Büyük bir heyecanla başlayan hububat hasadında sona gelindi. Hasadın yüzde 95’i tamamlandı.
‘Hububatta üretim var, kazanç yok, çiftçi destek ve adil piyasa bekliyor’ diyen Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, hububat sezonunu İLKHABER Gazetesi’ne değerlendirdi.
Tarımsal üretimin yalnızca tarladaki verimle değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Çolak, asıl sorunun üreticinin ürününü hak ettiği değerde satamaması olduğunun altını kalın harflerle çizdi.
Çiftçimiz her geçen yıl daha yüksek maliyetlerle üretim yapıyor
2025 yılında doğa şartlarının üreticileri zorladığını kaydeden Çolak, ‘’2026 yılında ise iklim daha elverişliydi ancak bu kez ekonomik şartlar çiftçimizi zorladı. Üretim var ancak kazanç yok. Çiftçimiz her geçen yıl daha yüksek maliyetlerle üretim yapıyor. Hasat sonunda ise emeğinin karşılığını almakta zorlanıyor’’ açıklamasını yaptı.
Çiftçi yüksek üretim maliyetleri ve düşük gelir nedeniyle zor bir sezon geçirdi
Şahinbey’de hububat hasadının büyük ölçüde tamamlandığını hatırlatan Çolak, ‘’Üreticiler 2026 sezonunu verim açısından geçen yıla göre daha iyi, ekonomik açıdan ise beklentilerin altında tamamladı. 2025 yılında kuraklık ve ilkbahar döneminde yaşanan zirai don nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşayan üreticiler, 2026 yılında iklim şartlarının daha uygun seyretmesiyle üretimde toparlanma yaşasa da bu kez yüksek üretim maliyetleri ve düşük gelir nedeniyle zor bir sezon geçirdi’’ ifadelerini kullandı.
Şahinbey çiftçileri üretimden vazgeçmedi
Çolak, ‘’2025 yılında dekara toplam maliyet 3 bin 334 TL’ye ulaşırken özellikle buğday ve arpa üretiminde birçok bölgede önemli verim kayıpları yaşandı, bazı üreticiler yüzde 40-50'lere varan rekolte düşüşleriyle karşı karşıya kaldı. Kuraklık ve don olayları nedeniyle birçok tarla beklenen verimi vermedi. Buna rağmen Şahinbey çiftçileri üretimden vazgeçmedi ve 2026 sezonuna yeniden umutla başladı’’ şeklinde konuştu.
Üretim maliyetleri tarihi seviyelere ulaştı
2026 yılının ise yağış rejimi ve iklim koşulları bakımından üretici lehine geçtiğini belirten Çolak, ‘’Verim geçen yıla göre artmasına rağmen üretici, artan maliyetler nedeniyle bu artışı gelirine yansıtamadı. Mazot, gübre, sertifikalı tohum, zirai ilaç, sulama, bakım ve işçilik giderlerinde yaşanan yükseliş, üretim maliyetlerini tarihi seviyelere taşıdı. Üretici, sezon boyunca yaptığı harcamaları karşılayacak bir kazanç elde edemediğini ifade ediyor’’ dedi.
TMO’nun açıkladı fiyat beklentiyi karşılamadı
Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların beklentiyi karşılamadığını sözlerine ekleyen Başkan Çolak, ‘’2026 yılı hububat alım fiyatlarının açıklanmasının ardından üreticiler en büyük hayal kırıklığını fiyatlarda yaşadı. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların, artan üretim maliyetlerini karşılamaktan uzak kaldığını ifade eden üreticiler, açıklanan rakamların sahadaki ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini dile getiriyor. 2026 yılı için TMO tarafından ikinci grup ürünlerde ekmeklik ve makarnalık buğday için ton başına 16 bin 500 TL, arpa için ise 12 bin 750 TL alım fiyatı açıklandı. Ayrıca ürün tesliminden sonra ödemelerin 45 gün içinde yapılacağı duyuruldu’’ değerlendirmesini yaptı.
Açıklanan fiyat ile üreticinin eline geçen fiyat aynı olmuyor
Çolak, ‘’Bugün çiftçimiz sadece fiyatın düşük olmasından şikayet etmiyor. Açıklanan fiyat zaten en yüksek kalite ürün için geçerli. Ürün tesliminde kalite kriterlerine göre yapılan değerlendirmeler sonucunda birçok üreticimizin ürünü daha düşük gruptan değerlendiriliyor. Böyle olunca açıklanan fiyat ile üreticinin eline geçen fiyat aynı olmuyor’’ diyerek sözlerini sürdürdü.
Hasat döneminde çiftçinin nakde ihtiyacı var
‘Şahinbey üreticilerinin en çok dile getirdiği sorunlardan biri de ödeme süreci oldu’ diyen Başkan Çolak, ‘’Hasat döneminde gübre, mazot, banka ve piyasa borçlarını ödemek zorunda kalan çiftçiler, ürün bedelini yaklaşık 45 gün bekleyemedikleri için ürünlerini daha düşük fiyatlarla özel sektöre satmak zorunda kaldı. Bu durum üreticiyi ekonomik açıdan daha da zorladı. Hasat döneminde çiftçinin nakde ihtiyacı var. Borçlarını ödemek zorunda. Ürün bedelini bir buçuk ay bekleme imkanı olmayan üretici, daha düşük fiyat teklif edilmesine rağmen ürününü tüccara satıyor. Böylece açıklanan alım fiyatının üretici açısından bir anlamı kalmıyor’’ vurgusu yaptı.
Artan maliyetler üreticinin kazancını eritti
Artan maliyetlerin üreticinin kazancını erittiğini aktaran Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Şahinbey'de hububat üretiminde en büyük gider kalemlerini mazot, gübre, sertifikalı tohum, zirai ilaç, biçerdöver ücreti, bakım giderleri ve işçilik oluşturuyor. Son yıllarda bu kalemlerde yaşanan artışlar nedeniyle üretim maliyetleri sürekli yükselirken, alım fiyatlarının aynı oranda artmaması çiftçinin karlılığını önemli ölçüde azalttı. Üreticiler, özellikle gübre ve mazot fiyatlarının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını, birçok çiftçinin kredi kullanarak üretim yaptığını ve hasat sonunda elde edilen gelirin borçları kapatmakta yetersiz kaldığını ifade ediyor.’’
Üreticiyi rahatlatacak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor
Çiftçilerin üretimden vazgeçmediğine dikkat çeken Çolak, üretimin devam etmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğinin altını kalın harflerle çizdi. ‘’Tarım sadece çiftçinin meselesi değil, ülkemizin gıda güvencesinin de temelidir. Üreticimizi güçlü tutacak her adım, geleceğe yapılmış önemli bir yatırım olacaktır. Tarımsal üretimin devamlılığı için yalnızca alım fiyatları açıklanması yeterli değil, üreticiyi rahatlatacak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor’’ çağrısında bulundu.
Üreticinin düşük faizli finansmana erişimi kolaylaştırılmalı
Başkan Çolak, taleplerini ve çözüm önerilerini şu sözlerle dile getirdi. ‘’Hububat alım fiyatları belirlenirken üretim maliyetleri esas alınmalı. TMO ödemeleri en geç 10-15 gün içerisinde tamamlanmalı. Kalite kriterleri üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli. Mazot, gübre, sertifikalı tohum ve zirai ilaç destekleri artırılmalı. Üreticinin düşük faizli finansmana erişimi kolaylaştırılmalı. Sulama yatırımları ve modern üretim tekniklerine yönelik destekler yaygınlaştırılmalı. Üretim planlaması güçlendirilerek çiftçinin gelir istikrarı sağlanmalı.’’
Verilecek her destek, yarının gıda güvencesine yapılmış bir yatırımdır
Üretimin stratejik önemine vurgu yapan Çolak, ‘’Çiftçimizin ayakta kalması yalnızca üreticinin değil, ülkemizin gıda güvenliği açısından da hayati önem taşıyor. Üretici kazanırsa tarım kazanır, tarım kazanırsa ülkemiz kazanır. Bugün üreticimize verilecek her destek, yarının gıda güvencesine yapılmış bir yatırımdır’’ değerlendirmesini yaptı. Adem Kesenek





