Görevi başında öldürülen Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümü ve Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla açıklama yapan Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, yukarıdaki başlığı söyledi: ‘’Tabloyu değiştirmek için daha kararlı ve bütüncül adımlar atılması gerektiğine inanıyoruz.’’
Dr. Ersin Arslan’ı rahmet, saygı ve derin bir hüzünle anıyoruz
Erdoğan, ‘’Bugün, görevi başında uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan’ı rahmet, saygı ve derin bir hüzünle anıyoruz. Onun kaybı, yalnızca bir hekimin değil; insan hayatına adanmış bir vicdanın, emeğin ve meslek onurunun kaybıdır. Ersin Arslan’ın hatırası bizlere önemli bir sorumluluk yüklemektedir: İnsan hayatına hizmet edenleri korumak, aslında toplumun kendi geleceğini korumaktır’’ dedi.
Acının ilk günkü tazeliğini yüreğimizde hissediyoruz
‘Aradan geçen yıllara rağmen bu acının ilk günkü tazeliğini yüreğimizde hissediyoruz’ ifadelerini kullanan Erdoğan, ‘’Ne yazık ki yalnızca sağlık alanında değil; dün ve önceki gün okullarımızda yaşanan şiddet olayları da göstermektedir ki, şiddet toplumun farklı alanlarında giderek yaygınlaşan ve hepimizi derinden endişelendiren bir sorun haline geldi. Eğitim yuvalarımızda ve sağlık kurumlarımızda yaşanan her olumsuzluk, toplumun en temel güven alanlarının sarsılması anlamına geliyor’’ açıklamasını yaptı.
Sağlık kuruluşlarının daha güvenli hale getirilmesi bir tercih değil, zorunluluk
Erdoğan, ‘’Biz inanıyoruz ki; okullar çocuklarımızın güvenle büyüdüğü, sağlık kurumları ise insanların en çaresiz anlarında sığındığı yerler olmak zorunda. Bu alanlarda şiddetin varlığı asla kabul edilemez. Bu nedenle hem okulların hem de sağlık kuruluşlarının daha güvenli hale getirilmesi bir tercih değil, zorunluluk’’ dedi.
Sağlıkta şiddetin önlenememesinin birçok nedeni var
Sağlıkta şiddetin neden önlenemediğini kaydeden Erdoğan, alınan önlemlerin yeterli olup olmadığını sordu. Sağlıkta şiddetin önlenememesinin birçok nedeni bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ‘’Caydırıcılığın yeterince güçlü olmaması, hukuki süreçlerin beklenen etkiyi oluşturmaması, toplumsal farkındalığın istenilen düzeye ulaşmaması ve sağlık sistemindeki yoğunluk ile iletişim sorunlarının zaman zaman gerilimi artırması bu nedenler arasında yer alıyor’’ ifadelerini kullandı.
Sağlık kurumlarında güvenlik önlemleri artırılmalı
Güçlü ve net bir hukuki caydırıcılığın sağlanması, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında hızlı ve etkili yargı süreçlerinin işletilmesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, ‘’Sağlık kurumlarında güvenlik önlemleri artırılmalı, riskli durumlar önceden tespit edilebilmeli. Aynı zamanda sağlık hizmetine erişimde yaşanan yoğunluk ve sistemsel sorunlar da azaltılarak, hasta–sağlık çalışanı ilişkisi daha sağlıklı bir zemine oturtulmalı’’ değerlendirmesinde bulundu.
Bu mücadele hepimizin ortak sorumluluğudur
Şiddeti önlemede tek başına güvenlik önlemleri yeterli olmadığını sözlerine ekleyen Erdoğan, ‘’Asıl çözüm, toplum olarak şiddeti reddeden ortak bir kültür geliştirmekten geçmektedir. Saygıyı, empatiyi ve anlayışı yeniden güçlendirmek zorundayız. Şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur. Ne bir hekime, ne bir öğretmene, ne de herhangi bir insana yönelen şiddeti kabul etmiyoruz. Bu mücadele hepimizin ortak sorumluluğudur’’ şeklinde konuştu.





