" diyen Prof. Dr. İrfan Koca, işlem sonrası sürecin de hastaya özel planlandığını belirtti.

Başarıyı artıran ‘görerek

tedavi’ yaklaşımı

Ultrason rehberli uygulamaların en önemli farkının "görerek tedavi" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, sözlerini şöyle tamamladı:

"Artık tedaviyi göz kararı değil, doğrudan görüntü eşliğinde yapıyoruz. Bu da hem hedefe tam ulaşmayı sağlıyor hem de gereksiz doku hasarını önlüyor. Sonuç olarak daha etkili, daha güvenli ve daha hızlı bir iyileşme süreci elde ediyoruz."

Uzmanlar, ultrason rehberli tedavilerin önümüzdeki yıllarda kas-iskelet sistemi hastalıklarının yönetiminde standart uygulamalar arasında yerini daha da güçlendireceğini belirtiyor.