İşçilik, sigorta primleri ve dükkan kiralarının artmasının yanı sıra 50 kilogram unun 700 liradan 1000 liraya yükselmesi, akaryakıtın litresinin 75 TL’yi geçmesi sektörü zor durumda bıraktı. Artan maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesi veren fırıncı esnafı zam talebinde bulundu.
Gaziantep’te ekmek fiyatlarının Türkiye’nin gerisinde kaldığını söyleyen Gaziantep Fırıncılar Odası Başkanı Şıho Karaoğlan, ‘’Ülke genelinde birçok ilde somun ekmeği 17,5 liradan satılırken, biz ise halen 12,5 liradan satıyoruz. Akaryakıt zamlandı, işçilik arttı, maliyetler arttı. Dolayısıyla şu anda fırıncı zarar ediyor. İlerleyen zamanlarda somun ekmeğinin 15 lira olması için talep de bulunacağız. Kısacası artan maliyetler karşısında zam kaçınılmaz’’ dedi.
En kısa zamanda olumlu bir netice almayı düşünüyoruz
Gelir gider arasındaki makasın açıldığına dikkat çeken Karaoğlan, ‘Hemen hemen her fırınlarımıza yakın ‘Haydi’ büfeleri var. Biz 12,5 liraya ekmek satarken, Haydi büfelerinde 7 liraya ekmek satılıyor. O nedenle Büyükşehir Belediyesi ile görüşmeler gerçekleştirdik, aradaki fiyat makasının azaltılmasını istedik. Bu konuda en kısa zamanda olumlu bir netice almayı düşünüyoruz’’ şeklinde konuştu.
Çarkı döndürmek için zam almak zorundasınız
Başkan Karaoğlan, ‘’Şu anda bir fırıncı günlük 20 bin ekmek üretimi yapması gerekirken, 5 bin üretimi zor yapıyor. Hiçbir şekilde giderlerden kısma imkanınız yok. Ekmeğin fiyat 12,5 lira olduğu dönemde un fiyatı 700 lira civarındayken şimdi 1000 liraya yükseldi. Akaryakıtın litresine yüzde 50 dolaylarında zam geldi. Bunun yanı sıra işçilik, sigorta primleri ve dükkan kiraları da yükseldi. En düşük dükkan kirası 150 bin lira. Yani gider artarken, gelir azalıyor, bunun sonucunda ise çarkını döndürmek için zam almak zorundasın’’ değerlendirmesinde bulundu.
Şehrimizde iki fırın arası mesafe kısalıyor
Gaziantep’te günlük 600 bin somun ekmeğinin üretildiğini kaydeden Karaoğlan, ‘’1990’lı yıllarda kentin nüfusu 70-800 bin civarındaydı, o zamanlar şimdikinden daha fazla ekmek üretimi yapılıyordu. Çünkü her somun fırınına yakın bir pide fırını açıldı. Karataş’ta, sadece 5 somun fırını var, geri kalan pide fırını. İbrahim’lide ise hiç somun fırını yok. Ayrıca belediyeler alabildiğine inşaatçılara fırın ruhsatı veriyor. Avrupa’da her fırın arası 1 kilometre iken, şehrimizde iki fırın arası mesafe kısalıyor. Bu şekilde olmamalı’’ diye konuştu.
Odamızı hak ettiği noktaya taşıyacağız
Sektörün birçok sorunu bulunduğunu ama bu sorunları çözmek için mücadele edeceklerini ifade eden Karaoğlan, ‘’Suriye ekmeklerinden tutunda girdi maliyetlerine, ara eleman sorunundan daha birçok konuda sorunlarımız bulunuyor. Ancak bu sorunları çözmek için projelerimiz hazır. Zaman içerisinde sorunlarımızı çözeceğiz ve odamızı hak ettiği noktaya taşıyacağız. Tabii bunları esnafımız ile birlikte birlikte yapacağız’’ ifadelerini kullandı.
Birçok noktada satışı yapılan Suriye ekmeklerinin sektöre büyük zarar verdiğini sözlerine ekleyen Karaoğlan, ‘’Suriyeliler’in kendilerine göre has ekmekleri var. Suriyeliler fırın açmış, ekmek üretimi yapıyorlar. Dolayısıyla bizimle bir rekabet halindeler. Aynı şekilde marketlerde bizimle rekabet ediyorlar. Yüzlerce ürün olmasına karşın sadece ekmekleri uygun satıyorlar. Tabii bunlar Gaziantep’te faaliyet gösteren 120’ye yakın fırınımız zarar veriyor’’ değerlendirmesini yaptı.





