Kur’an çoğu zaman yalnızca bir kitap gibi düşünülür. Oysa Kur’an dediğimiz şey, doğa ile toplumun, toplum ile insanın, insan ile düşüncenin ve düşünce ile varoluşun bir noktada buluşup insanda idrake dönüşmesidir. İnsan doğanın içinden çıkar, toplum içinde yaşar, düşünce üretir ve bir gün kendi varoluşunun farkına varır. İşte o an, sıradan hayat bir anlam kazanır.
İslam geleneğinde bu fark edişin sembolik bir başlangıç anı vardır. Kur’an’ın ilk kez indirildiğini bildiren ayet bunu ifade eder: İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr. Bu ayet yalnızca tarihsel bir olay anlatmaz; aynı zamanda hakikatin insan bilincine açılmasının sembolüdür. Vahiy dediğimiz şey, gökten düşen bir metinden çok, insanın varoluşu fark etmeye başlaması yani birliğin yankısıdır-çağrısıdır.
İşte bu yüzden Müslümanlar için bu ayın ve bu gecenin ayrı bir anlamı vardır. Çünkü Kur’an’ın inzali, yani hakikatin insana yönelmesi, yalnızca geçmişte olmuş bir olay değildir; her idrak eden insanın içinde yeniden gerçekleşen bir uyanıştır.
Bu idrake gelen insanlar için şükür yalnızca dilde kalan bir teşekkür değildir. Şükür, hayatın içinde yaşanan bir bilinç halidir. İnsan yeni bir anlayışa kavuştuğunda hayatı da başka türlü yaşamaya başlar. İşte bu yüzden bayramlarda insanlar yeni elbiseler giyer, evlerinden çıkar, topluma muhabbetle karışıp ikramlaşır. Bu sadece bir gelenek değildir; yenilenmiş bir bilincin sembolüdür.
Yeni elbise, yeni bir idrakin işaretidir. Toplum içine çıkmak ise o idrakin muhabbetle karşılıksız paylaşılmasıdır.
İnsan hakikati yalnız başına taşımaz; yaşar, gösterir ve toplumla birlikte çoğaltır. Bayramın neşesi biraz da buradan gelir. Çünkü bayram yalnızca takvimde bir gün değil, insanın varoluşu yeniden anlamlandırdığı bir sevinç halidir.
Belki de bütün mesele şudur: İnsan evrene bakarken kendini fark eder. Kendini fark ettiğinde hayatı değişir. Kur’an’ın çağrısı da tam burada başlar; insanı kendi varoluşunun bilincine çağırır.
Ve o bilince gelen insan için hayat artık sıradan bir akış değildir. Artık yaşamak, şükredilen bir sevinçtir. Kuran tekrar uyarır. “Sonra ona şekil verdi, içine ruhundan üfledi; size işitme, görme ve kalpler verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”
Allah şükrünü doyasıya eda edenlerden eylesin.