‘Erişilebilirlik yalnızca büyük projelerle değil, doğru planlama ve süreklilikle mümkündür’ sözleriyle konuşmasına başlayan Türkiye Körler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, ‘’ Yapılan her düzenlemenin sahada gerçekten işe yarayıp yaramadığına bakmak, en az o düzenlemeyi yapmak kadar önemlidir’’ dedi.

Toplu taşıma, şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası

Ulaşımda güven duygusunun önemli ve toplu taşımanın, şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğuna dikkat çeken Çetin, ‘’Durak bilgisinin sesli anonsla verilmesi, araç içi bilgilendirmelerin düzenli çalışması ve personelin farkındalığı, görme engelli bireyler için ulaşımı daha güvenli hâle getirir. Bu tür uygulamalar, yalnızca engelliler için değil; yaşlılar, çocuklar ve şehre yabancı olan herkes için de hayatı kolaylaştırır’’ açıklamasını yaptı.

Bir şehirde yaşamanın işe gidebilmenin, sokağa çıkabilmenin, bir yere tek başına ulaşabilmek demek olduğunu kaydeden ‘’Görme engelli bireyler için ise bu günlük hayat, çoğu zaman küçük ama sürekli engellerle doludur. Bu engeller yalnızca fiziksel değil; bazen bir kaldırımla, bazen bir internet sitesiyle, bazen de iyi niyetli ama eksik bir uygulamayla karşımıza çıkar’’ ifadelerini kullandı.

Küçük dokunuşlar, görme engelli bir bireyin şehirle kurduğu bağı güçlendirir

Çetin, ‘’Erişilebilirlik küçük dokunuşlarla başlar kaldırımlardaki hissedilebilir yüzeyler, sesli yaya geçitleri, doğru yerleştirilmiş yönlendirme levhaları. Bunlar aslında herkesin aşina olduğu ama çoğu zaman fark edilmeden geçilen detaylardır. Oysa bu küçük dokunuşlar, görme engelli bir bireyin şehirle kurduğu bağı güçlendirir’’ şeklinde konuştu.

İstihdam, karşılıklı güven ve uyum meselesidir

Fırsat verildiğinde görme engelli bireyler çalışmak, üretmek ve topluma katkı sunmak istediklerini sözlerine ekleyen Çetin, ‘’Bazen iş ortamlarının yeterince erişilebilir olmaması, bu isteğin önünde engel oluşturur. Oysa küçük düzenlemeler ve doğru görev dağılımlarıyla birçok iş alanı herkes için ulaşılabilir hâle gelebilir. İstihdam, yalnızca bir sayı meselesi değil; karşılıklı güven ve uyum meselesidir’’ değerlendirmesinde bulundu.

Yaşadığımız şehirleri herkes için daha kapsayıcı hâle getirmek mümkün

Sağlık raporuna değinen Çetin, ‘’Engelli sağlık raporları, bireyin ihtiyaç duyduğu hizmetlere erişmesini kolaylaştırmak için vardır. Ancak rapor alma ve yenileme süreçlerinin karmaşık olması, farklı değerlendirmelerin yapılması zaman zaman kafa karışıklığına ve mağduriyetlere yol açabilmektedir. Bu süreçlerin daha anlaşılır, daha tutarlı ve bireyi yormayan bir yapıya kavuşması, herkes için büyük bir kazanım olacaktır. Birlikte daha yaşanabilir bir şehir görme engelliler, ayrıcalık değil; şehir hayatının doğal bir parçası olarak görülmek ister. Erişilebilir bir şehir, aslında herkes için daha yaşanabilir bir şehirdir. Küçük adımlar, doğru dinleme ve ortak akılla; yaşadığımız şehirleri herkes için daha kapsayıcı hâle getirmek mümkündür’’ dedi.

Kaynak: Özer KARINCA