GÜNCEL

‘VERGİ SİSTEMİ EŞİTSİZLİĞİ DAHA DA DERİNLEŞTİRİYOR’

DİSK-AR tarafından İşçi Sınıfının Geçim Krizi raporu yayınlandı. Raporda, Türkiye’nin derinleşerek bir asgari ücretliler ülkesine dönüştüğünün altı kalın harflerle çizdi.

DİSK-AR tarafından İşçi Sınıfının Geçim Krizi raporu yayınlandı. Raporda, Türkiye’nin derinleşerek bir asgari ücretliler ülkesine dönüştüğünün altı kalın harflerle çizdi.

Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sistem kurulmuş

DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, ‘’Vergi sistemi bu eşitsizliği daha da derinleştirmektedir. İşçiler bir yandan düşük ücretlerle geçinmeye çalışırken öte yandan giderek ağırlaşan bir vergi yükü altında ezilmektedir. Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sistem kurulmuştur’’ şeklinde konuştu.

Avrupa’da açık ara en yüksek asgari ücret kapsamına sahip Türkiye’nin giderek derinleşen bir asgari ücretliler ülkesine dönüştüğünü sözlerine ekleyen Güdücü, bunun nedenini toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar kalması olarak açıkladı.

işçilerin açlık sınırının altında bir gelirle geçinmek zorunda bırakıldı

Güdücü, ‘’Sendikasızlaştırma ve güvencesizleştirme politikaları sonucunda asgari ücret fiilen ortalama ücret hâline gelmiş; işçilerin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında bir gelirle geçinmek zorunda bırakılmıştır. Öte yandan büyümeden pay alması gereken işçiler, tam aksine büyümeden dışlanmaktadır. Bu nedenle asgari ücret, kişi başına milli gelire göre de erimektedir’’ değerlendirmesinde bulundu.

Ücretliler şirketlerden daha fazla vergi öder hale getirilmiştir

Güdücü, ‘’Yıllardır gelir vergisi tarife dilimleri az artırılarak, vergi tarife oranları yüksek tutularak, asgari ücret istisnası çalışanlar aleyhine uygulanarak çalışanların vergi yükü artırılmıştır. Büyük servetlere dokunulmamış, vergi yükü tabana yayılmıştır. Ücretliler şirketlerden daha fazla vergi öder hale getirilmiştir’’ ifadelerini kullandı.
Asgari ücretlinin temel gıda maddelerine erişimi son derece kısıtlı

Türkiye'de asgari ücretlinin temel gıda maddelerine erişiminin Avrupa ve OECD ülkelerine kıyasla son derece sınırlı kaldığına dikkat çeken Güdücü, ‘’Yüksek enflasyon ve düşük alım gücü, Türkiye’deki asgari ücretlilerin yaşam koşullarını ciddi şekilde zorlaştırmakta ve sosyal adaletsizliklerin derinleşmesine neden olmaktadır. Bu tablo, acil ekonomik reformlar ve gıda fiyatlarının kontrol altına alınmasını gerektiren bir durumdur. Bu sorunlara yönelik etkili çözümler üretilmesi, halkın refahını artırılması ve sosyal istikrarı sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır’’ dedi.