TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Ümit Ziya Polat, Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, suyun önemine vurgu yaptı.
Gaziantep’e 2026 yılında düşen yağış miktarının 2025 yılına göre yüzde 121 arttığına dikkat çeken Polat, ‘’Bu artış, Gaziantep’te yaz aylarında su konusunda sorun yaşanmayacağının sinyali olarak yorumlansa da su kaynaklarımız her geçen gün azalıyor. Kaynaklarımızı korumayı kendimize görev edinmeli ve ülke olarak suyumuzu ve doğamızı korumaya yönelik politikalar geliştirmeliyiz’’ şeklinde konuştu.
Kente düşen yağış oranı geçen yıl dönemine oranla yüzde 121 arttı
Polat, ‘’İklim değişikliğine bağlı olarak her geçen gün artan kuraklık endişelendirse de 2026 yılında gerçekleşen ülke genelindeki ve Gaziantep ilimizde ki yağışlar yüzleri biraz olsun güldürdü. 2025 ve 2026 yıllarını karşılaştıran yağış haritası yayımlandı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri ışığında hazırlanan verilere göre 2025 yılında son 51 yılın en kurak dönemini yaşayan kente düşen yağış oranı geçen yıl dönemine oranla yüzde 121 arttı’’ dedi.
Suyumuzu korumak, geleceğimizi korumaktır
Kuraklığın dünyada tanımlanan 31 doğal afet içerisinde ilk sırada yer aldığının unutulmaması gerektiğini vurgulayan Polat, ‘’Yenilenebilir enerji kaynaklarını daha etkin kullanmalı, sürdürülebilir ve çevre dostu enerji kaynaklarına olan ilgiyi arttırmalıyız. Su kaynaklarını korumak yalnızca devletlerin ya da kurumların görevi değildir; bu, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bireyler olarak bilinçli tüketim alışkanlıkları geliştirmeli, çocuklarımıza suyun değerini öğretmeli ve çevremizi bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Unutmayalım ki su, hayatın kendisidir. Bugün alacağımız önlemler, yarın susuz kalmamak için en büyük güvencemiz olacaktır. Suyumuzu korumak, geleceğimizi korumaktır’’ değerlendirmesini yaptı.
Su kaynaklarının sürdürülebilirliği giderek tehdit altına girmektedir
Suyun, yaşamın sürdürülmesi için temel bir gereksinim olduğunu belirten Başkan Polat, ‘’Dünyamız iklim değişikliği nedeniyle ısındıkça, buzulların normalden daha hızlı erimesi sonucu küresel su döngüsündeki değişimler tüm ekosistemi etkilemektedir. Taşkınların, kuraklığın şiddetlerindeki değişimler endişe verici boyutlara gelmiştir. Tarım, sanayi, enerji üretimi, içme ve kullanma suyu gibi birçok alanda suya olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Ancak, su kaynaklarının sürdürülebilirliği giderek tehdit altına girmektedir’’ uyarısı yaptı.
Bilinçsiz su tüketimi ve su israfına karşı hep birlikte hareket etmeliyiz
Polat, ‘’Küresel su döngüsündeki değişikliklerin, su kaynaklarımız üzerindeki olumsuz etkilerine karşın bilinçsiz su tüketimi ve su israfına karşı hep birlikte hareket etmeliyiz. Su kaynaklarımız, ekosistemlerin sürdürülebilirliğinden ödün vermeden ekonomik ve sosyal refahı en üst düzeye çıkarmak için koordineli bir şekilde yönetilmelidir. İklim değişikliğinin etkilerine karşı su kaynaklarının korunması, korunan alanların yönetimi ve verimli kullanım politikaları geliştirilmelidir’’ dedi.
En temel yaşam kaynağımız olan su ciddi bir tehdit altında
2026 yılı Dünya Su Günü'nün uluslararası temasının, su yönetimi ve güvenli suya erişimde cinsiyet eşitliğine odaklanan "Su ve Cinsiyet" olarak belirlendiğini hatırlatan Polat, ‘’Bu tema, su krizlerinin çözümünde kadınların ve kız çocuklarının liderliğini, sesini ve karar alma süreçlerindeki rolünü güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Dünya hızla değişirken, en temel yaşam kaynağımız olan su da ciddi bir tehdit altındadır. Artan nüfus, bilinçsiz tüketim ve çevre kirliliği, su kaynaklarımızın her geçen gün azalmasına neden oluyor. Oysa su, yalnızca bugünümüzü değil, yarınlarımızı da şekillendiren en değerli hazinedir’’ ifadelerine yer verdi.





