Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi ve Güney İlleri Tabip Odaları tarafından, ‘Ekonomik kriz ve yoksullaşma’ konulu basın açıklaması yapıldı.

Toplumsal yoksullaşma yaşamın bütününü daraltıyor

Basın açıklamasını okuyan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, ‘’Toplumsal yoksullaşma yalnızca cüzdanları değil, yaşamın bütününü daraltmaktadır. Aileler gıdadan barınmaya, ulaşımdan eğitime kadar her alanda temel ihtiyaçlarını bile karşılayamazken, bunun bedelini çocuklar, yaşlılar, kronik hastalar ve kırılgan gruplar ödemektedir. Yetersiz beslenme, güvensiz barınma, artan borçluluk ve işsizlik; ruh sağlığını bozmakta, hastalık riskini artırmakta ve toplumun genel iyilik halini hızla aşağı çekmektedir’’ dedi.

Kira, gıda, enerji ve ulaşım giderleri artıyor, ücretler eriyor

Ülkemizde ekonomik krizin derinleştiğini, hayat pahalılığının, gelir kaybının ve belirsizliğin toplumun geniş kesimlerini hızla yoksullaştırdığına dikkat çeken Tarla, ‘’Kira, gıda, enerji ve ulaşım giderleri artarken; ücretler erimekte, sabit gelirli yurttaşlarımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Bu tablo yalnızca “ekonomik bir sorun” değil; sağlık hakkını doğrudan zedeleyen, eşitsizliği büyüten bir sosyal krizdir’’ açıklamasında bulundu.

İnsanlar muayeneyi, tetkiki, ilacı ve düzenli takibi erteliyor

Tarla, ‘’Toplumsal yoksullaşmanın sağlık alanındaki sonucu nettir. İnsanlar muayeneyi, tetkiki, ilacı ve düzenli takibi erteliyor; daha ağır tablolarla sağlık kuruluşlarına başvuruyor. Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itiliyor; hastalık yükü artıyor. Hekimler ve sağlık emekçileri de bu krizden herkes gibi etkilenmektedir. Hekim ücretleri enflasyon karşısında değer kaybetmiş; gelir yapısı ek ödeme ve performans kalemlerine bağımlı, öngörülemez hale gelmiştir. Özelde çalışan hekimler artan kira ve işletme giderleri altında ayakta kalmaya çalışırken, kamuda çalışan hekimlerde geçim sıkıntısını giderek daha ağır yaşamaktadır’’ değerlendirmesini yaptı.

Harç yükümlülüğü, yeni bir mali baskı kalemi yaratmıştır

Son dönemde çıkarılan düzenlemelerin, çözüm üretmek yerine yükü büyüttüğünü sözlerine ekleyen Dr. Tarla, ‘’Son torba yasayla, ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının ruhsatlarına yıllık harç yükümlülüğü getirilmesi; muayenehane hekimleri için yeni bir mali baskı kalemi yaratmıştır. Bu yaklaşım, ekonomik krizde sağlık hizmetini ayakta tutmaya çalışan hekimleri desteklemek yerine cezalandırmakta; nihayetinde hizmetin maliyetini artırarak halkın erişimini daha da zorlaştırma riski taşımaktadır’’ şeklinde konuştu.

Sağlık hizmeti piyasaya değil, kamu yararına göre planlanmalıdır

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Çağrımız nettir. Krizin faturasını toplumun ve sağlık emekçilerinin sırtına yükleyen politikalardan vazgeçilmelidir. Hekimlerin gelir kaybını telafi eden, öngörülebilir ve güvenceli bir ücret sistemi kurulmalı; özel sağlık hizmeti sunumunda artan maliyetleri körükleyen harç ve benzeri yükler gözden geçirilmelidir. Sağlık hizmeti piyasaya değil, kamu yararına göre planlanmalıdır.’’

Kaynak: Fatma KARABACAK