Son dönemde ‘İBAN’ mağdurları diye adlandırılan kişilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Kolay yoldan para kazanmak isteyenler, banka hesaplarını başkalarının kullanmasına izin vermesi sonucunda haklarında dolandırıcılık nedeniyle ceza yargılaması ve vergi kaçakçılığı nedeniyle yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kalıyorlar.
Av Erdal Emir, ‘’Hiçbir vatandaşın tanımadığı yahut tanıdığı kişilere banka hesaplarını kullandırmamaları, tanımadığı kişilerden sebebi belli olmayan paraları kabul etmemeleri, bu tür durumlarda kolluk kuvvetlerine durumu geciktirmeksizin bildirmeleri ve hesaplarını kapatmaları gerekir’’ dedi.
Suçu işleyen karteller, özellikle 18 yaşını yeni doldurmuş gençleri avına çekiyor
‘Ülkemiz, son zamanlarda özellikle gençlerin şüphelisi olduğu uyuşturucu kullanımı suçu ile yarışır derecede yeni bir suç ile tanıştı’ diyen Emir, ‘’Bu suç her ne kadar Türk Ceza Kanunda bahsi geçse de nadir işlenen suçlar arasındaydı. Fakat gerek teknolojinin ilerlemesi gerek işsizlik problemi ve ekonomik sıkıntılar ile geçim kaygısı özellikle genç nüfusu bu suçun şüphelisi yaptı’’ ifadelerini kullandı.
Emir, ‘’Halk arasında iban kullandırma, iban kiralama diye tanımı yapılsa da suçun tanımı; Türk Ceza Kanunu madde 158/1-f olan bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu olup suçun nitelikli halidir. Yani dolandırıcılık suçuna karışan bir şüpheli 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanırken, bahsi geçen suç nitelikli olması nedeniyle kanundaki cezası 2 yıldan ile 7 yıla kadar hapis cezası ile yargılanması yapılmaktadır. Hele ki bu suçun en az 3 kişi tarafından işlenmesi halinde ayrıyeten suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçu oluştuğundan cezalar kat ve kat artmaktadır’’ açıklamasını yaptı.
Suçu işleyen kartellerin hedefi gençler
Suçu işleyen kartellerin 18 yaşını doldurmuş gençleri hedef aldığını kaydeden Emir, ‘’Suçu işleyen karteller, özellikle 18 yaşını yeni doldurmuş gençleri avına çekerek sadece hesabınıza para girişi olacak ve bunun sonucunda kazanç elde edeceksiniz vaatleriyle banka hesaplarını kendi kontrollerine almasının devamında dolandırdığı kişilerden gelen paraları kendi namlarına geçirmektedirler. Suça alet edilen gençler kolay şekilde çalışmadan para kazanacaklarını hayal ederken hem haklarında dolandırıcılık nedeniyle ceza yargılaması hem de vergi kaçakçılığı nedeniyle yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kalmaktadır’’ şeklinde konuştu.
Şüphelilerinin ortalama yüzde 90 erkek
Ülkemizde bilişim sistemi kullanılarak dolandırıcılık suçunun artması nedeniyle savcılık birimlerinde yeni olarak bilişim suçları soruşturma büroları, yine ağır ceza mahkemelerinde bilişim suçları ihtisas mahkemeleri kurulmasının zorunlu hale getirdiğini aktaran Av. Emir, ‘’Bu suçların şüphelilerinin ortalama yüzde 90 erkek iken olup , yüzde 60 kısmı 18 ile 35 yaş arası gençlerden oluşmaktadır. Yapılan yargılamaların yüzde 65 kısmı hapis cezası mahkumiyeti ile sonuçlanmaktadır. Bir kişi adına açılan hesapla yüzlerce kişi dolandırıldığı için, suça karışan biri çok fazla ceza dosyasıyla karşılaşabilmektedir. Her bir dosyadan ceza alması ve bu dosyaların cezalarının birleşmesi neticesinde ömrünün uzun yıllarını cezaevinde geçirecektir’’ değerlendirmesini yaptı.
Adalet Bakanlığı’na seslenen Av. Erdal Emir, konuşmasını şöyle tamamladı: ‘’Adalet Bakanlığı’nın bu konuya hızlıca el atarak gerçek dolandırıcıları tespit ederek, suçtan menfaat elde edenleri cezalandırmaya yönelik uygulama getirmesi gerekir. Aksi halde gençlerin büyük çoğunluğu uzun yıllar cezaevi duvarlarına mahkum edilecektir.’’





