2027 yılı bütçe görüşmeleri kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan teklife göre tarım sektörüne toplamda 1 trilyon 305 milyar lira kaynak ayrılması öngörülüyor.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Yusuf Yılmaz, ‘’Mevcut bütçe tasarısı, artan girdi maliyetleri altında ezilen çiftçinin üretim motivasyonunu korumaktan uzaktır. Desteklerin yasal sınırın çok altında kalması; kırsaldan kaçışı hızlandıracak, tarımsal arz güvenliğini tehlikeye atacak ve halkın ucuz gıdaya erişimini zorlaştırarak gıda enflasyonunu tetiklemeye devam edecektir’’ dedi.
Binlerce ziraat mühendisinin kamuda istihdam edilmesi şarttır
Tarımsal üretimin istikrarının, geleneksel yöntemlerle değil ancak bilim ve tekniğin sahaya inmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Yılmaz, ‘’Bilimi ve modern tarım tekniklerini çiftçimize taşıyacak, üretimi doğru yönlendirecek binlerce ziraat mühendisinin kamuda istihdam edilmesi şarttır. Bu istihdamın sağlanması, tarımsal Ar-Ge çalışmalarının güçlendirilmesi ve daha güçlü bir kurumsal yapı için Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi hak ettiği ve gerekli olan seviyeye artırılmalıdır’’ ifadelerini kullandı.
2027 yılına özel geçmiş borçların tasfiyesi ek destek paketi açıklanmalı
‘2027 yılına özel geçmiş borçların tasfiyesi ek destek paketi açıklanmalı’ diyen Yılmaz, ‘’Tarım Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 2006 yılından bu yana bütçelerden çiftçiye eksik ödenen desteklemeler, üreticiyi ağır bir borç sarmalına itmiştir. Devletten alacağını tahsil edemediği için borçlanan çiftçilerimizin yükünü hafifletmek adına, 2027 bütçesine özel bir "Sübvanse Edilmiş Borç Tasfiye Fonu" eklenmelidir’’ şeklinde konuştu.
Sübvansiyon kapsamının genişletilmesi gerekiyor
Sübvansiyon kapsamının genişletilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Başkan Yılmaz, ‘’Kurulacak bu özel bütçeli tasfiye paketi yalnızca kamu ve özel bankalara olan tarımsal kredi borçlarını kapsamamalı; çiftçinin canını yakan, üretimin devamlılığını sağlayan tüccarlara, bayilere ve girdi tedarikçilerine olan piyasa borçlarını da içerecek şekilde genişletilmelidir. Çiftçinin piyasaya olan faizli borçları devlet sübvansiyonuyla yapılandırılmalı ve temizlenmelidir’’ değerlendirmesinde bulundu.
Milletvekillerini çiftçinin ve üretimin sesi olmaya davet ediyoruz
Yılmaz, ‘’Tarımsal destekleme bütçesi, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesine uygun olarak derhal revize edilmeli ve GSYH’nin yüzde 1’i olan 1,1 trilyon TL seviyesine çıkarılmalıdır. Mazot ve gübre gibi üretimin ana girdilerindeki vergi yükü hafifletilmeli, nakdi destekler üretim döneminden önce çiftçinin hesabına yatırılmalıdır. Kuraklık riskine karşı DSİ bütçesindeki tarımsal sulama yatırımlarına öncelik verilmeli, kapalı sistem sulama projeleri tamamlanmalıdır. Tarımı desteklemek hem kanuni bir zorunluluk hem de beka meselesidir. Tüm siyasi partileri ve milletvekillerini, bütçe görüşmelerinde çiftçinin ve üretimin sesi olmaya davet ediyoruz’’ çağrısını yaptı.





