Sağlık Bakanlığı, raporlu ilaç kullanan hastaların her ay yeniden doktora giderek reçete yazdırma zorunluluğunu kaldırmaya yönelik çalışma başlattı.

Kalıcı barış hasta yararının güvence altına alınmasıyla mümkün

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Bülent Yılmaz, ‘’Raporlu ilaçlara erişimi kolaylaştıran, hastane yoğunluğunu azaltan ve eczacıyı sağlık hizmetinin etkin bir paydaşı olarak konumlandıran her adımı destekliyoruz. Ancak kalıcı başarı; hasta yararının, ilaç güvenliğinin, mesleki sorumluluğun ve ekonomik sürdürülebilirliğin birlikte güvence altına alınmasıyla mümkündür’’ dedi.

Hastaların ilaçlarını doğrudan eczanelerden temin edebilmesi hedefleniyor

Sağlık Bakanlığı’nın, raporlu ilaç kullanan hastaların her ay yeniden doktora giderek reçete yazdırma zorunluluğunu kaldırmaya yönelik çalışma yürüttüğüne ilişkin açıklamalarını yakından takip ettiklerini söyleyen Yılmaz, ‘’Planlanan sistemle, hekim tarafından başlatılan ve rapor süresince değişmeden devam eden tedavilerde hastaların ilaçlarını doğrudan eczanelerden temin edebilmesi hedefleniyor’’ ifadelerini kullandı.

Mağduriyetler eczacının üzerine bırakılmamalıdır

Yılmaz, ‘’Düzenlemenin başarılı olabilmesi için öncelikle kapsamı, ilaçların hangi aralıklarla ve hangi miktarlarda verileceği, rapor süresi içindeki değişikliklerin nasıl izleneceği ve geri ödeme işlemlerinin nasıl yürütüleceği netleştirilmelidir. Medula ve ilgili sağlık sistemleri arasında kesintisiz veri paylaşımı sağlanmalı; sistem hatalarından kaynaklanan mağduriyetler eczacının üzerine bırakılmamalıdır’’ şeklinde konuştu.

Hastaların yalnızca rutin reçete yenileme işlemleri için hastanelere gitmek zorunda kalmamasının, özellikle yaşlı, hareket kabiliyeti kısıtlı ve birden fazla kronik hastalığı bulunan vatandaşlar açısından önemli bir kolaylık olduğunu dile getiren Yılmaz, ‘’Sağlık kuruluşlarının gereksiz iş yükünün azaltılması, hastaların zaman ve ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi ve ilaçlara düzenli erişimin kolaylaştırılması olumlu hedeflerdir. Ancak bir düzenlemenin başarısı, yalnızca hastanın işlemlerinin kolaylaşmasıyla ölçülemez. Bu sistemin hangi kurallarla işleyeceği, eczacıya hangi sorumlulukların verileceği ve bu sorumlulukların nasıl karşılanacağı da en az hastaya sağlayacağı kolaylık kadar önemlidir’’ açıklamasını yaptı.

Eczacının sorumluluğu artarken ekonomik yükü de artabilir

‘Eczacının sorumluluğu artarken ekonomik yükü de artabilir’ diyen Yılmaz, ‘’İlaç raporunun geçerli olması, hastanın klinik durumunun ve tedavi ihtiyacının bütün rapor süresi boyunca değişmeyeceği anlamına gelmez. Hastanın yeni bir ilaç kullanmaya başlaması, mevcut ilaçlarının değiştirilmesi, yan etki yaşaması veya aynı etken maddeyi içeren farklı ürünleri kullanması gibi durumlar dikkatle izlenmelidir. Bu nedenle sistem, eczacının yalnızca ilacı teslim ettiği bir mekanizmaya dönüştürülmemelidir. Eczacı; ilaç etkileşimleri, doz uygunluğu, mükerrer kullanım, tedaviye uyum ve olası sorunlar açısından mesleki değerlendirmesini yapabilmeli, gerektiğinde hastayı hekime yönlendirebilmelidir. Bunun için hekim ve eczacı arasındaki bilgi akışı güvenli ve kesintisiz olmalıdır’’ diye konuştu.

Diğer önemli konu ise ekonomik sürdürülebilirlik

Diğer önemli konunun ise ekonomik sürdürülebilirlik olduğunu Yılmaz, ‘’Eczaneler, ilaçları çoğu zaman önceden temin ederek stoklarında bulundurmakta; ödeme, tedarik, personel ve işletme giderlerini karşılamaktadır. Yeni uygulama, eczanelerin daha fazla ilaç bulundurma zorunluluğu, stok finansmanı, tedarik sorunları ve ilacın temini ile geri ödemesi arasındaki zaman farkı gibi riskleri artırabilecek şekilde tasarlanmamalıdır’’ değerlendirmesinde bulundu.

Eczacıya yeni görevler verilecekse ekonomik karşılığı açıkça tanımlanmalıdır

Reçete yenileme işleminin kaldırılmasının, tek başına eczanenin gelirinin azalacağı anlamına gelmeyeceğini çünkü ilaç temininin devam edeceğini sözlerine ekleyen Yılmaz, ‘’Yeni sistemin mevcut eczane ekonomisine etkisi, geri ödeme koşulları ve eczacının üstleneceği ek hizmetler birlikte değerlendirilmelidir. Eczacıya yeni görevler verilecekse, bu görevlerin mesleki ve ekonomik karşılığı açıkça tanımlanmalıdır. Eczanelerin ilacı temin etme, saklama, izleme ve hastaya danışmanlık sunma maliyetleri görmezden gelinmemelidir’’ dedi.

Kaynak: mehmet erkan günyolu