Asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu ülkemizde açlık ve yoksulluk yükselmeye devam ediyor. Eylül ayında 37 bin 801 TL olan açlık sınırı Ekim ayında 38 bin 24 TL’ye, 123 bin 130 TL olan yoksulluk ise 123 bin 856 TL’ye çıktı.
Türk İş Gaziantep İl Başkanı Mehmet Akif Sarıca, ‘’Söz konusu veriler, açlık ve yoksulluğun derinleştiğini gösteriyor. Mevcut maaşlarla geçinmenin artık mümünkatı kalmadı. Milyonlarca insanın rahat bir nefes alması gerekiyor. Ama bu hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında bu biraz zor gibi görünüyor. O yüzden bu iki konuda da bir çalışma yapılması elzem’’ şeklinde konuştu.
Açlık sınırı 39 bin liraya dayandı
Türk-İş Konfederasyonu, Ekim ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını yayınlandı. Araştırmaya göre 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması olarak bilinen açlık sınırı 38 bin 24 TL, gıdanın yanı sıra eğitim, ulaşım, kira, elektrik, su gibi zorunlu giderleri kapsayan yoksulluk sınırı da 123 bin 856 TL olarak kayda geçti. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 49 bin 124 TL, mutfak enflasyonu aylık yüzde 0,59, on iki aylık yüzde 33 yıllık ortalama yüzde 39 oldu.
Ülkemizde uzun zamandan beri devam eden ekonomik kriz var
Türk İş Konfederasyonu’nun uzun zamandan beri açlık ve yoksulluk araştırma sonuçlarını yayınladığını ifade eden Sarıca, ‘’Ülkemizde uzun zamandan beri devam eden ekonomik kriz var. Nitekim bu krizden en fazla asgari ücretliler, emekliler, bordrolular ve emekçiler etkileniyor. Öyle bir noktaya gelindiği toplum birçok kesimi krizi iliklerine kadar hissetmeyi sürdürüyor. Bu kriz devam ederse tarihin en büyük ve derin açlık ve yoksulluğuyla karşılaşabiliriz’’ dedi.
Çözmenin yolu enflasyonun yükselmesini engellemek
En büyük sorunun alım gücünün gerilemesi olarak değerlendiren Sarıca, ‘’Asgari ücrete yılda bir defa zam yapılıyor ama halkın tükettiği ürünlere yılda birkaç defa zam geliyor. Örneğin; yılbaşında kilogramı 10 lira olan domates yıl içerisinde 40 liraya yükseliyor. Yani asgari ücretli yılbaşında bir kilogram domatese 10 lira öderken yıl içerisinde 40 lira ödeme yapıyor. Bu şekilde maaşından 30 lira eksilmiş oluyor. Hal böyle olunca maaşlarda mum gibi eriyor. Bunun önüne geçmek gerekiyor, sorunu çözmenin yolu da enflasyonun yükselmesini engellemek. Yoksa maaşların artmasının bir anlamı yok’’ değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaş aldığı maaşla ay sonunu getiremiyor
Vatandaşın aldığı maaşla ay sonunu getiremediğini kaydeden Sarıca, ‘’28 bin lira asgari ücret, 23 bin lira emekli maaşıyla Gaziantep gibi bir şehirde geçinebilmek ne mümkün. Maaş yetmeyince insanlar bu sefer kredi kartlarına veya banka kredilerine yükleniyorlar. Son veriler, kentimizde bireysel kredi ve kredi kartı borcunun ne kadar yükseldiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum sürdürülebilir değil. Çünkü belli bir zamandan sonra borcunu ödeyemeyince icralık oluyorlar’’ şeklinde konuştu.
Ortaya çıkan ekonomik tablo vatandaşın durumunu en iyi şekilde özetliyor
Enflasyona değinen Türk İş Gaziantep İl Başkanı Mehmet Akif Sarıca, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Bugün Ekim ayı enflasyon rakamları açıklanacak. Her nedense yılsonu yaklaştığında enflasyon düşük çıkıyor. Biliyoruz ki gerçek enflasyon yüzde 50’nin üzerinde. Bunu çarşı ve pazardaki sebze ile meyve fiyatlarında da görebiliriz. Geçmiş yıllarda 500 liraya dolan bir alışveriş sepeti artık 2 bin liranın altında dolmuyor. Ortaya çıkan bu ekonomik tablo vatandaşın durumunu en iyi şekilde özetliyor.’’ Adem Kesenek





