Bazı firmaların Şeker Kanunu kapsamında belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ederek piyasaya ürün sürdüğünün tespit edildiğini belirten Gürlek, İstanbul merkezli 8 ilde 25 şirkete yönelik operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.
Soruşturma kapsamında 26 adreste arama ve evraka el koyma işlemi yapılırken, şirket yöneticisi olduğu belirlenen 47 şüpheli de ifadelerinin alınması amacıyla çağrı yoluyla ifadeye çağırıldı.
“Yasa dışı faaliyetlerin
üzerine kararlılıkla gidiyoruz”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, halk sağlığı, devletin vergi gelirleri ve ekonomik düzeni hedef alan yasa dışı faaliyetlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.
Kamu kurumları arasındaki koordinasyonun çok yönlü suçlarla mücadelede önemli olduğunu belirten Gürlek, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların birlikte hareket ettiğini söyledi.
Gürlek, açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın sağlığını, devletimizin vergi gelirlerini ve ekonomik düzenimizi hedef alan her türlü yasa dışı faaliyetin üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Nişasta bazlı şeker
ürünlerinde kota
ihlali tespit edildi
Soruşturmanın başlangıcında Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığının denetimleri ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemelerinin etkili olduğu belirtildi.
Yapılan incelemelerde, nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti yapan bazı firmaların Şeker Kanunu ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ettiği tespit edildi.
Bakan Gürlek, söz konusu firmaların iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki bazı ürünleri piyasaya sürdüğünün belirlendiğini açıkladı.
Ürünlerin farklı isimlerle
faturalandırıldığı iddiası
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından birini ise ürünlerin faturalandırılması oluşturdu.
İncelemelerde bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin farklı isimler kullanılarak gizlendiğinin belirlendiğini aktaran Gürlek, ürünlerin “maltodekstrin”, “glukoz”, “nişasta”, “fruktoz” ve benzeri adlarla faturalandırıldığını ifade etti.
Gürlek, “Faturada gösterilen ürün ile fiilen teslim edilen ürün cinsi arasında farklılıklar bulunduğu anlaşılmıştır” dedi.
Söz konusu tespitlerin ardından adli soruşturmanın kapsamı genişletilirken, firmaların ticari faaliyetleri ve düzenlenen belgeler de incelemeye alındı.
8 ilde 26 adrese eş zamanlı işlem
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından eş zamanlı adli işlemler gerçekleştirildi.
Operasyonun İstanbul merkezli olmak üzere 8 ilde düzenlendiği bildirildi. Operasyon kapsamında İstanbul’un yanı sıra Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana’da çalışma yapıldı.
Toplam 26 adreste arama gerçekleştirilirken, 25 şirkete yönelik evraka el koyma işlemi uygulandı. Soruşturma kapsamında şirketlerin ticari faaliyetlerine ilişkin belgelerin incelenmek üzere muhafaza altına alındığı belirtildi.
47 şüpheli ifadeye çağrıldı
Soruşturma kapsamında şirket yöneticisi olarak belirlenen 47 şüpheli hakkında da adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerin ifadelerinin alınması amacıyla çağrı yoluyla emniyete davet edildiği bildirildi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında elde edilen belge ve bilgilerin yanı sıra şüphelilerin ifadelerinin de değerlendirmeye alınacağı kaydedildi.
5 farklı suç başlığı inceleniyor
“Şeker Soruşturması” kapsamında incelemelerin birden fazla suç yönünden sürdürüldüğü bildirildi.
Soruşturmanın; “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti”, vergi kaçakçılığı, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma, özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme suçları yönünden yürütüldüğü açıklandı.
Böylece soruşturmanın yalnızca kota ve iç piyasa satış sınırlamalarına ilişkin iddialarla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda vergi kaybı, yanıltıcı belge ve piyasa fiyatlarının etkilenmesine yönelik iddiaları da kapsadığı belirtildi.
“Halk sağlığını tehlikeye
atan hesabını verecek”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın halk sağlığı, tüketici güveni ve piyasa düzeni açısından önem taşıdığını belirterek, kamu kurumları arasındaki koordinasyonun devam edeceğini ifade etti.
Soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, çalışmalara katkı sağlayan kurumlara teşekkür etti.
Bakan Gürlek, açıklamasını
şu sözlerle tamamladı:
“Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir.”
Soruşturmanın seyri takip edilecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmanın, operasyon kapsamında elde edilen belge ve bulguların incelenmesiyle devam edeceği bildirildi.
Yetkililer, halk sağlığının korunması, tüketici güveninin sağlanması, vergi kayıplarının önlenmesi ve piyasa düzeninin korunmasına yönelik incelemelerin çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü belirtti.