Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Panorama 25 Aralık Müzesi’nde, 18 Mayıs Müzeler Günü kapsamında açılan “İp ile Portre” sergisi ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Geleneksel sanat anlayışının dışında özgün bir teknikle hazırlanan eserler, sanatseverleri hem teknik hem de estetik açıdan farklı bir deneyimle buluşturdu.

Boya, baskı ya da dijital çıktı kullanılmadı

Sergide yer alan çalışmalar, 50x50 santimetre ölçülerindeki ahşap zemin üzerine çakılan yaklaşık 200 çivi ve bu çiviler arasında yönlendirilen iplerle oluşturuldu. Boya, baskı ya da dijital çıktı kullanılmadan hazırlanan eserlerde, iplerin üst üste gelmesiyle oluşan yoğunluk farkları sayesinde portreler ortaya çıkarıldı.

Görenler şaşkınlıklarını gizleyemiyor

Ziyaretçilerin büyük bölümü ilk bakışta eserlerin altında bir fotoğraf ya da çizim bulunduğunu düşünürken, çalışmaların tamamen ip ve çiviler kullanılarak oluşturulduğunu öğrendiklerinde şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Yakından bakıldığında karmaşık bir ip ağı görülen eserler, belirli bir mesafeden bakıldığında ise net bir portreye dönüşüyor.

Eserler doğrudan müze çalışanları tarafından hazırlandı

Serginin en dikkat çekici yönlerinden biri ise eserlerin doğrudan müze çalışanları tarafından hazırlanmış olması. Aylar süren çalışma sürecinde Panorama 25 Aralık Müzesi personeli, hem üretim aşamalarında hem de teknik uygulamalarda aktif görev aldı. Bu yönüyle ise sergi, sanat çalışmasının yanı sıra aynı zamanda müze çalışanlarının ortak emeğini ve üretim kültürünü yansıtan özel bir çalışma oldu.

Farklı ve özgün bir sanat deneyimi sunmak istedik

Müzelerin yalnızca geçmişi anlatan mekânlar olmadığını, aynı zamanda yaşayan sanat alanları olarak da toplumla buluşması gerektiğini vurgulayan Panorama 25 Aralık Müzesi Yöneticisi Kadir Karabucak, ‘’18 Mayıs Müzeler Günü kapsamında ziyaretçilerimize farklı ve özgün bir sanat deneyimi sunmak istedik. İp ile portre tekniği; sabır, matematiksel hesaplama ve estetik bakışın bir araya geldiği oldukça özel bir çalışma alanı. Bu sergide yer alan eserlerin en dikkat çekici yönü ise boya ya da baskı kullanılmadan tamamen iplerin katmanlaşmasıyla oluşmasıdır’’ dedi.

Karabucak, eserlerin büyük bölümünü kendisi hazırladı

‘Ziyaretçilerimizin eserlerin karşısında durup uzun süre inceleme yapmaları, bu tekniğin ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor’ diyen Karabucak, sergide yer alan eserlerin hazırlanma sürecinin oldukça uzun ve titiz bir çalışma gerektirdiğini ifade etti. Her portrenin iplerin tek tek yönlendirilmesiyle ortaya çıktığını ve bu yönüyle eserlerin yoğun bir el emeği taşıdığını kaydeden Karabucak, sergide yer alan eserlerin büyük bölümünü bizzat kendisinin hazırladığının altını kalın harflerle çizdi.

Karabucak, çalışma arkadaşlarına teşekkür etti

Süreç boyunca Panorama 25 Aralık Müzesi’nde görev yapan ekip arkadaşlarının da çalışmanın ilk aşamasından son aşamasına kadar sergiye büyük katkı sunduğunu sözlerine ekleyen Karabucak, birçok portrenin müze çalışanları tarafından hazırlandığını, her bir eserde ekip çalışmasının ve ortak emeğin bulunduğunu belirterek tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Sergide, Antep Savunması’nın sembol isimleri arasında yer alan 25 kahramanın portresinin bulunduğunu ancak bu isimlerin yalnızca belirli şahsiyetleri temsil etmediğini belirten Karabucak, sergide yer alan her portrenin aslında Antep savunmasında şehit düşen on binlerce isimsiz kahramanın hatırasını temsil ettiğini aktardı.

Karabucak, “Bu eserlerde yalnızca bilinen kahramanların değil, adı tarihe geçmeyen nice insanın mücadelesini ve fedakârlığını da yaşatmaya çalışıyoruz. Sergide yer alan 25 isim, Antep savunmasının tamamını temsil eden sembol isimlerdir’’ açıklamasını yaptı.

Kaynak: Meral Kesenek