Sosyalist Cumhuriyet Partisi (SCP) Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Halk TV’ye yönelik polis müdahalesi, kayyım atanması ve canlı yayının durdurulmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yaşananların yalnızca bir yayın kuruluşunu değil, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını da hedef aldığını belirten Soycan, uygulamaya son verilmesi çağrısında bulundu.

“Basın özgürlüğüne açık saldırı”

Halk TV’nin İstanbul’daki binasına polis girdiğini, kanalın çalışanlarının binaya alınmadığını ve canlı yayının durdurulduğunu ifade eden Soycan, bir haber kanalının bu yöntemlerle susturulmasının kabul edilemeyeceğini savundu.

Soycan, yaşananların basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahale olduğunu belirterek, halkın doğru ve özgür habere erişiminin demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

“Zamanlama dikkat çekici”

Müdahalenin, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına başlayacağı gün gerçekleştirilmesine dikkat çeken Soycan, önceki günlerde yaşanan siyasi tartışmaları da değerlendirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dört gün önce Halk TV’yi “günün 24 saati yalan haber yapmakla” suçladığını, kanalın sahibini hedef aldığını ve Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) başvurduklarını açıkladığını hatırlatan Soycan, bu gelişmelerin zamanlamasına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Soycan, söz konusu gelişmelerin tek başına bir neden-sonuç ilişkisini kanıtlamayacağını ifade etmekle birlikte, basının hedef gösterilmesinin ağır bir siyasi sorumluluk doğurduğunu kaydetti.

“Susturma yöntemleri

kabul edilemez”

Basını hedef göstermenin siyasi tartışmaların bir parçası haline getirilmesini eleştiren Soycan, iktidarın baskı mekanizmalarına zemin hazırlayan söylemlerin basın özgürlüğüne zarar verdiğini ileri sürdü.

Bir yayın kuruluşuyla ilgili mali veya hukuki iddiaların bulunması halinde bunların bağımsız yargı önünde, şeffaflık ve hukuki güvenceler çerçevesinde incelenmesi gerektiğini belirten Soycan, polis müdahalesi, kayyım atanması ve yayının kesilmesinin bir soruşturma yönteminden ziyade susturma aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Kayyım uygulamaları

medyaya kadar uzanıyor”

Kayyım uygulamalarının belediyelerden medya kuruluşlarına uzandığını öne süren Soycan, bu yaklaşımın halk iradesini, basın özgürlüğünü ve kamusal denetimi idari vesayet altına aldığını ifade etti.

Basın kuruluşlarının özgürce faaliyet göstermesinin ve gazetecilerin görevlerini herhangi bir baskı altında kalmadan yerine getirmesinin önemine işaret eden Soycan, medya üzerindeki müdahalelerin demokratik haklar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

SCP’den yayının yeniden

başlatılması çağrısı

Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak taleplerini sıralayan Murat Soycan, Halk TV’ye atanan kayyımın derhal kaldırılmasını, yayınların yeniden başlatılmasını ve çalışanların görevlerine dönmesini istedi.

Basın özgürlüğünün hiçbir iktidarın ya da siyasi grubun lütfu olmadığını vurgulayan Soycan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Basın özgürlüğü hiçbir iktidarın veya siyasi kliğin lütfu değildir; halkın vazgeçilmez hakkıdır. Basının sesi kayyımla susturulamaz.”

Kaynak: Haber Merkezi