Türkiye İstatistik Kurumu verilerine 2020 yılında 3 bin civarında çiftin boşandığı Gaziantep’te aradan geçen 5 yıllık süreçte bu sayı 58 bin 993’e yükseldi. Ayrıca 5 yıl içerisinde 10 olan aile mahkemesinin sayısının 18’e yükselmesi boşanmalarda yaşanan artışı gözler önüne serdi.
Gaziantep’te boşanma davalarında son yıllarda dikkat çekici bir artışın yaşandığını belirten Av. Hasan Bilici, boşanmaların temelinde çoğunlukla ekonomik sorunların bulunduğunu belirtti.
Özellikle son beş yıl içerisinde boşanma davalarında en az yüzde 150 oranında artışın gözlemlendiğini ifade eden Bilici, ‘’Yine Aile Mahkemeleri sayısı 2021’de 10 iken, 2026 yılında 18'e çıkarılmıştır. Bunlar da aile Mahkemesi, nafaka davalarının sayısının arttığını göstermektedir’’ ifadelerini kullandı.
Boşanma sürecinde en büyük sorunlardan biri nafaka davaları
Boşanma sürecinin ardından en büyük sorunlardan birinin nafaka davaları olduğunu dile getiren Bilici, nafakanın düşük bağlanması halinde daha sonra artırım davalarının açıldığını ve bunun hem yargı mercilerini yorduğunu hem de etkin sonuç alınmasını zorlaştırdığının altını çizdi. ‘’Sosyal inceleme raporları çoğu zaman yetersiz kalıyor. Bu raporlar üzerinden daha kapsamlı ve rasyonel bir düzenleme yapılabilir. Gerekli araştırmaların daha sağlıklı yapılması ve resen araştırma ilkesinin daha rasyonel araç ve birimlerce yapılması önem arz ediyor” şeklinde konuştu.
Tedbir nafakası toplumda önemli bir tartışma haline geldi
Boşanma sürecinde verilen nafakanın “tedbir nafakası” olarak adlandırıldığını hatırlatan Bilici, bu konunun son dönemde toplumda önemli bir tartışma haline geldiğini vurguladı. ‘’Bazı hakimler hakkaniyetli kararlar veriyor ancak bazı kararlarda tarafların ekonomik durumunu yeterince dikkate alınmıyor. Örnek olarak işsiz ve epilepsi hastası bir kişiye aylık 15 bin lira nafaka verilmesine karar verilirken, mal varlığını başkasına devreden bir kişinin iki çocuğu için aylık 3’er bin lira nafaka ödemesine hükmedilmesinin hakkaniyet sınırlarını zorluyor açıklamasını yaptı.
Adalete olan güven zedeleniyor
Tedbir nafakasına ilişkin adil olmayan kararların vatandaşların adalete olan güvenini zedeleyebildiğini aktaran Bilici, bu konuda yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu kaydetti. Uzun süreli nafaka uygulamalarının tarafları zorladığını sözlerine ekleyen Av. Bilici, ‘’Bazı kişiler nafaka almaya devam edebilmek için imam nikâhıyla yaşamayı tercih edebiliyor ve bun haksız kazanç doğurabiliyor. Bu nedenle nafaka şartlarının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Nafakanın ödenmemesi durumunda cezai yaptırımlar devreye giriyor
Nafakanın tamamen hâkimin takdirine bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Bilici, çocuk nafakalarında da ciddi dengesizlikler bulunduğunun altını kalın harflerle çizdi. ‘’İlkokul çağındaki bir çocuk için aylık 3 bin lira nafaka yetersiz. Nafakanın ödenmemesi durumunda ise cezai yaptırımlar devreye giriyor. Buna göre, nafakanın üç ay ödenmemesi halinde üç aya kadar hapis cezası uygulanabiliyor. Bu durum bazı sosyal sorunlara da yol açabiliyor’’ dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kapsamlı çalışma yapmalı
Av. Hasan Bilici, nafaka miktarlarının ailelerin ekonomik durumları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ifade ederken, hukuk bürolarına en sık gelen şikayetlerden birinin nafakaların adaletsiz biçimde belirlenmesi olduğunu belirtti, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu konuda kapsamlı bir çalışma yapmasının faydalı olacağını söyledi.



