GÜNCEL

‘YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SORUNLARIN GÖLGESİNDE BAŞLIYOR’

2026-2027 Eğitim Öğretim yılı başladı. Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci bugün ders başı yaptı. Eğitim Sen Gaziantep Şubesi’de yeni eğitim-öğretimle ilgili basın açıklaması yaptı.

2026-2027 Eğitim Öğretim yılı başladı. Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci bugün ders başı yaptı. Eğitim Sen Gaziantep Şubesi’de yeni eğitim-öğretimle ilgili basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’2026-2027 eğitim-öğretim yılı, Türkiye’de eğitimin yıllardır biriktirilen yapısal sorunlarının ve derinleşen ekonomik krizin gölgesinde başlamaktadır. Milyonlarca öğrenci ve eğitim emekçisi okullara dönerken, veliler daha eğitim yılı başlamadan ağırlaşan eğitim harcamalarıyla karşı karşıya bırakılmıştır’’ dedi.

Eğitim emekçileri yoksulluk sınırı altında çalışıyor

Okulların fiziki, hijyenik ve güvenlik sorunlarının sürdüğünü, öğrencilerin okulda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemeğe ve temiz içme suyuna dahi erişemediğini kaydeden Parlakçı, ‘’2026-2027 eğitim-öğretim yılına girerken tablo açıktır. Bir tarafta eğitim harcamalarını karşılamakta zorlanan milyonlarca aile, diğer tarafta yoksulluk sınırının altında ücretlerle çalışan eğitim emekçileri bulunmaktadır. Okullar ise en temel ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli bütçeden ve personelden yoksundur. Okulların bütçesiz bırakılması, eğitim harcamalarının velilere yüklenmesi ve eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi aynı politikanın parçalarıdır’’ ifadelerine yer verdi.

Parlakçı, ‘’Çocukların hangi ailede doğduğunun alacağı eğitimi belirlemediği; velilerin çocuklarını okutabilmek için borçlanmak zorunda kalmadığı; öğretmenlerin geçinebilmek için ek iş aramadığı; okulların temel ihtiyaçlarının velilerin cebinden değil kamu bütçesinden karşılandığı bir eğitim sistemi mümkündür’’ değerlendirmesini yaptı.

Aileler, eğitim harcamalarını karşılamakta zorlanıyor

Yeni eğitim-öğretim yılı veliler açısından ağır bir ekonomik yükle başladığını söyleyen Parlakçı, ‘’Kırtasiye malzemelerinden okul çantasına, kıyafetten ayakkabıya, servisten beslenmeye ve yardımcı kaynaklara kadar hemen her eğitim harcamasında yaşanan artış, özellikle düşük gelirli ailelerin bütçesini zorlamaktadır. İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderleri eklendiğinde toplam başlangıç maliyeti 6 bin 700 TL ile 9 bin 600 TL arasına çıkmaktadır. Ortaokul düzeyinde bu maliyet 8 bin 800 TL ile 12 bin 700 TL, lise düzeyinde ise 10 bin TL ile 14 bin 700 TL arasına ulaşmaktadır. Bu rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içinde ortaya çıkan diğer giderler dahil değildir. Birden fazla çocuğu eğitim gören ailelerde bu yük çok daha ağır hale gelmektedir’’ şeklinde konuştu.

Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmalı

Bütün eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve insanca yaşam ve çalışma koşullarının güvence altına alınması gerektiğini belirten Parlakçı, ‘’Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına son verilmeli, eğitim emekçileri kadrolu ve güvenceli olarak istihdam edilmelidir. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmalı; temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu olarak istihdam edilmelidir. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile ücretsiz temiz içme suyu sağlanmalıdır’’ çağrısında bulundu.

Kamu okullarının temel giderleri bütçeden karşılanmalıdır

Temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz sağlanması, ailelerin okul başlangıç masrafları kamusal olarak karşılanması gerektiğini vurgulayan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, konuşmasını şöyle tamamladı: ‘’Kayıt parası, zorunlu bağış ve benzeri uygulamalara son verilmesinin koşulları yaratılmalı, kamu okullarının temel giderleri bütçeden karşılanmalıdır. Okul servis ve ulaşım giderleri kamusal olarak desteklenmeli, yardımcı eğitim materyalleri ücretsiz kamu kaynaklarıyla karşılanmalıdır. Öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik önlük, kılık-kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelere son verilmelidir.’’