Sosyalist Cumhuriyet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, ‘’Gelirlerin temel ihtiyaçları karşılamaya yetmemesi, kredi kartı ve bireysel kredi kullanımını zorunlu hale getirmiştir. Binlerce aile gıda alışverişini kredi kartıyla yapmakta, elektrik, su ve doğalgaz faturalarını kartla ödemekte, borcu borçla kapatmaya çalışmaktadır’’ dedi.
Kredi kartı, yaşamı sürdürebilmenin zorunlu aracına dönüştü
Kredi kartının artık bir ödeme aracı olmaktan çıktığını ve yaşamı sürdürebilmenin zorunlu aracına dönüştüğünü kaydeden Soycan, ‘’Alım gücü düştükçe borç artmakta, borç arttıkça yeni borçlar doğmaktadır. Gaziantep’te geniş kesimler için sorun artık harcama yapmak değil, hayatta kalabilmek için borçlanmaktır. Bu borç yükü beraberinde icra dosyalarını getirmiştir. Kentte icra dairelerine ulaşan dosya sayısının çok yüksek seviyelere çıktığı bilinmektedir. Bu tablo, Gaziantep’in ekonomik büyüklüğü ile halkın yaşam koşulları arasındaki derin çelişkiyi ortaya koymaktadır’’ açıklamasını yaptı.
İnsanlar evlerine haciz gelme korkusuyla yaşıyor
Soycan, ‘’İcra dosyalarındaki artış; işsizliğin, güvencesiz çalışmanın, düşük ücret politikasının ve özelleştirmelerle birlikte hızla yükselen yaşam maliyetinin doğrudan sonucudur. İcra tehdidi artık yalnızca borçluların değil, ailelerin tamamının yaşamını belirleyen bir baskı unsuru haline gelmiştir. İnsanlar evlerine haciz gelme korkusuyla yaşamakta, bu durum toplumsal huzursuzluğu derinleştirmektedir’’ değerlendirmesini yaptı.
Suç oranlarındaki artış ekonomik krizin ve sosyal adaletsizliğin sonucu
‘Yaşanan ekonomik çöküş yalnızca yoksulluğu değil, suç oranlarındaki artışı da beslemektedir’ diyen Soycan, ‘’Geçim sıkıntısı, işsizlik, borç ve çaresizlik derinleştikçe toplumsal çözülme hızlanmakta; insanlar hayatta kalabilmek için yasa dışı yollara itilmekte ya da bu düzenin yarattığı gerilim içinde suça sürüklenmektedir. Suç oranlarındaki artış bireysel bir ahlak sorunu değil, doğrudan doğruya ekonomik krizin ve sosyal adaletsizliğin sonucudur. Açlık sınırında yaşamaya zorlanan, borç batağına sürüklenen, geleceği elinden alınan bir toplumda suçun artması tesadüf değildir. Bu düzen, insanları suça iten bir suç makinesi haline gelmiştir. Şehrimizin, halkımızın ve doğamızın bu çarkın içinde ezilmesi kabul edilemez’’ eleştirisinde bulundu.
Yurttaşlar için sicil affı çıkarılmalı
Dar gelirli yurttaşların ve küçük esnafın birikmiş vergi borçlarının silinmesi ya da uzun vadeye yayılması gerektiğini vurgulayan Soycan, ‘’Kredi kartı ve kredi borcu nedeniyle kara listeye alınan yurttaşlar için sicil affı çıkarılmalı, insanların yeniden ekonomik hayata katılmasının önü açılmalıdır. Borçların faiz yükü azaltılmalı, yapılandırmalar anapara üzerinden yapılmalıdır. Emekli maaşları ve ücretler gerçek yaşam maliyetlerine göre yükseltilmelidir. Doğalgaz, elektrik, su ve ulaşım hizmetleri yeniden kamusal bir anlayışla ele alınmalı, dar gelirli kesimler için sosyal tarife uygulanmalı, kira artışları denetim altına alınmalıdır’’ ifadelerini kullandı.





