Son günlerde artış gösteren sebze ve meyve fiyatlarıyla ilgili Gaziantep Yaş Sebze ve Meyve Hali Komisyoncuları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Süral, İLKHABER Gazetesi’ne açıklama yaptı.

Herkes, satışlarımızı veya kazançlarımızı kontrol edebilir

Sebze fiyatlarında yaşanan artışın sebze haliyle alakası olmadığını söyleyen Süral, ‘’Bizler günah keçisi değiliz. Herkes, satışlarımızı veya kazançlarımızı kontrol edebilir. Ondan sonra dışarıdaki pazarcıları ve marketleri denetlesinler’’ dedi.

Fiyatların artması kesinlikle sebze haliyle alakalı bir durum değil

Hava şartlarının ürünlerin yetişmesine müsaade etmediğini kaydeden Süral, ‘’Ürünler daha çok geceleri gelişir ama geceleri çok aşırı soğuk olmasından dolayı bazı sera ürünlerde bir kısıtlanma yaşandı. Ondan dolayı fiyat yükselişi oldu. Bu fiyatların artması kesinlikle sebze haliyle alakalı bir durum değil. Bunun yanı sıra bir de Ramazan ayı faktörü var. Özellikle Ramazan nedeniyle talep biraz fazla oldu. Bu kısıtlı olan ürünlerde fiyatın yükselmesine neden oldu’’ açıklamasını yaptı.

Akaryakıta gelen zammı hiçbir şekilde ürüne yansıtabilme şansımız yok

Akaryakıta gelen zamların kendilerini dolaylı olarak etkilediğini dile getiren Süral, ‘’Akaryakıta gelen zam dolaylı yollardan bize etki ediyor. Ancak akaryakıta gelen zammı hiçbir şekilde ürüne yansıtabilme şansımız yok. Bunlar bizden tamamen kayıp olarak çıkıyor. Her hafta ödediğimiz navlun ücretleri yukarıya doğru tırmanırken, ürünlere hiçbir şekilde zam yapamıyoruz’’ ifadelerini kullandı.

Gelir gider arasındaki makas çok açık

Süral, ‘’Gelir gider arasındaki makas çok açık. Giderimiz artış gösterirken gelirlerimiz astronomik bir şekilde düşüş gösteriyor. 3-4 aylık süreç içerisinde para kazandım diyecek hiçbir esnaf yok. 128 iş yerinin tümü de kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Çarklar çok zor şartlar altında dönüyor. Nakit para yok, kredi kartıyla alışveriş yapıyorlar. 20 günde dönmesi gereken kredi kartlarımız bankadan tarafından 40 güne çıkarıldı. Aylık masraflarımızı çıkarırsak bizden iyisi yok. Ya üretim yerlerine borçluyuz veya üretim bedeli karşılığında çek vermişiz. Bu şekilde çarkı döndürmeye çalışıyoruz’’ şeklinde konuştu.

Belediyelerimiz bildirimcilere müdahale etmek zorunda

‘Şu anda çok sisli bir ortamdayız’ diyen Süral, ‘’Geleceğimiz konusunda kaygılarımız var. İşler her geçen gün daha da azalıyor. Belediye rüsumu, maliye giderlerimiz çok yüksek olmasına karşı dışarıda bildirimci diye tabir edilen birçok kişi bulunuyor. Ticaret İl Müdürlüğü’ne başvuru yapan, vergi kimlik numarası olan herhangi birisi bildirimci olarak dilediği ürünü dışarıda pazarlayabiliyor. Dolayısıyla haksız rekabete maruz kalıyoruz. Belediyelerimiz bildirimcilere müdahale etmek zorunda’’ değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Leyla Aysun GÖKŞEN