Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, aile hekimliği sistemine yeni yüklerin değil, kalıcı çözümlerin getirilmesini gerektiğini belirtti.
Erdoğan, ‘’Vatandaşlarımızdan da önemli bir ricamız bulunmaktadır. Lütfen yalnızca sevk belgesi almak veya hastane randevusuna kolay ulaşmak amacıyla aile sağlığı merkezlerine başvurmayınız. Aile hekiminiz gerekli değerlendirmeyi yapacak ve tıbben ihtiyaç duyduğunuz her durumda sizi uygun sağlık kuruluşuna yönlendirecektir. Aile hekimleri randevu sistemi işleten personel değildir’’ dedi.
Aile hekimleri bağımsız mesleki karar veren hekimlerdir
Aile hekimleri destek hizmetlerinin uygulayıcısı olmadığını belirten Erdoğan, ‘’Aile hekimleri bağımsız mesleki karar veren hekimlerdir. Sağlık sisteminin geleceği, aile hekimlerinin iş yükünü artırmakla değil; onların mesleki bağımsızlığını koruyarak, çalışma koşullarını iyileştirerek ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirerek güvence altına alınabilir. Çözüm, aile hekimliğine yeni yükler eklemek değil; aile hekimliğini güçlendirmektir’’ şeklinde konuştu.
Sağlık hizmetlerinin ilk temas noktası aile hekimliği
Türkiye’de sağlık hizmetlerinin ilk temas noktasının aile hekimliği olduğunu söyleyen Erdoğan, ‘’Her gün milyonlarca vatandaşımızın başvurduğu aile sağlığı merkezleri, koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık takibine, bebek ve çocuk izlemlerinden gebe izlemlerine, aşılamadan birinci basamak tanı ve tedavi hizmetlerine kadar sağlık sisteminin en önemli görevlerini üstlenmektedir. Buna rağmen ülkemizde yapılan her iki hekim muayenesinden biri aile hekimleri tarafından gerçekleştirilirken, aile hekimliği sistemi yıllardır artan iş yükü ve plansız düzenlemeler nedeniyle giderek daha kırılgan hale gelmektedir’’ tespitini yaptı.
Aile hekimleri yalnızca hastalık tedavi eden hekimler değil
Aile hekimlerinin yalnızca hastalık tedavi eden hekimler olmadığına dikkat çeken Erdoğan, ‘’Sağlığın korunmasını esas alan, bireyi yaşamı boyunca takip eden ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini sağlayan temel unsurdur. Ancak son yıllarda asli görevlerinin dışında kalan bürokratik işlemler, performans baskısı ve sürekli eklenen yeni sorumluluklar nedeniyle vatandaşlarına ayırmaları gereken zamanı evrak ve idari işlemlere harcamak zorunda bırakılmaktadır’’ dedi.
Sağlık politikaları, sahada gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak oluşturulmalı
‘Sağlık sistemindeki sorunların çözümü, aile hekimlerine yeni görevler yüklemek değildir’ diyen Başkan Erdoğan, ‘’Tam tersine, birinci basamağın güçlendirilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin desteklenmesi ve aile hekimlerinin asli görevlerine odaklanmasının sağlanmasıdır. Bugün aile hekimliğinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri de, sahada çalışan hekimlerin ve meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan düzenlemelerdir. Sağlık politikalarının masa başında değil, sahadaki gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak oluşturulması gerekmektedir. Çünkü aile hekimliği sistemini en iyi bilenler, her gün o sistemin içinde hizmet veren aile hekimleridir’’ dedi.
Aile hekiminin görevi değişmemiştir ve değişmemelidir
Son günlerde kamuoyuna yansıyan, aile hekiminin sevkiyle vatandaşların randevusuz muayene olabileceğine ilişkin açıklamaların bu anlayışın yeni bir örneği olduğunu kaydeden Erdoğan, ‘’Aile hekiminin görevi değişmemiştir ve değişmemelidir. Aile hekimi hastasını değerlendirir, muayene eder ve yalnızca tıbbi gereklilik bulunduğunda uygun sağlık kuruluşuna sevk eder. Bu mesleki karar tamamen bilimsel ölçütlere dayanmalıdır. Sevk işleminin idari beklentiler, mali teşvikler veya vatandaşın farklı beklentileri doğrultusunda şekillenmesi, hekimlik mesleğinin bağımsızlığıyla bağdaşmamaktadır’’ açıklamasını yaptı.
Böyle bir uygulama gereksiz sevkleri artıracak
Erdoğan, ‘’Gerçek bir sevk zinciri kurulmadan, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının kapasitesi artırılmadan ve gerekli altyapı oluşturulmadan hayata geçirilecek uygulamalar sağlık sistemine katkı sağlamayacaktır. Aksine, aile hekimi ile vatandaşı gereksiz şekilde karşı karşıya getirecektir. Sadece katkı payından yararlanmak ya da hastanede öncelik elde etmek amacıyla sevk talep eden vatandaş ile, tıbbi gereklilik görmeyen aile hekimi arasında yaşanacak anlaşmazlıkların sorumlusu aile hekimleri değildir. Böyle bir uygulama, hem gereksiz sevkleri artıracak hem de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet riskini büyütecektir’’ uyarısında bulundu.
Böyle bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir
Daha da önemlisi, mevcut performans sisteminin aile hekimlerini her iki durumda da mağdur ettiğini sözlerine ekleyen Erdoğan, ‘’Tıbbi gerekçe olmadığı için sevk düzenlemeyen aile hekimi hasta memnuniyeti gerekçesiyle performans kaybı yaşayabilmekte; gereksiz sevk düzenlediğinde ise bu kez sevk oranları nedeniyle yine performans ve teşvik kaybına uğrayabilmektedir. Yani hangi kararı verirse versin bedel ödeyen yine aile hekimi olmaktadır. Böyle bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir’’ ifadelerine yer verdi.
Sağlık Bakanlığı’nı, sistemi hekimlerle birlikte değerlendirmeye davet ediyoruz
Erdoğan, ‘’Aile hekimlerinin beklentisi yeni sorumluluklar değil; mesleklerini bilimsel ilkelere uygun şekilde yapabilecekleri çalışma ortamının oluşturulmasıdır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığını; bilimsel dayanağı olmayan performans kriterlerini gözden geçirmeye, hasta memnuniyetini cezalandırıcı bir mekanizma olmaktan çıkarmaya, sevk oranlarını performans baskısının aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeye ve aile hekimliği sistemini sahadaki hekimlerle birlikte yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz’’ çağrısında bulundu.