Okullarda artan şiddet olaylarına karşın Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı harekete geçti. Okul giriş-çıkışlarına, okul bahçelerinin etrafına kamera yerleştirilecek.
Eğitim İş Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Tutar, ‘’Öğrenci ve öğretmenleriyle, çalışanlarıyla birbirine karşı güven duygusundan uzaklaştıracak olan okul içi görüntü ve ses kaydı yapılması, okul koridorlarında ve bahçesinde dolaşan güvenlik görevlisi uygulaması bizim için kabul edilemez’’ şeklinde konuştu.
Okul, ülke olarak geleceğin inşa edildiği yer
Okulun eğitim öğretimin dışında birbiriyle etkileşim alanında bulunan özel bir topluluk ve ülke olarak geleceğin inşa edildiği yer olduğunu sözlerine ekleyen Tutar, ‘’Okullarımızdaki güvenlik önlemlerinin okullara giriş ve bahçe etrafıyla sınırlı kalmasını, okul içi sorunların çözümünde okul yönetimine ve öğretmenlere verilen sorumluluk oranında yetki verilmesini dile getirdik. Çünkü mevcut eğitim yönetimi uygulamalarında okul yönetiminin ve öğretmenlerin sorumluluğu var ancak yetkileri bulunmamaktadır. Kahramanmaraş’ta yaşanan olay bu gerçeği yalın halde ortaya koymuştur’’ açıklamasında bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı tam tersi uygulamalarda bulunmaktadır
‘Biz güvenli okul talebini dile getirdikçe, okulun kendine özgü niteliklerini vurguladıkça Milli Eğitim Bakanlığı tam tersi uygulamalarda bulunmaktadır’ diyen Tutar, ‘’Merkezi sınavlarda güvenlik gerekçesi ile Kurban Bayramı öncesi başlayan ve sonrasında devam eden uygulama, öğretmenler odasına sabit, kalıcı, sürekli kayıt yapan kamera takmak olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı elbette sınavların güvenliğini sağlamak için teknolojiden yararlanmalıdır. Ancak bu sınavın hemen öncesine gelecek biçimde ve sınavın bitiminde biten bir uygulama olmalıdır’’ dedi.
Amacın sınav güvenliği değil öğretmenlerin izlenmesi olduğu açıktır
Tutar, ‘’Kamera sistemlerini okula kuran firma ile okul yönetimlerinin tuttuğu tutanaklardan anlaşıldığına göre öğretmen odasına konulan kameraların kalıcı olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü öğretmenler odasına takılan kameraların elektrik bağlantısının kesilmemesi gerektiği özel olarak okul yönetimine sözlü bildirilmekle kalınmamış kameranın elektrik bağlantısını sağlayan fişin çekilmemesi tutanak altına alınmıştır. Kameralar sınav sonrasında öğretmenler odasından götürülmeyecek biçimde kurulmuş olması, elektrik bağlantısının sürekli olacağının tutanak altına alınması bu uygulamada amacın sınav güvenliği değil öğretmenlerin izlenmesi olduğu açıktır’’ ifadelerine yer verdi.
Öğretmene, öğretmenlik mesleğine yapılmış açık bir saldırıdır
Öğretmenler görevlerini yaparken, ders dışında meslektaşlarıyla birlikteyken gözetlenecek suçlular ya da suç işleme ihtimali bulunan şüpheliler olmadığını vurgulayan Tutar, ‘’Öğretmen odasına sabit kamera konulması bu haliyle öğretmene, öğretmenlik mesleğine yapılmış açık bir saldırıdır. Çünkü öğretmenler odasının izlenmesi öğretmene güvenmemenin yanında onu sürekli suç işleyecek insan olarak kabul etmektir. Öğretmenler odası okulun beynidir. Orası özgür olmadıkça eğitim öğretimle ilgili hiçbir sorun okulda çözülemez. Çünkü öğretmenler odası öğretmenlerin birbirleriyle etkileşimde bulunduğu, birbirlerine deneyimlerini aktardığı, derslerine hazırlık yaptığı, dinlendiği yerlerdir’’ değerlendirmesinde bulundu.





