Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmelerin, birçok sektörde olduğu gibi özel öğretim kurumlarını da önemli ölçüde etkilediğini açıklayan Eğitimci Bilal Yağdıran ‘’Yüksek enflasyonun yanı sıra personel, kira, yemek, servis, enerji, eğitim materyalleri ve diğer işletme giderlerindeki artışlar, özel okulların maliyetlerini ciddi biçimde yükseltmiştir’’ dedi.

Eğitim sektörü iki yönlü ekonomik baskıyla karşı karşıya

Yağdıran, ‘’Ekonomik koşulların diğer tarafında ise veliler bulunmaktadır. Ailelerin gıda, barınma, ulaşım ve diğer temel harcamalarının artması, eğitim için ayırabilecekleri bütçeyi sınırlandırmaktadır. Dolayısıyla özel öğretim sektörü bugün iki yönlü bir ekonomik baskıyla karşı karşıyadır. Bir tarafta hızla yükselen okul maliyetleri, diğer tarafta eğitim ücretlerindeki artışlara karşı giderek daha hassas hâle gelen veliler bulunmaktadır’’ şeklinde konuştu.

Mevcut sorun yalnızca ekonomik koşullardan kaynaklanmıyor

Mevcut sorunun yalnızca ekonomik koşullardan kaynaklanmadığına dikkat çeken Yağdıran, ‘’Son yıllarda özel okul sayısında yaşanan hızlı artışa karşılık özel okulları tercih eden öğrenci sayısının aynı ölçüde artmaması, sektörde önemli bir arz-talep dengesizliğini de beraberinde getirmiştir. Millî Eğitim Bakanlığının 2024-2025 eğitim öğretim yılı verilerine göre Türkiye’de 14 bin 700 özel okul bulunmakta; bu okullarda 1 milyon 539 bin 579 öğrenci eğitim görmekte ve 177 bin 738 öğretmen görev yapmaktadır. Bu veriler, özel öğretimin artık eğitim sisteminin sınırlı bir alanı olmadığını; öğrencileri, öğretmenleri, çalışanları ve aileleriyle birlikte milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiren önemli bir sektör hâline geldiğini göstermektedir’’ ifadelerine yer verdi.

Öğrenci sayısı bir yıl içerisinde yaklaşık 92 bin azalmıştır

Öğrenci sayısındaki değişime değinen Yağdıran, ‘’Dikkat çekici bir diğer gelişme ise öğrenci sayısındaki değişimdir. 2023-2024 eğitim öğretim yılında özel okullarda 1 milyon 631 bin 192 öğrenci bulunurken, 2024-2025 eğitim öğretim yılında bu sayı 1 milyon 539 bin 579’a gerilemiştir. Başka bir ifadeyle özel okullardaki öğrenci sayısı bir yıl içerisinde yaklaşık 92 bin azalmıştır. Bu tablo, özel öğretim sektöründe bundan sonraki dönemde yalnızca yeni okul açılışlarının değil, mevcut kurumların ekonomik sürdürülebilirliğinin de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır’’ değerlendirmesinde bulundu.

Özel okul sayısındaki artışı tek bir nedene bağlamayan Yağdıran, ‘’Geçmiş yıllarda uygulanan eğitim ve öğretim destekleri, dershanelerin dönüşüm süreci, eğitim sisteminde yaşanan değişiklikler ve özel öğretime yönelik talebin artması, sektöre yeni yatırımlar yapılmasını teşvik etmiştir. Ancak özel okul kapasitesi artarken ailelerin ekonomik imkânları ve özel okullara yönelik talep aynı oranda gelişmemiştir’’ açıklamasını yaptı.

Temel sorun giderek daha belirgin hâle gelmektedir

Yağdıran, ‘’Özellikle bazı il ve ilçelerde aynı öğrenci kitlesine ulaşmaya çalışan çok sayıda özel okul bulunmaktadır. Bu durum kurumlar arasında yoğun bir öğrenci ve fiyat rekabetine neden olmaktadır. Diğer taraftan özel okulların giderlerinin önemli bir bölümü zorunlu harcamalardan oluşmaktadır. Öğretmen ve personel ücretleri, SGK giderleri, kira, yemek, servis, enerji, güvenlik, temizlik, bakım-onarım, eğitim materyalleri ve teknolojik altyapı giderleri sürekli artmaktadır. Özel okullar açısından nitelikli öğretmenin kurumda tutulması da önemli bir mali sorumluluk oluşturmaktadır. Çünkü eğitim kurumlarının temel unsuru fiziki yapılarından önce öğretmen kadrolarıdır. Buna karşılık velilerin ödeme gücünün de aynı ekonomik koşullardan etkilendiği unutulmamalıdır. Bu nedenle özel öğretim sektörünün önündeki temel sorun giderek daha belirgin hâle gelmektedir’’ tespitini yaptı.

Kaynak: Özer KARINCA