SAĞLIK

‘Zihinsel aktivitelerde çeşitlilik önem taşıyor!‘

Beyin egzersizlerinin tek başına Alzheimer’a karşı koruma sağlamadığını belirten a dikkat çeken uzmanlar, farklı zihinsel aktivitelerin dikkat, hafıza, dil ve planlama gibi farklı becerileri çalıştırdığını söylüyor.

Herkes için tek bir ‘en iyi beyin egzersizi’ olmadığına işaret eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, “Kısa sürelerle başlayıp alıştıkça ilerlemek daha sürdürülebilirdir. Hata yapmak normaldir; amaç kendimizi sınava sokmak değil, öğrenmeyi sürdürmektir.” dedi. Beyni zorlayan ancak kişiyi bunaltmayan etkinliklerin daha uygun olduğunu ifade eden Prof. Dr. Metin, bulmacalarda başarılı olmanın tüm zihinsel becerilerin geliştiği anlamına gelmediğini vurguladı. Özellikle yeni başlayan veya günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkların yalnızca bulmacalarla çözülmeye çalışılmaması gerektiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Metin, beyin sağlığını desteklemek için zihinsel aktivitelerin yanı sıra düzenli hareket, sosyal ilişkiler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da önemli olduğunu aktardı.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, zihinsel aktivitelerin beynin bilişsel becerilerine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Farklı zihinsel aktiviteler

farklı becerileri çalıştırır!

Her zihinsel aktivitenin beyni aynı şekilde çalıştırmadığını ifade eden Prof. Dr. Barış Metin, “Beynimiz tek bir beceriden oluşmuyor; dikkat, hafıza, dil ve planlama gibi farklı yeteneklerimiz var.” dedi.

Kelime bulmacasının daha çok bildiğimiz sözcükleri hatırlamayı, sudokunun ise mantık yürütmeyi ve olasılıkları takip etmeyi gerektirdiğini aktaran Prof. Dr. Metin, “Yeni bir yemek tarifini uygulamak bile dikkat, hafıza ve planlamayı birlikte kullanır. Burada önemli bir ayrım var; bir bulmacada ustalaşmak, bütün zihinsel becerilerimizin aynı ölçüde geliştiği anlamına gelmez. Bu nedenle zihinsel hayatımızın tek bir etkinlikten ibaret olmaması yararlıdır. Çok alıştığımız bir bulmacayı zamanla daha otomatik çözeriz. Yeni bir beceri öğrenirken ise yeni bilgileri akılda tutmamız, hata yaptığımızda yöntem değiştirmemiz ve dikkat göstermemiz gerekir. Sosyal ortamlarda da konuşmayı takip eder, insanları tanır ve farklı bakış açılarına uyum sağlarız. Yalnızca yeni insanlarla tanışmak değil, mevcut ilişkileri canlı tutmak da değerlidir. Sevdiğiniz bulmacayı bırakmanız gerekmez; yanına yeni öğrenmeler ve sosyal etkinlikler ekleyebilirsiniz.” şeklinde konuştu.

Uğraştıran ama ilerlenebilen

etkinlikler iyi bir ölçü olabilir!

Beyni zorlayan ama kişiyi bunaltmayan aktivitelerin nasıl seçilebileceğine değinen Prof. Dr. Metin, “Uğraştıran ama ilerlenebilen etkinlikler iyi bir ölçü olabilir. Etkinlik hiç düşünmeden yapılıyorsa zorluk artırılabilir. Sürekli başarısızlık hissi yaratıyorsa daha küçük adımlara bölünebilir.” dedi.

Yeni bir dil öğrenirken uzun metinler ezberlemek yerine birkaç ifadeyi öğrenip kısa bir konuşmada kullanmakla başlanabileceği örneğini veren Prof. Dr. Metin, “Kısa sürelerle başlayıp alıştıkça ilerlemek daha sürdürülebilirdir. Hata yapmak normaldir; amaç kendimizi sınava sokmak değil, öğrenmeyi sürdürmektir. Kişinin ilgisi, eğitim düzeyi, görme ve işitme durumu da seçimi etkilemelidir. Bu konuda özellikle demans hastası yakınlarımız açısından dikkatli olmalıyız. Bazen yapılan egzersizler demans hastaları için aşırı zor ve yorucu olabiliyor. Egzersizleri seçerken nöroloji uzmanı veya bu konuda uzman bir psikoloğa danışılması önerilir.” açıklamasını yaptı.

Herkes için tek bir ‘en

iyi beyin egzersizi’ yok!

Farklı etkinliklerin farklı becerileri birlikte kullandığına işaret eden Prof. Dr. Barış Metin, şunları söyledi:

“Kitap okumak; dili anlama, dikkati sürdürme ve olaylar arasında bağlantı kurmayı gerektirir. Okuduğunu anlatmak veya tartışmak etkinliği zenginleştirir. Enstrüman çalmak; dinleme, ritim, hafıza ve el hareketlerini birlikte yönetmeyi gerektirir. Müzik dinlemekle enstrüman öğrenmek aynı zihinsel görev değildir. Yeni bir dil öğrenmek; yeni sözcükleri hatırlamayı, sesleri ayırt etmeyi ve uygun ifadeyi seçmeyi gerektirir. Dans etmek; hareket sırasını hatırlama, ritim ve koordinasyonu birleştirir, ayrıca fiziksel ve sosyal yönleri vardır. El becerileri; örgü, seramik veya ahşap işleri gibi uğraşlar dikkat, planlama ve el-göz koordinasyonunu kullanır.

Bu ve benzeri aktiviteler beynin farklı işlevlerini ve görece olarak farklı bölgelerini çalıştırır. Herkes için tek bir ‘en iyi beyin egzersizi’ yoktur. Kişinin zevk alarak ve aşırı zorlanmadan yapacağı zihinsel aktiviteyi seçmek gerekir.”

Önemli olan günlük

yaşamı kolaylaştırmak!

Yapılan aktivitenin etkili olabilmesi için kişinin zorlandığı alanları hedeflemenin gerekli olmadığını kaydeden Prof. Dr. Metin, “Sağlıklı bir kişi için çeşitli, ilgi çekici ve sürdürülebilir etkinlikler iyi bir başlangıçtır. Belirgin bir dikkat veya hafıza sorunu varsa, önce sorunun niteliğini anlamak ve çalışmaları buna göre düzenlemek daha anlamlıdır.” dedi.

Önemli olanın yalnızca oyundaki puanı yükseltmek değil, günlük yaşamı kolaylaştırmak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Metin, “Randevularını unutan biri için bilgiyi düzenleme ve takvim kullanma alışkanlığı da değerlidir. Yeni başlayan, giderek artan veya günlük işleri aksatan unutkanlığı yalnızca bulmacayla çözmeye çalışmamak gerekir. Özellikle yaşlı bireyler ve demans hastaları için hayal kırıklığı yaratan ve aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınmak önemlidir.” diye konuştu.

Beyin egzersizleri Alzheimer’a

karşı garanti değil!

‘Beyin egzersizi yapıyorum, dolayısıyla Alzheimer olmam’ düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Barış Metin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Beyin egzersizi Alzheimer’a karşı garanti değildir. Bazı yapılandırılmış bilişsel eğitimler için umut verici sonuçlar olsa da bunları her bulmacaya, uygulamaya veya hobiye genelleyemeyiz. Bir etkinlikte daha iyi olmakla Alzheimer hastalığını önlemek aynı şey değil.

Zihinsel etkinlikler, beyin sağlığını destekleyen yaşamın bir parçasıdır. Düzenli hareket, sosyal ilişkiler, sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma ve tansiyon, kan şekeri, kolesterol kontrolü de önemlidir. Risk azaltılabilir ama sıfırlanamaz; Alzheimer gelişmesi kişinin yeterince okumadığı veya bulmaca çözmediği anlamına gelmez.”