Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Acıoğlu, yaklaşık 50 bin üzerinde ruhsal engelli vatandaşın olduğunu vurguladı.
Ülkemizde yaklaşık 2 milyon bipolar hastası ruhsal engelli vatandaşlarımız var
Acıoğlu, ‘’Dünya ortalamasına göre ruhsal engellilikte oran şizofrenide yüzde 1, bipolarda ise yüzde 1.2 ila yüzde 1.6 aralığındadır. Bu orana göre ülkemizde yaklaşık sekiz yüz bin şizofreni ve yaklaşık iki milyon bipolar hastası ruhsal engelli vatandaşlarımız var. Ayrıca; çeşitli ağır ruhsal hastalıklar nedeniyle iş gücü kaybına göre ruhsal engel tanısı bu orana dahil değildir. Buna göre ruhsal engellilerin sadece birinci derece yakınlarını düşündüğümüzde Türkiye’de yaklaşık beş milyonu aşkın yurttaşın hayatının merkezinde ruhsal engellilik ve damgalama gerçeği vardır. Gaziantep’te ise yaklaşık elli bini aşkın ruhsal engelli yurttaşlarımız vardır’’ şeklinde konuştu.
Düzenli ilaç kullanımı ve toplumsal rehabilitasyon önemli
Ruhsal engelde düzenli ilaç kullanımının, toplumsal rehabilitasyonun ve damgalama ile mücadelenin büyük önem arz ettiğini kaydeden Acıoğlu, ‘’Tanı alma süreci damgalama dolayısıyla hasta ve yakınlarında sosyal şok, suçluluk, utanma ve sosyal çekinme oluşturup yalnızlaşma süreci başlatıyor. Bu, hastalıkla ilgili mücadelede maddi ve manevi yükü, hastalık ataklarını ve intihar riskini arttırıyor. Mücadelenin yükü hasta yakınlarında ise; sosyal yaşamda zorlanma ve çeşitli ruhsal hastalıkların meydana gelme riskini arttırıyor. Ruhsal engelliliğe bu nedenle halk sağlığı meselesi olarak bütüncül yaklaşım gerekmektedir’’ ifadelerine yer verdi.
Yeterli koordinasyon sağlanmaması önemli riskler oluşturuyor
Başkan Acıoğlu, ‘’Ruhsal engellilerin tedavi süreçlerinde rehabilite edildiği Toplu Ruh Sağlığı Merkezleri’ne erişimle, engel oranındaki uçurum engelliler açısından erişebilirlik meselesini açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca; toplu ulaşım dâhil tüm alanlarda engelliler damgalama kaynaklı erişebilirlik sorunu yaşıyor. Hastaların, hastalığı ve tedavi reddetmesiyle başlayan atak sürecinin doğru takibinin sağlanmaması atak sırasındaki şiddet olaylarını arttırıyor. Atak sürecinde 112 hizmetlerinde yeterli koordinasyon sağlanmaması önemli riskler oluşturuyor’’ dedi.
Ruhsal engelde korumalı iş yeri politikalarında yeterli yer alamıyor
Hasta yatışlarında idari ve hukuki sürecin gecikmesi nedeniyle atağı geçen hastalara zorunlu yatış uygulamasının insan hakları ihlallerini ortaya çıkardığına dikkat çeken Acıoğlu, ‘’Akıl ve Ruh Sağlığı Hastaneleri ve özel bakım merkezlerinde insan hakları ihlali ile ilgili yetkili kurumlar ve TBMM ilgili komisyonları yeterli çalışmalar yapmamaktadır. Ayrıca; ruhsal engellilerin çalışma hayatında maruz kaldığı haksız iş kayıpları ve mobing de önemli sorun teşkil ediyor. Ruhsal engelde hasta ve yakınlarına sosyal hizmet desteği ve takibi yetersiz kalmaktadır. Ruhsal engelde korumalı iş yeri politikalarında yeterli yer alamıyor’’ eleştirisini yaptı.
STK ve Kent Konseyleri’nde temsilin artması önem arz ediyor
‘Ruhsal engelde çözüm için öncelikle sağlıklı istatistiksel verilerle risk ve maliyet değerlendirmesi yapılmalıdır’ diyen Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Acıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Sosyal hizmet takibi, damgalama ile mücadele, toplum temelli tedavi, istihdam alanında sosyal kooperatifçiliğin ve korumalı iş yeri politikalarının etkin uygulanması büyük önem arz ediyor. Ayrıca; sanatsal ve sportif faaliyetlerle ile gönüllüğün, STK örgütlenmesinin ve Kent Konseyleri’nde temsilinin artması önem arz etmektedir. Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri’nin işlevselliği, görünürlüğü ve toplumsal bütünleşmesi tedavide verimlilik için önem taşıyor. Çözüm için ruhsal hastalık ve engelliliğe bütüncül olarak Ulusal Ruh Sağlığı Politikası temelinde yaklaşmak gerekiyor.’’





