Gaziantep’te 2026 yılının 5 aylık döneminde Tüketici Hakem Heyetine (THH) yapılan başvuru sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57 oranında artış gösterdi.
Gaziantep Ticaret İl Müdürü Burhan Kahraman, ‘’Tüketici Hakem Heyetlerine yapılanda başvurularda yaşanan artış tüketicilerin haklarını daha fazla aradığını veya uyuşmazlıkların arttığını gösterebilir. Eğer bir tüketici aldığın ürünün toplam değeri 186 bin liranın altındaysa o zaman Tüketici Hakem Heyetine başvurmak zorunda. Bu, tüketici mahkemesine gitmeden önceki yasal bir zorunluluktur’’ dedi.
7 bin 18 dosyanın 4 bin 512’si karara bağlandı
Geçen yılın 5 aylık sürecinde Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapan kişi sayısı 4 bin 460 iken bu rakam bu yılın aynı döneminde 2 bin 558 artarak 7 bin 18’e yükseldi. 7 bin 18 dosyanın ise 4 bin 512’si karara bağlandı. Başta giyim, ayakkabı, beyaz eşya, hastane ve hizmet sektörüne yönelik başvurularda artış olduğu görülüyor.
Yerel düzeyde erişilebilirliği sürdürmek adına önemli bir önlem
Bazı ilçelerde Tüketici Hakem Heyetlerinin kapatıldığını ancak bu durumun vatandaşın hak arama yollarını kapatmadığını ifade eden Kahraman, ‘’Bu tür durumlarda kaymakamlıklarda irtibat personeli görevlendirilerek vatandaşların başvurularının alınması sağlanıyor. Bu, yerel düzeyde erişilebilirliği sürdürmek adına önemli bir önlem’’ şeklinde konuştu.
THH’ye başvurmak için parasal miktarın 186 bin TL’nin altında olması lazım
Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Tüketici Bilgi Sistemi’nin (TÜBİS), tüketicilerin başvurularını E-devlet üzerinden, kanıtlayıcı belgelerle birlikte kolayca yapmalarını sağladığını vurgulayan Kahraman, ‘’6502 sayılı kanun kapsamında bir tüketici uyuşmazlığının THH'de çözülebilmesi için tüketici işlemi olması ve parasal değerinin 186 bin TL altında kalması şarttır. İl bazında başvurularda artış gözlemlenirken, ilçe hakem heyetlerinin kapatılması durumunda kaymakamlıklar ve TÜBİS üzerinden E-Devlet aracılığıyla başvurular devam etmektedir. Bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar ise tüketici mahkemelerinin yetki alanındadır’’ değerlendirmesini yaptı.
Kahraman, ‘’6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketicilere sadece uyuşmazlık çözümü mekanizmaları sunmakla kalmaz, aynı zamanda piyasada bilinçli tercihler yapabilmeleri için çeşitli seçimlilik hakları da tanır. Bu haklar, tüketicinin mal veya hizmeti satın almadan önceki ve sonraki süreçlerde daha güçlü olmasını sağlar’’ ifadelerini kullandı.
Cayma süre genellikle 14 gündür
Tüketicilerin satın alacakları mal veya hizmetle ilgili olarak satıcı veya sağlayıcıdan doğru, eksiksiz, anlaşılır ve açık bir şekilde bilgi alma hakkına sahip olduğunu kaydeden Kahraman, bu bilginin malın, hizmetin türü, cinsi, markası, modeli, kullanım amacı, vergiler, ödeme şekli, fiyatı, üretim yeri, garanti süresi gibi detayları kapsadığını belirtti. ‘’Mesafeli satışlar (internet, telefon vb.) ve işyeri dışında kurulan sözleşmelerde, tüketicinin belirli bir süre içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı vardır. Bu süre genellikle 14 gündür’’ açıklamasını yaptı.
Tüketici kanunda belirtilen dört seçimlilik hakkından birini kullanabilir
İl Müdürü Kahraman, ‘’Bir mal veya hizmet, ayıplı (kusurlu) çıktığında, tüketici kanunda belirtilen dört seçimlilik hakkından birini kullanabilir. Kusurlu mal yerine aynı özellikte kusursuz bir malın verilmesini isteyebilir. Ya da malın kusuru oranında fiyat indirimini talep edebilir. Tüketici bu haklardan dilediğini seçebilir, ancak bu seçim hakkı satıcıya karşı kullanıldığında, satıcı kusurun niteliğine göre bu seçimlik haklardan birini kabul etmekle yükümlüdür. Örneğin, küçük bir kusur için hemen malı iade edip para iadesi istemek her zaman mümkün olmayabilir, satıcı öncelikle onarım hakkını kullanmak isteyebilir. Ancak kusur büyükse veya onarım mümkün değilse diğer haklar devreye girer’’ diye konuştu.
Seçimlilik hakları, tüketicinin uyuşmazlık süreçlerinde elini güçlendirir
Uyuşmazlık çözümü ve seçimlilik haklarının ilişkisine değinen Kahraman, ‘’Bu seçimlilik hakları, tüketicinin uyuşmazlık süreçlerinde elini güçlendirir. Eğer bir satıcı, tüketicinin bu haklarından birini kullanmasını engeller veya haksız yere reddederse, işte o zaman Tüketici Hakem Heyetleri (THH) veya Tüketici Mahkemeleri devreye girer. Örneğin, ayıplı bir mal aldınız ve satıcı size malı iade etme veya ayıpsız misli ile değiştirme hakkınızı kullanmak istediğinizde kabul etmiyorsa, bu durumda THH'ye (parasal sınır dahilindeyse) başvurarak hakkınızı arayabilirsiniz’’ ifadelerini kullandı.
Bilgi edinme hakkı, tüketicinin doğru seçimi yapabilmesi için temeldir
Gaziantep Ticaret İl Müdürü Burhan Kahraman, Konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Bilgi edinme hakkı, tüketicinin doğru seçimi yapabilmesi için temeldir. TÜBİS ve E-Devlet üzerinden yapılan başvurular da bu bilgilerin ve kanıtlayıcı belgelerin (fatura, garanti belgesi vb.) sunulmasıyla, uyuşmazlığın hangi seçimlilik hakkına girdiği ve bu hakkın nasıl kullanıldığı konusunda THH veya mahkemelerin daha hızlı karar vermesine yardımcı olur. Yani, tüketicinin seçimlilik hakları, uyuşmazlık anında hangi yolu izleyeceğini belirlemesinde yol gösterici olurken, THH ve mahkemeler de bu hakların kullanılmasını sağlamak için var olan mekanizmalardır.’’





