Türkiye’de her yıl yaklaşık 15 milyona yakın gözlüğün satıldığını hatırlatan Kalyon Optik Yönetim Kurulu Başkanı Opstisyen Engür Sena Öztokmak, ‘’Yapılan araştırmalara göre satılan her 5 gözlükten 1’i sahte. Bu ürünlerin birçoğunda “UV400” ibaresi bulunsa da, laboratuvar testleri bu korumanın çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Bu durum sadece geçici bir rahatsızlık değil; uzun vadede katarakt, retina hasarı ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor’’ uyarısında bulundu.
Güneş gözlüğü sadece bir aksesuar değil, göz sağlığının vazgeçilmezi
Güneş gözlüğü artık yalnızca bir aksesuar değil, göz sağlığı için vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu ancak son yıllarda bu bilincin yerini maalesef “ucuz olsun da nasıl olursa olsun” anlayışına bıraktığını belirten Öztokmak, market raflarında, online satış sitelerinde ve butiklerde kolayca bulunan gözlüklerin büyük bir kısmı ne yazık ki göz sağlığını korumak yerine tehdit ettiğinin altını kalın harflerle çizdi.
Sahte bir gözlük, çıplak gözle dolaşmaktan bile daha tehlikeli
Gözlüklerin camının renginin koyu olmasının UV koruması olduğu anlamına gelmeyeceğine dikkat çeken Öztokmak, ‘’Halk arasında “karartılmış cam korur” inancı oldukça yaygın, fakat bu tamamen yanlıştır. Aksine, karanlık ama UV filtresi olmayan bir gözlük takıldığında göz bebeği büyür ve zararlı ışınların göze girmesi kolaylaşır. Yani sahte bir gözlük, çıplak gözle dolaşmaktan bile daha tehlikeli. Gaziantep’te hizmet veren bir optisyen olarak, her gün bu sorunun örneklerini görüyorum’’ şeklinde konuştu.
Gözlüğünüzü mutlaka optik mağazalardan alın
Öztokmak, ‘’Yaz aylarında, internetten veya marketten alınan güneş gözlükleriyle gelen müşterilerimde; göz yanması, ağrı, bulanıklık ve baş ağrısı gibi şikayetler çok sık görülüyor. Ürünleri incelediğimizde bazılarının UV korumasının olmadığını, bazılarının ise oyuncak plastiği benzeri kalitesiz materyallerden üretildiğini tespit ediyoruz. Tüketiciler için en önemli tavsiyem şu; gözlüğünüzü mutlaka optik mağazalardan alın. Çünkü optik mağazalarda satılan her ürün, Sağlık Bakanlığı onaylı ve uluslararası standartlara uygun olmak zorundadır. Ürünün üzerinde “UV400”, “CE” veya “yüzde 100 UV Protection” ibareleri bulunmalı, fakat bu etiketin doğruluğundan emin olmak için güvenilir bir satıcıdan alışveriş yapılmalı’’ önerisinde bulundu.
Nasıl ki reçetesiz ilaç almıyorsak, denetimsiz gözlük de takmamalıyız
Çocukların ve gençlerin, UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı çok daha hassas olduğunu sözlerine ekleyen Öztokmak, ‘’Göz mercekleri daha geçirgen olduğu için sahte gözlükler onlarda kalıcı hasarlara neden olabilir. Ucuz olduğu için alınan bir gözlük, yıllar sonra geri dönüşü olmayan bir görme kaybına yol açabilir. Unutmayalım; gözlük bir moda aksesuarı değil, tıbbi bir üründür. Nasıl ki reçetesiz ilaç almıyorsak, denetimsiz gözlük de takmamalıyız. Ucuz bir güneş gözlüğüyle “gözümü koruyorum” sanmak, aslında görme yetimizi yavaş yavaş kaybetmek anlamına gelebilir. Güneşten korunmanın en sağlıklı yolu, doğru ürünü bilinçli şekilde seçmek. Gözlük alırken fiyatı değil, sağlığımızı düşünelim. Çünkü kaybedilen görme geri gelmez’’ açıklamasını yaptı. Fatma Karabacak



