Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tüketiciler açısından son derece ağır bir tablonun içinden geçtiğini belirtti.
Tüketiciler açısından tablo giderek ağırlaşıyor
Türkiye’de tüketiciler açısından tablonun ne yazık ki giderek ağırlaştığını ifade eden Yılmaz, ‘’Yüksek enflasyon, hızla artan yaşam maliyetleri, enerji ve gıda fiyatlarındaki sürekli yükseliş, geniş toplum kesimlerinin alım gücünü ciddi biçimde erozyona uğratmıştır. Bugün milyonlarca insan için tüketici olmak, özgür bir tercih alanı değil; hayatta kalma mücadelesinin bir parçası haline gelmiştir. İnsanlar artık neyi almak istediklerini değil, neyi alamayacaklarını hesaplayarak yaşamaktadır’’ şeklinde konuştu.
15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nün, yalnızca alışveriş yapan bireylerin haklarını hatırlatan sembolik bir gün olmadığını anlatan Yılmaz, ‘’Bu gün; adil bir ekonomik düzenin, insan onuruna yakışır yaşam koşullarının, şeffaf yönetimin ve güçlü bir demokrasinin tüketici haklarının ayrılmaz parçaları olduğunu hatırlatan evrensel bir gündür. Çünkü tüketici yalnızca alışveriş yapan kişi değil; aynı zamanda çalışan, üreten, vergi veren ve bu toplumun geleceğini taşıyan yurttaştır’’ ifadelerine yer verdi.
Milyonlarca insan temel ihtiyaçlara erişimi zorlaşıyor
‘Bir yanda savaşlar, diğer yanda yoksulluk ve gelir eşitsizliği milyonlarca insanın en temel ihtiyaçlara erişimini dahi zorlaştırmaktadır’ diyen Başkan Yılmaz, ‘’Savaşların bedelini yalnızca cephedeki askerler değil; sofradaki ekmeği küçülen, elektriğini kısmak zorunda kalan, sağlıklı gıdaya ulaşamayan milyonlarca tüketici ödemektedir. Küresel ölçekte yaşanan her çatışma, her jeopolitik kriz, eninde sonunda market raflarına zam olarak, faturaya yük olarak, sofralara eksilen lokma olarak yansımaktadır’’ açıklamasını yaptı.
İsraf, sadece ekonomik bir tercih değil, vicdani bir çöküş
Dünyada ve ülkemizde kaynakların adil dağılımı yerine israfın ve gösteriş tüketiminin teşvik edildiği bir düzenin giderek normalleştirildiğini belirten Yılmaz, ‘’Bir tarafta temel gıdaya erişmekte zorlanan milyonlar varken, diğer tarafta abartılı tüketim kültürü ve israf adeta teşvik edilmektedir. Gıda israfının ulaştığı boyutlar, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ahlaki bir soruna dönüşmüştür. Açlığın olduğu bir dünyada israf, yalnızca bir ekonomik tercih değil, vicdani bir çöküştür’’ dedi.
Yılmaz, ‘’Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şubesi olarak açıkça ifade ediyoruz: Tüketici hakları yalnızca alışveriş fişleriyle ilgili değildir; adil gelir dağılımı, sosyal devlet, demokratik denetim ve kamu yararını önceleyen bir ekonomi politikası ile doğrudan ilişkilidir. İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir ülkede tüketici haklarından söz etmek giderek daha da zorlaşmaktadır’’ değerlendirmesinde bulundu.





