GÜNCEL

İNDİRİMLİ ÜRÜNLERDE YENİ DÖNEM!

Ticaret Bakanlığı tarafından Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle yüksek oranda indirim yapıldığı algısının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle yüksek oranda indirim yapıldığı algısının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Yüksek oranlı indirim ilanlarda dikkatli olunmalı

Söz konusu değişikle ilgili basın açıklaması yapan Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, ‘’Gaziantep'teki tüketicilerimizi özellikle yüksek oranlı indirim ilanlarında dikkatli olmaya çağırıyoruz. Bir ürünün yüzde 70 indirimli olması, mutlaka ucuz olduğu anlamına gelmez. “Yüzde kaç indirim var?” sorusundan önce “Bu ürün gerçekte kaç liraya satılıyordu?” sorusu sorulmalıdır. Tüketicilerimiz mümkün olduğunca farklı satış noktalarındaki fiyatları karşılaştırmalı, kampanya koşullarını okumalı, indirim öncesi ve sonrası fiyatları kontrol etmeli ve şüpheli gördükleri reklamları ilgili mercilere bildirmelidir’’ dedi.

Tüketicinin aldatılmama hakkı güçlendirilmelidir

‘Tüketicinin aldatılmama hakkı güçlendirilmelidir’ diyen Yılmaz, ‘’Ticaret Bakanlığı tarafından Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan ve 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikleri, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması ve ticari hayatta şeffaflığın güçlendirilmesi bakımından önemli buluyoruz. Özellikle indirimli satış reklamlarında kullanılan fiyatların gerçeği yansıtmasına yönelik getirilen yeni düzenleme, yıllardır tüketicilerin karşı karşıya kaldığı “önce fiyatı yükselt, sonra yüksek oranda indirim yap” anlayışına karşı önemli bir adımdır’’ ifadelerini kullandı.

Büyük indirimler yapıldığı algısının önüne geçilmesi amaçlanıyor

Yılmaz, ‘’Yeni düzenlemeye göre, indirimli satışın başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın, indirimden önceki fiyat olarak esas alınması gerekiyor. Böylece gerçekte uygulanmamış yüksek bir fiyat üzerinden yüzde 40, yüzde 50, yüzde 70 gibi büyük indirimler yapıldığı algısının oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor’’ şeklinde konuştu.

Tüketici açısından önemli olan, ürünün gerçek piyasa fiyatıdır

Tüketici ne kadar indirim yapıldığını değil, gerçekte ne kadar ödediğini bilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, ‘’Bir ürünün önce 1000 liradan satılıp daha sonra bin 500 liraya çıkarılması ve ardından “Yüzde 50 indirim” denilerek 750 liraya satışa sunulması, tüketicide gerçekte olduğundan çok daha büyük bir ekonomik avantaj sağlandığı algısı oluşturabilir. Oysa tüketici açısından önemli olan, reklamda yazan büyük indirim oranı değil, ürünün gerçek piyasa fiyatıdır. İşte yeni düzenlemenin önemi burada ortaya çıkmaktadır’’ değerlendirmesinde bulundu.

Tüketicinin satın alma kararını etkileyen bir reklamın gerçek, açık, anlaşılır ve doğrulanabilir olması gerektiğini sözlerine ekleyen Yılmaz, ‘’Tüketicinin ekonomik davranışını manipüle eden, gerçekte olmayan bir avantajı varmış gibi gösteren hiçbir ticari uygulama “normal reklamcılık” olarak görülmemelidir. Ticaret Bakanlığı da yeni dönemde bu tür uygulamalara yönelik denetimlerin hem geleneksel hem de dijital mecralarda sürdürüleceğini açıklamıştır’’ açıklamasını yaptı.

Şartlı kampanyalar tüketiciyi yanıltma aracı olmamalı

Şartlı kampanyaların tüketiciyi yanıltma aracı olmamasına dikkat çeken Yılmaz, ‘’Düzenlemenin önemli yanlarından biri de yalnızca “Yüzde 50 indirim” gibi doğrudan indirim ifadelerini değil, tüketiciye bir avantaj sağlanmasını belirli koşullara bağlayan kampanyaları da kapsamına almasıdır. “İki ürün alana yüzde 50 indirim”, “1000 TL üzeri alışverişte 300 TL indirim”, “Üçüncü ürün bedava” gibi kampanyalarda da tüketicinin kampanyanın gerçek niteliğini açıkça anlayabilmesi gerekir’’ değerlendirmesinde bulundu.