Eğitim Sen Gaziantep Şubesi düzenlediği basın açıklamasında Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarını değerlendirdi.
Karşımızdaki tablo, yapısal sorunların sonucudur
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Milyonlarca gencin geleceğini tek bir sınav sonucuna bağlayan anlayışın yarattığı sorunlar, bu yıl da sonuçlara yansımıştır. Genel başarı düzeyindeki gerilemenin sorumlusu öğrenciler ya da eğitim emekçileri değildir. Karşımızdaki tablo, eğitimi bütünüyle sınava, sıralamaya ve rekabete endeksleyen politikaların yarattığı yapısal sorunların sonucudur’’ dedi.
Bu yıl da adayların net ortalamaları paylaşılmadı
ÖSYM’nin, son dört yıldır sürdürdüğü tutumu devam ettirerek bu yıl da adayların net ortalamalarını paylaşmadığını yalnızca doğru cevap sayısı ortalamalarını açıkladığını ifade eden Parlakçı, ‘’ÖSYM istatistiklerinde sonuçların bölgesel dağılımına yıllardır yer verilmemesi ise eğitimdeki derin coğrafi ve sınıfsal eşitsizliklerin görünmez kılınması anlamına gelmektedir. Oysa sınav sonuçlarındaki gerileme, tam da bu eşitsizliklerin yıllar içinde birikmesinin sonucudur’’ şeklinde konuştu.
Alan sınavlarında da benzer bir görünüm hâkimdir
Parlakçı, ‘’Açıklanan sınırlı veriler bile tablonun ağırlığını gizlemeye yetmemektedir. TYT’nin 40 soruluk Temel Matematik testinde doğru cevap ortalaması yalnızca 6,4, 20 soruluk Fen Bilimleri testinde ise 3,9 düzeyindedir. Alan sınavlarında da benzer bir görünüm hâkimdir. Matematikte doğru cevap ortalaması 7,1’de kalırken fizikte 2,6’ya, kimyada 2,1’e, felsefe grubunda ise 1,8’e kadar gerilemiştir. Yanlış cevapların doğru cevapları götürdüğü dikkate alındığında, adayların net ortalamalarının açıklanan doğru cevap ortalamalarından çok daha düşük olduğu açıktır’’ değerlendirmesini yaptı.
Sistemli bir eğitim sorununun açık göstergesidir
Sıfır çekenlerin sayısının arttığına dikkat çeken Parlakçı, ‘’Geçen yıl 40 bin 818 olan bu sayı, bu yıl 67 bin 87’ye yükselmiş; yalnızca bir yılda 26 bin 269 kişilik kaygı verici bir artış yaşanmıştır. On binlerce gencin sınav puanının hesaplanmasına yetecek düzeyde doğru cevap verememesi, bireysel başarısızlıkla açıklanamayacak kadar yaygın ve sistemli bir eğitim sorununun açık göstergesidir. Sınava başvurduğu halde katılmayanların sayısı da gençlerin geleceğe ilişkin umutsuzluğunun bir başka göstergesidir. TYT’de 170 bin 551, AYT’de 154 bin 857, Yabancı Dil Testi’nde ise 60 bin 370 aday, başvuru yaptığı hâlde sınava girmemiştir. Yüz binlerce genç, sınava hiç katılmadan ya da üniversiteye yerleşme hakkı kazansa bile kayıt yaptırmadan eğitim sisteminin dışına savrulmaktadır. Bu tablonun en önemli nedenlerinden biri, gençlerin eğitim yoluyla yaşamlarını değiştirebileceklerine ve güvenceli bir gelecek kurabileceklerine dair inançlarının giderek zayıflamasıdır’’ açıklamasını yaptı.
Bu düzen sürdürülemez
Başkan Parlakçı, ‘’Öğrenciler açısından üniversite sınavını kazanmak da tek başına yeterli değildir. Hayat pahalılığı nedeniyle barınma, ulaşım ve beslenme gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, mezuniyet sonrasında ise diplomalı işsizlikle karşı karşıya kalan gençler için üniversite, giderek güvenli bir gelecek umudu olmaktan çıkmaktadır. Gençlerin eğitimle yaşamlarını değiştirebileceklerine dair inancını aşındıran bu düzen sürdürülemez’’ mesajını verdi.
Nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir
Eğitimin, tüm kademelerde yeterli kamusal kaynak ayrılarak parasız, bilimsel ve demokratik bir hak olarak sunulması çağrısını yineleyen Parlakçı, ‘’Eğitim Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz; gençleri sınav cenderesine sıkıştıran rekabetçi ve piyasacı eğitim anlayışı derhal terk edilmelidir. Bunun yerine öğrenciyi merkeze alan, gelişimi rekabetin önüne koyan, pedagojik ve bilimsel ölçütlere dayalı nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir’’ ifadelerini kullandı.





