İsrail'in ateşkesi bozarak Gazze Şeridi'ne saldırı başlatması sonucunda 300'ü aşkın Filistinli yaşamını yitirdi. Uluslararası Sağlık İnsiyatifi Gönüllü Sağlıkçılar Grubu, yaptığı açıklamada İsrail’in saldırısına sert şekilde tepki gösterdi.
GAZZE’DE SAĞLIK FELAKETİ DERİNLEŞİYOR
Uluslararası Sağlık İnsiyatifi Gönüllü Sağlıkçılar Grubu Sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz, ‘’İsrail ateşkesi bir kez daha bozdu. Gazze’de sağlık felaketi derinleşiyor, artık somut ve ciddi adımlar atılmalı. İsrail, uluslararası garantör ülkelere ve kamuoyuna verdiği tüm sözlere rağmen Gazze’de sağlanan ateşkesi bir kez daha bozmuştur. Sürekli bozulan bu ateşkesler, sürecin güvenilirliğini ortadan kaldırmakta ve sivillerin korunmasını imkânsız hale getirmektedir’’ şeklinde konuştu.
GAZZE’DE SAĞLIK ALTYAPISI ÇÖKMÜŞ DURUMDA
İhlallerin bedelini yine sivillerin ve sağlık sisteminin ödediğini kaydeden Durmaz, ‘’Gazze’de sağlık altyapısı çökmüş durumdadır. Yüz binlerce insan temel sağlık hizmetlerinden mahrumdur. Hastanelerin büyük çoğunluğu bombalanmış ya da çalışamaz haldedir. Canhıraş bir şekilde hizmet vermeye çalışan birkaç sağlık tesisi ise aşırı kalabalık, elektrik kesintisi, tıbbi malzeme eksikliği ve güvenlik tehditleri altında görev yapmaktadır. Ancak en büyük bedellerden birini de, çoğu zaman görünmeyen ama en ön safta mücadele veren sağlık çalışanları ödemektedir’’ ifadelerini kullandı.
DOKTORLAR, YOĞUN BOMBARDIMAN ALTINDA GÖREV YAPIYORDurmaz, ‘’Gazze’deki doktorlar, hemşireler, acil tıp teknisyenleri ve gönüllü sağlıkçılar, neredeyse hiçbir tıbbi ekipman olmadan, yetersiz malzemelerle, yoğun bombardıman altında görev yapmaktadır. Kimi zaman 24 saati aşkın süreyle uyumadan, dinlenmeden; kimi zaman kendi ailelerini kaybettikten hemen sonra görev başına dönerek yaşam kurtarmaya çalışmaktadırlar. Onların kahramanca çabaları, insanlığın en karanlık anlarında bile vicdanın nasıl dimdik ayakta durabildiğini göstermektedir’’ açıklamasını yaptı.
HASTALIKLAR HIZLA ARTIYOR
İlaç, anestezi, ameliyat ekipmanları ve temiz su gibi temel ihtiyaçların tükendiğini sözlerine ekleyen Durmaz, ‘’Enkaz altından çıkarılan yaralılara müdahale edilememekte, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar tedavi edilemediği için hayatını kaybetmektedir. Salgın hastalıklar çadır kentlerde ve barınma alanlarında hızla yayılmakta; ishal, zatürre, cilt enfeksiyonları ve solunum yolu hastalıkları özellikle çocuklar arasında ölümcül hale gelmektedir’’ şeklinde konuştu.
ZİNCİRİN KIRILMASI ŞART
İsrail’e karşı etkili siyasi, ekonomik ve askerî baskının uygulanması gerektiğini dile getiren Durmaz, kınamaların ve açıklamaların artık yetersiz olduğuna dikkat çekti. ‘’İsrail, uluslararası toplumdan gerçek bir baskı görmediği sürece saldırılarını sürdürmektedir. Siyasi izolasyon, diplomatik yaptırımlar ve ikili ilişkilerin askıya alınması gibi adımlar derhal atılmalıdır. Gazze’de kullanılan bombaların ve mühimmatın büyük bir kısmı, uluslararası iş birlikleriyle İsrail’e sağlanmaktadır. Bu zincirin kırılması şarttır. Silah satışlarının durdurulması, ekonomik ambargo uygulanması ve askeri iş birliklerinin sonlandırılması artık bir zorunluluktur’’ değerlendirmesinde bulundu.
TAMPON BÖLGELER YA DA SİVİL KORUMA İNİSİYATİFLERİ KURULMALI
‘Uluslararası koruma gücü ya da sivillerin güvenliğini sağlayacak müdahale mekanizmaları gündeme alınmalıdır’ ifadelerini kullanan Dr. Durmaz, ‘’Sivillerin hedef alındığı bir ortamda uluslararası toplumun görevi, sadece seyretmek değil koruma sağlamaktır. Uluslararası gözlemci misyonları, tampon bölgeler ya da sivil koruma inisiyatifleri kurulmalı; sivillerin güvenliği sağlanmalıdır. Gazze’ye yönelik insani yardım girişleri ya engellenmekte ya da sınırlı tutulmaktadır. Bu nedenle başta sağlık malzemeleri olmak üzere acil ihtiyaçların ulaşabilmesi için güvenli, sürekli ve uluslararası korumaya sahip bir insani koridor oluşturulmalıdır. Bu koridor, sağlık çalışanlarının güvenliğini de kapsamalıdır’’ dedi.
GAZZE’DE İNSANLIK TÜKENMEDEN, DÜNYA HAREKETE GEÇMELİ
Uluslararası Sağlık İnsiyatifi Gönüllü Sağlıkçılar Grubu Sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Savaş hukukuna aykırı olarak hastanelerin, okulların, ambulansların bombalanması ve sivillerin hedef alınması savaş suçudur. Uluslararası Ceza Mahkemesi başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar, soruşturmaları başlatmalı ve failleri yargılamalıdır. Bu çağrılar artık birer talep değil, insanlık adına birer zorunluluktur. Her geçen saat, daha fazla çocuğun, annenin, doktorun ve masumun canına mal olmaktadır. Bizler, sağlık çalışanları ve insani yardım sorumluları olarak dünya kamuoyuna ve karar vericilere sesleniyoruz; Gazze’de insanlık tükenmeden, dünya harekete geçmelidir.’’ Özer KARINCA