Deniz yolu güzergâhlarının kapanmasıyla karayolu taşımacılığına yönelen ihracatçıların bu kez transit geçiş vizeleri nedeniyle sıkıntı yaşadığını kaydeden Kaplan, Türkiye–Suriye–Ürdün–Suudi Arabistan koridorunun tıkandığını söyledi. Sevkiyatların aksaması nedeniyle ürünlerin fabrikaların depolarında biriktiğini vurgulayan Kaplan, krizin yalnızca halı sektörünü değil, Orta Doğu pazarına ihracat yapan bütün imalat sektörlerini etkilediğini ifade etti.
Körfez Ülkelerine
İhracatta Sevkiyat Krizi
Türkiye’nin Orta Doğu ve Körfez ülkelerine yönelik ihracatında yaşanan lojistik sorunlar, ihracatçıların gündeminde önemli bir yer tutuyor. TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, bölgedeki savaş ve jeopolitik gerilimler nedeniyle deniz yolu taşımacılığında yaşanan aksaklıkların ihracatı karayoluna yönelttiğini, ancak bu güzergâhta da transit geçiş sorunlarının ortaya çıktığını belirtti.
Kaplan, Türkiye–Suriye–Ürdün–Suudi Arabistan hattının Körfez ülkelerine ürün ulaştırılması açısından önemli bir güzergâh olduğunu ifade ederek Suudi Arabistan’a yönelik transit geçiş vizelerinde yaşanan gecikmelerin sevkiyatları aksattığını söyledi. Sürecin uzamasıyla Suriye’de güzergâh üzerindeki sınır kapılarında uzun tır kuyrukları oluştuğunu kaydeden Kaplan, ihracatçıların ürünlerini alıcılara ulaştırmakta zorlandığını dile getirdi.
“Sadece Halı Değil, Bütün
Sektörlerin İhracatı Kitleniyor”
Yaşanan sorunun yalnızca halı sektörüne özgü olmadığını vurgulayan Kaplan, Orta Doğu’ya ürün gönderen çok sayıda imalat sektörünün benzer sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Kaplan, deniz yolundaki aksaklıkların ardından karayolunun zorunlu bir alternatif haline geldiğini ancak transit geçişlerde yaşanan sorunların bu seçeneği de işlevsiz hale getirdiğini ifade ederek şu açıklamada bulundu:
“İran-ABD savaşı nedeniyle deniz yolu kapanınca zorunlu olarak Türkiye–Suriye–Ürdün–Suudi Arabistan koridorunu kullanmaya başladık. Türk tırları bu güzergâh üzerinden Suudi Arabistan’ın yanı sıra Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Umman ve Yemen’e ürün taşıyordu. Ancak Suudi Arabistan’ın transit geçiş vizelerinde çıkardığı engeller ve süreci yavaştan alması yüzünden Suriye’nin bu yol güzergahına geçiş sağlayan sınır kapılarında kilometrelerce tır kuyrukları oluştu, adeta tıkandık. Bu sıkıntı sadece halı sektörünün değil, Orta Doğu’ya mal gönderen tüm Türkiye ihracatının ortak kâbusudur. Katar, Kuveyt, BAE, Bahreyn, Umman ve Yemen’deki alıcılar siparişlerini dört gözle beklerken, mallar fabrikalarımızın depolarında sevkiyat bekliyor. Depolarımız doldu, yeni üretim yapamaz hale geldik.”
Fabrikaların Depoları
Doldu, Üretim Baskı
Altında
Sevkiyatların zamanında yapılamaması, ihracatçıların üretim ve teslimat planlarını da olumsuz etkiliyor. Kaplan’ın açıklamasına göre, Körfez ülkelerindeki alıcılar siparişlerini beklerken ürünlerin fabrikalarda birikmesi depolama yükünü artırıyor ve yeni üretim kapasitesini sınırlandırıyor.
Halı sektöründe üretimin sürdürülebilmesi için mevcut ürünlerin zamanında sevk edilmesi büyük önem taşıyor. Lojistik koridorunda yaşanan tıkanıklığın devam etmesi halinde ihracatçıların hem teslimat süreçlerinde hem de üretim planlamasında daha fazla güçlükle karşılaşabileceğine dikkat çekiliyor.
Kaplan, sorunun büyümesiyle birlikte ihracatçıların yalnızca taşıma maliyetleriyle değil, müşterilerine karşı üstlendikleri teslimat yükümlülükleriyle de mücadele etmek zorunda kaldığını belirtti.
Navlun Maliyetleri
10 Bin Doları Aştı
İhracatçıların karşı karşıya kaldığı bir diğer önemli sorun ise taşımacılık maliyetlerindeki artış oldu. Kaplan, normal koşullarda deniz yoluyla yapılan ihracatta konteyner başına 1.000 ila 1.500 dolar arasında değişen navlun maliyetinin, karayolu taşımacılığında 10 bin doların üzerine çıktığını ifade etti.
Deniz yolu yerine karayolunun kullanılmasının maliyetleri ciddi ölçüde artırdığını belirten Kaplan, buna transit geçiş vizelerinde yaşanan gecikmelerin de eklenmesinin ihracatçılar üzerindeki baskıyı ağırlaştırdığını kaydetti.
Taşıma giderlerindeki yükselişin, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Kaplan, lojistik maliyetleri ve bürokratik engellerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ticaret ve Dışişleri
Bakanlıklarına Acil Çağrı
TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, yaşanan krizin çözümü için Ticaret Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının devreye girmesi gerektiğini söyledi. Suudi Arabistan yetkilileriyle görüşülerek transit geçiş vizesi işlemlerinin hızlandırılmasını isteyen Kaplan, mevcut sorunların çözülmemesi halinde ihracatçıların ve üreticilerin daha büyük kayıplarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Kaplan, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Bu krizin çözümü için Ticaret Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımız acilen aksiyon almalı, Suudi yetkililerle masaya oturarak vize sürecini hızlandırmalıdır. Aksi takdirde, fabrikalarda yığılan ve sevkiyat bekleyen ürünler üreticinin elinde patlayacak; Körfez pazarındaki kalıcı bağlarımız ve rekabet gücümüz büyük yara alacaktır.”
İhracatçılar Çözüm Bekliyor
TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı Kaplan’ın açıklamaları, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ihracat üzerindeki etkilerinin lojistik, maliyet ve üretim başlıklarında yoğunlaştığını ortaya koydu. Deniz yolu taşımacılığındaki aksaklıkların ardından karayolu güzergâhında da sorun yaşanması, Körfez ülkelerine yönelik sevkiyatların sürdürülebilirliği açısından kritik bir tablo oluşturdu.
İhracatçılar açısından transit geçiş süreçlerinin hızlandırılması ve lojistik koridorunun işler hale getirilmesi, biriken siparişlerin teslim edilmesi ve üretimin devamlılığının sağlanması bakımından önem taşıyor. Sektör temsilcileri, ilgili bakanlıkların diplomatik girişimlerle soruna çözüm bulmasını ve Körfez pazarındaki ticari ilişkilerin zarar görmesinin önüne geçilmesini bekliyor.




