Türkiye genelinde milyonlarca, Gaziantep’te ise 690 bin öğrenci karne heyecanı yaşadı. Okulların 15 günlük tatil sürecine girmesiyle birlikte Psikolog Zeynep Yengil, ailelere uyarılarda ve tavsiyelerde bulundu.
Yengil, ‘’İki haftalık tatil, çocukların zihinsel ve duygusal olarak yenilenmeleri için büyük bir fırsat sunuyor. Çocuğun değerinin karne notlarından bağımsız olduğunu hissettirmek, aile içi ilişkiyi güçlendirmek ve merak alanlarını canlı tutmak, ikinci döneme daha sağlıklı bir başlangıç sağlar. Bu dönemde en önemli ihtiyaç, mükemmel bir karne değil; çocukların anlaşılmak, görülmek ve desteklenmek istemesi. Aile bu duygusal temeli sağladığında, akademik başarı zaten kendiliğinden gelişir’’ dedi.
Bu süreç, çocuğun ikinci döneme nasıl başlayacağını büyük ölçüde belirliyor
Karnelerin alınmasıyla birlikte çocukların ve ailelerin duygularının çoğu zaman birbirine karıştığını kaydeden Yengil, ‘’Bazı çocuklar heyecan ve gururla eve dönerken, bazıları kaygı, yetersizlik hissi ya da “daha iyisini yapmalıydım düşüncesiyle bu döneme giriyor. Oysa iki haftalık tatil, yalnızca notların konuşulduğu bir zaman değil; çocukların duygusal dünyasına alan açmak için çok önemli bir fırsat. Bu süreç, çocuğun ikinci döneme nasıl başlayacağını da büyük ölçüde belirliyor’’ açıklamasını yaptı.
Tatilin ilk günlerinde çocuğa gerçek bir dinlenme hakkı tanınmalı
Tatilin ilk günlerinde çocuğa gerçek bir dinlenme hakkının tanınması gerektiğini kaydeden Yengil, ‘’Dönem boyunca yoğun ders temposu, ödevler ve performans baskısı çocukların zihinsel kapasitesini zorluyor. Dinlenme, yalnızca fiziksel bir duraklama değil; çocuğun psikolojik esnekliğini artıran ve ona ‘Dinlenmeye hakkım var’ duygusunu veren bir ihtiyaç. Teknoloji kullanımı tatillerde doğal olarak artıyor fakat bunu tamamen yasaklamak çoğu zaman çatışmayı artıran bir durum. Bunun yerine yaşa göre belirlenen makul sınırlar ve kalan zamanın gerçek yaşam deneyimleriyle doldurulması daha sağlıklı bir yaklaşım oluyor’’ ifadelerini kullandı.
Birçok küçük duygu, bu iki haftada ifade edilme fırsatı buluyor
‘Tatil aynı zamanda ebeveyn çocuk ilişkisini tazelemek için de önemli bir zaman dilimi’ diyen Psikolog Yengil, ‘’Günlük hayatın yoğun akışı içinde fark edilmeyen birçok küçük duygu, bu iki haftada ifade edilme fırsatı buluyor. Birlikte yapılan kısa bir yürüyüş, evde geçirilen samimi bir sohbet ya da ortak bir etkinlik, çocuğun duygusal deposunu beklenenden daha güçlü bir şekilde doldurabilir. Bu dönem, çocukların ilgi alanlarını keşfetmeleri için de harika bir zaman çünkü her çocuk akademik başarıyla değil, bazen sporla, bazen sanatla, bazen de sosyal ilişkilerle kendini daha iyi ifade eder. Bu alanlara dokunmak, çocuğun özgüvenini doğal biçimde destekler’’ şeklinde konuştu.
Ders çalışmanın baskıya dönüşmemesi önemli
Karne dönemlerinde ailelerin yaptığı en yaygın hatalardan birinin notları yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmek olduğunu belirten Yengil, önemli olanın çocuğun bu süreci nasıl deneyimlediği ve hissettiği ifadelerini kullandı. ‘’Çocuğun başarısızlıktan korkmaması, öğrenme motivasyonu açısından temel bir gerekliliktir. Tatilin tamamen derssiz geçmesi gerekmese de ders çalışmanın baskıya dönüşmemesi önemlidir. Kısa okuma saatleri, hafif tekrarlar ya da küçük zihinsel aktiviteler çocuğun ritmini korumasına yardımcı olur’’ değerlendirmesinde bulundu.
Çocuklar kendi gelişim hızları ve bireysel özellikleriyle değerlendirilmeli
Tatilde rutinlerin tamamen bozulmamasının ikinci döneme geçişi kolaylaştıracağına dikkat çeken Psikolog Zeynep Yengil, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Özellikle uyku ve yemek düzeninin çok dağılmaması, çocukların dönüşte zorlanmasını engeller. Esneklik elbette önemlidir fakat temel düzeni korumak her zaman çocuğun lehinedir. Aileler için bir diğer önemli nokta kıyaslamadan uzak durmaktır. Çocuklar kendi gelişim hızları ve bireysel özellikleriyle değerlendirilmelidir. Kıyaslama çoğu zaman motivasyonu düşüren, kaygıyı artıran ve özgüveni zedeleyen bir etki yaratır.’’





