Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre yalnız yaşayanların sayısındaki dikkat çekti. 2020 yılında 4 milyon 781 bin 600 olan tek kişilik hane halkı sayısı son 5 yılda 5 milyon 321 bin 540’a çıktı. Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısı yüzde 71 oranında arttı.

Toplumda bir yalnızlaşmanın olduğunu dile getiren Psikolog Zeynep Yengil, insanların artık bireyselleştiğini ve yalnız yaşamak istediklerini vurguladı. ‘’ Özellikle genç nesillerin evlilik yaşını ertelemesi, ekonomik zorluklar ve iş yaşamının temposu, Gaziantep’te de yalnız yaşamayı tercih eden bireylerin sayısında gözle görülür bir artışa neden olmaktadır’’ şeklinde konuştu.

Günümüzde toplumsal yapıda dikkat çeken en önemli değişimlerden birinin, bireylerin giderek daha yalnız bir yaşam biçimini tercih etmesi olduğunu belirten Yengil, ‘’Geleneksel olarak aile bağlarının ve topluluk yaşamının güçlü olduğu toplumlarda bile artık bireyselleşme eğilimi artmakta, insanlar daha çok kendi kararlarını kendi vermeyi ve bağımsız bir yaşam sürdürmeyi istemektedir. Bu durum, sosyal ilişkilerin niteliğini, aile yapısını ve toplumsal değerleri derinden etkilemektedir’’ dedi.

Gaziantep’te benzer bir tablo ile karşı karşıyayız

Gaziantep’te de benzer bir tablo ile karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Yengil, geleneksel olarak aile bağlarının çok kuvvetli olduğu, komşuluk ilişkilerinin canlı tutulduğu ve birlikte yaşama kültürünün güçlü biçimde hissedildiği Gaziantep’te modern yaşam koşullarının etkisiyle bireyselleşme eğiliminin giderek arttığına dikkat çekti.

Yalnız yaşamak genç yetişkinler arasında yaygınlaşıyor

Araştırmaların, yalnız yaşamayı seçen bireylerin sayısının özellikle genç yetişkinler arasında hızla arttığını söyleyen Yengil, ‘’Evlenme yaşının ileriye kayması, boşanma oranlarının yükselmesi ve bireysel özgürlük arayışının öne çıkması, Gaziantep’te de hissedilen bir toplumsal değişimi beraberinde getirmektedir. Sosyal medya ve dijital platformların kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar yüz yüze iletişim yerine çevrimiçi iletişimi tercih etmekte, bu da hem aile bağlarının hem de komşuluk ilişkilerinin zayıflamasına yol açmaktadır’’ tespitini yaptı.

Yalnızlaşma sosyal bağların zayıflaması gibi riskler taşıyor

Yengil, ‘’Yalnızlaşma, bazı açılardan bireylere özgürlük, bağımsızlık ve kendini keşfetme imkânı sunarken; diğer yandan duygusal destek eksikliği, aidiyet duygusunun azalması ve sosyal bağların zayıflaması gibi riskler taşımaktadır. İnsan doğası gereği sosyal bir varlık olduğundan, toplumsal bağların zayıflaması yalnızlık hissini artırabilmekte, bu da ruh sağlığında olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Özellikle büyük şehirlerde olduğu gibi Gaziantep’te de yalnız yaşayan bireylerde kaygı, depresyon ve sosyal uyum problemleri daha sık gözlenebilmektedir’’ ifadelerini kullandı.

Olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi mümkün

Toplumun geleceği açısından yalnızlaşma eğiliminin dikkatle ele alınması gerektiğini sözlerine ekleyen Psikolog Zeynep Yengil, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Gaziantep’in kültürel mirasında yer alan dayanışma, yardımlaşma ve birlikte yaşam kültürünün korunması, modern yaşamın getirdiği bireyselleşme eğilimiyle dengelenmelidir. Eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla bireyler arasındaki bağların güçlendirilmesi, sosyal etkinliklerin artırılması ve komşuluk kültürünün desteklenmesi bu noktada önemli adımlar olacaktır. Böylece bireyselleşmenin getirdiği olumlu yönler korunurken, yalnızlaşmanın yaratabileceği olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi mümkün olacaktır.’’

Kaynak: Hüseyin KARATAŞ