Türkiye’nin en büyük metropolleri arasında yer alan ve 2,5 milyonun kişinin yaşamını sürdürdüğü Gaziantep’te her 2 bin kişiye bir diş hekimi düşüyor.

Türkiye genelinde her bin 500 kişiye bir diş hekimi düştüğünü hatırlatan Gaziantep Diş Hekimleri Odası Başkanı Yücel Özbaş, ‘’Avrupa’da 1000 ile bin 400 kişiye bir diş hekimi düşerken, Gaziantep’te ise her 2 bin kişiye bir diş hekimi düşüyor. 2030 yılında diş hekimi sayısının artmasıyla birlikte ülke genelinde her 750 kişiye bir diş hekimi düşecek’’ dedi.

Diş hekimlerinin son 5 yılda çok ciddi sorunlarla karşılayacağını söyleyen Özbaş, ‘’İstanbul, Ankara ve Antalya bölgelerinde yoğunluk çok daha fazla kentimizde ise Kahramanmaraş depremlerinden sonra diş hekimi sayısı artışında bir azalma oldu. Bu süreçte şehrimizden giden çok fazla diş hekimi oldu. Yani son iki yılda diş hekimi sayısı yüzde 10 bile artmadı’’ tespitini yaptı.

Her yıl 10 diş hekiminin mezun olduğunu dile getiren Özbaş, ‘’Türkiye koşullarına göre kentimizde 2 bin kişiye bir diş hekimi düşmesi az. Diş sağlığımıza önem veren bir toplum değiliz. İstatistiklere göre Avrupa’ya göre diş sağlığına 10 kat daha az önem veriyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde mezun sayısı artacak. Yeni mezunların istihdamına yönelik Türk Diş Hekimleri Birliği’nin çalışmaları var. Örneğin; bazı tıbbi ürünler satan firmalara diş hekimi istihdamını mecbur kılmak isteyeceğiz’’ ifadelerini kullandı.

Başkan Özbaş, ‘’Kamu kurumlarında yeteri kadar istihdam var. Bir diş hekimi istihdam etmek için ciddi bir yatırım yapmak gerekiyor. Her diş hekimi için bir ünit ve ekipman olması gerekiyor. Daha fazla diş hekimi istihdamı için fiziki koşulların hazırlanması lazım. Şehrimizde 3 ADS var ve bu sayısının yükseltilmesi planlanıyor’’ şeklinde konuştu.

Birçok diş hekiminin yurt dışına gittiğini kaydeden Gaziantep Diş Hekimleri Odası Başkanı Yücel Özbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Gaziantep’ten birçok diş hekimi arkadaşımız İngiltere, Fransa ve Almanya’ya gidiyor. Bu ülkelerdeki denklik sürecini atlattıkları zaman mesleklerini yapabilecekler. Bunun yanı sıra tüm malzemelerimiz dolar ve Euro’ya bağlı. Bunlar yükseldikçe malzeme fiyatlarımızda yükseliyor. Bu fiyat artışını ücretlere yansıtmakta zorlanıyoruz.’’ 

Kaynak: Hüseyin KARATAŞ